Sarayın karşıdevrim programı

Mehmet Ali Guller(1)Mehmet Ali Güller

Saray ve AKP Hükümeti’nin FETÖ ve PKK ile mücadelesi abartılır ve Türkiye ile ABD’nin savaştığı iddia edilirse, hem başta İncirlik olmak üzere ABD üslerinin savaş varken neden açık tutulduğuna anlam verilemez, hem de Saray’a ve AKP Hükümeti’ne hak etmediği olumlu sıfatlar yüklenmiş olur.

(Kuşkusuz Türkiye ile ABD belli konularda karşı karşıya gelmektedir ama bu savaş değildir.)

cizgi

Ve daha önemlisi Tayyip Erdoğanlar Abdülhamitçilik yapmaya ve “Lozan zafer değildir” dediklerinde, karambolde kalınır, “Yenikapı ruhu ne oldu” denilerek şaşırılır!

KESİNTİSİZ VE SÜREKLİ MUHALEFET

FETÖ ve PKK ile mücadele ediyor oluşu Saray’ı ve AKP Hükümeti’ni “Atatürk çizgisine girdi” diye nitelememizi gerektirmez. Terörle mücadele etmek her hükümetin görevidir; en Amerikancı isimlerden Çiller’in bile yaptığı gibi…

FETÖ ve PKK’nin ABD’nin araçları oluşu, Saray’ı ve AKP Hükümeti’ni anti-emperyalist yapmaz. Çünkü Saray ve AKP Hükümeti gerçekte ve açıkça ABD’ye “FETÖ’yle değil benle çalış”, “PKK’yi değil, beni tercih et” demektedir.

Saray ve AKP Hükümeti’nin Rusya’yla normalleşme yoluna girmesi, Türkiye’nin kamp değiştirdiği anlamına gelmez. Çünkü Saray ve AKP Hükümeti, örneğin Çin’le füze anlaşmasındaki gibi, bu normalleşmeleri emperyalizmle pazarlık kartı haline getirmektedir.

Kuşkusuz Türk hükümeti FETÖ ve PKK ile mücadele etmelidir ama bu ona sert muhalefet etmeyi rafa kaldırmamızı gerektirmez!

Çünkü Erdoğanlar herhangi bir iktidar değildir; 150 yıllık karşıdevrim programını uygulamaya çalışan bir iktidardır. Ona karşı mücadele kesintisiz ve sürekli olmalıdır!

İKİ PROGRAM ÇARPIŞIYOR

Kimse yanılmasın; Erdoğanlar Atatürk çizgisine geliyor değil! Bu hepsinden önemlisi dayandıkları sınıf nedeniyle mümkün değildir, 150 yıllık karşıdevrim programları nedeniyle mümkün değildir.

Erdoğanlar, 150 yıllı karşıdevrim programını yürütebilmek için zaman zaman Atatürk’e bile sığınabilirler ama fırsatı yakaladığında Atatürk karşıtı programlarını ilerletirler.

Örneğin geride kalan 13 yılda olduğu gibi Lozan’ın yıldönümünde Lozan’ı överler ama işte bugün olduğu gibi iktidarlarının 14. yılında elde ettikleri siyasal mevziler nedeniyle ağızlarındaki baklayı çıkarırlar; “Lozan zafer değildir” derler!

Daha 90’ların başında “iktidar olmak için gerekirse papaz elbisesi giyerim” diyen Erdoğan, iktidarda kalabilmek için gerekirse Atatürk’ün arkasına bile sığınır.

Ama bu onun Atatürk çizgisine girdiği anlamına gelmez!

Dolayısıyla biz devrimciler taktik düzlemdeki süreçleri değil, stratejik düzlemdeki süreçleri esas almalıyız. Yoksa taktik süreçlerdeki kimi hamlelerine bakarak Erdoğanlara olmadık payeler verir, antiemperyalist mertebesine bile çıkarırız.

Tablo açıktır: Türkiye’de 150 yıldır iki program çatışmaktadır: Devrim ile karşıdevrim, Atatürk ile Abdülhamit, cumhuriyet ile sultanlık, laiklik ile İslamcılık, Lozan ile Sevr…

Bu stratejik düzlemi değil de taktik düzlemdeki gelişmeleri esas almak, karşıdevrimcilere çok önemli mevziler hediye etmektir!

150 yıllık Türk devrimciliği geleneğinin buna hakkı yoktur!

Mehmet Ali Güller
3 Ekim 2016

parmakhttp://mehmetaliguller.com/2016/10/03/sarayin-karsidevrim-programi/

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: