İngiltere sağlık sistemiyle covid19 aşılabilir mi?

özkayaOrhan Özkaya (Yazar)

Dünya genelinde hızla yayılan covid19 virüsü, İtalya, İspanya ve İran’dan sonra en fazla tahribat yaptığı ülke olan İngiltere, önce işi ciddi almadı, halkın kendi önlemini kendisinin alması önerisini yaparak durumu idare edeceğini sandı.ingiltere resim ile ilgili görsel sonucu

Başbakan Boris Johnson, beş yüz bin kişinin ölmesi sonucu bağışıklık sisteminin kazanılacağından bahsederek, halkın kalp çarpıntısı geçirmesine neden oldu.

Dünya böyle bir tutum karşısında dahi endişe içerisine kapılarak durumu, nefesini tutarak izlemeye başladı.y

Ancak doktorların kitlesel karşı çıkması; 600 hekimin yayımladığı imzalı tepki bildirisi ve halkın evine gitmeyi ret etmesiyle isyan etme noktasına geldi. Bilim insanlarının, salgının yayılması, hastanelerin salgınla nasıl baş edeceği, kaç kişinin öleceği konusunda hazırladıkları raporlar neticesinde, hükümetin stratejisi ivedi olarak değiştirildi. 

ingiltere resim ile ilgili görsel sonucu

Baskılama sisteminin terk edilmesi…

    Hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance BBC’ye yaptığı açıklamada,”… Amacımız vakaların zirve noktasını aşağıda tutmak ve o çizgide seyretmesini sağlamak, yoksa tümüyle bastırmak değil. Ayrıca, nüfusun büyük kısmı hastalığı hafif şekilde atlatacağı için sürü bağışıklığı geliştirilmiş olacak ve böylece bu hastalığa karşı bağışık olacak.”

Bu danışmanın önerdiği “Baskılama” önlemleri yeterli olsaydı Çin, bu virüsü iki ayda yenemezdi ve İtalya, İspanya ve İran gibi ülkelere yardım edemezdi. Aşı çalışmalarını ABD bilim insanlarıyla ve kendi ülkelerinde hızla yapamazlardı. Ayrıca diğer ülkelerde bu baskılama sistemini tercih ederdi.

Bilim insanlarının önerileri iyi ki devreye girdi… Yatıştırma stratejisi kişilerin biraz diğer insanlardan uzak durmasını gerektiriyor, baskılama ise hareket sınırlaması ve daha uzun süreli izolâsyon şeklinde daha katı önlemleri öne çıkarıyor. İtalya’da yaşananlar ve İngiltere’de gelişen ilk vakalar durumun tehlikesini ortaya koymuş oldu.

Toplam vaka sayısının yüzde 30’unun hastanelerde yoğun bakım ünitesine alınmasını ve solunum cihazlarına bağlanmasını gerekli kılıyor. Oysa İngiltere sağlık sisteminin buna cevap vermesi mümkün değil. Yapılan bilimsel modellemelerle, yoğun bakım ünitesine olan ihtiyacın, en iyimser tahminle dahi mevcut kapasitenin sekiz-on katı olacağı kabul ediliyor.

Bilim insanları siyasi barajı yıktı

Ölümlerin artmasının endişesiyle acele olarak geri dönmesi hükümeti, büyük çıkmazlardan uzaklaştırmış oldu. Ancak sistemin bizdeki gibi hazırlıklı olmaması, sağlık sisteminin gelişmemiş olması da eklenince mevcut hasta sayısına karşılık verilemeyerek hastalar evlerine gönderildi.

Sonuçta virüs tanısı yapılan ve evde kontrol altında olduğu belirtilen hastalar acil duruma gelince ve hastaneye kabul edilme aşamasını da kaçırınca ölüm sonrası hekime ulaşmaya başlıyor ve ölümler artış göstermeye hızla kayıyor. İşte bütün bunlar İngiltere’de sağlık sisteminin virüse hazır olmadığını, ciddiye alınmadığını, hastanelerin yatak kapasitesinin yetersizliğini ortaya koyuyor.

Tam da bu olaylar gelişirken, İngiltere Kraliçesinin oğlu Galler Prensi Philip Charles’in testinin pozitif çıkması toplumda şok etkisi yarattı. Yine Sağlık Bakan Yardımcısı Nadine Dorries’in testinin pozitif çıkması ve kendisini eve kapatıp karantinaya alması gündeme düşünce, Sağlık Bakanlığın’ da da üç yüzün üzerindeki personelinde teste tabi tutulmaya başlanması endişeleri zirveye taşıdı.

Boris Johnson ile ilgili görsel sonucu

Bu durum işlerin ciddi alınması gerektirdiği, Boris Johnson’un hafızasına yerleştirmeye yetmiş olacak ki, önlemleri karantina olaylarını arttırmasına neden oldu. İngiltere hükümeti, açıkladığı önlemlerle halktan gerekli olmadıkça kalabalık yerlere gitmemelerini, mümkünse ofisten çalışmaya başlamalarını, risk grubundakilerin, 70 yaş üzerindekilerin ve hamile kadınların evde kalmasını duyurdu.

Hükümetin politikasını değiştiren gelişme, bilim insanlarının modellemelerinde, “… Dümen kırın, yoksa bir milyon kişi ölecek” mesajı vermeleri son derece etkili oldu. Bilim insanları ve Dünya Sağlık Örgütü, virüsü durdurmak için geniş kapsamlı önlemler alınmadığı takdirde çıkacak risklerle ilgili olarak uyarılarını çoktan yapmıştı.

İngiltere’de de uyarı içeren ikazlar,“Londra Imperial College Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılmıştı. Onlar Çin’deki sorunun boyutunun farkına idiler ve önlem almasında etkili oldular.

        Bilim insanlarının uyarıları netlik kazandı

Imperial College Üniverstitesi’nden Prof. Neil Ferguson’a göre, “Geçen hafta açıklanan müdahalelerle bile yoğun bakım ihtiyacının karşılanamaması riski vardı.” Raporda, “mevcut koşullarda baskılama en uygulanabilir strateji deniyor. Ölümlerin binlerle ya da on binlerle sınırlanması ümit ediliyor.

Hükümet hep bilimsel verilere göre planlarını yaptığını söylüyordu. Bilimsel veriler ise köklü bir değişime uğradı. Bu nedenle artık publara, tiyatro ve sinemaya gitmeyeceğiz, evden çalışacak, biri hastalansa tüm ev halkını evde karantinaya tabi tutacağız. Ancak baskılama stratejisi büyük sorunları beraberinde getiriyor.

Buna göre, toplumun belli kesimlerinin hareketini tümüyle sınırlamak gerekiyor ve bu durumdan çıkış yolunun ne zaman ve nasıl olacağı bilinmiyor.

Daha az sayıda insana virüs bulaşmış olacağı için genel nüfus içinde daha az bağışıklık gelişmiş olacak, önlemler gevşetildiğinde vaka sayıları yeniden tırmanabilecektir” demek suretiyle görüşlerini,” … Aşının 18 aydan önce piyasaya çıkamayacağı, bunun da garantisinin olmadığı belirtiliyor. Bu durum uzun süre devam edebilir.

Tüm bunların matematiksel modellemelere dayandığını tekrar vurgulamak gerekir. Bu modellemeler tahminlerde bulunuyor ve bunlar mükemmel öngörüler olmayabileceği gibi, değişmez de değiller. Koronavirüs Aralık’ta ortaya çıktı, hala virüs hakkında tam bilgi edinmeye çalışıyoruz.

Hiçbir belirti göstermeden atlatılan enfeksiyonların boyutu hakkında da, yaz havasının salgın üzerindeki etkisinin ne olacağı konusunda da henüz bir fikrimiz yok… “şeklinde sürdürüyor. İmperial College Üniversitesi bilim insanları görüşlerini halka aktararak, İngiliz halkını uyarmaya devam ediyorlar.

Böylece bilimsel açıklamalar net öngörülerini uzun deneyimlere dayanarak, uzmanlık alanlarını ortaya koyarak ve belgelerle sunuyorlar. Önümüzdeki dönem İngiltere sağlık sisteminin bu zorlu dönemi, nasıl bir kayıpla atlatabileceği konusu sorgulanmaya devam edecek gibi görünüyor.

Neo-liberal sistemin ana aktörlerinden biri olan emperyalist İngiltere hükümeti, işletmeleri, üretim merkezlerini kapatıp zararlarını, kapalı kaldığı sürelerin giderlerini ödemeyi ve kendilerinin işçi, eleman ve çalışanları çıkarmamalarını talep etmesi, nasıl bir uygulama ile gerçekleşecek, bu yükün altından kalkabilecek mi belirsizliğini koruyor.  

ingiltere resim ile ilgili görsel sonucu

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: