Ermeni Halkı İktidarı Geri İstiyor…

özkayaOrhan Özkaya (Yazar)

Ermenistan barış istiyorsa Karadağ’ı iade etmek zorunda   

Ermenistan halkı, savaş yerine iktidarın kendisine geri teslim edilmesini istiyor.Çeşitli hilelerle iktidarını korumaya çalışan SerjSerkisyanhükümetinin değişmesinin zamanın geldiğini belirterek işsizliğin, yoksulluğun ve açlığın önlenmesini talep ediyor.

Hükümetin başarısızlığının üstünü örtebilmek için savaş çıkartmaktan başka seçeneğinin kalmadığını vurguluyor.


Yoksul Azeri halkıyla boğazlaşmak istemediklerini, emperyalist odakların bütün bu olaylardan nemalandığını, yapay sorunlar yaratarak, halkları birbirine kırdırdıklarını belirtiyorlar. İki halk, nasıl 1905 yılında sorunsuz birlikte yaşamayı başarabildilerse, yine bu yapay düşmanlıklara son verebilirler, halkın savaşlardan rant sağlayanlara karşı tavrı belli. O dönemde de yapay ayrılıklar yaratılarak emperyalistlerin sömürü düzenlerinin devam etmesi için kışkırtıcılığa prim verilmesine, toplumlar izin vermemişti.

Savaşlar halkların sorunlarını daha da derinleştirir

Çıkan savaşla ilgili olarak Ermenistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü AnnaNaghdalyan “Son zamanlarda, Azerbaycan üst liderliğince yapıcı olmayan ve histeriyi anımsatan Ermeni karşıtı açıklamalar yapılıyor. Kendi halkı için nefret tohumları eken, savaş tehdidi oluşturan otoriter yetkililerine karşı,yöneticilerin Covid19’u kullanmaları bilinen bir gerçektir. Bu nedenle insan hakları ihlalleri yapmakta sakınca görmüyorlar.

Bu gerçek itibarlı uluslararası bölgesel kuruluşlarca dile getirilmiştir. Ermenilere karşı nefret söylemi barış sürecine hizmet etmez” şeklindeki kutuplaşmaları körükleyen tutumu sonuç vermiyor. 1905 yılında Bakü’de bir arada yaşayabilen Azeri ve Ermeni halkı, yerleştirilen tuzaklar, mayınlar sayesinde ayrışarak, birbirine karşı köklü düşmanlık tohumlarının yerleştirilmesine izin verdi. Bütün bunlara karşın bugün bile Bakü’de Ermeni topluluğu sorunsuz yaşamakta.  

Naghdalyan kutuplaştırmayı sürdürüyor

Naghdalyan devamla “RamilSafarov’ un affedilmesini, serbest bırakması kınanacak bir davranıştır” diye yaptığı değerlendirme, olumlu bir sonuç getirmiyor. Taraflar birbirlerini acımasızca eleştiriye tabi tutunca çıkmaz daha da büyüyor. Nitekim hem Aliyev ve hem de NikolPaşinyan, birbirlerini suçlamaya devam ederken, yakında bir yerlerden gelecek sert açıklamalar, işin şeklini değiştirecek… İşte taraflar bunları beklemeden kendi iradelerini kullanmak zorunda.

Aliyev’de, uluslararası kuruluşlara sınırdaki olaylar hakkında bilgi verdiklerini, bu provokasyonu kimin başlattığını yerinde izlemeleri için yabancı uzmanları davet edeceklerini eklemesi, durumun daha da içinden çıkılmaz mecralara yönelmesine neden olacak. Olayların ilk ateşinin sönmesiyle daha sakin bir düşünce üretilmesi, halkların yararına olacaktır.

Gençlerin ölmesi hiç kimseye rant sağlamaz, insan canı üzerinden çıkar hesabı yapmak, sorunları halının altına süpürmek demektir.Bu arada, uluslararası kuruluşlara sınırdaki olay hakkında bilgi verdiklerini belirten Aliyev,“Provokasyonu kimin başlattığını yerinde görmeleri için ilk fırsatta yabancı askeri temsilcileri davet edeceğiz”diyerek tek yanlı açıklamalara yanıt verdi.

Meydanlarda “Açız… Açız!” diye haykıran halk

Daha yakın bir zamanda Ermeni halkı, büyük mitingler yaparak, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, hükümetin acil önlemler almasını açıklamıştı. Erivan meydan ve sokakları “Açız… Açız… Geçinemiyoruz! ”şeklindeki sloganlarla inlemişti. İktidarlar kitlelerin bu tür acil sorunları karşısında sağır ve duyarsız kalmayı ömürlerini uzatma açısından faydalı görebilirler…

Ancak çevreye bakınca çok kısa bir sürede, bu liderlerin; uçağın kapısından ya eşi tarafından, “… Hadi bin uçağa geri zekâlı!” diye içeriye itilen Tunus diktatörü Zeynel Abidin bin Ali’nin 23 yıllık diktatörlüğünün son buluşu, ya da kuşun geçmez kafeslerde “Mursi” ve Sudan’da Ömer el Beşir’in yargılandığı sürecin unutulmamasını ortaya koyuyor.

ABD damgalı askeri darbenin ülkeye getirmeğe çalıştığı “Müslüman Kardeşler- (İhvancı)” benzeri yapıları halk ret ederek, ülkenin köklerini teşkil eden laiklikten vazgeçmeyi asla düşünmediğini, yağa kalkarak, direnerek gösterdi. Ermenistan Başbakan NikolPaşinyan, bakanlar kurulunu acil olarak topladı, “Azerbaycan yönetimi, bölgesel istikrarı bozmaktan sorumludur.

Türkiye’nin bölgedeki istikrarsızlığı kışkırtmaya yönelik tutumu endişe yaratıyor. Türk Dışişleri’nin açıklaması geleneksel hale gelen Ermeni karşıtlığını, Azerbaycan’ın eylemine koşulsuz destek verileceğini ifade etmeleri kabul edilemez” demesi durum hakkında şimdilik bir yumuşama  olmayacağını gösteriyor.

SerjSarkisyan’ın diktatörlük çabaları

Paşinyan, Azeri hükümetinin ülkedeki iç sorunların üstünü örtmek için bir süredir anti-Ermeni kartını masaya koyduğunu savunması kutuplaşmayı arttırıyor” zira Ermenistan halkı da aynı sıkıntılar içinde ayağa kalkmış, isyan bayrağını açmış durumda. Daha yanın zamanda meydanlar, sokaklar hükümet aleyhine yükselen sloganlardan geçilmiyordu. Sözlerini, “Bakü, BM Genel Sekreterinin ateşkes çağrına olumlu yanıt vermedi.

Askerlerin savaş yanlısı, anti-Ermeni tutumunu öne çıkardı” şeklinde sürdüren Paşinyan, durumu inatlaşmaya, kutuplaşmaya doğru hızla sürüklüyor. 2018 tarihinde üçüncü kez başkan seçilmesi mümkün olmayan SerjSarkisyan, anayasal sınırlamaları zorlayarak, başkanlığı devretmiş ve 11 yıldır sürdürdüğü tek adam koltuğuna tekrar oturmuştu. Ancak muhalefetin doruğa çıkan gösterileri, isyanları karşısında istifa etmek zorunda kaldı.

Bilimsel kafalar halka barışçı yön vermeli

2018’de yapılan seçimleri; daha önce Londra Büyükelçiliği ve başbakanlık yapan ArmenSarkisyan, Cumhurbaşkanı olarak kazandı. Aynı zamanda fizik ve matematik öğretim üyesi olarak Cambridge Üniversitesi’nde görev yapmış bir bilim adamı. Dünya siyaset sahnesinde eşine ender rastlanan böyle düşünen bilim beyinlerin, toplumu daha barışçıl bir çizgide buluşturması zorunludur.

Halkların savaşlardan, kutuplaşmalarda ve düşmanlıklardan ne kadar acı çektiğini, yorgun düştüğünü en sade bireyler dahi duyumsuyor. Her şey ekonomi, her şey iş ve aş için olmalı. Bütün bu olumlu düşünceleri toplumlara aşılanmak istenmesine karşın, küresel sermayenin hizmetinde yer alan faşist partiler görevleri başında yer almaya devam ediyor.

Taşnak Partisi(ARF) gibi aşırı milliyetçi partilerin yer aldığı Meclis’te muhalefet bloğunun temsilcisi NikolPaşinyan, bir ümit ışığı olarak halkın desteğini kazanmış, ancak Ermenistan’ın sosyal, ekonomik ve siyasal çıkmazları toplumu bunaltmış durumda. Savaş çıkarmaktan başka bir çözüm bulamayan hükümetler, kısa erişimli kazanımlar peşinde koşmakta, milliyetçi duyguları sonuna kadar sömürmekte.

Dünya genelinde krize giren küresel finans sisteminin çökmekte olduğunu bir türlü içlerine sindirememekte… Oysa ipin ucu çoktan kaçmış, Covid 19 krizi bunun en çarpıcı kanıtı…Çözümsüzlük bataklığında bunalmış Ermeni halkı, 2018’de ümit bağladığı Paşinyan’ın yürüttüğü başarısız iktidardan, gençliğin, işçi, köylü sınıfının ve halkın tamamının, pankartlarda yükselttiği “Değişim, dönüşüm ve sosyalizm!” sloganı kapsamında iradesini “geri” talep ediyor.   

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: