Köylüyü topraksız bırakmak “Anayasal” suçtur…

özkayaOrhan Özkaya (Yazar)

08.04.2005 tarihinde Sayın Rahşan ve Bülent Ecevitler, Kaynak Yayınları’ndan çıkan, “Yabancıya Toprak Satışı” kitabımla ilgili olarak görüşmek üzere davet ettiklerinde;

Sayın Bülent Ecevit, “ … Topraklar satılmamalı, fabrikalar satılmamalı; çünkü bu alanlar istihdam kaynağı, işsizliğin önlenmesi bu topraklarımızda olacaktır.   

Toprak satılırsa yine Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan halkımız yerini yurdunu terk edip göçe zorlanacak ve işsizlik yumak olacak…” diye, isyanını dile getiriyor ve bugün geldiğimiz noktayı o zamandan işaret ediyordu.


YABANCIYA TOPRAK SATIŞI ORHAN ÖZKAYA

Tarihte de böyle satışların yaşandığını, ancak sonucun hüsran olduğunu ekliyordu. Bunun üzerine konu, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Aslanoğlu ve Sinan köylerinin topraksızlık sorunu nedeniyle köylülerin direnişine bağlandı.

Bu durumun medya ve basında geniş boyutlarıyla yer aldığını bildiklerini söyledi. Ağaların köyün tamamını işgal ettiklerini, hatta komşu birkaç köyle birlikte 72 bin dekar araziyi gasp ettiklerini, “Doğrudan gelir Desteği Yasası”yla milyonlarca lira gelir desteği aldıklarını, kendilerine bağlı silahlı adamlarla köylüleri topraklardan çıkardıklarını ve bu sorunun devam edeceğini ayrıntılı bir şekilde açıklamak fırsatı buldum.

Ecevit’te, yapmak istedikleri “Köy-kent” projesinin ne kadar isabetli ve gerekli olduğunu uzun uzun anlattı. “… O işi başarsaydık köylümüz ne kadar rahat edecek, kentteki olanaklara kavuşacak idi. İşte o zaman ne ağalık ve ne de terör kalırdı…” diyerek üzüntülerini belirtti.

Aslanoğlu ve Sinan köyü olaylarını medya ve basından takip ettiğini açıkladı. Daha sonra kitabı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e aktarabilir miyim diye rica etti… “… Bir defa da O, sizi dinlesin…” Rahşan Hanım, “… Ülke satılıyor, ama halk da hiçbir kımıldama ve duyarlık yok…” diye, acı duyarak yakındı. Halkın ayağa kalkması, hareketlenmesi gerekir” diye duygularını aktardı.

Daha sonra Konya Karapınar’daki 40 bin dekarlık askeri bölgemizin yakınında İsrail’in yer almasını, köylülerin tarlalarını, arazilerini kapatmasını kaygı ile dile getirdi. “Bu durum çok sakıncalar içerir…” diye, Bülent Ecevit de katkıda bulundu. Mersin’deki Alata Çiftliğini İsrail’in talep etmesi konusu açılında ikisinin de endişesi doruğa çıktı… Sayın Ecevit, bir şiir kitabını imzalayarak vedalaştık…

Köylüyü topraksız bırakmak resim ile ilgili görsel sonucu

“Mayınlı Araziler Yasası”nı İsrail inatla talep etti

    Sayın Bülent Ecevit’in bütün iyi niyetli çabaları ve bitmek bilmeyen enerjisiyle “Köy-Kent” projesini sahiplenmesi ve uygulamaları aksatmadan takip etmesine karşı, ülkemizde gerçek bir halk yararına demokrasinin olmaması ve sermayenin emperyalizmin desteğiyle iktidarı yeniden ele geçirmesi, durumu köylü aleyhine sonuçlandırdı.

Meclis, mayınlı arazilerin temizlenmesi konusunda tartışmalar sırasında, bu arazilerin nasıl kullanılacağıyla ilgili, son derece çelişkili tutum aldı ve bölgedeki yoksul halka dağıtılmasını uygun görmedi.

Tartışmalar sırasında iktidar, “…Kimileri de diyor ki, bu toprakları bölge halkına dağıtın; kusura bakmasın kimse, böyle bir niyetimiz yok!” diyerek, halka yabancılaştıklarını vurguluyorlardı. İsrail, özelleştirme yasası ile mayınlı arazileri temizleme karşılığında 25-45 yıllığına işletme hakkı talep ediyordu. Halkın direnişiyle bu istemini ret edildi…

Köylüyü topraksız bırakmak resim ile ilgili görsel sonucu

“Büyükşehir Yasası(Pergel yasası)”

Küresel Finans Sermayesi tarafından köylü nüfusun % 15’lere çekilmesi istendi. Bu nedenle 5216 sayılı, ”Büyükşehir Yasası” çıkartılmış; şehrin vilâyet binası merkez alınarak, 30-50 km. çapındaki alanda kalan köyler köylülükten kurtarılarak, büyük şehrin mahallesi konumuna bir kalemde getirildi.

İlgili Bakanlık, köylüye toprak dağıtımını yapılmayacağını belirterek, toprakların küçültülmemesi gerektiğini ve yeni toprak dağıtarak verimsizliğin artmasına neden olunmayacağını belirterek, küçük aile işletmeciliği yerine, toprakları toplulaştırarak büyük işletmeciliğin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyordu.

Bu uygulamayla köylü tarım dışına itilmiş oldu ve köylerden kent merkezlerine göç hızla yoğunlaştı, özellikle köylerde genç nüfus tükendi… Kentte iş bulabilenler hizmet sektöründe yer alabildi.

Ancak işsizlik 10 milyon sınırına geldi dayandı…

Tamamen tüketim toplumuna dönüşmüş olduk; saman, buğday ve tohum ithal eder duruma gelerek, borçlanma ekonomisinin çıkmazlarında bocalamaya başladık.

Köylüyü topraksız bırakmak resim ile ilgili görsel sonucu

“yabancıya Toprak Satışı” kitap ile ilgili görsel sonucu

Üretici köylü tüketim toplumunun parçası oldu.

Bayındırlık Bakanlığı tarafından gönderilen bir resmi yazıda, “Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nce yatırım amaçlı arazi dağıtımına alınmış ya da alınmamış köylerde uygulama durdurulmuştur” denilerek, söz konusu yazıda AB üyeliğinin büyük hedefler taşıdığı belirtilerek çeşitli değerlendirmeler yapıldı.

“AB üyeleriyle mukayeseler yapıldığında, tarımsal üretimde gerilerde kaldığımız görülmekte… Bunun da en önemli nedenleri; ülkemizin işletme büyüklüğünün Avrupa’nın 1/3’ ü kadar olduğu, ayrıca işletmelerin çok parçalı ve dağınık olmasının önlenmesinin gerekli kılındığı belirtilmekte.

Makineli tarıma uygun olması için toplulaştırılması ve arazilerin parçalanmasının miras yönünden de önlenmesinin yasal önlemlerle engellenmesi isteniyordu. Bütün bunların sonucunda köylü tarım topraklarını yabancı şirketlere satarak, birer tüketici durumuna geldi.

Böylece toplumumuz üretim toplumundan savrularak, büyük bir tüketici toplumuna dönüşmüş oldu. Borç bataklığı altında kalarak evini, barkını, tüm varlığını haciz, ipotek altına almak zorunda kaldı…   

Köylüyü topraksız bırakmak resim ile ilgili görsel sonucu

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: