Ünye-Fatsa Köylüleri Ayakta

özkayaOrhan Özkaya (Yazar)

Bütün doğa katliamlarına karşı halk ayakta

Ülkeyi delik deşik etmeye kararlı maden yağmacıları, bu kez Ordu’nun Ünye-Fatsa ilçeleri köyleri hedefe yerleştirilerek, buralara karargâh kurdular.

Sondaj yapılan alana gelen köylüler, durumu protesto ederek, harekete geçtiler, “toprağımıza ve doğamıza sahip çıkmaya devam edeceğiz söylemleriyle duruma müdahale etmeye çalıştılar. Ancak güvenlik güçleri her yerde olduğu gibi karşılarında set oluşturarak, etraflarını kuşattı.


Biber gazıyla köylüyü dağıtarak, çok sayıda kişiyi gözaltına aldılar. Köylünün oturma eylemine karşı biber gazı kullanılması kitleyi geri adım attıramadı. Kadınlara karşı olumsuz tavırlar alınması, kadınların darp izlerini göstermeleri jandarma komutanının, “senin ne işin var burada” şeklinde tepkisine neden oldu. Sondaj makinelerinin fındık bahçelerine girmesine karşı jandarma barikatlarını aşan halk, makinelerin yanında oturma eylemine geçti.

        Karadeniz dağları, taşları, ormanları yok ediliyor   

    Bahçelerine karşı tahribata geçilmesine isyan eden halk, kendilerine jandarmanın bölgeyi terk etmeleri ihtarlarına karşılık, “ Bahçemizde oturuyoruz, biz buradan ekmek yiyoruz!” diye tepkilerini ortaya koydular. “Sondaj makinesinin önünde oturma eylemi yapıyoruz; jandarma gaz maskesini takarak, dün komşu köye sıktığı biber gazının ardından bu sefer bize müdahaleye başladı. Oradaki sondaj tamamlandı, sıra bize geldi. Biz demokratik hakkımızı kullanarak oturma eylemi yapıyoruz” diye karşılık verdiler.

İlçenin diğer köyleri olan Yeşilkent, Çiğdem, Üçpınar ve Fatsa’nın Kirazbeli köyünde şirketin çalışmalarına köylülerin tepkisi üzerine, jandarma müdahelesi yaşandı. Çok sayıda yaralı olduğu belirtildi…

Üç köyünde ablukaya alınması sırasında 2 kadın ve 10 göstericinin gözaltına alındığı gözlendi. Daha sonra serbest bırakıldılar. Defalarca bu maden sondaj çalışmaları teşebbüsü olduğu, ancak köylünün her defasında direniş göstererek çalışmaya izin vermediği ortaya çıktı.

        Yaşlılar bastonları havada sallayarak isyan ediyor

    Köylü eylemsizliğe bir anlamda karşı çıkıyor, Ordu ilinin maden tahribatu yapılmayan alanı kalmamak üzere, Ünye ve Fatsa ilçelerinde başlayan terpkiler hızla yayıldı. Yeşilkent, Kirazbeli, Çiğdem, ve Üçpınar köylerindeki halk, tahribat karşısında nöbet çadırı kurarak, nöbete başlamıştı. Ancak 16 Eylül tarihinde çadır yakılarak, halk tehdit edilmeye çalışıldı; ancak halk toplanarak olaya karşı, büyük bir karşı duruş sergiledi.

“Buradayız, varız, toprağımıza sahip çıkıyoruz. Bu yanık çadır bu biçimiyle kalacak. Mücadelemizin sembolü olacak. Yenisini kuracağız” denilerek, direnişin tüm baskılara karşı süreceği ilan edildi. Köylülerin ayağa kalkması ülke ormanlarına, yeşil alanlarına, faunasına, florasına, sahip çıkması anlamını taşıyor. Kendi tarım alanlarını korumaya çalışarak, ülkenin üretim gücünün yok edilmesine karşı tavır alıyorlar.

        Ağaç katliamına yoğun halk isyanı ve Kazdağları 

    Karadeniz’de halk, ağaç kıyımına karşı en büyük tepkilerle halkımızın bu konuda duyarlılık göstereceğini bildiği için, bir anlamda desteğini almaya çalışıyor. Karadeniz’de maden arama ruhsatı alınmadık alan bırakmamış olan maden şirketlerinin tahribatına karşı halk, ayağa kalkarak isyan etmeyi uzun zamandır sürdürüyor.

Karadeniz’li kadınların çağrılarına olumlu karşılıklar vererek, köylünün üretim arzusu sınırsız destekleniyor. Bu desteği Kazdağları’nda en doruk noktaya ulaştırarak başarıya ulaşılmıştı. Yine Salda Gölü’nde, Kanal İstanbul’da ve HES’ lerde sürdü. Halk ülke varlıkları, zenginlikleri konusunda kıskançlıkla sahip çıkıyor.

Dereleri, fındığı ve çayı söz konusu olunca karşısına konan engelleri önemsemeden aşması ona özgüven kazandırıyor.Dünya küresel şirketlerinin ülkenin yeraltı kaynaklarını, ormanlarını ve ağaçlarını yok ederek sömürmeye çalışması bitmeyecek bir kapitalist sistemin yağma zihniyetinden başka bir şey değil.

Ancak bu zihniyet bütün ülke halklarının çelikleşmiş sert direncine çarparak dağılıyor. Dünya gençliği yeni bir çizgide buluşarak, düzenlediği gösterilerde, geleceğin değişim ve dönüşüm mesajını haykırıyor. İletişim çağının zirvesinde yaşayan halklar, en küçük bir iletiyi hemen algılayabiliyor, toplumsal ilkeleri özümseyerek, geleceğe taşıyor.

Dünya gençliği kendi ülkesinin halkıyla bütünleşerek, sistemin çelişkilerini bilinçlere taşıyor. Ülkemizde ise kadın sorunları ele alınrken “Kadın Ünivesitele”riyle ilgili çalışma 2021 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nda yer almakta. Kadın cinayetleri, kadınlara ve çocuklara yapılan tecavüzler, saldırılar, tacizler, gündeme alınmadan, kadınların ayrıştırılarak dışlanması hız kazanmış bulunuyor.

Japonya’daki Geyşa Okulları örnek alınarak, ülkemiz koşullarına taşınan bu sistem, o ülkenin yapısı dikkate alınmadan getiriliyor. Onların laiklikle bir sorunu yok; geleneksel, turizm amaçlı fantazi mistik bir uygulama…

         Karadeniz kadınları ve işçilerin kadın başkanı

    Son dönemin en can alıcı sorunu olarak öne çıkan “Kıdem Tazminatı” söz konusu yapılarak, eleştirilmiş, işçi sınıfının bugünkü lideri olan DİSK’in kadın Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu, Meclisteki Torba Yasa’ya karşı DİSK kurucularından, “… Rıza Kuas’ın mezarı başında bir kere daha süz veriyoruz ki, başta kıdem tazminatı olmak üzere kazanılmış haklarımıza yönelen bütün saldırılara karşı DİSK olarak bütün gücümüzle mücadele edeceğiz” diyerek ekledi, “Çocuklarımızın emeklilik hakkına, kıdem tazminatına dokunmayın” diye hükümete seslendi.

Türk-İş, “Kıdem tazminatını, iş güvencesini ve emeklilik hakkını kaldıran kölelik yasasına hayır.”, “ Kıdeme uzanan eller kırılsın”, “Kölelik yasası geri çekilsin”, “Hükümet yasanı al başına çal” pankartları arasında söz alan Türk-İş Temsilcisi Adnan Uyar, “25 yaşaltı ve 50 yaş üstündekilere ‘istihdam kolaylığı sağlayacağı’ iddia edilen düzenleme, aslında belirli süreli iş sözleşmelerinin yaygınlaşmasına, kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilerin en temel istihdam güvencelerinin ve çalışma barışının ortadan kalkmasına, sendikal yaşamın alt üst olmasına neden olacak.

Böyle bir düzenlemeye karşı çıkmazsak hem kendimize hem de çocuklarımıza çok büyük kötülük yapmış oluruz. Meclis’ten geçen sözüm ona istihdan paketi, işverene teşvik, muafiyet ve af getirmiştir. İşsizlik Sigortası Fonu, işvereni teşvik fonuna dönüştü. İşçinin emeği sermayenin sömürüsüne bırakılıyor” diyerek, salgının fırsata çevrildiğini aktardı.

Karadeniz Bölgesi’nin “Sahil Yolu”, “Yeşil Yol” gibi yapılarla her sel felâketinde büyük toprak kaymalarına, erozyonlara neden olurken, birde maden ruhsatı verilen çok  sayıdaki küresel şirketlere ayrıcalık verilmesi, ÇED raporu sağlanması bu tepkileri zirveye çıkarıyor.

Uzun Göl’ün yazgısı ortadayken yeni katliamlara meydan vermeyin!

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: