Yerle bir olan Suriye’nin yaraları sarılıyor…

özkayaİlgili resimOrhan Özkaya

23 Milyonluk Suriye’nin; yarısı evlerini terk etmiş, 6 milyonu iç göçlerle yer değiştirmiş, 6 milyonu ülke dışına kaçmış nüfusunun yaşamını yeniden inşa etmek, insanlık ailesinin sorunu olmaya devam ediyor.

Böyle bir durum için yapılan hesapların maliyetinin 300 milyarla bir trilyon dolar olarak öngörüldüğü ileri sürülmekte.

Altı yıldır sürdürülen ABD ve Batı saldırganlığının meydana getirdiği tahribatın giderilmesinin kolay olmadığı uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Bütün bunlara karşın Suriye halkının ülkesini yeniden inşa etmek arzusunu taşıdığı gözlemcilerce saptanabiliyor.

Bunun kanıtı olarak da buldozerlerin, iş makinelerinin Halep’te yaptığı çalışmalar gösterilebilir. Harap olmuş sokakları, caddeleri, okulları, binaları, barınakları, köprüleri, yolları ve evleri tüm enkazı hiç yüksünmeden kaldırmaya, imeceyle devam ediyor; hem de gece gündüz demeden…

Bu çalışmalar, sürmekte olan savaşı durduran bir anlaşma henüz ortalarda görünmese de, yürütülüyor. Hükümet mart ayında Halep demiryoluna ait bir hattı işletmeye yeniden açarak, hem halkın bozulan moralini onarmış; hem de direnen toplumun ülkesine bağlanmasını, güvenmesini sağlamıştır.

Ulaştırma Bakanı Ali Hammud, her şeye karşın ilerleme sağlamaya devam edeceklerini, bunun kolay olmadığını, bir yandan savaş sürerken, diğer yandan da inşa çalışmalarının süreceğini açıkladı. Kentin tren garının kalabalık yolcularla dolu… Halk bu durumdan son derece memnun, desteğini esirgemeden sürdürüyor, çalışmalara imece olarak katkı koyuyor.

İki kilometre uzunluğunda tren rayı, beton döşeme, kereste ray ayağı çalışmalarına omuz veriyor. Terör örgütlerinin tren raylarına yerleştirdiği patlayıcılar teker teker etkisiz hale getiriliyor. Bunların son günlerdeki sayısının 400’e yakın olduğu, durumu açıklamaya yetiyor.

Ülke sanayisi ayağa kaldırılmakta

Ülke sanayisi savaş karşın ayağa kaldırılmaya çalışılıyor. Halep Sanayi Odası Başkanı FaresŞehabi, kentin sanayi alt yapısını onarmanın, yeniden üretim yapar hale getirmenin en temel görevleri olduğunu, bunu da başaracaklarını belirterek, durumun da kolay bir iş olmadığını belirtiyor.

Sadece Halep’te yıkımın 50 milyar dolar olduğunu belirterek; “…Tespit edebildiğimiz kadarıyla, 35 bin fabrika ve atölye yakıldı, yıkıldı, yağmalandı, işlemez hale getirildi. Çok sayıda küçük işletmenin durumu bilinmemekte” diyerek, isyan ediyor.

Suriye Başbakanı İmad Hamis, Şam’daki Hamidiye kapalı halk pazarındaki açıklamasında bütün küçük, büyük üretici ve girişimcilerle çalışmak istediklerini, yaraları saracaklarını belirtti.

Bütün saldırıların korkunç yıpratma girişimine karşın Beşar Esad, son derece sağlam sinir sistemiyle dimdik ayakta duruyor ve halkının her yarasına el uzatıyor. Ordu’nun Şam’a bağlı bir banliyöyü ele geçirmesi sonucunda halkı ziyaret ederek; tüm canilerin yakalanacağını, ülkeyi yeniden yapılandıracaklarını, güvenliği sağlayacaklarını belirtti.

Buna karşın, muhalifler ise, Astana ve Cenevre’de Esad’ın bırakması gerektiğini, ağa babalarının sesi olarak seslendirmeye devam ediyorlar. Sadece Şam’ın banliyösü olan Dara’nın; hükümet binaları, hastane, elektrik santralleri, yol-su şebekesi gibi alt yapı tesislerinin ayağa kaldırılması için 50-70 milyar dolar gerektiği belirtiliyor.

ABD ve AB’nin ambargolarının kalkmasını beklemek hayal olsa da, İran, Çin ve Hindistan süratle desteğini eksik etmiyor. Çin işletmekte olduğu Hayyan petrol havzasından Suriye’nin enerji tesislerini onarmayı, Hindistan 25 milyar dolarlık elektrik santrali inşasını üstleniyor.

İran ekonomik ve kredi desteğini sürdürmeye devam ediyor. Dünya Bankası Suriye temsilcisi Abdullah el Dardari, Suriye’nin, “…Tahrip olan mimari ve tarihi hazinelerini hesaplamak mümkün değil; eski kent merkezinin, eski çarşının gördüğü hasar rakamlarla ifade edilemez.

Tarihi, kültürel ve mimari hasarı hesaplamaya imkân yok” diyerek, ortaya çıkan tabloyu sergiledi. Ayrıca bu onarım çalışmalarına 3 yıl önce başladıklarını, halkın eğitim, barınma gibi temel ihtiyaçlarını hazır hale getirmek zorunluluğunu duyduklarını belirtmiştir.

Mücadelenin arka plânı

Suriye’yi terk ederek okyanuslarda, Ege ve Akdeniz’de telef olan yoksul halk, bir gün mutlaka ülkesine geri döneceği anı beklemekte… Küresel finans sermayesinin kanlı ellerinden yardım ummak, acılarına ortak olmalarını beklemek akla, mantığa aykırıdır.

Böyle bir durumun sağlanması için öncelikle güvenliğin tesis edilmesi gerekiyor. Kiliseleri teröristlerce tahrip edilen rahipler, ağlamayacaklarını, zorluklara rağmen kiliselerini onararak inşa edeceklerini belirtiyorlar. Dardari, “ülkeyi terk etmek zorunda kalan 6 milyon geri dönmezse, Suriye’de hayat normale dönmez.

Çünkü bunlar Suriye orta sınıfı, kalifiye, beyaz yakalı yurttaşlarıdır. Ülkenin onlara ihtiyacı var…” diyerek, ortaya koydukları mücadelenin Suriye içerisindeki onarım çabalarının süreceğini belirtiyor.

Aslında savaşa rağmen, Suriye’nin yaralarını sarması bütün hızıyla devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: