“Abi çok güçlü üç kişi biniyoruz!” (Günce)

benTürkCelil 

4-5 yıl önceymiş, motor tamir servisinde usta; onu artık az-biraz tanıdığı için başka marka bir motor göstermiş. 

motor

Adını hiç duymamış ama, marka olarak ünlüymüş tutulan bir motor-muş.

Usta sadece: “Abi bu motoru senin almanı isterim”, demiş ve anında karar verilmiş, evet alıyordu. Fiyatını sormuş, bizim motorla takas olursa ne olur demiş vs.

cizi

Sonunda doğaldır ki anlaşmışlar.

Motorun asıl sahibi ile hemen yüz metre ileride köşede Noter’e gitmişler.

Bu motor Scooter’miş, önce ki Chopper. Bu Chopper hiç sevememiş-miş adam, ya onu kullanmasını bir türlü öğrenememiş, ya da bu motorda varmış bir yamukluk.

Evet belki yamuk olmasına yamukmuş ama havası çok başkaymış. Onu chopper kullananlara sormalıymış.

Scooterler ise, evet, otomatik vites oldukları için hemen her yerde zahmetsizce hemen herkeslerin, çoluk çocuk, kadın erkek yaşlı genç ayrımsız herkeslerin kullanabileceği bir araçmış. Kent içi kullanımı harikaymış.

Gaz ver yürüsünmüş, gazı kes dursunmuş, eh biraz da frene dokunmak gerekmiş tabii. Yani öyle zırt-pırt vites değiştirme yokmuş. …ama kişi böyle otomatik vitesli motora alışınca vitesli kullanmak öylesine zormuş ki.

Hadi ya!..

Ah o chopper’in havası olmasa ah!-mış!

İyi, otomatik Scooter motorunu almış ve keyifle kullanıyormuş ama evet ama aklında hep chopper varmış!

Bir hadi ya daha!..

Ah, havan batsın be chopper-mış.

Ve fazla duramamış ve bir başka marka yine 250 cc bir chopper almış mı? Almış abi!.. Şuraya bakar mıyız, dün doğru dürüst bir bisikleti yokken adamın iki motoru olmuş-muş ve bu zenginlik değil miymiş şimdi?

Hoş Çiçero arkadaş şöyle bir laf etmişmiş aslında ama; ne demiş-miş? “Bir bahçesi ve bir kitaplığı olan kimsenin başka bir şeye ihtiyacı yoktur-muş”.

Bak sen, burada eksik söylemiş Çiçero, bir de motoru varsa deseydi tadından yenmez-miş.

Olsun onun yerine o söylermiş olur bitermiş. Söylemiş de zati…

Aslında anlatacağı konu çok çok başkaymış ama, şuraya bakar mıymışız neler anlatıyormuş durduk yerde. Ah bu scooter motoru almış ya, satan arkadaşa Noter dönüşü sormuş-muş:

“Birader, bilmem gereken bir özelliği var mı motorunuzun? Yani, ön fren az tutuyordur, bir tarafa çekiyordur vs”. gibi …hani “şuna dikkat et” vb desin beklemiş-miş.

Yanıtı: “çok iyidir-motoru güçlüdür 3 kişi biniyoruz!”

Haydaaaaa!

Yav arkadaş bu küçücük motora 3 kişi binilir mi diyememiş. Çünkü 5 kişi bineni de görmüş-müş buralarda, sadece aptalca yüzüne bakmış-mış beyefendinin. Ama bunu bir yere de not etmişmiş.

Yapma ya!..

Sonra tanışlık ilerlemiş, birkaç kez 12 yasında ki kızıyla, sonra eşiyle falan gelmişler, yani kaynaşmışlar, dost olmuşlar dese miymiş? Yok, henüz demeyelim-miş!

Bir gün üçlü gelmişlermiş, veranda da oturulmuş, kızı elinde bir paket ayçekirdeğini açmış ve  ufaktan çitlemeye başlamışmış, eh daha çocuktur normaldir denmişmiş görmezden gelinmiş-miş.

Hoş misafire de bunu burada yeme denmezmiş ya!.

Bak sen!..

Ama az sonra biraz anası almışmış çekirdekten, sonra biraz da babası, yandan eski birer gazete sayfası alınmış, koltuk üzerine serilmiş ve başlamışlarmış ailecek çitlemeye. (…)

Adam şaşkınlıkla bakıyormuş, kızı boş-vermişmiş ama ana-babanın umurlarında değilmiş ve çitlemeye devam-mış. Adam nasıl baktıysa babaya, “abi buyur sen de al biraz” diye davet etmiş miş?

Offff ne yapsaymış ki?

Bir başka gün, veranda da değil de oturma odasındalar-mış bu kez. Yıllar yıllardır yalnızmış ya, bir kahveyi bir bardak çayı kadın elinden içmeyeli o kadar çok olmuşmuş ki özlemiş-miş. İnsan her şeyi ve her işi kendi yapınca normal olarak hiç tadı olmuyormuş. Yani paylaşım yoksa, paylaşım olmayınca tadı da olmuyormuş ama, çare de yokmuş.

Bu nedenle kadına ve kızına bakın burası benim mutfağım, bugün kahveyi siz yapın sizin kahvenizi içelim demişmiş.

Aradan yine birkaç ay geçmişmiş, yine gelmişlermiş ama bu kez kızları yok, veranda da oturuyorlarmış.

Sormuş-muş adam: kahve yapayım mı sizlere?

Adam; “evet abi diyor”, kadın; çantasından ucuzundan olan üçü bir arada olanlardan birkaç adet çıkarmış ve… “Abi bana bundan yapar mısın?” demişmiş!…

Hani utanmasa ev sahibi pat diye düşüp bayılacakmış.

İyi de niye?

Aslında şunu beklemiş-miş kadından: “Abi sen otur ben yaparım”.

Ama: Hanımefendi oturduğu yerden sanki garsona kendi getirdiği kahveyi veriyormuş… ve eklemiş-miş “bana bundan yap…”

Burası sanki bir kafe-, bir gelirsiniz çekirdek çitlersiniz, ikinci gelirsiniz cebinizde çantanızda kahve getirirsiniz.

Yav arkadaş burası nedir, evde birini mi ziyaret etmektesiniz yoksa bilmem kimin kafesinde misiniz, ya da piknikte mi?

Dün yine gelmiş adam, sormuş adama: kahve yapayım mı?

“Yok abi kahve içmeyeyim ama soğuk bişiler var mı”?

Lann tosuncuk öküzü burası kafe mi?

Ha, yeni motor almış-mış, çok ünlü bir marka yine sormuş adam:

“Nasıl bu ötekilerden farklı mı?”

Yanıt: “Çok güçlüymüş abi, 3 kişi biniyoruz!..” (…)

Haydaaaa!.. 2. Haydaaa oldu bu.

Motora biz kaç kişi binsek abi?

…adam bilemedi …adam çözemedi…

…siz bi akıl verseniz!..

TürkCelil

21.6.20

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: