Polonya’ lı Kadınlar İsyana Devam Ediyor

özkayaOrhan Özkaya

Polonya’lı kadınlar daha önce yasaya karşı ayaktaydı

    Polonya Anayasa Mahkemesi tarafından geçen 22 Ekim’de verilen kararın, kadınların aleyhine hükümler taşıması ve çok daha zor koşullar içermesine karşı halk zaten sokaklardan eve girmiyor.

Bu kez ülkenin bütün kent merkezlerine, ilçe ve kasabalarına yayılmış durumda. Kürtajın kontrol altına alınması ve kuralların sıkı tutulmasına yönelik açıklamayı yapan Başbakan Beata Szydlo, Katolik Kilisesi ve muhafazakâr kamuoyuna dayanarak iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi (PIS-Prawo Sprawiedliwosc) aşırı sağcı görüşlerine sadık kalmayı sürdürerek, bu yasayı hazırladı.


1993’de çıkartılan kürtajı yasaklayan yasanın da gerisine düşen kararıyla Anayasa Mahkemesi, 22 Ekim kararında fetüsü de kürtaj yapılma koşulundan çıkararak, sadece tecavüz, ensest ve hamileliğin kadının sağlığını tehlikeye düşürmesi halinde yapılabileceğini kabul etmesi, önceki yasanın da gerisine düşmesine neden oldu. Bu durum karşısında kadınlar “Siyah Elbise” hareketini genişleterek, diğer illere ve kasabalara kadar ulaştırdılar. Bir anlamda Polonya halkı ayağa kalktı.

İktidar ekonomik çıkmazı bu yasayla örtüyor 

    Daha önce başlatılan “siyah elbise” eylemi bu kez ülke çapında isyana, direnişe geçilmesine neden oldu. Zaten halk, neo-liberal ekonominin baskısı altında iyice yoksullaşmış, iktidar bu durumu örtmek için, gerici, yobaz Katolik Kilisesi’nin azınlığa hitap eden taleplerini kendisine Polonya’nın tutucu yapısı destek olur taktiğiyle zaman kazanmanın yolunu açmaya çalışıyor. Halk Adliye, hükümet binaları, kilise, parlamento, iktidar binaları önünde eylemler düzenliyor. Eylemlere sol partiler, feminist örgütler, kadın dernekleri, sendikalar, büyük bir halk kitlesi katılarak destek veriyor. Bu yasayı halktan kaçırarak 23 Eylül’de kabul etmiş, bir ay sonra 22 Ekim’de de Anayasa Mahkemesi daha da sıkı bir değişiklikle onaylamış bulunuyor. Sol-Birlikte Partisi temsilcisi “insanlar öfkeli, Katolik kilisesi yaşama ve özel hayata müdahale ediyor. Halk bu durumu kabul etmiyor. Hükümete tepkiler aylardır, hatta on yıllardır sürüyor. Ancak bu yasa artık son akıl almazlık ve küstahlık oldu” şeklindeki tepkisini ortaya kodu.

Bu yasa 2016’da halkın ayaklanmasıyla çıkarılamadı

    Bütün bunlara karşılık iktidarın Başbakan Yardımcısı Jaroslaw Kaczynski’nin eylemlerin Covid19 riski taşıdığını, herkes için tehlike taşıdığını belirtmesi ve kiliseye karşı çıkanların nihilistler olduğunu vurgulaması tepkilere neden oldu. Kilise’nin tek ortak ahlaki sistem olduğunu, bu kişilerin toplumun malum kesimlerinin en kötüleri olduğunu, bu kişilerin kiliseye yönelik saldırılarının Polonya’yı yok etmeyi amaçladığını sözlerine ekledi. PIS Partisi üyelerine kiliseyi savunma çağrısı yapması toplumu ayrıştırmak, düşmanlık tohumları atmaya neden olmakta. Oysa kadınlar bu mücadeleyi on yıllardır sürdürdüklerini, 1990’dan bu yana sokaklarda bulunduklarını belirttiler. Katolik Kilisesi, bu katı tutumunu, ülkenin yönetici elitleri ile birlikte yürütüyor. Bu gerici saldırılar Dayanışma Sendikası’nın iktidarında Katolik Kilisesi’yle yaptığı işbirliğiyle başladı ve kürtaj yasası çıkartılarak toplumun yaşamı kelepçelenmeye çalışılıyor. Polonyalı bir kuşak en acımasız cinsel saldırı altında kalarak, bugün 50-60’lı yaşlara gelmiş oldu.

Polonya halkı değişim ve dönüşüm istiyor

    Polonya halkı tükenmiş iktidarı değişim ve dönüşümle devirmek istiyor; bütün ülkelerdeki gibi Polonya’da da kadınlar isyanın başını çekiyor, öncülüğünü yapıyor. 2016’da bu sıkı kontrol yasası çıkartılmak istendi, ancak yoğun bir halk hareketi karşısında “Kara Eylemler” süreciyle geri adım attırıldı. Sol-Birlik Patisi sözcüsü “Zofia Milistz, İktidarın yargıda yaptığı değişiklerin etkisiyle Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra, bu yasayı yürürlüğe koydular ve kürtajı Anayasa Mahkemesi’yle yasaklamış oldular. Böylece Mahkeme siyasetin içine dâhil oldu” diyerek, yapılan açıklamaların partinin stratejisini içerdiğini sözlerine ekledi. “Herkes için bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Toplumsal dayanışma ve ayrımcılık karşıtlığını yansıtarak, kendi anayasamıza kavuşacağımız bir Polonya istiyoruz” diyerek, sokakta isyanda kalmaya ve muhafazakârların saldırısına direnmeye yeminli olduklarını belirtti.

Dünya devrimcileri mücadeleyi bırakmıyor

    Milistz, halkımızla birlikte; “Değişim ve dönüşüm istiyoruz. Bu eylemler ülke dışına yayılmış bulunuyor, yankısı bütün ülkelerin kadın direnişçileri ve halkına ulaşmış bulunuyor” sözleriyle açıklamalarına son verdi. Bu kürtaj yasasının ABD destekli olduğu anlaşılıyor. Trump’ın özel avukatının ve “Amerikan Hukuk ve Adalet Merkezi-ACLJ” tarafından Anayasa Mahkemesi kararı desteklenmiş ve aktif şekilde hareket etmişler. 1990’daki hareketleri de kilise ve ACLJ mahkemeye verdikleri dilekçeyle çıkacak kararı destekleyeceklerini belirttiler. Bütün dünya devrimcileri hızla ilerliyor.      

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: