İnsan binlerce yıl yaşadığı yabani hayattan sonra, nerede, ne zaman ve nasıl uygar bir yaşama geçti?

yasliİsmet GEDİK

Bilgiyle Oluşumlar (Bölüm 6-7/16)

Bundan sonraki bölümlerde insanlığın yabani yaşamdan uygar insana dönüşümü ve sonradan nasıl zombileştiği işlenecektir.

Böyle bir bilgi oluşturma yeteneğiyle donatılmış insan türünün gelişimini görelim.


İnsan ilk olarak 2.5 milyon yıl önceleri Doğu-Afrika’da şekilde gösterilen yerde ortaya çıkar. Bilgi oluşturma yeteneğiyle donatılmış insan türünün gelişimi buzul devirlerine denk gelir.

Buzul devirlerinde ise, Kuzey yarı kürede 2,5 km kalınlığında bir buzul örtüsü İngiltere, İsveç, Polonya, Rusya gibi ülkeleri örter. Deniz seviyesi ise bu kadar buzulu oluşturacak kadar, yani 130 m. kadar düşer.  Şekle dikkatlice bakmanız önerilir.

Dünyada önce insana benzeyen ve iki ayağı üzerinde kambur şekilde yürüyen Australopitechus adlı cins 5 milyon yıl önceleri ortaya çıkmıştır. Beyni bebek beyni kadardır.

Sonra 2.5 milyon yıl önceleri beyni daha büyük olan ve tam dik yürüyen Homo habilis ortaya çıkar. Daha sonra beyni biraz daha büyük olan Homo erectus ve en son olarak da Homo sapiens adlı çok daha büyük beyinli insan ortaya çıkar.

Afrika kökenli atalarımızdan Homo erectus 1.9 milyon yıl önce Asya’ya, sonra da Avrupa’ya yayılır. Daha büyük beyinli Homo sapiens’in iki alt türü vardır. Biri yaklaşık 70 bin yıl önce yine Afrika’da ortaya çıkan modern Homo sapiens, diğeri daha önce 500-600 bin yıl önceleri ortaya çıkan Neandertal insanı ile temsil edilen eski Homo sapiens.

 Şimdi bu modern insanın dünyadaki gelişim aşamalarını görelim.

Afrika’dan dünyaya yayılmak üzere 70 bin yıl önce yola çıkan insan, Asya ve Avrupa’ya gidecektir. Ama Avrupa ve Asya buzul devri nedeniyle kar ve buz örtüsü altındadır, çünkü hem çok kuzeyde, hem çok yüksek konumlu olduğundan, buzul örtüsü olmayan bölgelerinde bile yaşama uygun değildir.

Buzul devri günümüzün KARA-KIŞINA denk gelir. KARA-KIŞTA Anadolu’nun 200-300 metreden yüksek tüm bölgelerinde kar vardır. Dolayısıyla oralarda yaşamak nerdeyse imkansızdır. Buzul devri insanlarının çanak-çömlek gibi su taşıyacak şeyleri yoktu. Ev-çadır gibi olanakları da olmadığından sadece su kaynakları yakınındaki mağaralarda   yaşayabiliyorlardı. Bu nedenle yaşama en uygun alan şekilde gösterilen Basra-Hürmüz-Ovasıdır.

Buzul devrinde Güney-Batı Asya şekildeki gibidir: Basra-Hürmüz Ovası yaklaşık 200 km genişliğinde ve 700 km uzunluğunda bir ovadır. İçinden Dicle ve Fırat gibi iki büyük ırmak akar! Hürmüz boğazı yakınında içinde adalar bulunan bir göl vardır.

Bu ortamda yaşayan insanlar 2 farklı kültür oluşumu geliştirmişlerdir:

Birincisi Ova düzlüğünde yaşayanlar tarafından geliştirilen kültür= Ova-kültürü

İkincisi göldeki adalar üzerinde yaşayanlarca geliştirilen kültür= Ada-Kültürü.

İnsan binlerce yıl yaşadığı yabani hayattan sonra, nerede, ne zaman ve nasıl uygar bir yaşama geçti

(Devamı var.)



y

Yazı keşfedilmeden önceki zamanlarda insanlık önemli hayat deneyimlerini akşamları ocak-başı toplantılarında anlatırlardı.

yasliİsmet GEDİK

Bilgiyle Oluşumlar (Bölüm 7/16)

Bu şekilde nesilden nesile aktarılan EFSANELER oluşmuştur. Eflatun da, Atlantis hikayesini Mısır’daki bir tapınakta Mısır’ın doğusundaki bir ülkede 10-12 bin yıl önceleri gerçekleştiği anlatılan bir EFSANEden aldığını yazar.

Önce Ova-kültürünü görelim:  200 km.lik çok verimli ovanın sadece ırmak kenarındaki 10 km.lik bir dar şeridinde yaşanabiliyordu (su). Artan nüfusa yer açmak için ovanın her tarafının yaşanılır yapılması gerekiyordu.

Bu insanları çok zor bir duruma sokar. Zor durumda kalan tüm varlıklar Dinamik Sistemler Fiziği gereği, karşılıklı bir ortak davranışa girmek zorundadırlar. Ovalılar da bu doğa yasasına uyarak, günümüzde Anadolu’da hala yaygın olan imece usulünü hayata geçirip ovanın her tarafına su kanalları döşerler. Bunun böyle olduğunun bir kanıtı, Eflatun’un Atlantis hikayesidir.

Yazı keşfedilmeden önceki zamanlarda insanlık önemli hayat deneyimlerini akşamları ocak-başı toplantılarında anlatırlardı. Bu şekilde nesilden nesile aktarılan EFSANELER oluşmuştur. Eflatun da, Atlantis hikayesini Mısır’daki bir tapınakta Mısır’ın doğusundaki bir ülkede 10-12 bin yıl önceleri gerçekleştiği anlatılan bir EFSANEden aldığını yazar.

Basra-Hürmüz-Ovası Mısır’ın doğusunda değil mi?

Evet!

Eflatun’un belirttiği tüm kriterleri içeriyor mu?

Evet!

Jeolojik ve arkeolojik veriler Eflatun’un anlatımlarıyla uyuşuyor mu?

Evet!

Öyleyse bundan sonra bu ovaya Atlantis-Ovası ve Gölü denilecektir.

Buzul devri sonunda, 12-13 bin yıl önceleri deniz seviyesi yükselmesi nedeniyle Ova denizle kaplanmaya başlayınca insanlar göçmeye zorlanır. Kuzeyde yüksek dağlar hala kar ve buz örtülü, güney su-suz bir çöl. Tek bir yol var:

Irmak vadileri boyunca kuzey-batıya kaçamak. Kuzey batıda tam o sıralarda Kar-ve buz örtüsü ergimesiyle yaşama açılan Güney-Doğu Anadolu ideal bir ortam ve Göbekli Tepe, Hallan Cemi, Nevali Çori gibi noktalara yerleşilir.

Şimdi dünyanı her yerinde 11-12 bin yıl önceki insanlar hala yaban hayat içinde birbirlerine rakip olarak yaşarken, Göbekli Tepe gibi yerlerde uygarca, karşılıklı iş birliği içinde yaşayan insanların muazzam işler başarmalarının arkasındaki gizem anlaşılır oldu mu? 

Çünkü önceki yaşamlarında, Devasa bir ovanın hertarafını yaşanabilir yapabilmek için birbirlerini rakip olarak görmekten vazgeçip, ortaklık oluşturmuşlar, bu sayede hem üretim-verim artmış, hem artık geceleri korkusuzca uyuyabilmişlerdir.

Şimdi bir ara verip, bu ovada yaşayan insanların nasıl bir dil konuşmuş olabileceklerini görelim.

Türkçenin de dahil olduğu Aglütine diller BİRLEŞİK özelliklidir. “Evlerinizdekiler” tek sözcüğü  Hint-Avrupa dil grubundaki dillerde «The things in your house» şeklinde 5 sözcüğe PARÇA-lanmıştır.

70 bin yıl önceleri Doğu Afrika’da ortaya çıkan modern insanların ataları olan Homo sapiens sapiens’in konuştuğu dil aglütine bir dildir. Günümüzde Afrika’nın bu bölgesinde Swahili denilen şekilde gösterilen özellikli aglütine bir dil

konuşulmaktadır. Atkinson (2011) dünyadaki tüm dillerin Afrika’daki bu toplumdan kökenlendiğini bilgisayar yardımlı programlarla yüzlerce günümüz dilini kıyaslayarak ıspatlamıştır.

Tüm insanlık bu en son modern insan soyundan geldiğinden, aglütine diller dünyada en yaygın dil grubudur. Amerika yerlileri dahil, Amazon ormanlarında Piraha denilen en ilkel kabilenin dili bile aglütinedir.

Hint-Avrupa dil grubu,  yaklaşık 5-6 bin yıl önceleri oluşturulmuştur. Halbuki aglütine dil grubu onbinlerce yıl öncesinden beri vardır.

Şimdi Atlantis Ovalıların Göçlerini görelim:

Avrupa ve Batı-Asya’nın ilk sakinleri Atlantis-Ovalılardır, çünkü o belgelerde daha önceleri pek insan yaşayamıyordu.

Avrupa’nın ilk sakinlerinin dillerinin aglütine olduğu, Bask, Akitan, Etrüsk, Minos gibi toplulukların dillerinin aglütine olmasından anlaşılmaktadır.

Günümüzde bu bölgelerde indo-german dillerin konuşulmasının nedeni biraz sonra açıklanacaktır.

Şekilde görüldüğü gibi, Orta-Asya’da konuşulan tüm Türki dilli kavimler Basra-Hürmüz Ovasından göçerek oralara ulaşmışlardır. Dolayısıyla Türklerin Anavatanı Orta-Asya değil, Basra-Hürmüz Ovasıdır.

Göbekli-Tepe, Çatalhöyük gibi Anadolu kültürünü oluşturmaya başlayan insanlık Anadolu gibi bakir topraklarda 10-12 bin yıldan beri yaşamaktadırlar. Tamamen hizmet alışverişlerine dayalı, «özgürlük-eşitlik-kardeşlik» içinde «Ahilik» gibi bir kültür söz konusudur.

Peki «Liberté, égalité, fraternité» kavramı neden 1789 Fransız ihtilaliyle iki asır önce ortaya atıldı? Bu sorunun yanıtını biraz sonra göreceksiniz.

(Devamı var.)

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: