Erdoğan’ın Musul’dan pay kapma hedefi

Mehmet Ali Guller(1)Mehmet Ali Güller

Fırat Kalkanı operasyonu başladıktan sonra yazdığımız ilk yazıda, operasyonun şu iki açmazına dikkat çekmiştik:

1) Amerikan Koridoru’nu engellemek ÖSO’ya güvenli bölge kurmaktan değil, Suriye ordusunun Suriye’nin bütününe egemen olmasını sağlamaktan geçer.

Çünkü ABD’nin IŞİD’den arındırılmış bölgeye PYD yerleştirmesiyle, AKP’nin IŞİD’den arındırılmış bölgeye ÖSO yerleştirmesi arasında fark yoktur. İkisi de Suriye’nin bölünmesi demektir!

2) Türkiye genel planda ABD’yle değil, Rusya’yla hareket etmeli, sahada ise ÖSO’yla değil, Şam’la işbirliği yapmalı!

Bu ikisi yapılmadığı takdirde, Irak deneyiminden de hareketler, Amerikan Koridoru’nu engelleme girişiminin yarım kalacağını, kalıcı olamayacağını ve daha kötüsü tersine dönebileceğini belirtmiştik. (www.mehmetaliguller.com ), Fırat Kalkanı’nın açmazları, 25 Ağustos 2016)

Ya da: https://1923turkcelil.wordpress.com/category/yazarlar-butun-yazilar/mehmet-ali-guller/

AKP’NİN ‘TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ’ YALANI

Geride kalan yaklaşık iki aylık süreçte bu iki konuda da ciddi bir ilerleme sağlanamadı. Tersine Erdoğan’ın açıklamaları, ikili strateji yürüttüklerini ortaya koydu: Koridoru engellemek ama bunu koridordan pay kaparak yapmak!

Saray ve AKP Hükümeti açık açık Irak ve Suriye’den pay kapma peşinde. Bu hedeflerinde kuşkusuz yeniden gaz ortaklığıyla müttefik oldukları İsrail’in Savunma Bakanı Moşe Yaalon’un “Suriye bir omlettir, omletten yeninden yumurta yapılamaz” tavsiyesi bulunmaktadır!

Ankara’nın Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda yaptığı açıklamalar pratikte bir anlam ifade etmiyor.

Çünkü asıl hedefi Amerikan Koridoru’nu engellemek olan bir ülke, o koridorun Irak’taki kısmıyla, yani Barzanistan’la Irak başkentine karşı işbirliği yapmaz!

Çünkü asıl hedefi Amerikan Koridoru’nu engellemek olan bir ülke, koridorun ikinci bölümünün inşa edilmeye çalışıldığı Suriye’de, rejimi hedef almaz, tersine rejimle işbirliği yapar!

MUSUL’U IRAK BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE SAVUNMAK GEREK

Saray’ın Türkiye ile Irak’ı Musul’da karşı karşıya getiren açıklamaları da, yine Musul’dan pay kapma peşinde olduklarına işaret etmektedir.

Erdoğan’ın Lozan’ı hezimet görmesi ve Misak-ı Milli’yi tartışmaya açması, toplamda Musul ve Halep hedefleriyle ilgilidir.

Fakat Musul konusu artık kapanmıştır ve tarihte kalmıştır. Musul’un Irak toprağı olduğu gerçeğinin üzerinden atlayan her durum, pratikte en çok ABD’ye yarayacaktır!

Çünkü Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün ortadan kalkması, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehdit edecek şekilde Amerikan Koridoru’nun genişlemesi demektir!

Musul’u Bağdat merkezi otoritesinden çıkarmak ve Koridor’a bağlamak için dün Musul’u IŞİD’e teslim edenler, bugün Musul’u IŞİD’den “kurtarmaya” soyunmaktadırlar!

Tam da bu nedenle Ankara’nın genel yaklaşımı, Musul’un Irak’ın bütünlüğü içinde kalmasını savunmak olmalıdır.

TÜRKİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜMN GARANTİSİ

Erdoğan’ın kendi adını taşıyan üniversitenin açılışında dile getirdiği şu sözler, anlatmaya çalıştığımız bu durumu özetlemektedir: “Irak, Suriye, Libya, Kırım, Karabağ, Bosna ve diğer kardeş bölgeler ile ilgilenmek, Türkiye’nin hem görevi hem de hakkıdır.

Türkiye sadece Türkiye değildir. Bunlardan vazgeçtiğimiz gün, istiklalimizden ve istikbalimizden vazgeçtiğimiz gündür.” (www.hurriyet.com.tr, 16 Ekim 2016)

Hayır! Türkiye sadece Türkiye’dir ve Musul, Halep, Kırım, Karabağ Türkiye’nin hakkı değildir!

Türkiye’nin buralarda hakkının olduğunu söylemek, iddia ettikleri gibi tarihten gelen bir görev değil fakat Neo-Osmanlıcı bakışlarının gereğidir!

Türkiye, eski imparatorluk bakiyesi diyerek komşularının toprağına göz dikemez! Çünkü Türkiye’nin komşularının toprak bütünlüğü, her şeyden önce Türkiye’nin toprak bütünlüğünün garantisidir!

Bölgede toprak bütünlükleriyle oynamak en çok ABD’ye yarar ve ters tepip bir Amerikan koridoru olan Büyük Kürdistan üzerinden asıl Türkiye’yi vurur!

Mehmet Ali Güller
17 Ekim 2016

http://mehmetaliguller.com/2016/10/17/erdoganin-musuldan-pay-kapma-hedefi/

Bir Yanıt

  1. Doğu taraftaki komşum Keriman Hanımın bahçesinde sınırda olan kısmında harika bir Kayısı ağacı var,
    buraya geldiğimden beridir gözüme takılıyor kafamı kurcalıyor.

    Hele de biraz ötesinde olan İncir ağacına ne desem?
    Her yaz İncir mevsiminde dalları yerlere sarkıyor ürün bolluğundan nasıl içim gidiyor nasıl kuduruyorum kıskançlıktan anlatamam!

    Ne yapsam, nasıl becersem de Keriman Hanımın bahçesinin o kısmına benim tarafa aktarabilsem?
    Zaten evi almadan araştırdım,
    Keriman Hanım buralara gelmeden önce o evin yapıldığı yer bizim arsaya dahilmiş ve o zamanki ev sahibi satmış öküz o tarafı.

    Sadece o bile değil, bir önceki Hasan Beyin bahçesi de öyle,
    orası da benim bahçeye aitmiş,
    ya benden önceki tümünü satmış olacak iş değil yani!

    Yani demem o ki,
    Keriman Hanımın bahçesinde benim hakkım var!
    Hatta Hasan Beyin bahçesinde de var ama şimdilik o bir köşede dursun hani!

    Bunun tartışılacak bir tarafı yok arkadaşım,
    eskiden bahçenin o kısmı bana aitmiş öyle mi,
    eee daha ne tatava yapıyor birileri?

    Ben bahçemin o kısmını istiyorum ve öyle ya da böyle alacağım da!
    Var mı itirazı olan?

    Haaaa o kadar işte…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: