Kıdem tazminatı ateştir, yakar

özkayaOrhan Özkaya

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, “Türkiye’de şu anda çalışanların %80’i kıdem tazminatı sorunu yaşıyor. Böyle bir yapının daha fazla sürdürülmesi mümkün değildir. Bu çalışanın hakkı…

8d1c8-hareketli_ates_gifleri_128Korunmalı ve güvence altında olmalı. Bu güvence işverenin himayesinde toplanıyor. En iyi işveren bile zora girdiği zaman burada mağdur olan yine çalışan oluyor. Bu mağduriyeti gidermek için bir fon oluşturacağız.


Burada işveren işçinin hakettiği parayı fona yatıracak. Bu konuda yolun başındayız. İlgili bakanlıklarla çalışmalar tamamlandı. Onay alınırsa sahaya çıkacağız. 41 yıl önce hazırlanan iş kanununda bir fon kurulmasını öneriyor. Ama biz bunu kuramamışız…

%80 mağduriyet yaşanıyorsa bundan yararlanan büyük bir kitle var demektir. Çalışanın hakkını koruyabileceğimiz bir yapı oluşturacağız. İki, üç ay için bunu başarmayı hedefliyoruz. Yılsonuna da kalabilir…” şeklinde konuşarak, işçinin açlık, yoksulluk içinde kıvrandığı bir ortamı görmezden geliyor.

Toplum ilgisini yaratılan algı operasyonlarıyla; seçim ve başkanlık dayatmaları gibi yapay gündemlere doğru kaydırmış durumdayken, ülkenin en önemli sorunu olan işsizlik ve işçi haklarına saldırılar sürekli gündemdeki yerini sinsice korumaya devam ediyor.

Sarı sendikalara, iktidar yanlısı sendika ağaları tarafından kitlesel yığılmalar sağlanarak, işçi sınıfının ideolojik yapısı yobazca boşaltılıyor.

İşçi sınıfı mutlaka bayrağı göndere çeker

Artık sarı sendikacılık haline gelen ve sendika ağalarının elinde işlevini yitirerek sadece ücret sendikacılığı, bürokratik sendikacılık halini alan günümüz sendikacılığıyla bu gerici saldırıları yok etmek olanaksız.

Bu duruma işçi sınıfının partileşme ve Meclis’te yer alma olanağının 12 Mart, 12 Eylül faşist darbeleriyle, TİP örneğinde olduğu gibi elinden alınması da eklenince, ABD ve küresel sermaye tarafından, devletin teslim edildiği karşıdevrim, bütün kaleleri birer birer yıkıma uğratmayı engelsiz sürdürmeye çalışıyor.

Toplumun sosyal ve kültürel yapısını, kendi çağ dışı yapısına, 15 Temmuz darbe girişimi ve OHAL’ in yarattığı olanak sayesinde KHK’lerle tamamen dönüştüremediğini belirterek ömrünü daha uzun yıllara sarkıtacağını vurguluyor.

“Proje Okullar” saldırısıyla; ülkenin gözde liselerini, okullarını çağdaş düzeye taşıyan öğretmenleri tasfiye ederek, İHL’ ne çevirmek ve tüm eğitim kurumlarında Arapçayı eklemlemek…

Eğitimi “İhvan” anlayışına teslim etmek, halkımızın çelik gibi keskinleşen direncine çarparak dağılacaktır.

Halkın sosyal yapısıyla oynayarak onu, etnik, dinsel ve mezhepsel köklere ayrıştırmak ve böylelikle küresel sermayenin sömürü yolunu temizlemek, emeğin ayakları üzerinde tekrar tekrar doğrulmamasının temellerini pekiştirmek anlamı taşıyor.

İşçi sınıfının toplumsal dokusu bu yapay saldırılarla ortadan kaldırılacak özellikler taşımaz. Onun toplumsal yapısı, üretim gücündeki stratejik kudretinden gelir.

Üretim araçlarını elinde bulunduranlar, onun emek gücüne mutlaka gereksinim duymadan üretim yapamayacaklarına göre, işçi sınıfını tamamen köleleştirmeden ve biat kültürü altında kötürümleştirerek işlevsizleştiremezler.

Tarih böyle bir olaya tanıklık yapmamıştır. Mutlaka diyalektiğin yasaları hükmünü yürütür,yürütmektedir… Onun elinden bayrağı kimse alamaz; o, mutlaka onurlu duruşuyla, tarihsel geçmişiyle bayrağını elinden düşürmez. Onun biat etmesini beklemek, çeliği tanımamaktır…

İşçi haklarıyla oynamak ateşe atlamaktır

Kıdem tazminatını, “…patronların emrine vereceğiz! ” diyerek, nasıl kullanılacağı tüm toplum tarafından öngörülebilen, hesabı verilmeyen “Varlık Fonu” uygulamalarıyla, “Örtülü ödenek” savurganlıklarıyla harcamalarla, kazanılmış hakları zapt edebilirsiniz, ama işin içinden çıkamazsınız.

Bu tür fırsatçı yaklaşımlarla ayağına, sigortasına basılan işçileri durdurabilmek mümkün olabilir mi? Tarihin ak saçlı ve çatık kaşlı sert yüzünü tanımamak, hesaplamamak boşuna bir çaba.

İşçi sınıfının kazanılmış haklarıyla bu şekilde oynamak, kendi iktidar gücünün büyüsüne kapılarak, ortalığı temizleyebileceğini zannetmek, büyük bir hesap hatasıdır. İşçi sınıfının gücünün ne olduğu asla tahmin edilemez.

Hiçbir yasa ve kurala değer vermeden son sürat yasa dışı eylemlere devam etmek bir kazanım sayılamaz. Türk halkının zekâsını test etmeye çalışmak; insanı, kaynayan volkanın başında şaşkına çevirir.

Gerçek gündem “ Taşeronlaştırma Yasası…”

Küresel sermayenin, yıllardır dayattığı işçi sınıfının kazanımlarını, askeri cuntaların bile aşındırılamadığı hak ve hukukunu, “ KHK” le yok etmek, işçiyi dışlamak, tasfiyeye kalkmak akıl alır bir tutum değil.Toplumu başkanlık tartışmaları içine sürükleyerek, işçilerin kıdem tazminatını,emeklilik  güvencesini yok etmek mümkün değildir.

Bundan böyle işçiler, kiralık olarak özel işçi bürolarının elemanı ve komisyon karşılığında hiçbir hakka sahip olmadan kiralanacaklarını, emeklerinin satın alınacağını kabul mü edecekler? İşverenlerin “kölesi” konumunda ve açlık koşullarında çalıştırılacaklarını sineye mi çekecekler?

Onları koruyan, kollayan bir sendikal örgütleri de olmayacak. Siyasal rant beklentileri, hesaplar bu oyunun parçası şekline dönüşmedi mi? Böyle olunca kaynayan işçi sınıfının öfkesi, eriyerek sönüyor ve ayağa kalkma süreci tahribata uğramıyor mu?

Ancak Şişe Cam işçileri, tüm ertelemelere karşın sürdürdükleri haklı direnişi, hiçbir gücün kıramayacağı dayanışmayı topluma gösterdiler.

Bütün bunlar küresel sermaye adına tezgâhlanırken, ülkemizin milli sermaye sahiplerinin en önemlileri olan Koç ve Sabancı, hisselerini satışa çıkarıyor, yurt dışı seçeneklere yöneliyor.

Ülkenin milli sermayesinin “ İş barışı” nı korumaktan yana bir tutum dışında olduğu iddia edilemez. Öyleyse işçi sınıfına karşı yapılan bu saldırılar, neyi hedefliyor?

Yoksa onun devrimci, Atatürkçü, Cumhuriyetçi, laik, milliyetçi, halkçı yapısından mı, gericiliğe “hayır” diyen, onurlu duruşundan mı rahatsızlık duyuluyor?

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: