ABD eş başkanları Lozan’a karşıdır

özkayaOrhan Özkaya

kirmizi.27. Muhtarlar dizi toplantısında Lozan’ı eleştirirken “birileri” diye İnönü üzerinden yine Atatürk’e gönderme yapmak ve “İki Ayyaş” hakaretinden sonra bu şekilde gündemi saptırmak, artık halkımızın sinir sistemini tahrip etmekten başka bir işe yaramıyor.

Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin Türk halkı ile Atatürk arasındaki bağlara zarar veremez. Kendi dengesizlikleriyle; dün dediğini bugün inkâr eden anlayışlarla ülke yönetiminin daha fazla götürülmesi olanaksızdır.

Mutlaka bu halk, bir seçenek bulup, muhalefetin yetersiz, bürokratik siyasi tutumunu, etkisiz ve eklemlenmiş tavrını da aşacaktır. “1920’de bize Sevr’i gösterdiler, 1923’te Lozan’a razı ettiler.

Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştılar. Şöyle bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’la verdik” diyerek, iki ay önce yücelttiği 24 Temmuz Lozan Antlaşması’nın yıldönümü kutlamalarında yaptığı konuşmayı hafızasından silivermek…

Ancak halkın hafızası diri… Topladığı yandaş muhtar kalabalığı karşısında gaza gelip vites attırmak, dağıtmak üç beş muhtarın amigoluğu ile sokak konuşmasına kapılmak, kendi egosunu tatminden başka bir anlam ifade etmiyor.

Bu tür yaklaşımlar ülkenin gerilen ortamını daha da germek ve bu gerginlikten de nemalanmaya çalışmak demektir ki, hiçbir faydası yok.

Daha yakın zamanda Ege’de Eşek Adası, Bulamaç, Nergis, Çoban v.s gibi 26 ada, toplam 156’ya yakın adacık ve kaya Yunan işgaline uğradı. Meclis’te verilen önergelere karşı sessiz kalarak onay verdiler.

Yunan Genel Kurmay Başkanı’nın bu adaları devamlı ziyaret etmesi medyanın gündeminden düşmedi.

Sadece Lozan’la uğraşmıyorlar; Cumhuriyet, Atatürk ve ülkenin Cumhuriyet değerlerini; KİT’lerini, köprülerini, barajlarını, fabrikalarını, bankalarını, ırmaklarını, derelerini, sularını, göllerini, barajlarını, yollarını, tarımını, hayvancılığı saman ithal hale getirip, madenlerini, denizlerini, ormanlarını ve topraklarını yani milli varlıklarını, üretim zenginliklerini küresel sermayeye sunarak yoksullaşmasına, işsiz kalmasına, tükenmesine neden oluyorlar.

Lozan’ı çıkardıkları, “Vakıflar Yasası” yla zaten deldiklerini çok iyi biliyorlar. Vahdettin, Abdülhamit ve Osmanlı hayranları,  ABD’den BOP eş başkanlığı görevi alanlar ne Lozan’a ve ne de Atatürk’e sahip çıkarlar. Aslında onlar, ideolojileri gereği Lozan’a ve Atatürk’e karşıdırlar.

        Fener Patriği’nin Lozan’ı delmesine ses çıkarmadılar

Son olarak Fener Patriği Bartholomeos’un 25 Eylül’de İzmir’de Yunan Dışişleri Bakan Yardımcısı, Ankara Büyükelçisi, Yunanistan’dan gelen din adamları ve sivil toplum temsilcileri eşliğinde Basmane’de bulunan Aziz Vukolos Kilisesinde episkopos ataması yaparak 94 yıl sonra Lozan’ı delmesine sessiz kalanlar Lozan’a sahip çıkamazlar.

İzmir Başpapazı Kyrillos Skyis’i törenle atamasına tüm tarihçiler karşı çıkarak tepki koydular, ancak iktidar kanadından ses seda çıkmadı.

Vahdettin, Abdülhamit, Yavuz Selim hayranlığı yeteri kadar kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor, şimdi de Lozan saldırısıyla Atatürk’e dil uzatmanın tatbikatı, İnönü üzerinden sürdürülmeye çalışılıyor.

Azılı Atatürk düşmanı fesli Kadir Mısırlıoğlu’nun danışmanlığına insan kendisini teslim ederse, kendisinin de bilgi yoksunluğu ortaya dökülür. Ancak bu durum, bilgi eksikliğinden ziyade İhvancı, Müslüman Kardeşler zihniyeti ideolojisinin yansımasından başka bir anlam ifade etmiyor.

Sürekli Rabia işareti ile ortalıkta dolaşmak, bunu sembolleştirmek, amacı gizleme gereği duymamaya başlamak ve bir süre sonra esas hedefi ortaya koymaya yönelmek…

Bu hedefe kalabalıkları arkasına takarak sürükleyeceğini zannetmek, insanı tarih karşısında çaresiz bırakır.

Tarihte kendini kalabalıkların büyüsüne kaptıran ne sözde lider hevesliler, baş aşağı gitti. Arkasındaki kalabalıklar ise, havaya karıştı. Mübarekler %90 oy almasına karşın demir kafeste oğluyla yargılanmaktan kurtulamadı.

Enver Sedatlar, Yemen diktatörü Ali Abdullah Salih… Tunus’ta Zeynel Abidin Salih’i eşi arkasından iterek uçağa bindirdi. Mussolini ve Hitler’in sonu hiç belleklerden silinmedi.

Hayran oldukları Menderesler yakın tarihin sayfalarında,  arkalarındaki o muazzam kalabalıkların baş döndürücü girdabında yok olup gittiler… Evrenler ise, yaşayan ölü haline gelerek elleri kanlı çekip gittiler…

Tarihi çarpıtarak, dini kullanarak, Cumhuriyet’i yıkmaya kalkarak, İnönü’yü ve Atatürk’ü küçümseyerek ve 15 Haziran kalkışmasını OHAL’lerle kendi çıkarına dönüştürerek geçici başarılar kazanabilirsiniz, ancak Atatürk’ü yüreğine kazımış bu halk, bir gün ayağa kalkarak bütün bunların hesabını mutlaka sormaya başlar.

ABD’nin silah ve ordusuyla işgal stratejisini değiştirip, artık kendisine terör örgütlerinin en azılılarını; EL Kaide, El Nüsra, IŞİD, PKK/PYD’yi müttefik olarak kabul etmesi, emperyalist emellerini, artık bu stratejiyle sürdüreceğini göstermesi uzun süremez.

15 Temmuz’u FETÖ adıyla sümüklü bir meczuba yüklemek ve onun kalkışması saymak, CİA, MOSSAD, Mİ6 ve diğer istihbarat aparatlarını ve ABD ve Batı’yı atlamak demek olur.

Kemalizm ve Cumhuriyet düşmanı karşıdevrimci yapı, 150 yıldır iktidar için, ABD’nin gizli açık desteğini alarak ülkeyi tasfiye etmeyi, Sevr’i yeniden hortlatmayı, Lozan’ı yıkmayı asla hiç bırakmamıştır.

Karşıdevrimin, 15 Temmuz siperine saklanarak aklının arkasında hedefe yerleştirdiği projeyi nasıl gerçekleştirecek, görülecek.

Bu, halkımızın yakın takibinden kurtulamayacak ve bir hayal olmaktan öteye geçemeyecektir.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: