Birinci Paylaşım Savaşı ve Türkiye…

özkayaOrhan Özkaya (Yazar) 

Ülkemiz Atatürk’le bu paylaşım antlaşmasını (Sevr) yırtıp attı

1. DÜNYA SAVAŞI SONRASI OSMANLI DEVLETİ VE SEVR ANTLAŞMASI | İlim ... Neue Zürcher Zeitung’un 24.03.1916 günü 517. Sayısında telgrafla Berlin’den geçilen haberin Lenin tarafından alınması ve Maksim Gorki’nin hükümete, Yürütme Komitesi’ne ateşli bir dille yazılmış, halkın, gerici egemenlere karşı zaferini selamlaması, Rusya’nın tüm evlâtlarını görkemli yeni Rus devletinin inşasına desteğe çağırması yazılı idi. 


1. DÜNYA SAVAŞI SONRASI OSMANLI DEVLETİ VE SEVR ANTLAŞMASI | İlim ...

“… Bu, uğruna her türlü bedel ödenecek barış olmamalı; artık Rusya’nın her türlü bedel ödenecek bir barış için hiç olmadığı kadar az nedeni var. Bu diğer uluslarla birlikte, onurlu yaşamasına olanak sağlayacak bir barış olmalı.

İnsanlık çok fazla kan döktü; yeni hükümet barışı erken bir zamanda sağlayabilirse sadece Rusya’ya değil, bütün insanlığa büyük hizmet etmiş olacaktır…” şeklinde aktarılan bu mektuba Lenin, “… Her yeri cahilce önyargılarla dolu bu mektubu okurken derin üzüntü duymamak mümkün değil…“ diye değerlendirme yapmış ve Gorki ile Capri restoranda yaptıkları çeşitli görüşmelerde bu şekildeki siyasi hataları nedeniyle eleştirmiş, hatta uyarmıştı.

Gorki ise, bu eleştirileri eşsiz gülümseyişi ve “…Kötü bir Marksist olduğumu biliyorum. Üstelik biz sanatçılar her zaman biraz sorumsuz oluruz” diye yanıtlamış, ancak aralarındaki samimi ilişkiye ve onun dünya ölçeğindeki edebiyat gücüne en küçük bir olumsuzluk vermemiş, aksine daha da yüceltmiştir. Maksim Gorki, kendi öz eleştirisini yapacak kadar bilinçli ve birikimli bir dünya edebiyatçısıydı…

        İngiltere-Fransa, Almanya ve Rusya Birinci Yağma ortağı

Lenin, Çarlık hükümetinin bu savaşa, emperyalist yağma ortağı olmak ve zayıf ülkeleri soymak amacıyla girdiğini açıklamıştır. Guçkov ve Milyukov’ların kurduğu hükümette kanlı Çar Nikolay’ ın ayakta kalmasına, büyük toprak sahipleri ve kapitalistlerin hükümeti olmaya devam etmeye kararlı görünüyorlardı. “…Bunlarla demokratik bir barış yapmak, genelev patronlarına, namuslu olmalarını vaaz etmeye benzer…” diyor Lenin.

Artık sermaye çok büyük boyutlar kazanmış ve sermaye ihracı gereksinimi duymakta, bunlar çok büyük birlikler oluşturarak; carteller, tröstler, holdingler, konsorsiyumlar haline dönüşerek bütün dünyayı paylaşmaya girişmişler ve paylaşmışlardır. Bu sömürgenler iki gruptur: Fransa, İngiltere ve Almanya’nın en güçlü sermaye sınıfıdır. (multimilyarder) İngiltere-Fransa, Almanya’yı soymak ve sömürgelerinin tümüne el koyarak, onu sömürgelerinden mahrum bırakmak amacındadır. Bunu da başardılar…

Daha sonra da Türkiye’yi yağmalamak istiyorlardı; Almanya ise, Türkiye’yi kendisi yağmalamak ve Belçika Romanya ve Sırbistan’a el koyarak zararını telafi etmek niyetindedir. Rusya sermayesi İngiltere-Fransa sermayesinin ortağı durumundadır. Galiçya, Ermenistan, Çin, Japonya, İran ve Türkiye (… Özellikle İstanbul) Rusya’ya veriliyordu.

Arnavutluk İtalya’ya düşüyordu. Almanya’nın zaten sömürgeleri daha önce İngiltere-Fransa tarafından yağmalanmıştı, şimdi o da, Türkiye ile Belçika, Sırbistan ve Romanya gibi ülkeleri ele almış yağmalamak istiyordu.

        Lenin işgalci, sömürücü devletlerin yıkılmasını öneriyor 

        Biz, Çarlık monarşisinin ve ona bağlı olan burjuva hükümetlerinin yaptığı yağmacı antlaşmaları kabul etmiyor, savaşan bütün tarafları dünya kamuoyu önünde acil bir ateşkese çağırıyoruz. Bütün sömürgelerin derhal özgürleştirilmesini savunuyoruz. Burjuva hükümetlerden herhangi bir iyilik beklemiyor, bütün ülkelerin işçileri, köylüleri ve halkını burjuvaziyi devirmeye çağırıyoruz.

Burjuva hükümetlerin bu canice savaşı sürdürmek için aldıkları borçları ret ediyor, bunların faizlerini de kabul etmiyoruz. Bunları ödemek; yıllarca işçileri, köylüleri, halkları birbirlerini öldürten kapitalistlere haraç vermek anlamına gelir.

İşçiler, köylüler ve emekçi halk, dünya halklarına;  bu seçkinlere, bu kapitalistlere Afrika’daki sömürgelerin ve Türkiye’nin paylaşılması için sürdürülen bu savaşın devamettirilmesi için daha da, yüz milyonlarca miktarda para ödemeye razılar mı, diye soracaktır? Lenin Zürih 12 (25) Mart 1917.

 Çanakkale kapısı açılmamak üzere yüzlerine kapandı

Atatürk, Çanakkale’de yoksul Türk köylüsü, işçisi ve halkıyla emperyalist dünya birleşik güçlerinin önünü kesmiş, Seyit Onbaşılar gibi yiğitlerle, Tıbbiyeliler, sırtında bebeğiyle mermi taşıyan analar, eli silah tutan ilk mektepliler ölüme meydan okuyarak ve Atatürk’le omuz omuza mücadele ederek onları boğazın sularına gömdüler, saldırganların dünyalarını dar ettiler.

Böylece Lenin’in eli kanlı Çar’ı devirmesinin önü açılmıştı. Bütün ezilenlerin mücadele öz güveni Atatürk ve Lenin dostluğu ile zirveyi bulmuştur. “Kurtuluş Savaşı”nda Afyon Çiğiltepe sırtlarında Albay Reşat Çiğiltepe gibi gözünü kırpmadan şehitliği içenlerle dünyaya örnek olmuşlardı. Özgürlük savaşları Afrika başta olmak üzere Asya Çin, Kore, Vietnam, Ortadoğu’ya kadar yayılmış ve bugün hâlâ sürmekte…

Bugün Covid19 virüsü etkisiyle burjuvazi tarihinin en büyük krizini yaşamakta; nasıl feodalitenin son anlarındaki direnişi yoğun bakımdan kurtulmasına çare olamamış, yıkılıp gitmişse bu çaresiz çırpınışlar işe yaramayacaktır. İşte bu durum şimdi, burjuvazinin endişelerini körüklüyor; sürekli uyguladığı bahanelerin arkasına saklanarak, toplu kıyımlara, ücretsiz izinlere evden çalışma taktiklerine başvuruyor.

Kendi getirdiği iktidarların dikiş tutmayacağını gördüğü, ya da tanık olduğu durumlarda İngiltere örneğinde olduğu gibi; dakika da ülkeyi terk edeceği şantajı yaparak, açık açık kendi adamına yöneliyor. Bunu da başarıyor, Boris Johnson örneğinde olduğu gibi; İşçi Partisi adayı Jeremy Corbyn’in yaşadıkları bilinen gerçeklerdir.

ABD’de Bernie Sanders yükselişe geçince; finans sermayesi, egemen olduğu Demokrat Parti’deki Sanders’ in adaylığını sildiriyor. Yani ABD kapitalist emperyalist sermayesini oluşturan kapitalini reste sürüyor… Ülkemizde ise, hâlâ işçi sınıfının “kıdem tazminatı” nı yıllardır aklının bir köşesinden çıkarıp, gündeme getiriyor ve kendi sermayesine, fonlara istifleyerek, işçiyi açlığa sürüklemek istiyor.

    Kaynak:

“Devrime Doğru”, Viladimir İlyiç Lenin, çev: Alper Birdal, Yazılama Yayınevi, 2018.

1. DÜNYA SAVAŞI SONRASI OSMANLI DEVLETİ VE SEVR ANTLAŞMASI | İlim ...

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: