Yapıcılık erki kimde veya nerede? Toplum kuralları tepeden birilerince mi belirlenmeli, çalışanların karşılıklı uzlaşmalarıyla mı?

yasliİsmet GEDİK

Yapma erki kimde veya nerede?

Güç tepedeyse, tepedekinin uşağı olur, ona hizmet edersin. Güç tabandaysa, tabanın sizlerle oluştuğunu fark edip, toplumunuzu oluşturur ve sahiplenirsiniz. Kimse sizi sömüremez, kul-uşak muamelesi yapamaz.

Önemli Bir NOT:

Yukarıda özetlenen Benveniste etkisi, “water-memory” konulu birçok deney yapılmasına neden olmuştur. Bu deneyler çevremizdeki moleküllerin bizlerin onlara bakış açılarına göre farklı tepkiler verdiklerini göstermektedir. İnsanlık günümüzde doğal sistemi etkileyen en önemli faktör durumundadır.


Bu nedenle her toplum deniz ve gölleri, atmosferi, taşı-toprağı ve onların içlerindeki molekülleri etkileyerek, bu sistemlerin davranışlarını ve gelişimlerini doğrudan etkilemektedir.

Bu nedenle toplum olarak ortak bir görüş, ortak bir TOPLUM RUHU, ortak bir İNSANLIK RUHU oluşturmak ve doğal sisteme zarar vermeyecek şekilde bir yaşam sürdürmek zorundayız.

Bu çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras olacaktır.

Toplumumuzun gün geçtikçe daha kötü yöne kaydığını göremiyor muyuz?

Toplumsal düzenimizi oluşturmak için “başka” devletleri mi örnek alacağız?

Bu “başka” devletler dünyadaki diğer devletleri sömürerek kalkınmış durumda değiller mi?

Biz de başkalarını sömürerek mi kalkınmış bir ülke olmayı hedefliyoruz?

Neden sağlam bir toplum oluşturamıyoruz?

Neden hala sağcı-solcu, dindar-ateist, Marksist-kapitalist, milliyetçi, İslamcı, vs. gibi birçok gruba bölünmüş olarak davranıyoruz?

Amacımız tek, yani bir toplumsal birlik oluşturmak değil mi?

Toplumsal birlik, bireysel yaşamın bir üst-sistemi değil mi?

Doğada bir üst-sistem oluşturulmasının teorik ve bilimsel temelleri ortaya konmuş değil mi?

DOM-sistemi toplumsal sorunlarımızın nedenini kesin delillerle ortaya koymuş değil mi?

DOM’da önerilen çözüm formülünde bir veri veya mantık hatası bulunuyor mu?

Toplum bir ortak yaşam sistemi olduğuna göre, ortaklıkta nasıl uzlaşılma sağlanacak?

Toplum biz insanların oluşturması gereken bir sistemdir. Kimse uzaydan, gökten gelerek bizim düzenimizi oluşturmaz.

Peki biz hangi bilgiyle toplum oluşturacağız?

İki farklı yaklaşım var:

Biri, Tepe’den yönetimli hayat görüşüne dayanır: Tepedeki “bilen birilerinin = çoban veya lider” gösterdikleri şekilde davranmaktır. (Bu yöntem asırlardır uygulanmaktadır ve ulaşılan nokta ortadadır)

Diğeri, taban’dan yönetimli hayat görüşüne dayanır: İnsanlar kendi aralarında etkileşerek, bir ortaklık sözleşmesi oluştururlar ve oradaki maddelere uyarak davranırlar. Bu sözleşme, doğa ve dünyadaki değişimlere göre sürekli olarak güncellenir; sabit, değişmez değildir.

Örneğin şöyle bir yöntem uygulanabilinir:

Toplum, iş ve meslek mensuplarının ortaklığıdır. Dolayısıyla iş veya meslek sahipleri toplumun nasıl olacağını belirleyen unsurlardır. Bir kentte kaç tane meslek grubu olduğu saptanır. Her meslek grubu kendi üyeleri arasından, mesleki çıkarlarını temsil edecek kişiyi belirler. Bu meslek temsilcilerinin oluşturdukları bir meclis kenti idare eder.

Meclisin alacağı kararlar, kentin medya-duyurucusu (radyo, TV, vs) kanalıyla halka duyurulur. Halk kendisini bu duyurulara göre ayarlar. Doğa ve dünya sürekli değişip-dönüştüğü için, doğadaki değişimlerin hangi yöne doğru olduğunu meclis üyeleri karşılıklı görüşmelerle saptamaya çalışırlar; bilgiler oluşturup, olasılık hesapları yaparak, iş-ve-meslek sahiplerine nelere dikkat etmeleri gerektiğini söylerler.

İş-ve-meslek sahipleri de durumlarını buna göre ayarlamaya çalışırlar. Örneğin hangi ürünlere daha az, hangi ürünlere daha çok ihtiyaç olduğu, hangi mesleklerde daha çok, hangi mesleklerde daha az kişiye ihtiyaç olacağı, ne tür konularda araştırmalar yapılarak, ne tür yeni ürünler, yeni hizmet dalları oluşturulacağı vs. gibi bir çok alan söz konudur.

Dolayısıyla toplum yönetiminde tepede bir kişi; tepe diye bir makam yoktur.

Ortaklaşa bir karar oluşturulması ve bu kararın tabana duyurulması söz konusudur.

Bir karar alınırken oybirliği oluşturulması zordur. Halbuki, karar alınması da gerekir, çünkü doğa beklemez, bir tepki verilmek zorundadır. Bir bedeni oluşturan hücreler de bu sorunla karşılamış olmalılar ki, “beyin” denilen karar verme merkezini sağ ve sol diye iki kısımdan oluşturmuşlardır.

Sağ beyin, bedenin sol kısmını, sol beyin bedenin sağ kısmını yönlendiricidir. (Ama iki beyin arasında Corpus collosum adı verilen özel bir iletişim hattı vardır ve iki beyin parçası sürekli birbirleriyle etkileşim içindedirler.)

İş ve meslek mensupları meclislerinde de benzer bir işleyiş uygulanıp, sağ ve sol gibi faklı görüş grupları oluşturulabilir. Sağcı grubun düşüncesi sol kesim için, sol grubun düşüncesi sağ kesim için uygulanır. Kimse, işlerin kötüye gitmesini isteyemeyeceğinden, zaman içinde her şey yolunda gelişir.

Başka türde modeller de olabilir.

Tek şart, tepeden bir kişiden ve makamdan etkilenme-yönlendirme olmaması ve herkesin karar alma sistemine katılmasıdır.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: