Yüksek Lisans ve Doktora Bursiyeri Aranıyor

İbrahim Ortaş 

Tarafımdan yürütülen TÜBİTAK-221-O-124 nolu ve “Tuz stresine dayanıklı doğal mikoriza sporlarının izolasyonu-tanımlanması, çoğaltılması ve bazı turunçgiller anaçlarına aşılanarak tuz stresine toleransı üzerine etkilerinin araştırılması” başlıklı proje ekseninde bir adet yüksek lisans ve bir adet de doktora bursu bulunmaktadır.


İlgi duyan adayların aşağıdaki adres üzerinden bizlere ulaşabilirler.

Okumaya devam et

Muhalefet ‘ceketini koysa’ bile seçimi kazanır mı?

LEVENT GÜLTEKİN

Esasında muhalefete önerilerde bulunmanın, bazı eksikliklere, aksaklıklara dikkat çekmenin veyahut “Şöyle olsa daha iyi olur”, “Şurada bir eksiklik var, giderilse daha sağlam olur” gibi uyarıların pek işe yaramadığı kanaatindeyim.


Böyle düşünüyorum çünkü hem muhalefet partileri hem de muhalif kamuoyunun bir kısmı seçimleri çantada keklik görüyor ve bu tür uyarı ve önerileri ‘pişmiş aşa su katmak‘ olarak değerlendirip umut kırıcı buluyor.


Böyle olduğu halde yazarlar, gazeteciler olarak yine de yazmaktan, söylemekten vazgeçmiyoruz.

Okumaya devam et

M. A. Çelebi: Tweetlerini değil, kendisini siliyor -/= Sen neymişsin be Çelebi!..

Yalçın Doğan

Ne ederse etsin, siyasi hayatını perişan ediyor

“-Ergenekon terör örgütü ile bağlantınız olduğu öne sürülüyor.”

Yanıtı müthiş:

“Benim Mustafa Kemal ile bağlantım var.”


Öylesine Atatürkçü, her fırsatta  “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demekten gurur duyuyor.

Okumaya devam et

Amerikan düzeni çözülürken

Mehmet Ali Güller

ABD hegemonyasının ve kurallarını Washington’un yazdığı düzenin zayıflamasının iki önemli sonucunu yaşıyoruz uluslararası ilişkilerde:


-1) Ülkeler arasında dolar yerine ulusal paralarıyla ticaret eğilimi güçleniyor.


-2) ABD müttefiki ülkelerin, ABD’yle ilişkililerine ek olarak Çin ve Rusya ile ayrı ve bağımsız ilişki geliştirme eğilimi artıyor.

Okumaya devam et

Genetik Haplogrup-analizlerinin geçmişimizi tasarlamadaki önemi

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Binlerce yıl önce bir annenin mitokondrisinde bir mutasyon olduysa, o mutasyon onun soyundan olan herkeste devam eder.


Binlerce yıl önce Doğu-Asya’daki bir kadının mitokondrisinde gerçekleşen bir mutasyon, onun soyundan bazılarının Bering boğazından Amerika’ya göçmesiyle Amerika yerlileri arasında yayılır, Güney-doğu-Asya’ya göç eden çocuklarıyla Çin- Endonezya vs. yayılır.


Ama Amerika’ya göç eden kadınlar arasında başka türde mitokondria mutasyonları da var olacağından, herkes aynı haplo-grupta olmaz.

Okumaya devam et

Geleceğin ayak sesleri…

TURGAY DEVELİ

Türkiye’de, siyasetin şimdiki değer ve ölçü birimleri artık geçerliliğini yitirmiş durumda. Yeni bir gelecek için yeni değer ve yeni ölçü birimleri gerekiyor.Ayak izi, Mavi narin ayak izleri, çeşitli, mavi, boyalı png | PNGWing

Türkiye’de siyaseti temelden değiştirip şekillendirecek bazı gelişmelerin ayak sesleri duyuluyor.

Bazı sadık kalemler tarafından eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yine, yeniden ve bir kez daha gündeme taşınmasının muhafazakar cenahta; Barzani’ye kadar gidip ülke sınırları içerisinde etkili olduğu bilinen bazı aşiretlere örgüt anahtarlarının verilmesinin ise güneydoğuda kayda değer bir oy sıçramasına yol açması yönündeki nafile çabalardan bahsetmiyorum elbette.

Okumaya devam et

Bu düzen değişmeli! -/= Ataerkil dünyada çalışan kadın olmak

 Dr. FEYZA BAYRAKTAR

Norveç adalet bakanının -can yeleği giymeden- sörf tahtası üstünde paylaştığı fotoğraf, sadece Norveç’in değil, ülkemizin gündemini de -özellikle sosyal medyayı- epey meşgul etti.Bu düzen değişmeli!

Bunun başlıca nedeni, Türkiye’de kadın bir bakan ola ki bikinili pozunu paylaşırsa yazılabilecek felaket senaryolarına dair fazlasıyla tahmin bulunmasıydı.


Aynı poz bizde yayınlansa…

Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de ekonomik ya da siyasi konularda işler çok da yolunda gitmediğinde yeni gündemler yaratılmasına, gündemi değiştiren haberlerin manşetlerinde de zaman zaman kadın bedenini hedef alan söylemlerin öne çıkmasına -ne yazık ki- alıştık.

Okumaya devam et

Çöküşün fotoğrafı -/= Ülkenin tüm kurumları bir bir dökülüyor.              

Tuğçe Tatari

Tekrar tekrar liyakatın öneminden bahsetmek, tekrar tekrar ‘kendinden olan’ yeteneksiz / yetersiz kadroları kurumlara yığmanın yaratacağı vasatlık konusunda uyarmak, tekrar tekrar tarikatlarla / cemaatlerle devlette / siyasette iş tutmanın tehlikelerinden bahseden yazılar yazmaya gerek yok artık…

Ülkenin tüm kurumları bir bir dökülüyor.


Bizler de bir ülkenin çöküşünü manen ve madden tükenerek, bizzat tam da göbeğinde yaşıyoruz. Bakınız son yaşanan KPSS olayı da çöküşün ifşalarından sadece biri.

Okumaya devam et

Rosatom’dan Akkuyu’ya çökme operasyonu mu? Anlaşmada Türk ortak alma zorunluluğu var mıydı?

Pelin Cengiz

Akkuyu hep Ruslarındı, artık inşaat da, işletme de hep Rusların olacak, yerli ve milli nükleer enerji diye bir şey yok, unutun bu masalları, Akkuyu artık hep Ruslarda kalacak…


Rosatom'dan Akkuyu’ya çökme operasyonu mu? Anlaşmada Türk ortak alma zorunluluğu var mıydı?Yılan hikayesine dönen Akkuyu nükleer santralinin yapımıyla ilgili tartışmalar da yıllar geçtikçe biçim ve içerik değiştiriyor. 

Son birkaç haftanın en önemli gündemlerinden biri hiç şüphesiz Akkuyu’da Rusya tarafının Türkiye’den IC İçtaş şirketiyle mühendislik, satın alma ve inşaat sözleşmesini feshettiğini açıklaması oldu.

Okumaya devam et

Takkeli Goebbels gelse nafile… -/= Geliyor gelmekte olan…

Mehmet AltanMehmet Altan 

İletişim Başkanlığı’nın bünyesinde müstakil bir birim oluşturuldu: ‘Dezenformasyonla Mücadele Merkezi.’ Çakmanın çakması değil, bizzat takke giymiş Goebbels gelse nafile.Takkeli Goebbels gelse nafile...

Türkiye’nin siyasal gündemiyle ilgilenmek insanı ayağına pranga bağlanmış bir mahkûma döndürüyor…


.21. yüzyıldaki insanlık yürüyüşünden uzaklaşmakla kalmıyorsun, sel suları gibi her yanı sarmak isteyen ahlakı ve aklı kalmamış siyasal bir iktidar propagandasının da tacizine uğruyorsun, boğulur gibi oluyorsun…

Okumaya devam et

Hani AKP’nin miadı dolmuştu Teğmen Çelebi?

İsmail Saymaz

Mehmet Ali Çelebi’nin birlikte hareket ettiği iki milletvekiliyle 10 Aralık 2020 günü Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) sunduğu ültimatom niteliğindeki mektup şu cümleyle başlıyordu:Hani AKP’nin miadı dolmuştu Teğmen Çelebi?

“AKP’nin miadı dolmuştur.”

CHP’yi ele geçirdiğini söyledikleri 10 Aralık Hareketi’ne karşı 29 Ekim Gücü adlı hizibi kuran Çelebi ile Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ve Yalova Milletvekili Özcan Özel, mektuptan 40 gün sonra CHP’den ayrıldı. 

Okumaya devam et

TANRI’DANDIR

Suay Karaman

Uzun yıllardan beri hatta AKP iktidarından da önce Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen sınavlarda hırsızlık yapıldığı ve soruların verildiği bilinmektedir.


Bu sahtekârlık olayı önce 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet olaylarının ve özellikle de 15 Temmuz 2016 olayının ardından, Fethullah Gülen cemaati ile ipler kopartılınca gün ışığına çıkartıldı.


ÖSYM; Yükseköğretim Kurumları Sınavından (YKS), Tıpta Uzmanlık Sınavına (TUS), Kamu Personel Seçme Sınavından (KPSS), Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavına (ALES), Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavından (ÜDS), Adalet Bakanlığı Hâkim adayları sınavları ile İçişleri Bakanlığı Kaymakam adayları sınavlarına kadar daha pek çok kurum için sınav gerçekleştirmektedir.

Okumaya devam et

At-gözlüğü takmış Bilim-insanlarını suçluyorum

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Doğum ve ölüm döngüsü üzerine oturtulmuş bir hayat ve sürekli değişim-dönüşüm içinde olan bir doğal sistem var.


Bu sistemi tanımlamak, nasıl işlediğini açıklamak ve toplumsal sistemin işleyiş ve düzenlenmesinin bu doğal sistem ilkelerine göre düzenlenmesine yardımcı olmak, bilim insanlarının görevidir.


Kendini doğa-bilimci, fizikçi, kimyacı, biyolog, jeolog, paleontolog, tıpçı, vs. olarak tanımlayan bilim insanları bu görevi yerine getirmedikçe, 3-4 bin yıl öncesinin doğal sistem oluşturucu bilgilerini pazarlayan din tacirlerinin bu işleri yürütmelerine kimse engel olamayacaktır ve bunun tüm suçu da bilim insanlarında olacaktır.

Okumaya devam et

Biz çok zengindik -/= Çok gezdiğimiz için herkes bizi çok zengin sanıyordu.

Metin YeğinMetin Yeğin 

Öyleydik bence, iyi işçiydik. 3-4 ay çalışıp, yine bir yerlere gidiyorduk

Cambridge otobüsü 7 pound’tu. Biz iki kişiydik ve sadece 8 pound’umuz vardı. 7-8 ay gezmiştik Latin Amerika’da galiba o seferinde.Biz çok zengindik

İngiltere’ye dönüp, çalışıyor, sonra yine dünyanın bir taraflarına yola düşüyorduk. Çok gezdiğimiz için herkes bizi çok zengin sanıyordu.


Öyleydik bence, iyi işçiydik. 3-4 ay çalışıp, yine bir yerlere gidiyorduk. Fakat önce Cambridge gitmemiz gerekiyordu.

Okumaya devam et

Dana dili, aile dizimi ve her tür dumurun sınır çizgisi

TOLGA BİNBAY

 Toplumun her kesimine sızan, herkese sinen bir çürüme bu. Şu “hepimiz çalıyoruz, ne olmuş yani” diyen pazarcı gibi: İstanbul Boğazı'na ulaşan tahıl gemisinde denetim başladı ...Neredeyse herkes çalıyor; kendi zamanından, kendi isyanından, kendi aklından…

1901 yazında Lenin “ne yapmalı” sorusuna yanıt ararken Rasputin kendini aziz ilan ettirmekle meşguldü.


Toplumun büyük ve ertelenmiş meselelerle uğraştığı bir dönemde aynı toprağın tarihe iki farklı yanıtıydılar.

Okumaya devam et