Siyaset Halkın İlgisinden Uzaklaştıkça…

özkayaOrhan Özkaya (Yazar)

Trump halkın gözünde siyasi figür olmaktan çıktı

    ABD seçimlerine iki aylık bir süre kala Trump, yine halk tarafından yuhalanarak protesto edildi. 88 yaşında yaşamını yitiren Anayasa Mahkemesi Üyesi Ruth Bader Ginsburg’ un cenaze töreninde, Trump ve eşi Melania, yuhalanarak protesto edildi ve dışlandı.

Daha sonra, “seçimlerle onu gönderin!” sloganları yükseldi. Bu tepki karşısında Trumplar, alandan ayrıldılar.


Toplum, kendisine kısa bir süre içinde art arda polis şiddetinden ölenlerin isimlerini seslendirdi ve yine, “Siyahların Yaşamı Değerlidir- Black Live Mater!” pankartlarının havaya yükselmesi devam etti. Gözü bombalı saldırılarda yaralı göstericiler, yoğun gaz etkisinden kurtulmak için bir köşede sıkışarak silmeye çalışıyorlardı.

Halk, bütün bu olaylara karşı kararlı tavrını sürdürüyor;kimsede en küçük bir geri adım belirtisi görünmüyor, üstelik sloganlar, “Yuh, artık git, yeter!” şeklinde yoğunluk kazanıyordu. Gindburg’ un cenazesi ABD Yüksek Mahkemesi Yargıçları’ nınbüstlerinin bulunduğu “Büstler Salonu” na alındı.

Bütün bu yaşananlar; dünyada siyasi ortamın üçüncü sınıf veya daha düşük sınıftaki politikacılara terk edilmesiyle meydana geldiğini gösteriyor.

Dünya gerçek liderlerini 19.cu yüz yılda bıraktı

Dünya’nın Trump, Johnson, Macron, hatta Merkel gibilere bırakılması… Macaristan’da ViktorOrban öncülüğünde;Çekya, Polonya ve Slovakya göçmenlerin ülkelerine sızmasını önlemek için tel örgüler, polis asker yığınakları yapan bu ülkeler, yakalanan göçmenlerin sınır dışına çıkartılacağını,düzenledikleri yasalarla kabul etmişlerdi.

İtalya ve Yunanistan aynı yolun yolcusu olarak en ağır önlemleri aldı; Akdeniz sularını mezar yerine çevirdiler. İşte bütün bunlar ülke halklarının insanlık anlayışından, dayanışma ve birlik ilkelerinden uzaklaşarak sadece çıkar odaklı, sömürü sisteminin tutsağı olduklarını ortaya koyuyor.

Oysa ülkelerini 20.yüzyıla hazırlayan liderler; Atatürk ve Lenin arasındaki dayanışma, emperyalizme karşı mücadeleleri bugün dahi canlılığını koruyor. Lenin’in Generalleri’ nden ve Atatürk’ün büyük dostu Aralov’un açıkladıkları sanki dün gibi, “ Mustafa Kemal Paşa tabii ki sosyalist değildir. Ama görülüyor ki iyi bir teşkilatçı.

Kabiliyetli bir lider, milli burjuva ihtilalini idare ediyor… Bizim sosyalist inkılabımızın önemini anlamış olup, Sovyet Rusya’ya karşı olumlu davranıyor. O, istilacılara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına, padişahı da yardakçılarıyla birlikte silip süpüreceğine inanıyorum. Halkın O’na inandığını söylüyorlar.

O’na yani Türk halkına yardım etmemiz gerekiyor. İşte sizin işiniz budur. Türkhükümetine, Türk halkına saygı gösteriniz. Büyüklük taslamayın. Onların işlerine karışmayınız” diyebilen liderler ve onlara bütün kalpleriyle inanan halklar artık asırlarca uzakta mı kaldı. Yoksa insanlık bütün bu sıkıntıları aşabilecek güçte mi?Dünya gençliği ve aydın halkı bu yolu aydınlatacak biricik unsur olarak küllerinde doğacak mı?

ABD Yüksek yargısı güçler ayrılığına sadık

Törene binlerce Amerikan vatandaşı akın akın geldi vegün boyu tören devam etti. Diğer eyaletlerden gelenlerle birlikte uzun kuyruklar oluştu. Clintonlar’ ında katılması dikkat çekici idi.Birlerce kişi ellerindeki mumlar ve çiçeklerle Ginsburg’ a veda görevini yerine getirdi. Trump çifti saygı duruşu esnasında kalabalık tarafından yuhalanınca hemen ayrılarak töreni terk ettiler.

Halkın törene bu kadar ilgi duymasının temelinde, yargı sisteminin “Güçler Ayrılığı” ilkesine bağlı kalması, başkanın etki alanından uzak durmasısayılabilir. 27 yıldır bu görevi sürdürmüş olan Ginsburg’ un yerine Trump’ ın kendine yakın birisinin gelmesini sağlaması, geleceğe dönük yatırım olarak görülüyor.

Seçim sonuçlarının aleyhinde olması halinde “Anayasa Mahkemesi” ne gideceğini ve başkanlığı terk etmeyeceğine yönelik açıklamaları; büyük eleştiriler aldı. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ninşaşkınlık içinde yaptığı açıklamalar: “ Burası Suudi Arabistan, Türkiye ve Kore değil!” diye tepki koyması, ortalığı ayağa kaldırdı. 

Trump’ın en büyük suçlarından birisi Covid19’daki ihmal

Trump, gitmemek için direnmeye kalkarsa, ABD’de skandal bir olay meydana gelmiş olacak. Böyle bir diretme tarihte görülmüş değil. ABD muhalefeti, böyle bir olayın mümkün olmasının olanaksız olduğunu dile getiriyor. Meclis’e asker girerse, “son derece çirkin bir durumun kamuoyu tarafından kabul edilemeyeceği ortada…”

Oysa direkt doğrudan hedefe yerleştirilen zehir zemberek Pastör Andrew Brunsonaçıklamaları, yabancı başkanların arabulucun taleplerine karşı yapılan değerlendirmeler, ikaz içerikli şaşkınlık yaratan mesajlar… Suriye’de kurulmak istenen Kürt devleti senaryoları… Salih Müslim ve Barzani’ nin biraya gelmesi, PYD, YPG ve PKK terörünün kullanılarak, SDG maskesi altına alınarak, işlerin yürütülmesi…

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi JamesJeffrey’ in yaptığı son açıklamalar;“Askeri yetkililer, istişare dâhil olmak üzere bütün bu görüşmeleri sürdürmek için sabırsızlanıyor” demesi ve “Mümbiç anlaşmalarının hızlanması gerekir” şeklindeki değerlendirmeleri Kuzey Irak Kürt devleti benzeri bir yapı için acele ettikleri anlamını taşıyor.

“Suriye’ den çekiliyoruz” demesi, burayı bu terör yuvalarına bırakıyoruz demektir. Bunu bile yaapmayacakları belli. Trump’ın Covid19’u hâlâ ciddiye almaması, 200 bine yakın Amerikan vatandaşının ölmesi, milyonlarca vaka, suç olarak yakasına yapışmış durumda. Bu konuda gelecek günler yargılanmasıyla dolu geçeceğe benziyor.

Suriye’de “Kürt Devleti” kurulabilir mi?

Trump gitmeden bunun çözülmesi amaçlanıyor. Böylece ortaya genişletilmiş yeni bir İsrail doğmuş olacak. YPG ile ilgili açıklamaları sadece olayı saptırmaya yönelik, oysa başta SDG olmak üzere bütün bu örgütlere Trump’ın, lojistik, araç ve gereç yardımı yanında para desteği vereceklerini açıklaması ve bu örgütleri müttefik ilan etmesi, daha yakın zamanda meydana gelmedi mi?..

Beşar Esad, “Misak’ı Milli Sınırları’ ndan ödün verilemez”diyerek, bütün terör örgütlerini “hain” ilan ederken, gizli-açık Suriye’yi bölerek ve İstanbul’da Jeffrey’in sığınmacıların temsilcileriyle yaptığı toplantılar, halkın dikkatinden kaçacak ve Esad’ın ihmal edeceği bir durum olamaz.

Halkıyla bu kadar yol almışken, ülkesinin birliği için, önüne döşenmek istenen engellere, tuzaklara ve mayınlara izin vermez. Ülkede kadınlı erkekli kurdukları milis gücü, ‘Kurtuluş Savaşımız’ da ki “Kuvayı Milliye” benzeri bir yapılanma mücadelenin beyni sayılırken,Suriye’nin bölünmemesi, bağımsız bir devlet olarak bölgede eski günlerine kavuşması en büyük hedeftir.

Yoksa İsrail’in eteğine tutunmuş, ABD’nin uşağı bir “Kürt Devleti” kurmak ya da, Suriye’deki petrol yataklarının üzerine oturacak, yabancı şirketlerin kan emici sömürü düzenleri için hiç çalışmak akıl sağlıklı bir durum olamaz.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: