Atatürk’ün Toprak Siyaseti… -/- Kemalist Toprak Siyasetinin ilk ışığı 442 sayılı “Köy Kanunu”

özkayaOrhan Özkaya 

Atatürk ile Çiftçi Arasında Geçen İlginç Diyalog - YouTube ...

Mustafa Kemal Atatürk, “Kurtuluş Savaşı” yorgunu yoksul köylü, O’nu hiçbir koşulda yanıltmamış, yarı yolda bırakmamış; bütün devrimlerinin en büyük destekçisi  olmuş ve hâlâ günümüze kadar O’nun ilkelerinden vazgeçmemiştir.

Bu nedenle Atatürk gençliğinden bu yana, köylünün sorunlarından uzak kalmamış, kendisinin de sade bir aileden olması bunun en büyük etkileyici dinamiği olmuştur.

cizi

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü mesajları ve sözleri - Atatürk'ün ...

Ömür boyu onun kalkınması, toprak sahibi olmasını hiçbir zaman aklından çıkarmamıştır. Devrimler sırasında sürekli bu sorunu dile getirmiş ve önce 1924 yılında 442 sayılı “Köy Kanunu”nu çıkarmıştır.

Yasanın 44.maddesinde yer alan hükümler; “Tarlası olmayan veya yetişmeyen köylüye köyün sınırı içinden boz, hali araziden bir parça ayırıp vermek ve tasarrufu mal sandığına veya dairelere geçmiş olan köy namına satın alıp arazisi olmayanlara vermek ve bedelini taksitle köy sandığına ödetmek mecburidir” diyerek çıkartılan kanunla, devletin desteği sağlamıştır.

Ayrıca bu kanunda, köydeki imecenin koşulları da belirlenmiştir. Yani köylü kendi üretim alanlarını, gelirlerini “Köy Sandıkları” kurarak ve devlet desteği de alarak, yönetmiştir.

Atatürk ve Çiftçi

        4753 sayılı “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu”

Daha sonra Atatürk’ün toprak siyasetinin izlerini taşıyan, 11.06. 1945’de çıkartılan 4753 sayılı “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu”, ABD ve Batı’nın emperyalist çengeline takılmıştır.

CHP’den ayrılan Batı’daki toprak beyleri Menderes ve Bayarlar kurdukları “Demokrat Parti”nin 1950’de iktidara gelmesiyle, partiye egemen olan toprak ağalarının desteğiyle acele bu yasayı iptal ettiler.

Oysa hâlâ gerçek Kemalistler, O’nun devrimlerine sadık kalarak köylünün topraksızlığına çözüm üretmeye çalışıyorlardı. Batı Anadolu’da “Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”ni kurmuş olan Alaattin Tiritoğlu gibi Paris’te hukuk eğitimi almış ve o dönemde Milletvekilliği yapmış olan Atatürk devrimcileri eksik değildi.

Onların topraksız köylülere kendi topraklarını hiçbir bedel almadan ve bir karış dahi kendisine bırakmadan dağıtması, yoksul köylünün can simidi olmuştur. Gerçek Atatürkçülüğün ne kadar derin köklere sahip olduğunu göstermiş idi. Ancak Doğu ve Güneydoğu’da ağaların baskısı altındaki köylüler, denklerini sırtlanarak göç etmek zorunda kaldılar.

“Dağı, taşı ve toprağı altın!” diye nitelendirilen İstanbul’un yolunun tuttular. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi, ülkedeki feodal kalıntıların temizlenmesinin en büyük engeli oldu.

4753 Sayılı kanunun 17. maddesi:

“Topraksız ve az topraklı olan ortakçılar, kiracılar veya tarım işçileri tarafından işlenmekte bulunan arazi, o bölgede 39. madde gereğince dağıtıma esas tutulan miktarın kendi seçtiği yerde üç katı sahibine bırakılmak şartıyla yukarıda yazılı çiftçi ve işçilere dağıtılmak üzere kamulaştırılabilir.  Sahibine bırakılmak üzere olan arazi 50 dönümden az olamaz…” demek suretiyle radikal bir toprak politikası belirlenmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ile Küçükçekmeceli Çiftçinin Hikayesi ...

        1950’de emperyalizmin ağına yeniden düşüldü

 Bu strateji, Atatürk’ün sağlığında uygulama olanağına kavuşamamış, sağlığı ile mücadele etmesi, O’nun enerjisini etkilemişti. Toprak ağalarının bazılarının “Kurtuluş Savaşı”na katılması, feodal kalıntıların toprak siyaseti üzerinde baskı kurmalarının gerekçesi yapıldı.

Yine yasanın 39. maddesi:

“Hiç arazisi olmayan, bölgelere ve tarım çeşitlerine göre bir çiftçi ailesinin geçinmesine ve aile fertlerinin iş kuvvetlerinin değerlendirilmesine yetecek genişlik, kuvvet ve çeşitte olmak üzere küçük arazi haddi içinde arazi verilir. Toprağı yetmeyenlerin arazileri yukarıdaki fıkra hükümleri dairesinde yeter miktara çıkartılır.  Verilecek arazinin imkân nispetinde bir yerde olması gözetilir” şeklindeki bu değerlendirme, Atatürk’ün Türk köylüsüne verdiği önemin en önemli göstergesiydi. Ancak günümüze kadar bu konu sağ iktidarların istismar konusu olarak geldi.

Atatürk devrimleri: Madenleri, ormanları, gölleri, adaları, dereleri, tarihi yapıları, meraları, harman yerlerini, otlakları, sulakları, KİT’leri, bankaları, kıyıları, Sit alanlarını, dağları, taş ocaklarını, ekilmeyen hali arazileri, devletin malı olarak Maliye Hazinesi adına tescil ettiriyordu.

Bu yerler “devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerler” den sayılıyordu. Özel iyeliğe izin verilmiyordu. 766 sayılı “Tapu Sicil Yasası” ve 3402 sayılı “Kadastro Yasası” hükümleri bu konuyu belirlemiştir.

Kemalist Devrim dönemi işsizliğin gündemde olmadığı bir dönemken; bugün 15-17 milyona dayanmış hem de gençlikle üretimsiz bir ülke olmanın kayıpları yaşanıyor.

Oysa o dönemde; ne İstanbul ne de diğer kentlerde işsiz kalma diye bir sorun yoktu. İzmir, işçi kenti olarak ün salmış, sabah akşam iş saatlerinde her yer cıvıl cıvıl olurdu. İstanbul canlılık doluydu… Ankara, sakin bürokrat kentiydi. Adana kır işçilerinin yanık alınlarının teriyle sokaklarının sulandığı bereketli toprakların Yaşar Kemal romanlarına hazırlandığı güneş karası, yağız bir kent idi.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü mesajları ve sözleri - Atatürk'ün ...

        Dünyada ilk, “Tam Bağımsızlık Savaşı” veren lider

Bugün ise, işsiz kalan evlâtlarımızın dağlar gibi birikmiş sorunlarıyla mücadele edebilmek için çırpındığımız bir dönemi yaşamaktayız. Bu virüs savaşında artık ezilen halkların emek değerlerinin; işçi, çalışan ve köylülerin yeni strateji geliştirecekleri ufuklar belirmelidir. Yoğun bakımda oksijen çadırında yapay destek ünitesiyle yaşayan finans sermayesinin nefes alışı daralmış durumda.

Tüpte oksijen tükenmiş, çadır çökmüş. Halkımız, tüm engellemelere rağmen, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık ışığını iliklerinde hissetmeyi sonsuza kadar sürdürecektir.

55 milyon canı katleden İspanyol gribini yenerek, Samsun’a çıkmayı ertelemeyen Büyük Önder, halkın kendisine olan sevgisi ve duygusundan başka bir beklentisi olmadan, yurdunu kurtaran büyük insan…  

Atatürk ile Çiftçi Arasında Geçen İlginç Diyalog - YouTube ...

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: