Merkel hizadan mı çıkıyor?

özkayaOrhan ÖZKAYA

Almanya-Washington hattında disk kayması

Son zamanlarda Almanya ile Trump yönetimi arasında ilişkiler gerilerek twitter üzerinden mesajlaşmaya yönelmiş bulunuyor. Zira Nato ve G7 zirve toplantılarında başlayan gerginlik, söz düellosuna kadar taşınmış görünüyor.

Merkel, ABD yönetimini eleştirince; Trump, twitter hesabından yanıt vermeyi uygun gördü.


Merkel, ABD yönetimini kastederek, “Başkalarına tümüyle güvenebileceğimiz zamanlar geride kaldı. Biz Avrupalılar kendi kaderimizi elimize almalıyız” diyerek, Amerikan yanlısı politikaların artık terk edilebileceğini ve kendi ayakları üzerinde durmaları döneminin başlaması gerektiği vurgusunu yapmak zorunda kaldı.

Bunun için de yeni arayışlarla, Rusya, Çin ve Hindistan eksenini işaret etti… Nitekim Merkel’in, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yle Berlinde yaptığı basın toplantısında, “Avrupa’nın uluslararası ilişkilerde daha aktif oyuncu” olması  gerektiğini  ifade etmesi, yeni bir eksen ve disk kayması olarak algılanıyor.

Bütün bu çıkışlara karşı Trump’un, sadece twitter hesabından “Almanya ile çok büyük bir ticari açığımız var. Ayrıca Nato ve ordu harcamalarında gerekeni yerine getirmiyorlar; yaptıkları harcama oldukça az. Bu, ABD için çok kötü… Bu değişecek”  diye yanıt vermeyi seçmiş olması yadırganacak bir tutum olarak görülüyor.

Bunun yanında yine Nato zirvesinde, “28 Nato üyesinden 23’ünün hâlâ savunma alanında, yapması gerekeni  gerçekleştirmediği ve bu ülkeler arasında Almanya’nın olması kabul edilemez” demek suretiyle gerginliği kaşıması, sinirleri zorlamış durumda.

Merkel kararlı görünüyor

Bütün bu arayışlara bir de Çin’i katması, Merkel’in işi ciddi tuttuğunu ve geri adım atmayacağını gösteriyor. Modi ile yaptığı görüşmenin ardından, Çin Başbakanı Li Keqianq ile bir görüşme gerçekleştirme atağı işin tuzu biberi olmakta…

Bütün bunlara karşın,bu tür durumların, transatlantik ilişkiler açısından bir çelişki üretmeyeceği açıklaması yapması ve ABD ile ilişkilerin en üst düzende yine süreceğini belirtmesi, araladığı bu kapının, Trump’un politik zorlamalarına karşı bir sigorta arayışı olarak algılanıyor.

Aslında Alman Sosyal Demokrat Parti lideri Martin Schulz, Trump’ın batı değerlerini tahrip ettiğini, uluslararası ilişkileri zayıflattığını belirtmesi vebu açıklamasını basın önünde, “Trump Batı’nın tüm değerlerini tahrip ederek, uluslararası karşılıklı saygı ve hoş görüye dayalı barışçı işbirliğini zayıflatıyor” şeklinde yapması, Almanya’nın gerçek dış politik ekseni hakkında önemli ip uçlarını veriyor.

Zira Schulz’un  geleceğin başbakan adayı olması bunun göstergesi sayılmakta… Bütün bunlar hesaba katıldığında Merkel’in, politik çizgisindeki eksen kayması hakkındaki ince nüanslara dikkat etmesi ve karda yürürken iz bırakmamaya çalışması, AB’nin geleceğini de tartışılır kılıyor.

Çünkü İngiltere’nin ayrılmasından sonra, aidat borçlarını ödemeyeceğini belirtmesi, bu yükü Almanya’nın sırtlanmasının taşınamaz hale geldiğini gösteriyor. Zaten Fransa’da, Le Pen faktörü gibi ırkçı yeni sarsıntılar geçirirken, AB’nin ekonomik yükünü Almanya’nın taşıması, Alman halkı üzerinde olumsuz etkiler yapacak ve halk, İngilizler gibi homurdanmaya başlayacaktır.

Fransa öteden beri AB’ye tam anlamıyla kendini bağlı, sorumlu görmemekte, ırkçı eğilimler iktidar seçeneği olabilecek aşamaya kadar tırmanmış görünüyor.  AB’ye mali konularda soğuk yaklaşarak, yükü Almanya’nın sırtına vurmakta.

Bunun yanında bir de, terörle başı iyice belaya girmiş durumda; göçmen politikasındaki son baskılar da işe yaramıyor. Tüm bunlar AB’nin küresel elitlerinin, yoksul halklar üzerindeki ezici baskılarının tam demokratik bir anlayışa evrilmemesinden kaynaklanıyor.

Böyle bir anlayışa hiç bir zaman başvurmayacaklarını da,  finans sermayesinin sömürü çarkının uğramakta olduğu iflâsın boyutları ortaya koyuyor. Bu nedenle seçimler halkın yüzde ellisiyle yapılabiliyor, ırkçılık iyice tırmanıyor.

Küresel güçler işi Macron diye bir figüre, süreyi uzatma görevi yükleyerek sürdürmeye çalışıyorlar. Aslın da Fransız işçi sınıfı daha henüz son sözü söylemiş değil…

Almanya Rusya ilişkilerinde yeni arayışlar

Almanya, Rusya’ya enerji bağımlılığı yönünden son derece kritik durumda… Bu nedenle Rusya ilişkilerinde Putin faktörünü göz ardı edememekte ve Putin’in rahat ve esnek politik çizgisini benimseyerek, aşınmış Batı politikalarını, yeni arayışlarla güçlendirmek istiyor.

Özellikle Merkel, Hindistan, Çin ve hatta İran politikalarında hızlı hareket ederek, büyük durgunluklar yaşayan AB ekonomisinin anaforundan uzak durmaya çalışıyor. Enerji gereksinimi gerçeğini iliklerine kadar hissetmiş görünüyor…

Bu nedenle ABD’nin Suriye üzerindeki baskılarını, Ortadoğu’ya bulaştırma dayatmalarını savuşturmaya, Rusya, Hindistan, İran ve Çin eksenini sığınak yapmayı uygun buluyor. Teröre karşı en küçük bir ödün vermeden, ABD’nin iki yüzlü politikalarının dışında yer almaya çalışıyor.

Zira Libya’da Kaddafi ile çöl projesinin yerle bir olduğunu unutmuş değil… 5 bin km.lik Libya’yı boydan boya sulama kanalıyla donatacak bir kanal projesi, Kaddafi linç edilerek yok edilmesiyle akim kaldı.

Bütün bunlar, artık emperyalist ülkelerin kendi aralarındaki ittifakın kırılma noktaları… O nedenle Merkel, “ bundan böyle kendi ayaklarımız üzerinde durmalıyız!” diye sürekli vurgulamak gereği duyuyor.

Güç paylaşımı dönemi, yeni ekonomik zorunluluklar nedeniyle iflâs etmiş görünüyor. Yükselen Rusya, Çin, Hindistan, İran ve hatta Pakistan gerçeği karşısında, Almanya ve yakın bir zamanda Fransa bile bu rüzgârın etkisinden uzak duramayacak…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: