Kurtuluş Savaşı’nda Kadınlarımız

özkayaOrhan Özkaya

8 Mart2017 tarihi, “Dünya Kadınlar Günü” kadınlarımızın ve tüm halımızın çelikleşmiş iradesiyle ülke genelinde ayağa kalkmaları ve Atatürk’ün devrimlerinin ortadan kaldırılamayacağına izin vermeyeceklerini göstermeleri anlamını taşır.

fingerHâlâ kendilerini yok saydığımız ve ‘ellerinin hamuruyla erkek işine karıştırtmadığımız kadınlarımız’, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in en büyük özgüven kaynağı ve neferi olmuşlardır.


Halkımız tarafından yalnızca Halide Edip Adıvar’ın isminin bilinmesi, öne çıkması, diğer kadın hareketlerinin toplum tarafından yeteri kadar bilinememesi o dönemin tarihin sayfalarında saklı kalmasına bağlanabilir.

Oysa güçlü bir kadın hareketi 1908 İkinci Meşrutiyetle birlikte başlamaktadır.

Kırsal alandaki kadın kentten ileridir

Kentli kadının toplumsal yaşamda kırsal alandaki kadından daha geride kalması, çalışma yaşamının her alanında köylü kadının yer almasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Toprakla uğraşan, eşine yardımcı olan köylü kadın, tarım ve hayvancılıkla üretime katılmış ve cinsiyet ayrımcılığını üretimden gelen gücüyle aşmıştır.

Bu nedenle üretim alanında çarşaf, türban ve başörtüsü tartışmaları anlamsız olarak kalmış ve dinsel istismar konusu olmaktan çok uzak kalmıştır.Bütün amaç üretim yapmak ve yaşamı ortak olarak omuzlamak şeklinde sürmüştür.

Oysa kentli kadın sosyal yaşam dışına düşmüş ve bunu aşma çabası içine girmiştir.

Bu çaba 1876 Tanzimat Fermanı’ndan önceki dönem olan 1869 ‘Maarif Nizamnamesi’nin, tüm erkek ve kızlar için ilköğretimin zorunlu tutulması hükümleri ile yine 1876 Osmanlı Anayasası (Kanuni Esasi) çerçevesinde aynı kapsamda olmasıyla bir anlamda işlerinin kolaylaşmasına katkı koymuştur.

İzmir’in işgaline karşı durulan ilk İstanbul mitingi, 19 Mayıs 1919 günü Fatih’te Türk Ocağı’nda yapılan bir toplantıda karara varılarak, 70 bin kişinin katılımıyla yapılmıştır.

Halide Edip Adıvar’ın konuşmasından sonra üniversite öğrencisi Meliha Hanım’ın ateşli bir konuşmasıyla kadınlar Kurtuluş Savaşı’nda fiilen ortaya çıkmışlardır. Daha sonra Üsküdar Doğancılar Mitingi’ nde, Asri Kadınlar Cemiyeti adına Sabahat, Naciye, Zeliha Hanımlar on binlere hitap etmiştir.

22 Mayıs 1919 günü de Kadıköy mitinginde Halide Edip, Münevver Saime ve Hayriye Melek Hanımlar halkın nabzını tutmaya devam etmişlerdir. Bütün bu mitinglerin en önemlisi de, 23 Mayıs 1919 günü Sultanahmet meydanında yapılan ve 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilendir.

Bu mitingde Halide Edip Adıvar’ın ününün doruğa çıktığı anlaşılır. Bu yoğun çabalar, 15 Mayıs 1919 günü İzmir’in işgalinden sonra geçen 9 günlük süre içerisinde dört mitingle protesto edilerek artmış, geri dönülmez bir ivme ile Milli Mücadele saflarında, ‘ya istiklâl, ya ölüm!’ ilkesiyle yer alınmasını sağlamıştır.

Mitinglerde, emperyalizmin maşası Yunanistan’a karşı topyekûn kadın-erkek savaşılması, tutsaklığa boyun eğilmeyeceği, Türk varlığının ve bağımsızlığının korunacağı, Türk kadının erkeğinin yanında ulusal kimliği için mücadeleyi sürdüreceği, ulusun kendi kaderini yine kendi kararlılığı ile kurtaracağı dile getirilmiştir.

İslâm dünyası (Hindistan, Afganistan, Pakistan, İran) ve Sosyalist dünya (Sovyetler Birliği, Ukrayna, Azerbaycan) ile dayanışma gerçekleştirileceği vurgulanmıştır. Bir anlamda, Mustafa Kemal’in Amasya Genelgesi’nde ortaya koyduğu kararlar yinelenmiştir.

İlk Örgütlü Mücadele

İlk ciddi örgütlü mücadele, Sivas’ta Vali Reşit Paşa’nın eşi Melek Reşit başkanlığında, Defterdar Tevfik Bey’in eşi Samiye, Jandarma Tabur Komutanı Kemal Bey’in eşi Şefika, Çankırı Tuzla Müdürü Refik Efendi’nin eşi Emine tarafından kurulan ‘Sivas Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ adı altında toplanılarak başlamıştır.

Daha sonra cemiyet hızla Anadolu’ya yayılarak; Amasya, Bolu, Kastamonu, Kayseri, Burdur, Niğde, Erzincan, Konya, Balıkesir, Kangal, Pınarhisar, Eskişehir, Yozgat, Viranşehir’de şubeler kurmuştur.

Bütün bu çalışmalar Mustafa Kemal bilgilen dirilerek ve karşılıklı yazışmalar sürdürülerek yapılmıştır.

Bunun dışında Hilâli Ahmer (Kızılay) ve Hilâli Ahmer Kadınlar Cemiyeti, Asri kadınlar Derneği, Himaye-i Eftâl, Alaşehir Türk Kadınlar Cemiyeti, İstihlâki Milli Kadınlar Cemiyeti, Şehit Ailelerine Yardım Birliği, Kasaba(Turgutlu) İslâm Kadınları Cemiyeti,

İstanbul Türk Kadınlar Cemiyeti Âlisi, Asker Kardeşlerimize Muavenet Derneği, Toplumsal Yardım Cemiyetleri, Muaveneti İçtimaiye Cemiyeti gibi daha onlarca dernek Kurtuluş Savaşı saflarında en önde görev almıştır.

Cephedeki askerleri giysi, erzak, gıda, cephane, ulaşım gibi çok yönlü gereksinmelerine ‘Tekâlifi Milliye (Milli Yükümlülük)’ kararlarına eksiksiz uyarak ve uygulanmasına katkı koyarak katılmıştır. Cephede de ön saflarda savaşa girmekten de kaçınmamışlardır.

Nene Hatun, Nezehat Onbaşı,  Erzurumlu Fatma Seher Çavuş (Kara Fatma), Tarsuslu Adile Onbaşı, Tayyare Rahmiye, Satı Çırpan, Sultan Hanım, Süreyya Sülün Hanım, Kastamonulu Şerife Bacı,

Mehmet Çavuş olarak anılan Kasabalı Ayşe Çavuş, Binbaşı Emire Ayşe, Halide Edip Adıvar (Halide Onbaşı) gibi daha birçok isimsiz kadın kahraman Mustafa Kemal’in askeri olarak cephe önünde savaşmıştır.

Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi’yle tutsaklığı reddeden bir anlayışı bütün Türk halkına kabul ettirmiş, halkını bu heyecan etrafında toplamış ve sivil asker bütün üst düzey vatansever bürokratlara ve eşlerine Kuvayı Milliye örgütlenmesi talimatını vermiş ve dağıtılmış Ordu’yu toparlayarak halkın desteğine katmıştır.

Bugün tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi, Edirne’den Viranşehir’e kadar Türk kadını, Cumhuriyeti ve Kemalizm’i korumak ve kollamak uğruna, hiçbir etnik ayrımcılık yapmadan, Türkân Saylanlar gibi ölümleri göze alarak ve bütün Cumhuriyet Bayramı törenlerinde kaldırımlarda sürüklenerek Bayrağı yere düşürmeden en ön safta savaşıyor.

Mersin’de Baro toplantısında, AKP’li erkek Baro Başkanı tarafından itilip kakılan bayan avukatların dirençlerini geri çekilmeden sürdürmesi halkımızın özgüvenini arttırmaktadır. Kadınlarımızın mücadelesi, Kemalist ilkelerin her türlü kışkırtmaya karşın, yıkılamayacağını ortaya koyuyor.

Facebook

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: