Ermeniler mülkiyet davası açabilirler mi?

özkayaOrhan Özkayasorusoru

Avrupa Parlamentosu tarafından verilen son kararla, Ermeniler tarafından mülkiyet davaları açılması için girişimler beklenebilir.

“Soy Kırım” aleyhine verilen AİHM’e ait kesin kararları tanımamak için her türlü bahane ve yasa tanımazlık yoluna başvurulacaktır.

Siyasi kararları hukukun önüne çıkarmak, Batı’nın sürekli uyguladığı  tavır… Bir anlamda ezilen halklara emperyalistlerin zulmü olarak tarihin sayfalarında derin izlerle belirtilmekte.

Son olarak, BMGK’ nin onayı olmadan Suudi yönetimin Yemen’e saldırmasına seyirci kalması, kendi kurallarını dahi tanımadığını gösteriyor.

    AKP iktidarı tarafından binlerce “Torba Yasa” çıkartılarak, padişahlık dönemine ait tapu ların hukuki statatü kazandırılarak dava konusu yapılması yolu açılarak, bu gibi davaların mah kemelere taşınması sağlanmıştır.

İncirlik Hava Alanına ait tapusunun olduğunu iddia eden Er meni vatandaşla, Dıyarbakır Hava Alanına ait yine bir Ermeni vatandaşın açtığı davalar emsal teşkil edebilir.

Urla Uzunada’yla ilgili İngiliz vatandaşları, Anhony Edvards oğlu Edvard ve Olivia Jons’un, Deniz Kuvvetlerinin Üssü statüsündeki araziyi, kendilere ait olduğunu iddia ederek, 1896 tarihli İzmir-Urla ilçesine ait tapu kaydına dayanarak, 2004 yılından bu yana Urla Asliye Hukuk Mahkemesi’nde sürdürdükleri davalar hep bu torba yasalar nedeniyle geçerlilik kazandırılmaya dayanan uygulamalardır.

        Zaman aşımı ve Hazine mülkiyeti yok sayılıyor

    Bu gibi arzilerden Kadastro’nun yasalara dayanarak yaptığı milkiyet çalışmaları ve Maliye Hazinesi adına tapu verilmiş olması, “Zaman Aşımı” hukuki kavramları hiçe sayılarak AB dayatmaları bahane edilerek, “Hukuki Kapütilasyon” niteliğindeki teslimiyetlere yol açılıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Loizidou isimli bir Rum vatandaşı, AİHM’de lehine sonuçlanarak tazminat ödenmesine neden olmuştu.

Başka bir yakın örnekte; Fener Patriği Maksimos Vapurci ile ilgili yerel mahkemenin kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da onanarak yürürlüğe girmesi. Tabi arkasından binlerce, on binlerce davayı da kapsamına alması söz konusu olacaktır.

Yargıtay ne zaman aşımı ne de Kadastro tarafından Hazine adına tapu verilmesine önem vermekte; sadece siyasi konjöktüre göre eğilim göstermekte…

      AKP iktidarı tarafından 2003 yılında çıkartılan, önce 4916 sayı ile sonra yeterli bulun mayınca sayısı halkımız tarafından tespiti mümkün olmayan yasalarla, torba yasalarla duvara dayandık.

“Yabancılara Gayrimenkul Satışı”na ilişkin yasanın, ülkemiz için ne gibi felaketler getireceğini düşünmek bile insanı dehşete düşürmeye yetiyor. Ülkenin topraklarının mülkiyeti yabancılara teslim edilmekte ve sırada Ayasofya ve diğer dini alanlar bekliyor.

Şimdilik İstanbul, İzmir, Van, Kars, Ardahan gibi kentleri talep etmemelerini teselli mi saymalıyız aca ba? Ancak halkımız, bütün bu olumsuz gidişe karşın ayağa kalkmış, kendi yazgısını eline almış durumda.

Ülkenin her karışında mücadeleyi yükselterek direniyor.

Kurtuluşun, 7 Haziran sandık engeline rağmen, ufka taşıyacağı “Atatürkçü Devrim” le aşılacağını gösterecektir.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: