Ortadoğu devriminin kıvılcımı Bahreyn…

özkayaOrhan Özkaya (Arş-Yazar)

Bahreyn’de son durumÄ°lgili resim

Ülkemizde başkanlık rejimi dayatmalarıyla girişilen Cumhuriyet’e karşı kavga, Ortadoğu krallık ve emirlikleri özentisinden başka bir anlam ifade etmiyor. Oysa Ortadoğu gençliği Mustafa Kemal’in askerleri olmuş, direnişin en doruk noktasında mücadelelerini yürütüyorlar.  3 polis memurunu öldürdükleri iddiasıyla hüküm giyen 3 genç, yakında, güneşli bir pazar sabahı kurşuna dizilerek idam edildi.

Bizde de Samsun’dan “Tam Bağımsız Türkiye!” talebiyle başlattıkları “Mustafa Kemal Yürüyüşü” nedeniyle 3 gencimiz, Mustafa kemal2in askerleri oldukları için acımasızca idam edilmişti.


Bahreyn ile ilgili görsel sonucu

Tıpkı O’nun yaptığı gibi “Kurtuluş Ateşi” ni Samsun’dan yakmayı hedefliyorlardı.

Bütün devrimci mücadeleler aslında birbirini tetikleyen ilkelerle donatılmışlardır. Tarih bunun örnekleriyle dolu… Devrimlerin köklerinin Fransız İhtilali’ne uzandığı yadsınamayan bir gerçektir. Cezayir direnişinde gençliğin koynundan Mustafa Kemal’in kalpaklı resminin çıkması, insanlığın hafızasına kazınmış duruyor.

Bu nedenle Mustafa Kemal’in “Tam Bağımsızlık Yolu” ndan yürüyen, Nasır ve Musaddık’ tan sonra Saddam, Kaddafi ve Esad’ın Ortadoğu’da yaktıkları ateşi söndürecek güç henüz icat edilmemiştir. ABD ve Batı, halkların çelik direnişleri karşısında son çareleri olan “Caniler Ordusu- el Kaide, IŞİD, PKK/PYD ve türevleri”nin katliamlarıyla yoksul Ortadoğu halkına diz çöktürememiş, kendisi de, yenilgiyi tatmaya devam etmektedir.

  Bahreyn’deki direniş söndürülemez

2014’teki bir bombalı saldırı gerekçe gösterilerek verilen idam cezasının infazı, Yüksek mahkemenin onamasından sonra gerçekleştirildi. Abbas el Samea, Sami Muşhaima ve Ali el Singace adlı 3 Şii mahkûmun cezası onaylanmıştı.

Bahreyn’de 2011 yılında İnci Meydanı’nın yıkılmasıyla sonuçlanan halk direnişinden bu yana siyasi ve etnik gerginlik bitmek bilmiyor. Bahreyn halkının toplandığı İnci Meydanı, yönetim tarafından sakıncalı bulunarak yerle bir edilmişti. 2011 direnişi esnasında gençlik işkenceye karşı verdiği mücadele sonunda onlarca yıl hapislere çarptırıldı.

Ancak muhaliflere ve Şiilere yönelik baskılar sinsi sinsi devam etti, 2016 yılında Şii Ruhani Lider Şeyh İsa Ahmed Kasım vatandaşlıktan çıkartılarak halka gözdağı verilmeye çalışıldı. Uzun zamandan bu yana yine de, idam cezası uygulaması yapılmıyordu. İlk kez uygulanan bu idam kararının, Bahreyn’de ve bölgede sonuçları gerginliği arttırarak devam edeceğe benziyor.

Çünkü halkın %70’i Şii ve yoksulluk içerisinde, Suudi yanlısı Kral ailesi ise, petrol gelirlerinden en büyük payı alıyor. Ülke, Hintli, Filipinli, Taylandlı, Doğu Afrika kökenli küresel köle işçilerle üretimi sürdürüyor…

Halkın dışlanması direnişi tetikliyor

Bahreyn Âlimleri Meclisi Başkanı SeyyidMecid El-Meşal, “Bahreyn halkının sabretmek, direnmek ve adil bir şekilde haklarının kendilerine verilmesini istemeye devam etmekten başka bir çareleri yoktur. Çünkü halkın istediği şeyler göz yumulacak türden şeyler değildir.

Bilakis bu talepler; ülke yönetimine katılabilme, siyasi ve ekonomik açıdan güvende olma gibi; halkın yaşamı, izzeti ve saygınlığı ile ilgili çok önemli meselelerdir… Maalesef bir ailenin iktisadi, siyasi ve güvenlik işlerinin tamamını tekeline geçirdiğine şahitlik ediyoruz. Bu halkın kendilerini bir kenara itilmiş hissetmelerine sebep oluyor.

Bahreyn İnkılâbı, hiçbir özgür milletin faydalanmaktan vazgeçmeyeceği çok önemli hayati temeller üzerine kurulmuştur. Yöneticilerin bunu anlaması gerekir. Eğer bu güne kadar bunu anlamamışlarsa da gelecekte kesinlikle anlayacaklarını düşünüyorum.

Hükümet şu anlık halkın taleplerini kabul etmemek için direniyor ve onları bastırmaya çalışıyor.Ancak bu yöntem, bilinçli ve uyanık bir toplumun heybetini ve azametini kıramaz. Halkın direniş ve sabrı, hükümeti, ülkenin yararına ve istikrara kavuşmasına sebep olacak gerçek değişiklikler yapmaya mecbur kılacaktır. Aksi halde çıkışı olmayan bir krizle karşı karşıya geliriz.

Halkımızın barışçıl yollarla taleplerini istemeye devam edeceğini söylememiz gerekir… Bahreyn hükümeti ‘barışçıl halk gösterilerinde dış güçlerin, özellikle İran’ın parmağı var’ gibi çeşitli suçlamalarla halk hareketlerini karalamaya ve gösterileri bastırmak için uyguladığı şiddet için ortam hazırlamaya çalışıyor…”

Al-i Halife ateşle oynuyor

Al-i Halife’nin direnişi hedefinden saptırmaya çalıştığını belirten Meşal, “Herkesin iletişim araçlarına ulaşabildiği ve dünyanın küçük bir köy haline geldiği günümüz dünyasında Bahreynli yetkililerin genel düşünceyi hedefinden saptırma yönündeki çabaları kendilerine bir fayda sağlamayacaktır.

Bahreyn hükümetine yardım edenler bile Al-i Halifenin yalan söylediğini biliyorlar. Bahreyn’de gerçekleşen gösteriler tamamen bir halk hareketinin ürünü olup dış güçlerle hiçbir irtibatı bulunmamaktadır” diyerek, halkın mücadele azminin kırılamayacağını, mutlaka başarıya ulaşacağını ve bu yolda şehitler verilmesinin doğal olduğunu belirtmiştir.

İdam edilmeden önce aileleriyle görüşmelerine izin verilen, Abbas el Samea, Sami Muşhaima ve Ali el Singace, “Kanım vatana feda olsun. Bahreyn halkı haklarının tamamını elde edene kadar boyun eğmesin” diyerek, suçsuz olduklarını ve ağır işkenceyle, işlemedikleri bir cinayetin kendilerine kabul ettirildiğini belirttiler.

Krallık ise, Başkent Manama’nın göbeğindeki Juffer’de, ABD’ nin 5. Körfez Üssü sayesinde ayakta kalabiliyor. Ancak bu üs iyice göze batmaya başlamış, yoksul halkın tahammül gücünü zorluyor. Askerler üs civarındaki barlarda, pavyonlar da aşırı davranışlar sergileyerek, şımarık hareketlerle saldırganlıkları tetiklemekten geri durmuyorlar.

Bu Üs, Manama’nın ortasında bir ur gibi sırıtır hale gelmiş. Bunu insan, ilk gözleminde hemen algılayabiliyor…

Halk çok sade taleplerde bulunuyor

Bahreyn direnişi 66 gencin yaşamını yitirmesine neden olmuş. Bu direnişin barışçıl ve yerli olduğunu ve hareketin sadece bir gruba mal edilemeyeceğini belirten Meşal, “Al-i Halife rejimine itirazda bulunanların seçilmiş bir hükümetin işbaşına gelmesi, seçimlerin yapılması ve halkın seçtiği kimselerden oluşan donanımlı bir parlamentonun oluşturulması gibi isteklerinin bulunduğu” nu vurgulamıştır.

Meşal sözlerine devamla, “21.ci yüz yılın krallıklar, emirlikler döneminin son bulması kaçınılmaz hale geldiği kavgası sürmeye devam edecektir ” diyerek, kararlılıklarını açıklamıştır.İşte Körfez ülkelerindeki direnişlerin, Suudi’de Şii bilim adamı Nimr’in yakın zamanda idamıyla yaktığı ışığın sürmeye devam edeceği anlaşılıyor.

Bu nedenle Bahreyn, Ortadoğu devriminin eşsiz Suriye direnişiyle bütünleşmesi ve mücadele meydanındaki sönmeyen kıvılcımı olarak yanmaya devam ediyor. Çünkü Suriye’deki emperyalizme karşı vurulan darbeyi, Bahreyn halkı da iliklerine kadar duyumsuyor.

Ülkemizde ise, halka başkanlık dayatmasının sonuç vermesinin hiç bir koşulda olanaklı olmayacağı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihi sürecindeki mücadeleler düşünüldüğünde imkânsız olduğu ortadadır…

Zira ülkemizde, “Mustafa Kemal Atatürk” ün gösterdiği hedefi saptırabilmek asla mümkün olamayacaktır.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: