Bunca kötülükten sonra geldiğimiz nihai yer

HÜRREM SÖNMEZ

Günlerdir aklımdan çıkmıyor o görüntü, tanık olduğumuz bunca kötülükten sonra geldiğimiz nihai yer gibi adeta orası…Bunca kötülükten sonra geldiğimiz nihai yer

Eren Bülbül Maçka’lı bir ailenin oğlu, 15 yaşındaydı. Geçen yaz Trabzon’un Maçka ilçesinde operasyon yapmakta olan askerler Eren’i önlerine katıp yer göstermeye götürdüler, ‘izci’ olarak… Ateş açıldı. Eren çıkan çatışmada vuruldu.

Bir yelek bile giydirilmemişti Eren’e. Öyle dedi köydekiler. Sivildi, savunmasızdı, çocuktu, çatışmanın ortasına götürüldü. Silah sıkanlar 15 yaşında bir çocuğu öldürdü.yatay..

Bunca kötülükten sonra geldiğimiz nihai yer

Sonrasında köyün muhtarı bir açıklama yaptı. Dedi ki “Beni olaydan iki gün önce arayan komutan ‘Muhtarım bu bölgede teröristler var. Biz bunları temizleyemesek bunlar kışı burada geçirecek’ dedi. Benden bölgeyi iyi bilen iki kişi istedi. Kimse 1300 lira maaşla bu işi yapmak istemedi.”

Kimse 1300 lira için hayatını ortaya koymayı kabul etmemişti, operasyona Eren’i götürdüler.

Maçka küçük bir kasaba. Arazisi engebeli, fazla bir geçim kaynağı yok.

Eren de yoksul bir ailenin çocuğuymuş, babası ölmüş, yaylada ot keser, fındık toplar, yevmiyesini kazanır hem de okula gidermiş. Asker hayranıymış, asker olmak istermiş Karadeniz’de büyüyen pek çok erkek çocuğu gibi.

Ölümünün ardından annesi ağıt yakarken şöyle diyordu: “Eren’in ben nesini anlatayım size, nesini ağlayayım,  garipliğini mi, yoksulluğunu mu, gördünüz mü Eren’in yaşadığı yeri, geçirdiği hayatı…”

Karadeniz’in her yerinde  Eren’in annesine benzeyen çile çekmiş kadınlar görürsünüz. Küçük yaştan itibaren bağda bahçede çalışmış, fındık toplamış, kilolarca çayı sırtlamış, erken evlenmiş, çocuk büyütmüş, yüzüne çizgiler erken çökmüş, kederli kadınlar. Anadolu’nun başka başka  yerlerinde göreceğiniz diğer tüm kadınlar gibi.

Geçtiğimiz hafta Trabzon’da seçim mitingi yapılıyor. Cumhurbaşkanı meydanda. Sahnede dizili bir takım bıyıklı, takım elbiseli erkekler arasında Eren Bülbül’ün annesi.

Fotoğraf: DHA

Eren’in annesi Ayşe hanım kendisinden istendiği şekilde duruyor sahnede.

Elinde mikrofon tutan kişi anons ediyor: “Sayın Cumhurbaşkanımız Trabzon büyükşehir belediyemizce takdim edilen bir evin anahtarını Eren Bülbül’ün annesi saygıdeğer hanımefendiye takdim ediyorlar.” Kalabalıktan alkışlar, tezahüratlar yükseliyor. Cumhurbaşkanı kırmızı kutudaki anahtarı çıkarıyor kalabalığa doğru uzun uzun gösteriyor. Köy düğünlerinde olur, takı merasiminde çığırtkan bağırır, “Damadın dayısından iki burma bilezik…” Onun gibi sergileniyor ev anahtarı.

Kalabalıktan “Allah razı olsun” bağırışı yükseliyor. Arkasından slogan geliyor: “Şehitler ölmez vatan bölünmez.”

Cumhurbaşkanının yanında dikilmekte olan kravatlı zat kalabalığa doğru el kol hareketiyle ‘Daha coşkulu bağırın, duyulmuyor, yeterince coşkulu değil’ mesajı veriyor. Kalabalık tezahüratı arttırıyor, kravatlı zat ‘Şimdi daha iyi, aferin’gibilerinden başıyla onay veriyor.

Cumhurbaşkanı halka yeterince sergilendiğine kanaat getirdiği anahtarı tekrar kırmızı kutuya koyup Eren’in annesine uzatıyor, sonra da kalabalığı selamlıyor, manzaradan hoşnut görünüyor.

Korkunç bir tablo. Kalabalığın, evladı ölmüş bir anne karşısındaki manasız coşkusu, o anahtarın küçük parmak havada gözümüze sokuluşu, cumhurbaşkanı ve şürekasının mesut ve mağrur ifadesi, ıslıklar, alkışlar…

Ama en ağırı Eren Bülbül’ün annesinin yüzü… Bütün o koreografinin ortasındaki tek hakiki şey o kadının yüzündeki evlat acısı… İçinde biraz utanç duygusu, biraz vicdan kalmış olanın başını önüne eğeceği, yer yarılsa da yerin dibine girsem diyeceği kadar ağır bir ifade…

Başkaların çocuklarının kanı üzerinden siyasi rant hesabı, rutin siyasi pratik zaten nice zamandır. ‘Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek’ düsturu unutulalı epey vakit oldu memlekette. Bilakis göstere göstere ‘iyilik yapmak’‘fakir evi ziyaret etmek’ pek popüler. Kafalarına satranç tahtası atılarak taltif edilen, arzu edildiği şekilde konuşmayana “Ananı da al git” denen yoksulların ve gösterişi, şatafatı yiğitliğin şanı sayan varsılların ülkesi oldu burası.

Ingmar Bergman’a “Dünya nasıl kurtulacak?” diye sormuşlar,   “Utanç”  demiş,   “Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir.

Utanma duygumuzu yitirmemek zorundayız, çünkü onu yitirdiğimizde dünyanın bir gün daha iyi bir yer olabileceğine dair ihtimali de yitirmişiz demektir.

Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül o törenden daha sonra o evde oturmayacağını söylemiş“Eren’imin yatmaya yatağı yoktu. ‘Eren’imin kanından annesi, hazır ev, hazır yatakta yatacak’ dedirtmem. Eski evde oturmaya devam edeceğim”demiş. Ve eklemiş: “Benim bu evde eşimle çocuklarımla anılarım var, ben onları unutamam.

Savaşın, acının, ölümün karşısında zafer naraları atanlara, rant devşirenlere değil sadece, herkese, hepimize unutulmaya yüz tutan bir şey hatırlatmış: Haysiyetli olmayı.

Bunca baskı ve zorbalığa rağmen hâlâ barışı savunmak da bir haysiyet meselesidir. İşinden, aşından, özgürlüğünden olmak pahasına, ‘barış’ kelimesini ‘terör’le eşitleyenlere karşı ‘barış’demeye devam edenler için. Cesedi buzdolabında bekletilen Cemile’nin annesine karşı da, bir seçim şovunun parçası olarak kitlelerin önüne çıkarılan Eren’in annesine karşı da aynı utançtır çünkü hissettiğimiz. İkisi de bizi affetsin, anneleri bunları yaşarken elimizden gelen ancak utanmak oldu.

Önümüzdeki hafta sonu bir kez daha seçime gidecek memleket, bir kez daha bunca kötülüğe karşı  iyiliğin galip geleceğine, iyiliğe inananların, bu örgütlü kötülükten beslenenler karşısında hâlâ utanabilenlerin bu gidişatı değiştireceğine inanarak gideceğiz biz o sandığa.

Ve bir gün bütün bunlar bittiğinde, o kendi kampanya filmlerinde müşterek hafızamızdan intihal ettikleri masum Yeşilçam nostaljisiyle deği,l daha pek çok şeyin yanısıra sınırda savaş eğlencesi yapan pespaye türkücüleriyle hatırlayacağız. Eren’in annesinin ve daha binlerce kadının yüzündeki acıyla hatırlayacağız bize bugünleri yaşatanları.

dikenhttp://www.diken.com.tr/bunca-kotulukten-sonra-geldigimiz-nihai-yer/  

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: