Türkiye’nin çıkış stratejisi “Kemalizm” dir…

özkayaOrhan ÖZKAYA

Bugün ülkemiz, tarihin en belirsiz dönemini yaşamakta; halkımız, her türlü kuşatma kıskacında köşeye sıkıştırılmış bir av gibi çaresiz ve güçsüz bırakılmanın acısını iliklerine kadar duyumsayarak çıkış arayışıyla kıvranarak, donmuş kalmış durumdadır.kuşatma resim ile ilgili görsel sonucu

Tam bir edilgenlik içinde, bütün kaleleri birer birer düşürülmekte, tersanelerine girilmekte; toprakları, yok edilen tarımıyla elinden alınmaktadır.

minik-okTurizmin atar damarı sahilleri, belli ülke vatandaşları tarafından parsel parsel satın alınıyor.


saldırı resim ile ilgili görsel sonucu

CHP Lideri Sayın Kılıçtaroğlu’na şehit cenazesi töreninde, devlet erkânının gözleri önünde yapılan linç girişimi, insan olanın kanını dondurmakta, Madımak ve benzerlerinin yaşatılması tuzaklarının, sanki devam edecek olduğu tehlikesini ortaya koymaktadır.

Terör örtüsü, ekonomik çıkmazı halkın aklından uzak tutabilmek için, taktik arayışlarla gündem değişikliğinden yararlanılmak isteniyor. Parti başkanların evinin önünde ölüm sloganlı terör estirmeler, bir paket projenin karanlık görüntüsü şeklinde sürüyor. Bütün bu saldırganlar ve saldırganlıklar halkımızın gerçekleri daha çarpıcı olarak görmesini ve bilinç ufkunu çelikleştirmesini öne çıkarıyor.

İstanbul’da artık satılacak arazi kalmamış, ülkenin on sekizinci en küçük ili olan bu kent, Arap sermayesinin uzay sırığı şeklinde gökdelenler türetmesine olanak sağlıyor. Buna göre imar planları değiştiriliyor. “Mafya, tarikat ve kumarhane” düze boşuna bir çaba olduğunu tüm çıplaklığıyla işlemeye devam ediyor.

5.259.000 km2 yüz ölçümünde araziye sahip olan İstanbul, tam bir bina, taş fanusa dönüşmüş, arazi vurgununun vahşi ortamında bütün güzelliklerini; yemyeşil yedi tepesini, tarihsel görüntüsünü, kültür dokusunu, dil inceliğini, sosyal ve siyasal liderliğini arsa, emlâk lordlarının ticari hesaplarının mafyalaşmış anlayışına, vurgununa karşı kaybetmiştir.

İstanbul, Avrupa Birliği emperyalizminin borsa kumar ekonomisinin sembolü yapılmaktadır. Arap şeyhlerinin de bu oyundan paylarını almalarının tezgâhları döşeniyor.

atatürkAtatürk’ün bağımsızlık karakteri, halkımızın iliklerine kadar işlemiştir

Ülkemiz; Atatürk’ün “Tam Bağımsızlık” ilkesinin, “karşılıklı bağımlılık olabilir” tercihlerine tanık olmakta; bu durum her alanda hissedilmektedir.

Önce Güneydoğu’daki terör tırmanmış, emperyalizmi arkasına alan etnik ayrılıkçı bölücü kalkışma ve FETÖ kumpasıyla her türlü yıldırma, iftira, karalama, Ordu’yu hedef alan tuzaklar kurulmuş; ABD ve AB’yi yedeğine alarak şımarıklıklarını arttırarak sürdürüyor.

Barzani, döşediği mayınlarla oyun dışına itilmiş, içerdeki ayrılıkçılar, emperyalizmin hesaplarına yataklık etmenin acı sonucunu ve ihanetini mutlaka göreceklerdir. Bu yolun hiç bir işe yaramayacağını Türk halkının bölünmeye, iç savaş kışkırtıcılığına asla geçit vermeyeceğini, bütün dünya tanıklık edecektir. 

Tarımın yıkılışı

Ülkenin en stratejik sektörü olarak kabul edilen tarım, tamamen dışa bağımlı hale getirilmiş, çiftçi, köylü devletin sıcak kucağından dışlanmış; desteksiz, kendi yazgısına terk edilmiştir. Kentlerde mahalleler, “Büyükşehir Yasası” uygulamalarıyla tel duvarlı sitelere dönüştürülerek, halk yalnızlığa ve mahalle kültürünün yok edilmesi gerçekleştirilmiştir.

tarım resim ile ilgili görsel sonucu

Köyler büyükşehirlerin mahallesi haline getirilerek, Atatürk’ün yoldaşı köylü, O’ndan uzaklaştırılmak istenmektedir. Dünyada tarım da kendi kendisine yetebilen yedi ülkeden biri durumunda iken şimdi tarım dışına itilmiştir. Toprak Yasası çıkartılarak Amerikan dünyadaki tarım devi Cargill’in mahkemelerdeki 11 davası ortadan kaldırılmış, Bush’un talimatları yerine getirilmiştir.

5553 sayılı Tohumculuk Yasası’nı çıkartarak kendi tohumumuzu kullanma hakkından yoksun duruma düştük. Yabancı tohumculuk, AB dayatmalarıyla ülke tarımının temelini, çekirdeğini yıkmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir. Tohumculuğunu dahi dışa bağlı duruma sokmuş bir ülke, köylüsünü tamamen yalnız bırakmış demektir.

Köylümüz, “Yabancılara Taşınmaz Satışı Yasası” kapsamında tarlasını, arazisini, toprağını satar duruma düşmüş, haciz ve ipotek açmazı altında topraklarını teker teker elinden çıkarmakta hatta evini dahi yabancılara satıyor.

Oysa köylüyü “Toprak Reformu” yaparak toprağa kavuşturmalı, Tarım Devrimi sürecini tamamlayarak, bugünkü yaşadığımız “Bilgi Çağı”na bir an önce geçilmesi kaçınılmazdır.

Ülkemiz her alanda 24 saat vardiyalı bir çalışma sistemini benimsemeli;tüm kamu kurumları hiç tatil yapmamalı, gece ve gündüz vardiyalı çalışmalı; bütün üniversiteler, okullar, fabrikalar, işyerleri her yer dönüşümlü olarak gece-gündüz, yaz-kış demeden her saati değerlendirerek ve herkes 7 saat, haftada 5 gün çalışmalı.

Böylece ülkede işsizlik diye bir şey kalmaz. Emekliler dahi kendi isteklerine bağlı olarak çalışmaya katılmalı, kahve köşelerinden uzak tutulmaları sağlanmalıdır. İşte o zaman tam sağlıklı bir toplum oluşur. Ülke kalkınmasını doruğa çıkarmayı hedefleyen, “Üretim Toplumu”na dönüşür; tüketim toplumu olmaktan çıkar.

Üretilen varlıklar devletin gücüyle dış satıma yöneltilir, kooperatifleşme yoğunluk kazanır. Mutlu insanların yaşadığı bir toplum düzeni kurulur. Tarım ürünlerimize ne ABD ve ne de AB kota koyamaz, istediğimiz gibi üretir, istediğimiz gibi satarız. Tütünümüzü, pamuğumuzu, pancarımızı, buğdayımızı ve bütün tarım ürünlerimizi elimizden almalarına izin vermeyiz.

pamuk resim ile ilgili görsel sonucu

Tıpkı bir zamanlar kendi haşhaşımızı kendimizin ekme iradesini bütün dünyaya gösterdiğimiz gibi… İşte o zaman bizler gerçek Kemalistler olabiliriz. Üretimi sıfırlanmış, tüketim toplumunu Atatürk’ün kesinlikle ret ettiği “Onuncu Yıl Söylevi”nin bütün temasından anlaşılmaktadır. O’nun işaret ettiği en temel olgu,“Üretim Ekonomisi” ne geçmek olmaktadır.

Tarım, işsizliği önlemenin en önemli unsurudur. İstihdam yönünden tarım sektörü ile yarışacak başka bir sektör bulunmamaktadır. Bütün ziraat mühendisleri tarlalarda, çiftliklerde, devlet üretme çiftliklerinde çalıştırılmalı;veterinerler de ayni şekilde, hayvancılığın son derece geniş kapasitesinde istihdam olanağı bulmalıdır.

Tarım sanayii de her türlü mühendislik disiplinini kendilerinin iş olanağına kavuşacakları en geniş kapasiteli alandır.

Ä°lgili resim

Ülkenin çıkış bulabilmesinin yolu:

-1-İMF’ye teslim edilen ekonomik programa karşı “Kemalist” bir program ortaya konmalı,

-2-AB ve ABD’nin dayatmalarının geri çevrilmesi,

-3-KKTC’nin bağımsızlığının uluslararası toplumda tanınmasının sağlanması ya da Vatan’a bağlanması,

4-Türkiye AB ve ABD açık pazarı konumundan kurtulmalı,

-5-Yabancılara toprak satışı iptal edilmeli,

-6-ABD’nin Ortadoğu’dan uzaklaştırılması için Suriye ile uzlaşmalı,

-7-İşsizliğin önlenmesi için 3996 sayılı yasa ile özelleştirilen ve yabancılara satılan kamu varlıklarının; fabrikaların, bankaların, madenlerin, limanların, havaalanlarının, KİT’lerin, Tekel’in, SEKA’nın, derelerin, barajların, sularımızın, enerji kaynaklarının, tüm varlıklarımızın vetarımın yabancıların eline geçmesi önlenmeli, satılanlar geri alınmalı…

Bunun da yolunun tam bağımsız ekonomik, siyasi, askeri, kültürel ve dış politika uygulamaktan geçtiği bilinen bir gerçektir. İşte bu yol işsizliğin ve sömürüden kurtulmanın en büyük “çıkış yolu” dur.

kemalizm resim ile ilgili görsel sonucu

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: