Melih Altınok’un canalıcı sorusu: Kaç erkek öldürüldü?

MUSTAFA ALP DAĞISTANLI

Öldürülen kadınlara bir balta da Sabah yazarı Melih Altınok vurmuş, şunları yazmış dün:

“2020’de 269 kadın öldürülmüş bunların 152’sinin ölümü şüphe içeriyormuş. Aynı yıl içinde kaç erkek öldürülmüş, konuşmuyoruz. Hatta bunu sorunca fırça yiyoruz.”sen

Altınok’un akıl yürütmesi, “Nazizim, faşizm II. Dünya Savaşı’nda on milyonlarca insanın ölümüne,  milyonlarca Yahudinin soykırım hedefiyle yokedilmesine yol açtı” diyen birine “Sen ne diyorsun ulan, bu savaşta kaç Nazinin öldüğünü niye hiç konuşmuyorsun!”  nidasıyla çıkışmasına benziyor.


Altınok verilerini nereden aldı bilmiyorum, TÜİK sitesinde 2020 verilerini bulamadım ben. Kadın Cinayetlerini Önleme Platformu’nun 2020 raporuna göre 300 kadın öldürüldü, ayrıca 171 kadın da şüpheli bir şekilde öldü.

Platform 300 kadının katillerini de listelemiş:

97’sini evli olduğu erkek, 54’ünü birlikte olduğu erkek, 38’ini tanıdık biri, 21’ini eskiden evli olduğu erkek, 18’ini oğlu, 17’sini babası, 16’sını akrabası, 8’ini eskiden birlikte olduğu erkek, 5’ini kardeşi, 3’ünü tanımadığı biri öldürmüş, 23 kadının katillerinin yakınlık durumu tespit edilememiş. 

Platformun raporlarına göre 2019’da 414, 2018’de de 440 kadın erkekler tarafından öldürülmüştü. TÜİK daha değişik sayılar veriyor: 2019’da 629 erkek, 181 kadın cinayete kurban gitmiş; 2018’de 942 erkek, 197 kadın.

Platform bu farkı şöyle açıklıyor: “İçişleri Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dair gerçekleri açıklamak yerine neredeyse her ay manipülatif açıklamalarda bulundu.”

Melih Altınok’un yazısı, kadın cinayetlerini aleladeleştirdiği için tehlikeli, genel şiddet içinde erittiği için, erkek saldırganlığını, erkeklerin saldırılarını yok saydığı için.

Kadın Cinayetlerini Önleme Platformu raporunda anılan kadınların hiçbirini bir kadın öldürmemiş! Kuşkusuz kadın öldüren kadın da vardır, ama birbirini öldürmek, insan öldürmek asıl olarak erkeklerin işi, hepimiz biliyoruz.

TÜİK bunu ortaya koyan başka bir istatistik veriyor: “Suç türüne göre yıl içinde (1 Ocak – 31 Aralık) ceza infaz kurumuna giren hükümlüler, 2019.” Buna göre 9.339 erkek, 235 kadın cinayetten hüküm giyip hapse girmiş. Yukarıda aktardığım cinayet sayılarından fazla bunlar; önceki yıllarda cinayet işlemiş ama hükmü 2019’da kesinleşmişleri kapsıyor olsa gerek.

Melih Altınok, kadına yönelik şiddetin bu kadar aşikar, çıldırtıcı olduğu, kadınların türlü vahşetlerle öldürüldüğü bir ortamda kaç erkeğin öldürüldüğünü sorma yoluyla genel şiddeti sorguluyor!

Şiddeti sorgulamak için kadın cinayetlerini gündeme getirenleri sıçrama tahtası yaparak “Kaç erkek öldürüldü ha?” sorusuna, bu soru karşısında dehşete düşen, her gün karşılaştıkları cinayetlerin gösterdiği gibi canları tehlikede yaşayan kadınların tepkisini ‘fırça yemek’ laubaliliğiyle tanımlamaya gerek mi var?

Melih Altınok, kaç erkek öldürüldü sorusu karşısında ‘fırça yediği’ için şu sonuca varmış:

“Sanırım şiddetin, erkek cinsinin kadına özgü saldırganlığından ibaret bir olgu olduğunu kabul etmemizi istiyorlar.”

Bu dediğine örnek olarak da Aylin Sözer cinayetini gösteriyor. Sosyal medya ve basının olayı ‘aşk cinayeti’ diye sunduğunu, ama bunun gerçek olmadığının Sözer’in ailesinin açıklamasıyla ortaya çıktığını, meselenin hırsızlık ve gasp olduğunu hatırlatıyor.

Katilin, kendinden güçsüz her canlıyı öldürebileceğini, ‘şiddetin, cinsiyete özgü ya da ona yönelik tehditten daha kapsamlı bir tehlike olduğunu‘ anlamamızı istiyor.

Melih Altınok farkında değil belki ama, Sözer’in öldürülmesinin aşkla, eski erkek arkadaşla açıklanmasına önce yarımağızla eleştirdiği kadınlar karşı çıktı, ailenin açıklamasını da kullanıp.

Melih Altınok fena halde yanlış sanıyor, hele kadın cinayetlerine, kadına şiddete karşı çıkan, isyan eden, bu isyanın bayraktarlığını yapan insanlar şiddetin sadece erkeğin kadına –‘özgü’ değil– karşı saldırganlığından ibaret olduğunu kesinlikle düşünmüyor. Ama bu düşünmeyiş kadına karşı özel bir saldırı olduğu gerçeğini perdelememeli.

Şiddetin, cinsiyetten daha kapsamlı olduğu gibi, birinin bir başkasını öldürmesinden daha kapsamlı bir şey olduğunu nasıl, ne zaman anlayacak Melih Altınok peki? Elinde çekiçle her gördüğü şeyi çivi sanan bir Türkiye’yi, bir siyasi ekibi, bir zihniyeti canıgönülden destekleyen Melih Altınok?

Yargının şu haline ses çıkarmıyorsan şiddeti destekliyorsun,

doğa tahribatına karşı çıkmıyorsan şiddeti destekliyorsun, 

‘güçlü’ Türkiye’den anladığın silahlı külahlı eylemlerle, gizli faaliyetlerle içerde dışarda sulta kurmaksa şiddeti destekliyorsun demektir,

her barışçı protestoya şiddetle saldırılmasına isyan etmiyorsan şiddeti destekliyorsun demektir,

kadın cinayetlerine karşı çıkanlara devletin saldırmasına karşı çıkmıyorsan kadına karşı şiddeti de ayrıca destekliyorsun demektir,

adaletsizliğe (mesela Osman Kavala’nın, mesela Ahmet Altan’ın –hani seni Taraf’ta parlatmıştı bir zamanlar– içeri atılmasına ve içerde tutulmasına) karşı çıkmıyorsan şiddeti destekliyorsun demektir,

Selahattin Demirtaş’ın hapiste olmasına karşı değilsen şiddeti destekliyorsun demektir.

Melih Altınok ya ne dediğini bilmiyor ya bizi ahmak sanıyor ya kendisi alık. Nasıralı İsa, çivilendiği çarmıhından onun için de şöyle seslenirdi belki: “Affet onu Baba, ne yazdığını bilmiyor.” İsa ve tabii babası da kusura bakmasın, yazdıkları affedilebilir gibi değil.


mustdagistanli@gmail.com

dikenhttp://www.diken.com.tr/melih-altinokun-canalici-sorusu-kac-erkek-olduruldu/

Tüm yazılar: Mustafa Dağıstanlı

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: