Sidik Yarışına Son -/-/- Günümüz siyasetçilerinin yaptıkları “Ben daha iyi yönetirim” anlayışı şeklindedir ki, bu tipik bir “sidik yarışı” anlayışıdır.

yasliİsmet GEDİK

Sidik yarışı, meslek mensupları arasında olur ve olmalıdır, çünkü o zaman en iyi hizmet verenler seçilirler. Ama toplum yönetimi, iş-ve-meslek mensuplarının bir ortaklık sistemidir ve yarışmayla değil, uzlaşmaya dayanılarak oluşturulabilmektedir.

Önceki bir e-posta, hayatımızın karşılıklı kavgalarla geçtiği ve bu hayat anlayışı sürerse asla bir uzlaşmayla sonlanamayacağı vurgulanmış ve şu cümleyle noktalanmıştı:

Peki bu davranış zombileşmiş bir toplum davranışı değil de nedir?


ŞİMDİ BU ZOMBİLEŞMEYE KARŞI NASIL BİR ÇARE, NASIL BİR AŞI KULLANILABİLECEĞİ KONUSUN GÖRELİM.

İnanların hayat konusundaki görüşleri genelde iki zıt kutup arasında paylaşılmış ve insanlar bu farklı bakış açılarını savunacak şekilde davranıp-tartışıyorlar. Sağ ve sol olarak tanımlanabilinecek bu görüşlerin özellikleri basitçe şöyledir:

Sağcılar genelde “yaratılışçılık” denilen bir hayat görüşündedirler. Bu görüşe göre dağa ve dünyanın bir sahibi-ve yaratıcısı vardır, O yaratıcı varlıkların dışında “gökte bir yerdedir” ve peygamberleri vasıtasıyla insanlığa mesajlarını iletir. (Bu görüş doğa-bilimsel verilerin ortaya koyduğu dinamik sistemli doğa görüşüne ters düşer ve bu nedenle sol-görüşlüler sağ-görüşlülere bu yönden yüklenip, onları sıkıştırmaya çalışırlar.)

Solcular genelde evrimci denilen bir hayat görüşündedirler. Bu görüşe göre dağa ve dünyanın bir sahibi-ve yönlendiricisi yoktur. Her şey çarpışmalar, mutasyonlar, vs. gibi rastgele olaylarla olmaktadır. Bilgili – bilinçli – amaçlı bir oluşum-gelişim yoktur. (Bu görüş de doğa-bilimsel verilerin ortaya koyduğu dinamik sistemli doğa görüşüne ters düşer ve bu nedenle sağ-görüşlüler sol-görüşlülere bu yönden yüklenip, onları sıkıştırmaya çalışırlar.)

Görüldüğü üzere her iki hayat görüşü de doğadaki dinamik sisteme ters düştüğünden, taraflar bir-birlerinin zayıf noktasını hedef alarak kısır bir tartışma ortamında yıllardır kavga eder-dururlar. Her iki tarafın kafalarındaki “hayat görüşleri” de yanlış olduğundan, insanlar o yanlış-bilgilerin esiri olarak davranmakla, zombileşmiş oluyorlar ve ortak bir toplumsal uzlaşı oluşturulması olanaksız oluyor.

Çünkü toplumsal sorunlarımızın nedenini teşhis etmek ve çözüm bulmak için değil, kendi görüşümüzü empoze etmek için tartışırız. Her iki tarafın görüşü de doğal sisteme ters olduğundan hiçbir taraf görüşünü kabul ettiremez.

Tamamen güncel bilimsel araştırmalara dayanılarak oluşturulan DOM-sistemi (Dinamik-Doğadaki Oluşum Mekanizması) bilgileri şu kriterleri tam anlamıyla yerine getirmektedir:

Bir görüşün “dikkate alınacak bir fikir” özelliği taşıması için, şu kriterleri yerine getirmesi beklenir:

►1: İleri sürdüğünüz görüş, herkes tarafından kabul edilebilinecek özellikte, objektif olmalıdır. İslami (veya Musevi vs.) bir dinsel görüşü, Japon halkına kabul ettirebilir misiniz? Veyahut, 18 yaşını geçmiş, ama hiçbir dinsel ön-yargıdan etkilenmemiş insanlara kafanızdaki dinsel görüşü kabul ettirebilir misiniz? Hayır! Öyleyse bu tür görüşler objektif değildir. Objektif görüşlerden oluşan bilgiler (Fizik, kimya, biyoloji, jeoloji, matematik, vs.) her toplum insanınca kabul görmektedir.

2: İnsan Olmanın Sorumluluğu

Doğada her şey sürekli değiştiği için, insanı oluşturan hücreler de insan beynini, “çevrende neler olup-bitiyor, bunları araştır da, ona göre işlem yapılsın” mantığıyla, muazzam senaryolar üretecek şekilde oluşturmuşlardır.

Doğada her şey sürekli değiştiği için, insanı oluşturan hücreler de insan beynini, “çevrende neler olup-bitiyor, bunları araştır da, ona göre işlem yapılsın” mantığıyla, muazzam senaryolar üretecek şekilde oluşturmuşlardır

Biz insanların kuracağı senaryolar, toplumsal sistemimizin nasıl oluşturulacağı konusunda olmalıdır, çünkü bedenimizin sorunları hücrelerimizin görev alanına düşer.

İnsanlar yüzlerce yıldır çeşitli senaryolar üretmişler, on-binlerce kitap yazmışlardır. Ama bu kitaplardan hiç biri insanlığın tüm toplumsal sorunlarını ortadan kaldıracak bir formül ortaya koyamamıştır, çünkü hiçbiri dinamik-sistemli bir bakışla hayata bakamamıştır. Sorunlarımızın çözümünü içermeyen senaryoların ise hiçbir değeri yoktur.

DOM (DİNAMİK-DOĞADAKİ OLUŞUM MEKANİZMASI) NEDİR?

NEDEN ÇOK ÖNEMLİDİR?

DOM HARİCİNDEKİ GÖRÜŞLER NEDEN İNSANLIĞIN SORUNLARINI ÇÖZEMEZ?

…adlı bu eserde insanlığın tüm sorunlarının “statik sistemli” hayat görüşünden kaynaklandığı ıspatlanmış ve dinamik oluşum mekanizması (DOM) görüşüyle tüm sorunların ortadan kalkacağı gösterilmiştir.

Toplumsal sistemimizi oluşturmak isteyen sizler, insan olmanızın sorumluluğu size, insanlığın sorunlarını çözen bir esere değer vermenizi gerektirmektedir. Karşılklı kavgalar değil, karşılıklı anlaşıp-uzlaşmalarla doğadaki tüm-oluşum ve gelişimler gerçekleşmektedir.

Zombileşmenin sonucu olan sidik-yarışına bir son verebilmek için, kendi-kendinizi DOM-sistemi bilgileri ile aşılamalısınız. DOM-sistemi bilgileri toplumsal zombileşmeden kurtulabilmek için gerekli tek “aşı”dır. Başka ilaç yoktur.

Bilgi oluşturularak yeni bir üst-sistem yapılması sayesinde değişim-dönüşümler oluşur. Sizler de değişmelisiniz ki, doğal sisteme uygun olasınız.

Toplumsal sorunların çözümünde en büyük engel iletişimsizliktir:

Anlamak için dinlemiyoruz;

Cevap vermek için dinliyoruz.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: