Salgın günlerinde 65 yaş üstü yurttaşlar neler yaşadı? ‘Unutulduklarını, gözden çıkarıldıklarını düşünüyorlar’

sol_HABER MERKEZİ

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla 65+ Yaşlı Hakları Derneği Genel Müdürü Özlem Yalçınkaya ile salgın günlerinde yaşlıların neler yaşadığını konuştuk.

haber2Bugün 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü. 1 Ekim dolayısıyla salgın günlerinde kısıtlamaların öncelikli hedefi olan yaşlı yurttaşların neler yaşadıklarını 65+ Yaşlı Hakları Derneği Genel Müdürü Özlem Yalçınkaya ile konuştuk.


1 Ekim’in yaşlı hakları ve ihtiyaçlarını gündeme getirmek için her yıl önemli bir vesile olduğunu belirten Yalçınkaya, “Salgın döneminde herkesin çok iyi anladığı şeylerden biri, hizmeti götürenin de karar verenin de yaşlıları tanımadığını görmek oldu” dedi.

Bu durumun ihtiyaçların karşılanması ve özel hizmetler üretilmesi konusundaki boşlukları da gösterdiğini dile getiren Yalçınkaya, “Tabii ki olağanüstü bir dönemdi ve sadece yaşlılar değil başka birçok grup da etkilendi.

Ancak yaşlılara özel bir tablonun da olduğu ortada. Hakkında ilk kısıtlama kararı alınan da, kısıtlama kararı en son gözden geçirilen de yaşlılar oldu. Hatta birçok yerde bu kısıtlamalar il düzeyinde de devam ediyor” diye konuştu.

‘Unutulduklarını, gözden çıkarıldıklarını düşünüyorlar’

Kent kent ilerleyen kararlar silsilesinde zaten üzerindeki kısıtlama tam olarak kalkmayan yaşlıların yeni bir kısıtlama dalgasına maruz kaldığını gördüklerini belirten Yalçınkaya, “Neden evde kalması gerektiğine ikna olmakta zorlanan, işbirliği yapmakta, uyum göstermekte zorlanan yaşlıların sayısı artıyor. Gelinen noktada unutulduklarını, gözden çıkarıldıklarını düşünüyorlar” ifadesini kullandı.

HABER

‘Dünya Yaşlılar Günü’nde Türkiye’den manzaralar: Çalışanların yüzde 92’si kayıt dışı, geçinemiyorlar…

‘Çalışan yaşlı çıksın, çalışmayan evde kalsın’ yaklaşımı pandemi önlemiyle açıklanamaz’

Yaşlıların hayata katkılarının göz ardı edilebilir katkılar olmadığını, bunun sadece ekonomik boyutu olmadığını ancak bu boyutunun da çok büyük olduğunu dile getiren Yalçınkaya,  sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aktif çalışma hayatında olan yaşlıya izin çıkarıp aktif olmayana evde kal demenin pandemi önlemiyle açıklanacak tarafı kalmadı.

Bunun yanı sıra maske, mesafe ve hijyen şeklinde açıklanan önlemlere herkes kadar yaşlılar da eşlik edebilir.

Üstelik salgının geldiği nokta düşünüldüğünde ve bugünden yarına bir çözüm de olmadığına göre yaşlılara yönelik ucu açık bir kısıtlama uygulamasıyla karşı karşıya olduğumuz ortada.

‘Kısıtlamalar bu haliyle doğru ve sağlıklı değil’

Bu nedenle bu haliyle kısıtlamalar doğru ve sağlıklı değil. Yaşlı yurttaşları hayata katmanın yollarını bulmak, sağlamak gerekiyor.

En kırılgan ve ölüme en yakın oldukları yaklaşımı iyice kristalize hale geldi, bu da yaşlı ayrımcı yaklaşımı besliyor.

Kaldı ki evde kalmanın koruduğu iddiası, evinde yaşayan herkes hayata, çalışmaya devam ederken ne kadar mümkün?

Kısacası yaşlıların herkesin maruz kaldığından daha fazlasına maruz kalmaması gerekiyor ancak sonuç olarak yaşanan bu.

Büyük karantina döneminde yaşlılara sağlanamayan, götürülemeyen hizmetler de açık şekilde göründü. Buna ilişkin bir gözden geçirme yapıldı mı diye sorduk ama bir yanıt alamadık.

Yaşlıya “evde kal” demek ne demek, bunun etraflıca düşünülmesi gerekiyor.

Bu süreçte yaşlı yakınlarının yaşadıkları, onların desteklenmesi konusundaki eksikler de bir diğer sorun başlığı.”

sol_https://sol.org.tr/haber/salgin-gunlerinde-65-yas-ustu-yurttaslar-neler-yasadi-unutulduklarini-gozden-cikarildiklarini

‘Dünya Yaşlılar Günü’nde Türkiye’den manzaralar: Çalışanların yüzde 92’si kayıt dışı, geçinemiyorlar…

HABER MERKEZİ

Türkiye’deki milyonlarca yaşlı yurttaş, bu yıl 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nü açlık tehlikesiyle karşılamış oldu. Türkiye’de 65 yaş üstü çalışanlarda kayıt dışı istihdam 787 bin kişi ile yüzde 92’ye denk geliyor. Salgın günlerinde çalışmak zorunda olan bu emekçiler, kayıt dışı oldukları için hem işlerinden oldu hem de daha büyük bir yoksullukla karşı karşıya kaldı.

Salgın günlerinde 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirilirken, bu yasaktan 65 yaş üstü olup da çalışmak zorunda kalan emekçiler muaf tutulmuştu.

Ancak 65 yaş üstü olup da çalışan emekçilerin sadece yüzde 8’lik bir kesimi, yani 64 bini kayıtlı çalışıyor.

Yüzde 92’si ise, yani 787 bini kayıt dışı, ucuz iş gücü olarak çalıştırılıyor.

Sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle evlerine kapanmak zorunda kalan yüzbinlerce yaşlı yurttaş, bu nedenle açlık riskiyle de karşı karşıya kalmış oldu.

Türkiye’de yaşlılar için tablo ne?

DİSK Genel-İş Sendikası, salgının Türkiye’de de görüldüğü Mart ayında bir rapor hazırlamış, Türkiye’de 65 yaş üstü emekçilerin durumuna işaret etmişti.

Türkiye’de 65 yaş ve üstü nüfus oranının yıldan yıla arttığına işaret edilen raporda, “65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi iken son beş yılda %21,9 artarak 2019 yılında 7 milyon 550 bin 727 kişi oldu. Bu nüfusun, toplam nüfus içindeki oranı ise 2014 yılında %8,0 iken, 2019 yılında %9,0’a yükseldi” denildi.

‘Her 5 yaşlıdan biri tek yaşıyor’

Türkiye’de her 5 yaşlıdan birinin tek başına yaşadığının belirtildiği raporda, şu bilgiler yer aldı: Türkiye’de en az bir yaşlı fert bulunan hane sayısı 5 milyon 629 bin 421’dir. Bunlardan 1 milyon 373 bin 521’ini tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturuyor.

Toplam yaşlı sayısının 7,5 milyon olduğu dikkate alındığında Türkiye’deki yaşlıların yüzde 18,2’si evde tek başına yaşamaktadır. Covid-19 nedeniyle dışarı çıkma yasağı olan ve tek başına yaşayan 65 yaş ve üzeri nüfusun sağlık sorunu yaşadığında ya da temel ihtiyaçlara gereksinim duyduğunda nasıl yardımcı olunacağı ve önlem alınacağı belirsizdir.

HABER

Salgın günlerinde 65 yaş üstü yurttaşlar neler yaşadı? ‘Unutulduklarını, gözden çıkarıldıklarını düşünüyorlar’

Yoksulluk oranında sadece ABD’nin gerisinde 

Covid-19’un yoğun olarak görüldüğü ülkelere kıyasla Türkiye’deki yaşlıların yoksulluk oranı da oldukça yüksek. Bu yüksek oran, Türkiye’deki yaşlıların yaşam beklentisinin de diğer ülkelere göre daha düşük olmasına neden oluyor:

65 yaş üstü çalışan sayısı artıyor

65 yaş üstü nüfusun önemli bir kısmı geçinebilmek için çalışmak zorunda kalıyor.

2014 yılında toplam 65 yaş ve üstü nüfus içerisinde çalışanların oranı yüzde 11,2 iken, 2019 yılında bu oran yüzde 11,6’ya yükseldi.

İşsizlik oranı ise 2014’de yüzde 2,1 iken 2019 yılında yüzde 3’e yükseldi.

65 yaş ve üstü çalışanların kayıt dışı çalıştırılma oranı da çok yüksek.

65 yaş üstü çalışanlarda kayıt dışı istihdamı 787 bin kişi ile yüzde 92. 65 yaş üstü çalışanlardan sadece 64 bin kişi yani yüzde 8’i kayıtlı. Kadınların yüzde 3,5’i (8 bin kişi) kayıtlı iken yüzde 96,4’ü (218 bin kişi) kayıt dışı, erkeklerin ise yüzde 9’u (56 bin kişi) kayıtlı iken yüzde 91’i (569 bin kişi) kayıt dışı.

HABER

Emeklinin ikramiyesine bile el koydular: ‘Evde kal diyorlar, ekmek alacak paramız yok’

sol_https://sol.org.tr/haber/dunya-yaslilar-gununde-turkiyeden-manzaralar-calisanlarin-yuzde-92si-kayit-disi

LÜTFEN EN ALTLARDA OLAN YORUMU DA OKUR MUSUNUZ?

Bir Yanıt

  1. Yaşlılar unutulduklarını düşünüyorlar!-MIŞ!
    Nedenmiş O?

    ++
    Bu sav baştan sona yanlıştır, hatalıdır, doğru değildir!
    Yaşlılık zaten unutulmuşluktur!
    Yaşlılık zaten bir kenara konulmuşluktur!
    Yaşlılık zaten doğası gereği işi bitmişliktir!
    Yaşlılık zaten
    bir hiç, yani HİÇ KİMSE olmaktır!
    Bunun coronayla-moronayla bir ilgisi bağlantısı yoktur.
    ++
    Coronadan önce neydi farklı olan?
    Hiçbir şey önce olduğundan farklı değil, sadece biz öyle olduğunu var sayıyor öyle olsa ne iyi olurdu-nun hayaliyle avunuyoruz.
    Şimdi corona var diye herkes bizimle, yani yaşlılarla ilgilensin istiyoruz.
    Peki coronanın özelliği nedir ki böyle bir ayrıcalık istiyor-bekliyoruz?
    ++
    Zaten corona yokken de, adı sanı bilinmiyorken de yaşlılar unutulmuşlardı.
    Doğa böyle, doğanın yaşamını sürdürme kanunları böyle.
    Yaşlı insan yalnızdır,
    yaşlı insan unutulmuştur,
    yaşlı insan artık bir HİÇtir.
    Ve yaşlılık sırayladır,
    sırası gelen bu listeye istese de istemese de dahil olacaktır.
    Yani yaşlılıktan,
    yalnızlıktan,
    unutulmuşluktan kaçış yoktur!

    ++
    Bunu kabullendiğimiz an yaşam tekrar normale dönecektir.
    Yoksa, durduk yerde kendi kendimize huzursuzluk yaratıyor, hani fırsattan istifade;
    “hey arkadaş tamam corana size de bulaşıyor-bulaşabilir ama,
    arada bir bize, yani yaşlılara da baksanız”
    gibi bir istekte bulunuyoruz…
    Boşuna bir çaba!
    ++
    Biz diyoruz ki bu, boşuna bir uğraştır ve doğru da değildir.
    Yanlış mı düşünüyoruz sizce?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: