PISIRIK AYDIN EDİLGEN HALK

altanAltan ARISOY

Kendini “Atatürkçü”(!) olarak tanımlayan, halkımızın her gün izleyip bilgi ve fikir sahibi olmaya çalıştığı “enkırmenlerimiz”(!)var. Bunlar “medya aydını”dırlar.eleştiri resim ile ilgili görsel sonucu

Muhalif duruşlarıyla önemli bir halk kitlesine hitap ederler.Kendilerini birer medya yıldızı olarak gördükleri için, hata yapmayı bile hüner sanırlar.

kirmiziİşlerine son verildiğinde yıldızları söner. 

Sonunda bir mizah konusu olarak anımsanırlar.

yyatay..

teksoy resim ile ilgili görsel sonucuÖrneğin; bunlardan biri, Sadettin Teksoy gibi “ben” havasındadır. Programında özel mesajlaşmalar yapar. Girdiği konuyu daha başlamadan değiştirir. Objektife iyice yanaşarak izleyiciyi etki altına almak ister, çoğu berbat şiir denemelerini “burası önemli” havasında okur. İzleyiciye ve her görüşe yağcılık yapar. Düzgün tümce kurmaya çalışmaz. Bu beceriksizliğini “doğallık ve içtenlik” olarak sunar.

Bir başkası habere hazırlanmaz. Sıkça, önündeki kağıtları karıştırarak haberi bulur. Konuya bodoslama dalar. Düzgün konuşma diye bir derdi hiç yoktur….

Bunlar en iyilerine verdiğim iki örnek…

Demem o ki, bütün medya dil bilmezlerin, ciddiyetsizlerin, cahillerin işgali altındadır. 

TRT nin 40-50 yıl önceki haber dilini ve ciddiyetini, çalışanlarının bilgi ve kültür düzeylerini özlüyorum.

Nereden nereye?..

+++

Bu konuya neden girdim?

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında bir vagondaki topluluk birlikte marş söyleyip slogan atmışlar.

Bundan daha doğal ne olabilir, diyebilirsiniz.

Öyle değil.

Orada bir sakallı varmış. Gruba katılmıyormuş. Gruptakiler o kişiyi de görüntülemişler.

Bu nedenle grup çok ayıp etmiş!

Videoyu çeken daha büyük ayıp işlemiş!

+++

Dinci medyanın durumu eleştirmesi normal görülebilir. Onlar zevkten dört köşe olduklarında bile “zulüm” diye bağırırlar.

Ancak; çağcıl, demokrat, Atatürkçü, laik kimi köşe yazarlarının, kimi habercilerin eleştirisi n e anlama geliyor?

Hem de en önce?..

Yanlıştır.

Toplu taşım araçlarında, caddelerde, meydanlarda; taraftarlar ortalığı birbirine katarak eğlenebilirler.
Asker eğlencelerinde çevre rahatsız edilebilir.
Düğün konvoylarında gürültü patırtı serbest.
Siyasi partiler, seçim ortamlarında kentlerimizde gürültülü terör estirip, bütün karşıtlarına sövüp sayabilirler(!)
Cahil dinci sürüsü her gün küfür, hakaret ve iftira yağdırabilir.

Dinci gruplar “ya allah, bismillah” diyerek her taşkınlığı yapabilirler.

Tüm bunlar ve daha nice aşırılıklar kanıksanmıştır. Doğalmış gibi kabul edilir.

Kimse ses çıkarmaz.
Üzerlerine gidilmez.
Yasal işlem yapılmaz.

+++
Ama Cumhuriyet Bayramı kutlaması bir kez olması gerektiği yapılınca suç icat etmek için seferber olunur.

Metroda slogan atıp marş söyleyenlere karşı çıkılır.
Önce marş söylenmesi, sonra tesadüfen orada bulunan bir tarikat mensubunun videoya alınması eleştiri konusu yapılır.
Haber bültenlerinde kezlerce tekrarlanır.
Hem de kendilerine laik, demokrat, ilerici denilen medya tarafından..
Dinci medya fırsatı hiç kaçırır mı?
Hiç bir kötü muameleye uğramamış olan tarikat mensubunu “mücahit” ilan ediverir…
Kapak olsun…

+++
Yani, ne yapılmalıydı?

Kutlama yapan grubun -orada bir tarikatçı var diye, ona saygı olarak- marş okumaktan vazgeçmesi mi bekleniyordu?

Dinciliği azdıran bu kafadır.

Azdırmayalım.

Biz Türk bayrağının yasaklandığı günleri gördük. Otomobillerde bayrak ve Atatürk posteri yollarda çevirmeye uğradı.

Unuttuk mu?

Ezan okurken iş yapmamak, oruçlu vardır diye ramazanda aç kalmak, yanlış olduğunu bildiği halde cehalet erbabının uydurmalarına karşı çıkmamak, şoförün yolda otobüsü durdurup namaz kılmaya kalkması gibi dinin gerekli görmediği uygulamalar bu zavallı anlayıştan kaynaklanıyor.
Hoşgörü ve duyarlılık kılıfına sokulan edilgen olma hali, sonuç olarak irticaya yardım ve yataklıktan başka bir anlam taşımaz.

Türkiye’de bugüne kadar bir tarikatçının bile laikler tarafından öldürüldüğü görülmemiştir.

Ama din terörü ile öldürülen aydın, öğrenci ve yurttaş sayısı her yıl artmaktadır.

fingerİtiraf edelim.
Ülkemizi içine düşürdüğümüz durum bir felaket görüntüsüdür.

BİZ ULUSAL, LAİK, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİ HAK ETMİYORUZ.

Altan ARISOY

 

Bir Yanıt

  1. Yazının başlarında adı geçen şahısı belki 15 yıldan fazladır unutmuştum.
    Bennnnn diye parmağını gözümüze soktuğu günler o kadar çok uzaklarda kalmış ki…
    +++
    Son birkaç yıldır ise yeni bir ŞAKLABAN çıktı karşımıza.
    +++
    Hoş, iki yıldır ne kendisini ne kanalını izlemiyorum ama,
    yanılıp sabah kanalını açtığımızda iki yıl öncesine göre
    çok daha berbat,
    çekilmez,
    herkesle alay eden,
    hüüürrrpp diye utanmadan sıkılmadan kamera karşısında,
    “ki bu seyredenler karşısında demektir” kahve içen
    konuşmaktan çok öte,
    kimi eleştireceğini şaşırıp önü gelene akıl veren Can ATAKLI var…
    +++
    İnsan bu kişiyi izlerken utanıyor tavırları karşısında,
    önceleri kendisini nasıl izlerdim artık çözemiyorum.
    +++
    Sanırım o zamanlar biraz daha aklı başında mıydı?
    Bugün açtığımda 2-3 dakika dayanamıyorum iğrençliklerini izlemeye.
    +++
    Birileri güç zehirlenmesi yaşıyorken bu gibi tipler ise:
    …galiba aşağılık kompleksinin sonucu
    beğenilme-ünlü olma zehirlenmesi yaşamaktalar…
    +++
    Ve ne kadar gülünç duruma düştüklerini görmemeleri,
    fark etmemeleri ise apayrı bir utanç nedeni….

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: