Söyle Çiçeğim Adın Ne Senin?..

SAMSUNG DIGITAL CAMERATürkCelil

Ben, sandığınız gibi biri değil, sadece olduğum gibiyim!..

Anı-Öykü
Doğayı, taşıyla toprağıyla akan deresi yükselen tepeleriyle ve tabii ki ağaçları ve çiçekleriyle çok seviyorum.

Ağaç ve çiçekler; onları sadece seyretmeyi değil, fidan olarak almak, ağaç fidanıysa eğer; ona özgü bir yer bulmak yeterli derinliğe ekmek ve sonra ilk suyunu vermek.

Sonra?

yatay..

labada çiçek resim ile ilgili görsel sonucu

Onu takip etmeliyim her gün, boyu uzadı yaprakları çoğaldı mı? Eğer yeni filiz görüyorsam gövdesinde, ona kendi yavrum gibi bakmalı hemen her gün takip etmeliyim ki ne kadar boy verdiğini görebileyim.

Çiçekler de ise;
şimdiye kadar ki uğraşım fidandan değil de tohumdan sonuç alabilmekti.
Birkaç hafta önce uzun zamandır düşündüğüm bir eylemi gerçekleştirdim, bir çiçekçiden toprak aldım. Elimde saksı yok ama olsun, yoğurt kâseleri ne güne duruyordu ki.

Yeterli toprağı doldurdum bir kâseye ve elimde olan meyve çekirdeklerinden değişik iki adet gelişigüzel soktum toprağın içine. Biri sanırım şeftali çekirdeği ama o sert kabuğunu kırdım, içinden çıkan badem örneği yumuşak tohumu ektim üzerinde markası sırıtan yoğurt kâseme.

Diğerini bilemiyorum neydi, unuttum gitti. Hemen her gün azda olsa su veriyorum, ve gözlerim bir büyüteç gibi tarıyor sulanmış, gübreli güzel kokan toprağı, acaba dünyaya merhaba diyen bir filiz var mı diye.

Günlerce bekledim ama yok, hiçbir şey görünmüyor henüz. Ne zaman ki umudumu yitirmiş acaba ne yapsam diye düşünürken, bir küçücük yeşil filiz görünüverdi saksımın orta yerinden. Merakla not ettim saksının bir köşesine, “tarih ve filizin boyu” dedim.

Ertesi günse gözlerime inanamadım, dün henüz dünyaya merhaba demek için tereddüt eden filiz 5 cm boyuna çıkıvermişti birden. Sonra?
Takip etmek de zorlanmaya başladım, ikinci gün 15 cm ve daha sonra ki 3 günde yaprak uzunluğu 20 cm ve sapıyla birlik de 35 cm. oldu.

Dar uzun yapraklı bir bitki bu.
Önce dik olarak çıkan çiçeğimin dalı, yaprağın ağırlığını taşıyamayan bedeni, kendini yanlara bırakmaya başlıyor ve akabinde yeni bir yavru beliriyordu hemen yanı başında.
Adı neydi bu bitkinin?

Nereden çıkmıştı kim ekmişti? Ben ekmemiştim, ektiklerim de zaten çiçek değil meyve idi ve bir sonuç alamamıştım uzun süredir. Peki bu çıkan filiz neyin nesiydi?
Yalvarıyordum durmadan!
*** *** ***
-“Söyle güzel çiçeğim, kimsin ve adın ne senin?”

Dün konuştum onunla, tekrar sordum kendisine;
-“Söyle çiçeğim, adın ne senin?”.
???…
Bana seslendiğini duyuyordum sanki ama anlamadığım bir dildi bu, eğildim iyice titreyen yaprağına ve seslendim yavaştan sıcacık bir sesle;
-“Söyle güzel çiçeğim, adın ne senin?.”
-“Söyleyemem” dedi aynı ton ve sıcaklıkla.
???…
-“Sadece sana teşekkürler ediyorum”, dedi.“Benim yeniden dünyayı görmeme yardım ettin, aylar var ki bu kuru toprağın içinde tek başıma yaşıyordum, bana su verdin benimle ilgilendin.
Üstelik çok hasta olduğunu da biliyorum ben senin.”

Şaşırmıştım!…
-“Lafı mı olur güzel çiçeğim” dedim.
“Ben seni öyle çok seviyorum ki. Farkındaysan eğer gözüm hep üzerinde, devamlı sana bakıyor bir isteğin var mı diye anlamaya çalışıyorum.”
-“Biliyorum!” dedi üzgün bir sesle.
“İnan; ben de her sabah senin kalkmanı yanıma gelmeni, benimle konuşmanı bekliyorum, çünkü yüreğinde ki sevgiyi anlıyor ve bundan mutlu oluyorum.

Bana su vermek için eğildiğinde, yapraklarımı okşadığında, yeni yavrum var mı diye arandığında öyle mutlu oluyorum ki.”
-“Peki söyler misin bana güzel çiçeğim, adın ne senin?”
-“Hayır…”  dedi.
-“Bunu şimdi isteme benden, yapamam.”
Üzgündü sanki ve sesi titriyordu.
-“Bunun için sebeplerim var, günü geldiğinde ya ben kendim söyleyeceğim ya da sen kendin bulacaksın bunu, şimdi sorma ne olur.”
*** *** ***
Çiçeğimi kıracak değildim ya, üstelemedim ama içimde bir merak durmadan çoğalıyordu.
Yıllardır yalnız yaşıyordum, konuşacak, dertleşecek, yaşamı paylaşacak kimsem yok, üstelik çok hastayım bir süre sonra öleceğimi de biliyorum,. Çiçeğim bir dost oldu bana, hoş yalnızlığımı gideren oldukça geveze 4 muhabbet kuşum var ama, bu başka.

Çiçeğim sessiz, çiçeğim çaresiz bana bakıyor. Benden gelecek bir hareket onu mutlu ediyor, onun beni mutlu ettiği gibi.
Onunla dünkü konuşmamdan sonra iyi geceler dileyerek yatmıştım, kötü geçen bir geceden sonra kalktığım da ne göreyim.

Çiçeğim yan yattığı yerden dikilmiş ve beni bekliyor.
-“Günaydın” dedik birbirimize.
“Öptüm, okşadım onu yumuşacık.”
Titredi yaprakları bir esinti almış gibi, sanırım bana bir şeyler anlatmak istiyordu, yaşamdan vazgeçme diyordu sanki.

Ama ben o kadar güçlü değildim artık, son zamanlarda gücüm iyice tükenmiş, eğilip kalkmak ta, bir eşyanın yerini değiştirmek de çok zorlanıyordum.
Ağrılarım, sanırım dayanma gücümün çok üstüne çıkmıştı. İşte güzel çiçeğim, adsız çiçeğim bana, dayan diyordu kendi dilince.

Hemen yanı başında filiz veren yavruyu bana gösteriyor, bak diyordu sanki;
-“Yaşam her şeye rağmen çok güzel. Ve sen de dayanmalı yaşamdan kopmamalısın.”
Haklıydı galiba!..
Sanırım onu dinlemeliyim.
Ne kadar yalnız ve çaresiz olsam bile yaşama tekrar sarılmalıyım. Ama bir de çiçeğimin adını öğrenebilsem.

Bir defa daha sorsam mı acaba?.
-“Söyle güzel çiçeğim, adın ne senin?”
-“Söyle, söyle lütfen…”
(…)Kuşlarımın aşırı cıvıltısı başlamış bu defa ki sorumu sanırım duymamıştı bile…
-“Ama bugün ben, bana ziyarete gelen bir misafirimden öğrendim senin adını”. Dedim…
!!!…
Bütün yaprakları sarsılırcasına titremeye başlamıştı.
-“Sen; ovalarda, özellikle su kenarlarında yaşayan bir bitkiymişsin öyle mi”?
!!!…

labada çiçek resim ile ilgili görsel sonucu
-“Sanırım adın da LÂBADA’ymış!…”
(…)
-“Demek bunun için söylemek istemedin adını, korktun!..”
!!!…
-“Seni artık sevmeyeceğimi sandın!..”
!!!…
-“Olsun be güzelim, üzülme ne olur.”
-“Ben seni yine de çok, ama çok seviyorum. Üstelik ben seni, yıllar öncesinden beridir tanıyorum. İyice bak yüzüme beni mutlaka hatırlayacaksın, biz seninle çok iyi birer dosttuk bir zamanlar. Bak tam 10 yaprak oldun, dinle beni ne olur…”

-“İyice bak yüzüme, dikkatlice…”

-“Lütfen…”
Yapraklarında ki titreme durmuştu, bir süre yanıt vermedi ama son yavrusu, dimdik duran yavrusu yavaş yavaş yana doğru eğilmeye başlamıştı bile…

TürkCelil

19.9.2001

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: