Kongre binasının baskını aşırı sağın sonucu değil, zirvedeki örneğidir

Mustafa K. ErdemolMustafa K Erdemol

ABD Kongre binasına (Capitol) Donald Trump destekçilerinin baskını anlık gelişmiş bir öfkenin sonucu değildi. Bu, uzun zamandan beri örnekleri görülmüş sağ radikalleşmenin son, ancak zirvedeki örneği olarak değerlendirilmeli.Kongre binasının baskını aşırı sağın sonucu değil, zirvedeki örneğidir

Çünkü ABD aşırı sağı, dolaylı desteğini hep gördüğü “kurumsal sağ” ile ilk kez (Trump aracılığıyla) bu kadar açık işbirliği içinde gerçekleştirdi baskını. Tabii, sonuçlarını Trump’ın da kestiremediği, sağcı Başkan’ın “kendi kurduğu tuzağa” düştüğü bir gelişme olduğu da reddedilemez bunun.

NEDEN BU KADAR KOLAY OLDU?


Baskını bu kadar kolaylaştıran unsurlar arasında bilinçli bir görmezden gelme de vardı. Buna kuşku yok. Capitol’ü koruyan polis gücünün 460 milyon dolarlık bir bütçesi, 2 bin 300 de personeli var. Bu güvenlik güçleri ordusu, isyancıların binaya girmesini engelleyemedi. Belki de niyetleri yoktu, çünkü önceden uyarılmalarına rağmen harekete geçmemelerinin başka bir açıklaması bulunmuyor. 

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser’ın, Capitol’e Ulusal Muhafız takviyesi gönderme talebinin de başlangıçta Savunma Bakanlığı tarafından reddedilmesi sıradan bir bürokratik terslik değil. 

Bakanlıktaki ilgili bölüm bir süre önce tasfiye edilmiş, yerine sadık Trumpçılar atanmıştı. Baskın sonrası bastırma faaliyeti için Ulusal Muhafızlar’ın çok geç harekete geçmesi herhalde rastlantı sayılamaz. 

Capitol Baskını “cesur” bir girişimdi kuşkusuz ancak aşırı sağ böyle bir baskın için ihtiyaç duyduğu cesareti çok da uzun olmayan bir geçmişteki eylemlerinden aldı elbette. Aşırı sağcı bir beyaz ayrılıkçının 1995’te gerçekleştirdiği Oklahama bombalamaları ya da 2016’da Malheur Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı’nın silahlı sağcı gruplarca işgali Amerikan aşırı sağının radikalleşmesinde dönüm noktalarıydı.

TRUMP ETKİSİ…

Trump, ülkenin aşırı sağının nasıl motive edici bir figürü oldu acaba? Belli bir düşünce sistematiğine dayalı felsefi bir görüşü olmayan, son derece sığ biri olarak nasıl bu kadar etkili olabildi? “Başkan çünkü, tabii etkili olur” denebilir ama bu, gerçeğin küçük bir parçasını oluşturuyor. Trump, siyasete atılmadan önce, yok “çırak” programında, yok Simpons çizgi filminde, magazin medyasında, kimi Holywood filmlerinde yıllarca kendini gösteren, tanınmışlığın deyim yerindeyse dibini çıkarmış bir figür. 

Bu bizim için önemsiz görünebilir ama Trump’ın bu pek de zekâ gerektirmeyen ünlü olma hali, toplumun tüm kesimlerine, diğer Cumhuriyetçi figürlerden daha fazla nüfuz etmesine yaradı. Cumhuriyetçi Parti içerisinde ırkçı görüşlerini örtülü bir felsefi temele dayandıran hiçbir lider Trump kadar aşırı sağ içinde “”tanınamadı”. 

Bu tanınmışlığının ne kadar “motive edici” olduğu Capitol Baskını’yla herhalde görülmüş oldu. Şaman kıyafetleri içinde görüp dalgamızı geçtiğimiz o zatın mensubu olduğu Qanon grubunun Trump’ı “işleri mucizevi” bir biçimde düzeltecek bir figür olarak kabul etmesinin gerekçeleri de bize gülünç gelebilir ama ırkçı/sağcı düşüncelerini toplumun yozlaşması karşıtlığı üzerine kuran, pedofiliye karşı olmak gibi, kamusal bir yararı, yerli yersiz öne çıkaran bu grup ülkedeki “ahlaki inşa”yı “beyaz, anglosakson, protestan” olan, bu kimliğini açıkça, başkalarını ötelemek için sürekli vurgulamaktan çekinmeyen Trump’la yapabileceğine inanıyor. 

Trump, bu gruplarla dolaylı ilişkisi olan ABD “kurumsal sağı”nın kendisini hiç saklama ihtiyacı duymayan “beyaz üstünlüğünü savunan” yegâne figürü. Yani ilk kez, Cumhuriyetçilerin temsil ettiği kurumsal sağ, sokaktaki aşırı sağla Trump sayesinde, dolaysız olarak buluştu. 

Bu asla yabana atılacak bir durum değil. ABD’nin Cumhuriyetçi Parti başta olmak üzere irili ufaklı sağcı partileri güç kazanmak için aşırı sağın sokak şiddetini bir fırsat olarak kullandı.

Yani dolaylı destek verdikten sonra onların yarattığı kargaşayı sözümona dizginleyen, “düzen sağlayıcı” kurumlar olarak rol üstlendi. Zaman zaman aşırı sağı kınar gibi yapmaları “siyaseten” alınmış bir tutumdur.


cumhurhttps://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kongre-binasinin-baskini-asiri-sagin-sonucu-degil-zirvedeki-ornegidir-1805582

Kongre binasının baskını aşırı sağın sonucu değil, zirvedeki örneğidir

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: