Halkıyla kucaklaşabilen Esad…

özkayaOrhan ÖZKAYA

Dünyanın en acımasız kanlı iç savaş ortamında, koruma ordularına gerek duymadan, tamamen halkının sevgisi ve güvenine kendisini teslim edebilen lider, Mustafa kemal Atatürk’ümüzün dışında, ancak Esad’dan başkası olamazdı.

O, bunu başararak, ülkesindeki emperyalist saldırılara boyun eğmediğini, eğmeyeceğini bütün dünyaya gösteriyor.

cizgi

Her türlü ahlâk dışı canice, vahşice dayatmalar, tuzaklar, oyunlar karşısında tek güvencesi halkının ona olan sevgisi ve güveni… Dünya tarihindeki liderlerin de tümü sadece bu güce dayanırlar ve onunla başarıya ulaşmanın eşsiz tadına varırlar.

Halkla birlikte dünya emperyalizmine meydan okumanın verdiği özgüven, onun için en büyük mutluluk olsa gerek; kendisine ülkeyi terk etmesi karşılığında önerilen dokunulmama tekliflerini elinin tersiyle itmesi, etrafını saran terör maşalarının ve destekçilerinin bütün yüklenmelerine, tuzaklarına karşı, sade bir dik duruş sergilemesi, en büyük özelliği olmakta.

Bölgenin diğer devrimci evlatları; Saddam ve Kaddafi gibi, teslim olmayı ret etmek mutluluğu en büyük onur oluyor.

        ABD oyunu çok açık oynuyor

Son olarak; Suriye Ordusu’nun ABD’nin defalarca kendisine karşı hava saldırıları yapmasına aldırmadan, Irak sınırına dayanarak kontrolü ele geçirmesi, ABD’nin Deyr-ez Zor kentine ulaşmasının önünün kesilmesi ve ordunun daha derinlere ilerlemesi karşısında şaşkına dönmelerine neden oldu.

Rusya Savunma Bakanlığı askeri yetkilisi Sergey Rudskoy; “ 4 Mayıs 2017 tarihinde Rusya, Türkiye ve İran’ın katılımıyla imzalanan Suriye’de çatışmasızlık bölgeler plânı meyvelerini verdi. Suriye sathının büyük bölümünde savaş durdu.

Dolayısıyla Suriye’de iç savaşın fiilen sona erdiğini ilân edebiliriz” demek suretiyle, Suriye halkının Esad ile birlikte zafere kilitlendiğini dünyaya ilân etmiş oldu.

İşte Esad, Şam sokaklarında halkıyla birlikte bu coşkuyla birlikte dolaşıyor, yıkılan ülkesinin imar çalışmalarının zaman yitirmeden devam etmesi, halkın yalnızlığını aşmasına katkı koyuyor.

Ortadoğu’da bütün cephelerde kaybetmekte olan ABD, Suriye’deki son oyununu oynamak zorunda kaldı.

IŞİD, El Nusra, ÖSO, PYD/ PKK/ YPG/ DSG gibi yarattığı caniler sürüsünü Suriye topraklarına, IŞİD terörünü yok etme bahanesiyle sürerek işbirlikçileriyle birlikte kurduğu koalisyon, hiçbir işe yaramamış, IŞİD, PYD ile anlaşarak, Palmiria’ya doğru çekilmeye başlamış, ancak Rusya hava gücü tarafından imha edilmişti, edilmeye de devam ediliyor.

İşte bunun intikamını almaya çalışan ABD, Suriye ordusuna saldırarak, koalisyon uçaklarıyla askerleri bombalayarak ilerlemelerini önlemeye çalıştı. Bütün bu girişimler beyhude çırpınışlar olarak, kaybının büyümesine neden olacak ve tamamen yenilgiyi tekrar tekrar tadacaktır.

 ABD’nin bütün tuzakları işe yaramıyor

Tam da bu gelişmeler olurken; Trump’ un Ortadoğu ziyareti ve arkasından ekonomik ve askeri yaptırım tehditleri ortalığı toz dumana çevirdi.

Oysa Katar, başta ABD olmak üzere, İngiltere ve İsrail’e her türlü desteği vermekten geri durmamış, Suriye işgaline karşı terör örgütlerinin finansmanını, silâh desteğini bizzat kendi uçaklarıyla yerine getirmişti. Bunları ülkemizdeki iktidarla kurduğu din kardeşliği çerçevesinde, hiçbir çekince duymadan gerçekleştirdi.

Kendisini bölgenin hamisi olarak gören Suudi, saldırıları Trump’ un ölçüsüz saldırılarıyla bütünleşerek, üzerine doğru sevk edilince, sigortası atıverdi. Trump’un ve Erdoğan’ın davetini Katar Emiri Tamim’in ret etmesi,olmayacak bir tutum olarak görülmekte, manidar bulunmakta…

Zira kendisine, tıpkı babasına yaptığı darbe örneğinde olduğu gibi, bir başka prens atanarak darbe yapılmasından çekindiği, gerekçe olarak yükleniyor. Katar kendisine verilen her türlü emperyalist rolü üstlenmiş, itaat etmiş olmasına karşın bu yapılan haksızlığı anlamakta güçlük çekiyor.

Kişi başı milli geliri 130 bin dolar olan ülkede, yerli nüfusun en az üç misli yabancı işçi köle statüsünde, hiçbir sosyal güvence olmadan, taşeron dünya şirketlerinin komisyonculuğu preslemesi altında çalışıyor.

İki yüz km2.lik Başkent Doha, 11 bin km2.lik Katar’ın bir semti özelliğinde, Körfezin en büyük ABD askeri üssü, hem bölgeyi ve hem de Hürmüz Boğazı’nı kontrol altında tutarak, İsrail’i İran’a karşı koruyor. Türk birliği de bu kıskacın halkası olma işlevini, hevesle üstlenmiş durumda.

Trump ise, sürekli Katar’ı terörün en büyük destekçisi ve kaynağı olarak ilân ediyor.Daha ileri giderek Bahreyn’deki Şii direnişini, Suudi’deki Nimr’in Arabistan halkının uyanışı adına boynunu kılıca uzatarak, kendisini yakmasını, Mısır’daki İhvan (Müslüman Kardeşler) hareketinin parasal ve siyasal yönden destekleyicisi göstermesi devamlı gündemden düşürmüyor.

Her fırsatta Trump, Katar düşmanlığını işlemeyi sürdürüyor ve kervana Suudi, Mısır, Bahreyn, Yemen, BAE, Ürdün, Libya ve Maldiv’ler gibi uydu ülkeleri de dâhil ediyor.

Katar ABD kıskacından kurtulabilir mi? 

İran’ la büyük bir gaz anlaşması henüz sıcaklığını koruması, Arap Nato’ suna uzak durması, Suriye’de İran’a yakın dış politika uygulamaya başlaması, Yemen’e karşı Suudi desteği vermemesi daha uzun müddet sürebilecek mi?

Sürekli ısıtılan Müslüman Kardeşler (İhvan)  ve terör destekçiliği, finansman suçlamaları karşısında nasıl bir strateji izleyebilecek, gelecek günlerin yakıcı sorusu olarak askıda duruyor. Trump, gün geçmiyor ki, 1.5 milyon dolarlık bir alacağının Katar’ın hissesine düşenini talep etmesin…

Terörün tüm maliyetini bölge ülkeleri, Irak, Libya, Suudi, Katar, BAE, Kuveyt, Mısır ve Suriye’nin boynuna asmakta, böylece kendi 19 trilyon dolarlık borcunu hesaptan düşeceğini zannetmekte… Daha da ileri giderek Katar’ın mali bütçesini üslenmesi dahi, bir anlamda aklından geçiriyor denebilir.

Ancak Katar, Afrika üzerinden Ortadoğu’ya doğru yönelmesi kaçınılmaz olan Çin’in, OBOR (Yeni İpek Yolu) projesiyle tanışarak ve tüm terör desteklerini terk edip; Rusya, İran, Çin ve Hindistan ile sütre gerisi içine sıçrayarak, düzlüğe çıkabilir.

Tıpkı Cibuti, Etiyopya ve hatta halkıyla kucaklaşmasını bilen Suriye lideri gibi… Tabii Emirlik kompleksi bunu aşabilir mi, bilinmez?

Bir Yanıt

  1. Harika bir yayın

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: