Kadın kağıt toplayıcıların sayısı artıyor…

özkayaOrhan ÖZKAYA

Kadının ayağa kalkması önlenemez

Kadınların dünya ölçeğinde dayanışma göstererek, küresel sömürü düzeninde, en istismara uğrayan kesim olmaları nedeniyle isyanlarını doruğa çıkarmaları, son derece anlamlı mesajlar içermesi belleklerdeki yerini aldı.Kadın kağıt toplayıcıları sayısı artıyor… resim ile ilgili görsel sonucu

Her alanda güçsüzlüğe, çaresizliğe ve yalnızlığa terk edilmeleri insanlığın içini, vicdanını acıtıyor.

düşünDireniş sırasında acımasızca yerlerde sürüklenerek, evlâdı yaşındaki güvenlik güçleri tarafından darp edilmeleri, bebekleriyle ceza evlerinde ömür tüketmeleri sürdürülmesi mümkün olmayacak bir düzendir.


Üretim dışı tutulmaları için ne gerekiyorsa yapılması, karşıdevrim tarafından sürekli itilip kakılmaları, yok farz edilmeleri, dincilerin Kuran okumasına dahi tahammül edememesi, sesinden cinsiyet tahrikçiliği çıkarmaları kadına olan saygıyı, karşıdevrimin nerelere doğru sürüklemekte olduğunu ortalığa saçıyor.Kadın kağıt toplayıcıları sayısı artıyor… resim ile ilgili görsel sonucu

Suudi yönetimi bile ipleri gevşetirken bizde, koyu bir karanlık halkın yaşamına çökmeye başlıyor. Laikliğe ve Atatürk Cumhuriyeti’ne her gün yeni saldırılar artarak devam ediyor. Bu da, çöken ekonomiyi, siyasi açmazı gözler önüne seriyor. Çığ gibi büyüyen kadın direnişini kırmak, iktidar gücüyle mümkün olamayacaktır.

Eğitimden yoksun minikler çöp denizinde boğuluyor

Eğitim, gerici tarikatlara, Ensar ve Türgev gibi vakıflara terk ediliyor. Tüm okullar İmam Hatipleştiriliyor…

İşte bu ortam, kağıt toplayarak yaşama tutunmaya çalışan erkeklerin yanında, kadın ve çocukların da simsiyah olmuş o minik ellerinin kendilerinden ağır yükleri taşımak için yorgun bedenleriyle, dağ taş demeden, uzun yollar kat ederek toptancılara satış yapmaya çalışmaları düzenini tetikleyen olgular olarak, aydınlık basının gündeminde yer alıyor.

Kimisinin sırtındaki yeni doğan bebeği, bir elinde küçücük çocuğuyla çöp bidonlarının dibini elleriyle karıştırarak çocuk arabasından bozma araçlarla dağlar gibi yükü üst üste, hem de büyük bir özenle yığmaya çalışmaları ülkemizin insan manzaralarını yansıtıyor.

Okul yaşamı görmesi gereken o minik yürekler, toplum düzeninin acımasız yalnızlığında koparılmış çiçekler olarak solup gidiyor.

Kimse umursamadan… Dev gibi sermaye düzeni kuranlar, iktidar zirvelerinde üstün yaşantıda gösteriş içinde hüküm sürenler, bu görüntülerin belki de bir ışık yılı kadar uzağında olanlar, hiçbir duygu hissetmeden yaşıyorlar. Minicik geleceğimiz çöp denizlerine boğulup gidiyor…

Yılın en iyi fotoğrafları - Resim 1

Büyüme oranı fazla şişirilmiş bir balon

Oysa büyüme oranının iktidarın sesi olmuş TUİK rakamlarıyla, %11,5 oranına ulaştığı açıklamaları yapılırken, işsizliğin Kasım ayı verileri ele alındığında, 1,2 milyona ulaştığı hem de, bu TUİK tarafından ilân ediliyor. Gençler arasında bu oran %30’u geçmiş durumda, üretim ise, ithalâta terk edilerek, saman ithaline kaldı.

Her alanda işsizlik artarak devam ediyor, kapanan işyeri sayısında patlama yaşanıyor, 11,5 bin rakamı 136 bin kapanan işyerine ekleniyor. Gazeteler bu sayıları OHAL’e rağmen şimdilik açıklayabiliyor, ancak gelecekte ne olacağı; yasaklanıp yasaklanmayacağı belirsizliğini koruyor.

İstanbul'un Kağıt Toplayan Kadınları: Yükleri Ağır, Kazançları 30 Lira -  Haberler

Kağıt toplayıcıları, çocuklarının eğitimini yürütebilmelerinin hayal olduğunu, onları da yanlarında taşıdıklarını, bazen ailenin fertleri olarak kadın erkek ayrı güzergâhlarda çalıştıklarını, dev gibi kağıt yükünü kemikleşmiş omuzlarıyla taşımanın çok zor olduğunu belirtiyorlar.

Onları ne virüs ve nede bakteri etkiliyor

Onların ve çocuklarının hastalanmaları, işi aksatmaları ise asla mümkün değil. Günlük kazanmanın zorluğu ile ve topladıkları çöp bidonlarının başkaları tarafından ele geçirilme riskini de düşünüyorlar. Bu nedenle sürekli kağıt toplayanlar artıyor. Kadın toplayıcılar ise, daha fazla rakamlara ulaşıyor.

Çünkü böyle bir çıkış onları olumsuz yollara sapmaktan alıkoyan en uygun iş. Topladıkları o dev kağıttepelerini boşaltırken bile zorlanıyorlar; hurda depolarında atık kağıt alıcılarını memnun etmek için ne gerekiyorsa yapıyorlar, azar işitiyorlar, horlanmaya katlanıyorlar.

Kağıt ve hurda toplayan Romanlar virüsten nasıl korunacak? - Evrensel

Bu solgun yaşamda kaybolanlar, sadece bu işten kazandıkları ücretin günde 30-40 lirayı geçmediğini; bunun kira, sağlık ve geçim giderlerine yetmediğini bilerek bu işi sürdürüyorlar.

Sabahın kör karanlığında, sokaklarda işe giden üç beş çalışan dışında, hiç kimsenin olmadığı saatlerde, kilometrelerce yol kat ederek, bir dilim ekmek için, toplumun en alt katmanında yaşam mücadelesi veriyorlar.

Atlı arabası olanlar ise, bir katman daha yükseğe çıkmış oluyor. Bu toplumdan yalıtılmış dünya, hiç kimse tarafından fark edilmeden sessizce devam edip gidiyor…

İlgili resim

        İstanbul’un her yeri rant adına can çekişiyor

Her tarafı rant alanı olan İstanbul, artık son yeşil güzelliklerini de acımasızca katledenleri affetmiyor; direnişini tüm semt sakinleriyle sürdürüyor. Kadıköy’de tükenmiş olan yeşil güzelliklerden göz dikilen 178 dekarlık kamu alanı da, imara açılıyor.

Semt halkının yanında bütün İstanbul halkı çocuklarıyla birlikte isyan ediyor. Artık dayanışma “Hat-ı müdafaa” olmaktan çıkmış, “Sath-ı müdafaa” şeklini almış bulunuyor. Artık yandaş obez iş adamlarına,tükettikleri İstanbul yetmez olmuş; Gökçeada’nın maden zenginliklerine saldırıyorlar, ancak örgütlü halk gücü geçit vermiyor; ÇED raporuna, inşaat izni almalarına, rağmen ters yüz oluyorlar.

En alttakiler de vergilendirilsin!.. |  Öykü-Şiir-Anı-Günce-Doğa+Yaşam+Sağlık+Politika

Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve Adana’da gökyüzünü delercesine, halkın nefes borusunu tıkarcasına betona çevirmeleri yetmezmiş gibi, şimdi de Bolu Gölcük’e el atmış durumdalar. Bu cennet köşeyi imara açarak pazarlayacaklar. İşin içinde Arap sermayesi olunca akan sular duruyor.

Doğu Karadeniz yaylaları; başta Ayder Yaylası ve diğerleriyle, Uzun Göl betona teslim edilerek, mezbelelik haline getirildi. Arap turizmine tezgâhlamak adına tüketildi.

İşte doğal yaşamıyla göz kamaştıran Bolu-Gölcük, her alanı sömürü malzemesi olarak gören küresel ve yerli işbirlikçiler tarafında yağmalanmaya açık hale getirilmenin eşiğinde.

düşün1Ancak uyanan devin ayak sesleri Bolu meydanlarında duymayan kulakları sağır edecek kadar güçlü çıkmaya ve bu yağmaya izin vermemeye kararlı görünüyor.


sorgu

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: