Beynimizin Gelişimi ve Tanrı Düşüncesinin ortaya çıkışı (5 ve 6. Bölüm)

yasliİsmet GEDİK

Homo erectus- Öz-farkındalıklı beyin

Homo habilis yaklaşık 2 milyon yıl öncelerine kadar yaşamış, sonra ondan evrimleşen yaklaşık 950 cm3 beyinli Homo erectus onun yerini almıştır.

Bu Homo erectus Afrika’dan çıkıp, tüm Asya ve Avrupa’ya yayılmıştır. Homo erectus odundan iki ucu sivriltilmiş mızraklar ve büyük el-baltaları gibi daha gelişmiş aletler yapma becerileri yanında “Ateş yakması”nı da keşfeden insan olarak bilinir


Homo erectus kafataslarını inceleyen araştırmacıların Homo erectus’un beyni “modern insan beyniyle ilginç benzerlikler” gösterdiklerini, bu benzer özellikler arasında ön singulat, insula ve alt parietal alanların da bulunduğunu saptarlar. (Singulat ve insula korteksin daha derinlerdeki en son gelişen bölgelerdir.)

Söz konusu alanların bilinen çok sayıda fonksiyonu olsa da paylaştıkları tek işlev öz-farkındalıktır.

Homo erectus’un “farkındalığı olan benlik =öz-farkındalık” denilen beyinsel gelişime ulaştığı anlaşılmaktadır. Homo erctus’un diğer insanlarla ortaklaşa avlanmaya gidişi gibi özellikleri onun bu “öz-farkındalık” duygusuna sahip olduğunu gösterir. Bazı hayvanların da kendilerini aynada tanıyabildikleri gözlenmiştir. Ancak hayvanlarda bu özellik süreklilik arz etmez. (Torrey 2017).

Homo erectus’un beyin büyüklüğündeki müthiş artış göz önüne alındığında, beyindeki beyaz madde bağlantı yollarının da daha karmaşık hâle gelmesi beklenir.  Şekilde gösterilen superior longitudinal fasikulus (üst boylamsal sinir demeti), ön singulat, insula ve alt parietal alanlarla bağlantıları içerir ve bu nedenle öz-farkındalıkta önemli bir rol oynar.

İnsanlığın daha zeki olması sadece beyindeki belli bölgelerin büyütülmesi nedeniyle değil, aynı zamanda farklı beyin bölgeleri arasında veri-akışını hızlandıran sinir-bağlantı-yol-ağlarının çok daha gelişmiş olmasıdır.

İnsanların kendi resimlerine bakarken yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında, ön-singulatın ve ön-insulanın, özellikle beynin sağ tarafında aktifleştiği gösterilmiştir. Bu çalışmalar bahsedilen beyin bölgelerinin “insanların kendilerinin farkında olma yeteneklerinin evrilmesi için anatomik altyapıyı” oluşturduklarını gösterir.

Bazı demans (bunama) vakalarında olduğu gibi bu iki bölgede hasar meydana gelmesi “seçici bir bilinçli davranış kaybına ve kişinin kendisi ile diğerlerine karşı sahip olduğu duygusal farkındalığın yok olmasına” yol açmaktadır.

Alt parietal lob, farkındalıkla ilgili olarak ön-singulat ve ön-insulayı tamamlar; aynı zamanda kişinin vücut bölümlerini ve bu bölümlerin birbirleriyle olan ilişkilerini izleme işlevi de görür.

Tüm bu belirtilen beyin öğeleri, bebeklikten sonra gerçekleşen beyinsel gelişimler olduklarından, Homo erectus evresinde ortaya çıkan özellikler olmalıdırlar.

(Devamı var)

y

Beynimizin Gelişimi ve Tanrı Düşüncesinin ortaya çıkışı (6. Bölüm)

 Arkaik Homo sapiens- Empati duyan beyin

Arkaik Homo sapiens (neanderthalensis, denisova, Homo rhodesiensis  vd.)

Arkaik Homo sapiens yaklaşık 500 bin ile yaklaşık 20 bin yılları arası yaşamıştır.

Arkaik Homo sapiens’in en yaygınları Homo sapiens neanderthalensis ve Homo sapiens denisova’dır. Neandertal insanı Avrupa’da, denisova insanı Asya’da yaklaşık 500 bin yıl önceleri ortaya çıkmışlar ve modern insan tarafından yaklaşık 20 bin yıl önceleri yok edilmişlerdir.

Arkaik Homo sapiens yaklaşık 100.000 yıl öncesinden başlayarak, kendi zihinlerinden geçenleri derinlemesine düşünebilmelerini sağlayan içe-bakışçı bir beceri geliştirdiler. Böylece, sadece başkalarının ne düşündükleri hakkında değil, başkalarının onlarla ilgili düşünceleri ve bu düşüncelere gösterdikleri tepkiler hakkında da düşünebilmekteydiler.

Örneğin, dekoratif kolye yapmak için kullanıldığı anlaşılan kabuklar ilk kez yaklaşık 100.000 yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu onların başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğünü anlamaya çalışma yeteneğidir.

Neandertal insanlarının “empati duygusu” geliştirmiş olduğu (Torrey 2017 s.77-78)den aktarılan şu paragraflardan anlaşılmaktadır:

“Yaşlı bir erkekte ölümünden yıllar önce oluştuğu düşünülen çok sayıda kırıkla birlikte ciddi yaralanmaların bulunduğu anlaşılmıştır. Yaralanmalar arasında sakat bırakması olası sağ kol ve sol bacak travması ile kafasında körlüğe yol açmış olması muhtemel bir darbe de bulunmaktaydı.

Böyle bir hominin, kendi başına uzun bir süre hayatta kalamayacağı için, yanındaki diğer Neandertallerin yıllarca ona bakmış olduğu düşünülmektedir… Başka Neandertaller üzerinde yapılan araştırmalar bu bireylerin de “eklem iltihabı nedeniyle çok acı çektiklerini, bazılarının da kol ya da bacaklarını kaybettiğini” göstermiştir.

Sakatlanmış olanların hayatta kalabilmeleri için “gruptaki diğer homininlerin yemeklerini bu kişilerle paylaşmaları ve bir kamptan başka bir kampa giderken onlara yardım etmiş olmaları gerekir. Tüm bunlar merhamet ve şefkatin kanıtlarıdır” … “Başka bir kişiye ilgi ve bakım göstermeniz, o kişinin duygusal bakış açısını paylaşabileceğinizi, diğer bir deyişle onunla empati kurabildiğinizi gösterir.

Bu nedenle empati diğer insanların zihnine girebilme ve onla­rın ne düşündüklerini ve ne hissettiklerini bilebilme becerisi gerektirir. Psikologlar bunu zihin okuması ya da bir zihin kuramına sahip olmak şeklinde ifade ederler. Zihin kuramı, başkalarının davranışlarının düşünceler, duygular ve inançlar gibi içsel durumlar tarafından motive edildiğinin anlaşılmasıdır.

Neandertaller mükemmel avcılardı. Yaptıkları taş aletler, kemik aletler ve silahlar Homo erectus un yaptıklarından daha karmaşıktı. Mızrakları “Neandertal buluşlarının en üst noktasını” oluşturmaktaydı. Neandertallerin yaptığı mızrakların “olimpiyat ciritleri kadar hassas bir şekilde dengelenmiş” olduğu söylenir.

Bu mızraklar büyük ölçüde protein içeren beslenmelerinin kaynağı olan hayvanları avlamak için kullanılıyordu. Avlanmanın büyük bir kısmı gruplar hâlinde yapılıyordu. Neandertallerin bizon ve mamut sürülerini bir uçuruma doğru kovalayarak avlamak gibi koordine edilmiş eylemlerde bulunduklarına ilişkin kanıtlar mevcuttur. Ayrıca balık ve kuş da yakalıyorlardı.

(Devamı var)

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: