CUMHURİYETİMİZİN EĞİTİM İLKELERİ: MİSAKI MAARİF

altanAltan ARISOY

Ziya Paşa, Tanzimat döneminin ünlü şairi ve devlet adamıdır.MÄ°SAKI MAARÄ°F resim ile ilgili görsel sonucu

Beyitleri birer özdeyiş gibidir.Kimi dizelerini ezbere biliriz.

Örneğin; “Eşeğe altın semer de vursalar eşek yine eşektir” dizesi onundur.

Yüksek makamlar, giysiler, zenginlikler kötü insanı “iyi” yapmaz, anlamındadır.

yatay..

Bir de şu var:

“Ne günlere kaldık ey gazi hünkâr

Katır mühürdar oldu, eşek defterdar”

Geçmiş parlak dönem hükümdarlarına yakınır. Halkın; cahil, deneyimsiz, yetersiz, zalim yöneticilerce ezildiğini anlatır.

Son günlerde Ziya Paşa sıkça aklıma geliyor.

Durup dururken değil elbette.

Çok kötü yıllardan geçiyoruz.

Şair, sanki 150 yıl öncesini değil, bugünleri anlatmış.. Her şey tıpatıp uyuyor.

Türkiye’de iş, mevki, makam sahibi olmak için yandaşlıktan başka ölçü yok.

Yetersiz, muhteris, kin ve intikam peşinde bir iktidarın baskısı altındayız.

Bilimden, sanattan, ahlaktan, vicdandan, insanlıktan iyice uzaklaşıyoruz.

Ziya Paşa’nın beyitleri akla düşmez mi?.

Herşey sürekli daha kötüye gidiyor.

Nereye baksan olumsuzluk…

Örnek mi istiyorsunuz?

+++

Biliyorsunuz, milli eğitim sistemi bakanların oyuncağı haline geldi.

Nerdeyse her yıl değiştiriliyor.

Son günlerde ise yeni bir model daha konuşulmaya başlandı.

Suudi Modeli eğitim (!?..)

Temel eğitim değişiyor. 4 yaşında sübyan eğitimi başlatılacak. Sonra 3 yıl ilkokul. Daha sonra da ortaokul geliyor.

Yurt dışında -ve içinde- okul açmak, Maarif Vakfı diye bir dinci kuruluşa teslim ediliyor.

Ensar, Türgev gibi vakıflar eğitimde her istediklerini zaten –yasa masa dinlemeden- yapıyorlar.

Bütün okulların imam-hatip haline getirildiği yetmezmiş gibi; kreşten başlayan bir dini eğitim başlatılacak.

Nereden gelip nereye gittiğimizi görmediyseniz okumaya devam edin.

Çoğu insanın bilmediği bir konudur.

Din satıcısının, işbirlikçilerin, alaturka liberallerin yıllardan beri sabah-akşam kötülediği Atatürkçü eğitim sisteminden söz edeceğim.

+++

“MİSAKI MAARİF”

Osmanlı devletison üç yüz yıl boyunca cehaletin ve safsatanın karanlığında yaşadı.Bilimsel ve teknik ilerlemelerden uzak kaldı. Ekonomi yabancı malların rekabetine dayanamadı. Giderek çöktü. İşyerleri, atölyeler kapandı. Halk sefalete düştü.

Osmanlının uygar dünyanın gerisinde kalarak parçalanıp yok olmasındaki temel neden, halkın cehalete ve dolayısıyla sefalete mahkûm edilmesiydi.

Mustafa Kemal böyle düşünüyor ve uygarlık savaşının ancak eğitimle kazanılabileceğine inanıyordu. O’na göre; Türkiye cumhuriyetinin yükselmesi, çağcıl uygarlığa ulaşması ve sonsuza kadar yaşaması için Türk çocuklarının milli, pratik, uygulamalı ve bilimsel bir eğitimle yetiştirilmesi gerekiyordu.

Bu yüzden cehaletin yok edilmesi ve eğitim sisteminin belirli ilkeler çerçevesinde planlanması konusunda bir profesyonel eğitimci gibi çalıştı. Eğitime ve eğitimciye değerlerin en büyüğünü verdi. Hiçbir dünya lideri,öğretmene Atatürk kadar önem ve değer vermemiştir.

Yazdığı kitaplar eğitimle ilgilidir.“Herkesin kendine göre bir zevki var. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır”sözü O’nundur.

Atatürk döneminde Türk çocuğunun eğitim esasları tespit edilirken, dünya eğitiminin dayandığı hiçbir eğitim dizgesi tam olarak benimsenmemiştir.

Türkiye’nin sosyal dokusuna uyabilecek her görüşten yararlanılarak,eğitim sorunumuzu tam olarak çözecek bir senteze ulaşılması istenmiştir.

Bu nedenle dünyadaki ünlü eğitimciler Türkiye’ye çağrılarak raporlar hazırlatılmıştır.

1926 yılında öğretim birliği Yasası’nın (Tevhidi tedrisat)gereği olarak Türkiye’nin genel eğitim politikasını oluşturacak; eğitim programlarını, ders kitaplarını hazırlatacak ve eğitimi tek merkezden düzenleyip denetleyecek Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir “Talim ve Terbiye Kurulu”oluşturuldu.

Böylece, Millî Eğitim sisteminin beyni olabilecek, Türk çocuğuna verilecek eğitim ve öğretimi tarafsız, ancak bilimsel biçimde değerlendirecek bir bilimsel kurul, bir millî araştırma merkezi kurulmuş oldu.

+++

Atatürkiçin eğitimin milli (ulusal) nitelikte olması her şeyden daha önemliydi. O denli ki; bakanlığın adı “Milli Eğitim Bakanlığı” oldu. Adında‘milli’ sözcüğü olan bir bakanlık da milli savunma bakanlığıdır.

Yurdun savunulması ve Türk çocuğunun eğitim ve öğretimi günlük siyasetin dışında tutuldu.

Milli eğitim, ulusal-değişmez bir siyaset alanı oldu.

Daha 1923 yılında Milli Eğitim Bakanı İsmail SAFA (Özler);eğitimde uygulanacak esasları bir genelge ile bütün eğitim-öğretim kurumlarına duyurdu. Genelgede, eğitimde gözetilecek ilkeler vurgulandı. Özgün adı “umumi maarif ve terbiye programı”dır. Kısa adı; Misak-ı Maarif…(eğitim andı) Mustafa Kemalin direktifi ve denetimiyle yayınlandığı için; “gazi paşanın maarif umdeleri” de denilmiştir.

Bugünkü dille kısaca maddeleyelim:

  • Türk çocuklarına sağdan, soldan alınmayan, ulusal geleneklerimize ve kökümüze dayanan bir ulusal eğitim verilmesi;
  • Her şeyden önce, ulusal egemenlik ve bağımsızlığımızın değerini bilen ve onu kesinlikle korumaya kararlı bir gençliğin yetiştirilmesi;
  • İnsanlığa karşı saygılı, şoven olmayan bir milliyetçilik ve iyi kalpli, ahlâklı vatandaşlar olması,
  • Tam vicdan ve fikir özgürlüğüne saygılı bir lâiklik eğitimi;
  • Zorlama ve şiddete dayanmayan bilinçli bir disiplin;
  • Kadın, erkek veya diğer ırk, din, mezhep ve sınıf farkları gözetmeden her vatandaşa eşitlik,
  • Gençlerimizi fiziksel olarak geliştirecek sporcu bir kuşak yetiştirilmesi,
  • Toplumumuzun tümüne en az düzeyde de olsa bilgi verilmesi,
  • Öğretimde deneye ve uygulamaya dayanan ve hayatta geçerli bilgileri veren bir öğretim sistemi uygulanması,
  • Bütün yeniliklere daima ve açık olan, en ileri düzeyde bilgi verecek bir ders (içerik-müfredat) programı düzenlenmesi,
  • Tüm okullarımızın ve ordumuzun da çevresine ve her yaşta vatandaşa da açık birer ilim ve irfan pınarı olmaları gibi temel esasları kapsayan millî bir eğitim sistemini ve programı esastır.

“MÎSAK-I MAARİF” deyimi Atatürk tarafından uygun görülen bir tanımdır.

 ÖZETİN ÖZETİ: Kemalizm’in temel ve bütünleyici ilkeleri, Kemalist eğitim sisteminin de ilkeleridir.

Kemalizm’in ilkeleri devrim süreci içinde netleşti, tamamlandı.

Kemalist eğitim modelinde; özellikle temel eğitimin ulusal, laik, halkçı, devrimci, bilimsel, parasız, eşit, karma ve uygulamalı olarak devlet tarafından karşılanması zorunluluktur.

Şimdi Misak-ı Maarif’ in maddelerine bakalım.

Görüyoruz ki; Kemalist-çağcıl eğitim ilkelerinin temeli,1923 yılındaki misak-ı maarif (eğitim andı) genelgesi ile atılmıştı.

Nereden nereye?..

Türkiye’nin (iktidarın) bugünkü eğitim anlayışı dinsel eğitimi, sübyan okullarını, imam-hatip okullarını, medreseleri öne çıkarıyor. Eğitim birliği yok. Bilimsellik yok. Ezbercilik çok. Öğretme-kavratma anlayışı yerine, derinliği olmayan, sabun köpüğü bilgiler… Sürekli kurslarla, testlerle kafaları çorbaya dönmüş öğrenciler…

Bu karmaşa içinde milli eğitim; özel okulların, vakıfların, cemaat ve tarikatların istedikleri gibi at oynattıkları, öğrencinin müşteri olarak görüldüğü ticari bir alandır.

1923 yılında yayınlanan misakı maarif genelgesindeki eğitim anlayışı, AKP iktidarının eğitim anlayışından yüzyıllarca ileridedir.

Toplumun geleceği; tam bir cehalet, bağnazlık ve safsata dünyası içinde karartılmak istenmektedir.

Bu gidişe kesin bir son verilmelidir.

Çare ise Atatürkçü eğitim sistemini yeniden ve en sağlam şekilde kurmaktır.

Türkiye cumhuriyeti, Osmanlının düştüğü uçuruma düşmesin istiyoruz.

Ders almadığı için aynı olayı ikinci kez yaşayan ulusların yaşama hakları yoktur.

Felakettir…

altanarisoy@gmail.com

Facebook

MİSAKI MAARİF resim ile ilgili görsel sonucu

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: