Sallandık mı ne!?… (Anılardan!..)

Dost-öyküB. Ş. S.siluet

Yılın bir kaç ayı ders vermek üzere İstanbul’a giderdim, bir kaç yıl öncesine kadar. Bir gidişim de, 1999’un Eylül ayıydı. Bu sefer üç dersin de hocasıyım. Uzun kalacağım İstanbul’da.

Çoğunlukla Florya’daki, bazen de Yeşilköy’deki misafirhanelerimizde kalırım her gidişimde.

Eğer gece bir yerlere gezmeye gidersem de, İstanbul’a İzmir’den tayin olmuş meslektaşımın evine dönerim, ulaşım daha kolay olduğu için.


Telefonlaşıyoruz o arkadaşımla; onda kalmamı öneriyor, hatta ısrar ediyor. Güzel bir de köpeği var, adı Tarçın. Arkadaşım onu benimle bırakabiliyor rahatlıkla. Epilepsisi var bu küçücük köpeğin; aynı insanlardaki gibi atlatıyor ve ben ona yardım edebiliyorum, korkmadan, çekinmeden, usulünce. İlginçtir bu olay! Sonra anlatırım, ben ve Tarçın dostluğunu.

Görevden bir gün önce indim, İstanbul’a. Ataköy’e gitmek çok kolaydı, hemen geçtim arkadaşımın evine. Bekliyordu beni. Yemekler hazırlamış. Bir araya geldiğimizde çok güler eğlenirdik, yine öyle oldu.

Hatta akşam seyredecek film, okuyacak kitabımız olmadığında yaptığımız gibi, kahvelerimizi alıp kahve köşemizde koltuklarımıza oturduk ayaklarımızı toplayarak.

Geçmişten, gelecekten bahsettik; özellikle de onun Amerika hayalinden. İyi anlaştığım ve çok sevdiğim arkadaşım, o akşam yatma zamanı gelince; “Şey, Burçak, birlikte yatacağız” dedi. Korkuyordu; anlatmıştı 17 Ağustos depreminde neler yaşadığını, günlerce dışarıda sabahladığını.

“Yok, ben diğer odada çekyatta yatarım” dedim. “Hem çekyatı senin odaya taşımanın bir anlamı yok ki..!” diye devam ediyordum ki sözümü kesip, “Ben hazırladım, yatağımız hazır” dedi.

Aynı odada sıkışık olacaktı ve ben geceleri çok uyanıyordum; ya kitap okuyor ya da oturuyordum yatağımda, ‘şimdi rahat olamayacağım’ diye düşünürken odaya geçtik.

Bir tek onun yatağı var çift kişilik, çek yat falan yok! “Ayşen!?”, “Burçakçım, bütün hazırlık bu yatakta, ikincileri yok, seni öbür odada bırakamam” dedi.

Yorganı kaldırdığında bir de ne göreyim!

kirmiziYazının devamını okumak için lütfen:

https://burcaksenlersinmaz.wordpress.com/2017/06/24/sallandik-mi-ne/

Bir Yanıt

  1. Daha durmasınlar ağaçları yok etsinler, doğaya kıysınlar…
    Kendisiyle savaşta olduğunu bile anlayamayan cehalet!..

    “Orwell insanların hürriyetleri üzerine uygulanan istibdattan korkarken,
    Huxley, insanın nefsinin esiri haline getirileceği bir sistemi daha gerçekçi bir tehlike olarak görmekteydi.”

    Galiba dönemimizde ikisi bir araya gelerek “Voltran”ı oluşturdu, ne yazık!

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: