14 Kasım Dünya Diyabet Günü: Sağlıksız şekilde beslenmek diyabete davetiye çıkartıyor

14 Kasım Dünya Diyabet Günü: Sağlıksız şekilde beslenmek diyabete davetiye çıkartıyorosaglikDünya Diyabet Günü’nde ortaya konan rakamlar hem Türkiye’de hem de dünyada diyabet hastası sayısının arttığını gösteriyor. Düzensiz beslenmenin ise diyabete davetiye çıkardığı ifade ediliyor.

uyarıBugün Dünya Diyabet Günü. Diyabet hastalığının görülme sıklığı, obezite ile birlikte hızla artıyor. 20 yaş üzeri, her 7 kişiden birinin diyabetli olduğu belirtiliyor.

Sık sık idrara çıkma, aşırı susama, yorgunluk, ani kilo kaybı, acıkma hissi, nefes kokusu ve yaraların geç iyileşmesi gibi sebepler diyabetin belirtileri arasında sayılıyor.cizgiyatay 14 Kasım Dünya Diyabet Günü: Sağlıksız şekilde beslenmek diyabete davetiye çıkartıyor

14 Kasım Dünya Diyabet Günü sebebiyle obezite ve diyabet ilişkisine dikkat çeken Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül, “Diyabezite” olarak adlandırılan obezite ve diyabetin; yüksek tansiyon başta olmak üzere, kalp damar hastalıkları, eklem rahatsızlıkları, safra kesesi problemleri, uyku apnesi, kanser gibi hastalıkların nedeni olduğunu söyledi.

Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kaplan Baha Temizgönül; diyabeziteden korunmak ve bu durumu engellemek için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değindi. Sağlıklı beslenme ve spor aktivitelerinin çok faydalı olduğunu, egzersiz ve diyetle zayıflandığında diyabet riskinin de azaltıldığına dikkat çekti.

Diyabetin neden olduğu hastalıklar
Kan şekerinin yüksek olması birçok sağlık sorununu da beraberinde getirebiliyor. Nefropati (böbreklerin hasar görmesi), nöropati (sinirlerin hasar görmesi), retinopati (gözlerin hasar görmesi) ve diyabetik ayak gibi sağlık sorunları, diyabet kontrol altına alınmazsa kaçınılmaz olmaya başlıyor.

Kan şekeri kontrolü sağlamak diyabet tedavisinde öncelikli hedef. Kan şekerinin mümkün olduğunca normale yakın düzeylerde olması kalp hastalığı, inme, böbrek ve göz hastalığı, sinir hasarı gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlarının gelişme riskini azaltıyor.

Aynı zamanda kişiye özel beslenme planı oluşturulurken kişinin ihtiyacı olan enerjinin yüzde 50-55’i karbonhidratlardan, yüzde 15’i proteinlerden, yüzde 30’u ise yağlardan sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Karbonhidrat kaynaklarından kompleks karbonhidratlar seçilmesi öneriliyor. Diyabet beslenmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar ise şöyle:

»Az az sık sık yemeye özen gösterin.

»Kepekli, çavdarlı, yulaflı ekmeği tercih edin.

»Sızma zeytinyağı ile birlikte mısırözü yağı veya soya veya fındık yağını eşit oranda karıştırıp yemeklerinizde bu yağ karışımını tercih edin.

»Kabuklu yenebilen meyveleri soymayın ve günlük posa tüketiminizi artırmaya çalışın.

»Günde en fazla 2 kahve veya 3-4 bardak açık çaydan fazlasını içmeyin ve içme zamanının yemeklerden en az 1 saat sonra olmasına dikkat edin.

»Şeker ve şekerli besinler (çay şekeri, reçel, bal, marmelat, şuruplu tatlılar, pasta, kek, kurabiye, şekerleme, çikolata, tahin, tahin helvası, pekmez, pestil, vb) tercih etmeyin.

»Sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, işkembe vb.) ve şarküteri ürünlerin uzak durun.

»Yağlı gıdalar (kaymak, krema, mayonez, çikolata, ve yağlı soslar), yağda kızartma veya kavurmaları tercih etmeyin.

»Tam yağlı süt, alkollü içkiler, hazır meyve suları, meşrubatlardan uzak durun.

»Turşu ve salamuralar, içeriği bilinmeyen hazır gıdaları tüketmeyin.

»Yağlı hamur işleri (kek, kurabiye, krema pasta vb) ve hamur tatlılardan uzak durun.

***

Diyabet türleri
Tip 1 diyabet: Vücut çok az insülin yapar veya hiç insülin yapmaz. Özellikle çocukluk ve gençlik yıllarında görülmektedir. Dışarıdan insülin tedavisi uygulanır.

Tip 2 diyabet: Vücut insülin üretir fakat yeterli seviyede kullanılamaz. Çoğunlukla yetişkinlikte görülür. İnsülin, beslenme tedavisi veya oral ilaç alımıyla kontrol altına alınabilir. Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması önemlidir.

***

DİYABETE KARŞI SPOR

Uzmanlar sporun önemine sıkça değiniyor. Egzersiz yani fiziksel aktivitenin artması ve yiyeceklerin parçalanması sonucu oluşan şekerin, kas dokuları tarafından kullanılmasını hızlandırarak kan şekerini düşürüyor.

Özellikle, şişman-obez diyabetlilerde egzersiz ile harcanan enerjinin artması, vücut ağırlığının azalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca egzersiz fiziksel zindelik sağlıyor. Bu noktada en çok dikkat edilmesi gereken aç karnına spor yapılmaması.

Egzersiz için en uygun zaman, yemek yenildikten sonraki 1-2 saat. Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerisindeki gibi haftada 150 dakika fiziksel aktivitenin hem sağlık hem de diyabetten korunmak için oldukça önemli olduğu uzmanlarca belirtiliyor..

https://www.birgun.net/haber-detay/14-kasim-dunya-diyabet-gunu-sagliksiz-sekilde-beslenmek-diyabete-davetiye-cikartiyor-190109.html

yatay

“Şeker yüklemenin herhangi bir yan etkisi yok”

İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, son zamanlarda tartışılan bir uygulama olan ‘gebelikte şeker yüklemesi’ hakkındaki görüşlerini açıkladı.
"Şeker yüklemenin herhangi bir yan etkisi yok"

İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, son zamanlarda tartışılan bir uygulama olan ‘gebelikte şeker yüklemesi’ hakkındaki görüşlerini açıkladı.

14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nün bu yılki teması ‘Kadın ve Diyabet’ olarak belirlendi. Değişen yaşam alışkanlıklarıyla birlikte diyabetin her geçen gün arttığını belirten Okan Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, son verilere göre dünyada 415 milyon diyabet hastasının bulunduğuna dikkat çekti.

Bu sayının 2040 yılında 642 milyon olacağını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Irmak Sayın Alan, ölçülü, dengeli ve bilinçli beslenme düzeninin oluşturulmasıyla kan şekerini kontrol altına alınacağını belirtti.

“ŞEKER YÜKLEMESİNİN YAN ETKİSİ YOK”

Diyabet vakalarının gebelik döneminde görülebildiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Alan, “Hamilelik döneminde kadınların, kadın doğum uzmanına giderek uygun şeker tetkiklerini yaptırması gerekiyor. Şeker yüklemenin herhangi bir yan etkisi yok.

Yaptırılmadığı takdirde, iri bebek doğumu gibi daha ciddi sıkıntılar doğurabiliyor” dedi. Kolestrol ilaçlarının diyabet gelişimine neden olabileceğini ifade eden Alan, “Diyabet riski yüksek olan hastalarda, kolesterol yüksekliği için statin kullanımı dikkatle değerlendirilmeli ve mümkünse yaşam tarzı değişikliği ile tedavi ön planda tutulmalıdır´´ dedi.

“GİZLİ ŞEKER DİYABET İLE AYNI DEĞİL”

Prediyabet, halk arasında bilinen adıyla gizli şeker hastalığının diyabet tanısı için mevcut kriterleri sağlamadığını vurgulayan Alan, “Bu aşamadaki hastaların önemli bir bölümü durumlarını fark edemiyor.

Ancak prediyabet diyabetten bir önceki aşama olduğu için damarlar üzerinde hasar oluşturabiliyor. Bu süreçte ilaç tedavisinden ziyade, vücut ağırlığının en az yüzde 5-7’sini kaybetmeyi hedefleyen diyet ve egzersiz uygulamasının yeterli olacaktır” diye konuştu.

“KAHVE DİYABETİ ÖNLEMEYE YARDIMCI OLUYOR”

“Araştırmalar, kahve tüketiminin kalp damar hastalığı, kanser, parkinson ve tip 2 diyabet riskini az da olsa azalttığını gösteriyor” diyen Alan şöyle devam etti: “Kan glukoz düzeylerini arttırdığı gösterilen kafein bu etkiden sorumlu değil.

Bu etki kahvenin kavurma işleminde açığa çıkan yüzlerce farklı kimyasal bileşenden ve kahvenin içerdiği yüksek düzeyde antioksidanlardan kaynaklanır.”

DHA

https://www.birgun.net/haber-detay/seker-yuklemenin-herhangi-bir-yan-etkisi-yok-190018.html

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: