Toplum yönetiminin 4 bin yıl önceleri tepedeki asil-soylu olduğuna inanılan kişilere teslim edilmesiyle sömürü ve emperyalizm başlar.

yasliİsmet GEDİK

Bilgiyle Oluşumlar (Bölüm 11/16)

11a.pngDünyada sömürü düzeni tepeden sahiplenilen DEVLET sistemleriyle başlar.

Yaklaşık 5 bin yıl öncelerine kadar Atlantis-Ovalıların kültürü Avrupa ve Batı Asya’da etkili ve egemen olmuştur. Ama 5300 yılından sonra krallık sisteminin gelişmesiyle istilacılık ve sömürgecilik dünyada yayılmaya başlar.


11a.png

Narasimhan et al. (2019) genetik ve arkeolojik verilere dayanarak, Hint-Avrupa dilli Yamnaya bozkır kültürünün 5 bin yıl önceleri Avrasya bozkırında oluştuğunu ve oradan Avrupa ve Asya’ya yayıldığını belirtirler.  

Hint-Avrupa (İndo-german) kültürü Ukrayna- Kazakistan arası  bölgede 5500 yıl önceleri oluşmaya başlar. At gibi hızlı ve yük taşıyıcı bir hayvanın evcilleştirilmesi, yaşamı çok hızlandırır. Çünkü tunç gibi çok sert ve dayanıklı madde At gibi bir hayvanın evcilleştirilmesiyle birleştirilince, fetih ve yağmacılık kolaylaşmış olur.

 Kuzeydekiler Atlar ve At-arabalarıyla savaşırken, Güneydekiler eşeklerin çektiği arabalarla işlerini görebilirler.

Böyle olunca da at-kültürüne sahip olan toplumların istila gücü muazzam artar ve Yamnaya Yağmacılığı oluşur.

Devlet denilen tepeden sahiplenici ve yönlendirici hayat görüşü Yamnaya (bozkır) Toplumu ile birlikte düşünülünce, yanına birkaç bin paralı asker toplayan Efendiler karşılıklı ortaklık içinde yaşayan barışçıl toplumları kolayca istila etmeye başlarlar.

3-4 bin yıldan beri devam eden bu istilacılığa ait 4 örnek vermek istiyorum.

1.Örnek “Tollense river battle” olarak yaklaşık 20 yıl önceleri keşfedilen bir katliamdır:

Haritada Yamnaya-göçebelerinin Avrupa’ya göç güzergahında bulunan Tollense adlı bir yer gösterilmektedir. Bu noktada 1996 yılında tamamen şans eseri çok eski bir katliamı yansıtan bir kemik bulunmuştur.

Bunun üzerine o nokta civarında kazılar yapılarak bu kemiğin çok büyük bir savaşın delili olduğu ortaya çıkmıştır.

1996 yılında Almanya’nın Mecklenburg eyaletindeki Tollense Deresi vadisinde üst-kol-kemiğine bir çakmaktaşı saplanmış haldeki bir kalıntı amatör bir arkeoloğun dikkatini çekmiştir.

11b.png

Sonra 2009 -2015 yılları arasında bölgede arkeolojik kazılar yapılmış ve 3-kmlik bir dere şeridi boyunca o yörede korkunç bir savaş (Tollense river battle) yaşandığı ortaya çıkarılmıştır.

2013 yılında bölgede yapılan jeomagnetik araştırmalar savaşın gerçekleştiği alanda 120 m. uzunluğunda bir köprü bulunduğunu ve savaşın bu köprü çevresinde yoğunlaştığını göstermiştir.

11c.png

Kemik ve dişlerde yapılan stronsiyum, karbon ve oksijen izotop analizleri insanların o bölgenin yerlisi mi yabancısı mı olduğunu gösterebilmektedir. Bu tip analizlerin sonucunda, savaşan taraflardan birinin yerel toplum olduğu, diğerinin ise çok uzaklardan gelmiş olduğu anlaşılmıştır.

Gene izotop analizleri uzaklardan gelmesi gereken savaşçıların “darı= millet” ile beslenmiş olduklarını göstermektedir. Bu “darı = millet” bitkisinin ise 8-10 bin yıl önceleri Çin gibi Doğu-Asya’da yetiştirilmeye başlandığı, 5 bin yıl öncelerine doğru Karadeniz kuzeyine kadar yayıldığı bilinmektedir.

Savaş alanında çok sayıda at iskeleti bulunmuştur. At yaklaşık 5 bin yıl önceleri Kazakistan’da evcilleştirilmiş ve ondan sonra da Yamnaya göçebelerinin kullandıkları en önemli binek hayvanı ve savaş yardımcısı olmuştur.

Tollense savaşı tam bir katliam savaşıdır çünkü bir tarafta sadece çiftçilikle geçinen ve ellerinde ziraat aletlerinden başka bir şey bulunmayan toplum mensupları vardır. Diğer tarafta örgütlü bir savaş ordusu vardır. Üstelik bu örgütlü ordu sadece silahlı erlerden değil, atlı-süvarilerden oluşmaktadır.

İşte Yamnaya-göçebeleri Avrupa’yı böyle istila etmişler ve indo-german dilini ve kültürünü Avrupa toplumlarına böyle kabul ettirmişlerdir.

Avrupa’nın aglütine dilli eski yerli kavimleri indogerman dilli (İngiliz-alman-İspanyol-slav-roman) gibi kavimlerce istila edilir ve kültürleri baskılanır, indogermanlaştırılır.

Bunun en güzel delilini “Bulgar” halkı verir. Bulgarlar eskiden Türkçe gibi aglütine bir dil konuşurken, slav kültürü etkisine girermişlerdir.

Bask toplumu yaşadıkları bölgenin çok sarp-dağlık olmasının da etkisiyle, Hint-Avrupa dili etkisine girmeyen tek toplum olarak hala direnmektedir.

(Devamı var.)

11a.png

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: