İnsanlığın temel sorunu devlet – toplum zıtlığını fark edememesidir.

yasliİsmet GEDİK

Meslek odaları neden önemli:

Günümüzde eğitim sistemi öyle yozlaşmış ki, ellerine birer diploma verilen, ama diplomanın gereği olan mesleki bilgi ve beceriye sahip olmayan nesiller yetiştirilmektedir.

Bedenlerimizin yaratıcısı olan hücreler hiçbir bedeni diğerinin aynısı olacak şekilde oluşturmaz. Bu nedenle her insan bir diğerinden farklıdır. Kiminin ses telleri şarkıcı olmasına uygunken, kimininki değildir. Bu nedenle, bedenlerin hangi mesleklerde başarılı olacakları genetik yapılaşmayla ilişkilidir.


Dolayısıyla, her insan aynı tür meslekte aynı başarıyı gösteremez.

Bu nedenle insanlar, hücrelerine gösterecekleri hedefleri (yani toplum hayatında üstlenecekleri hizmetleri) kendi hücrelerine “sorarak” kendileri belirlemek zorundadırlar. 

Hiçbir insan diğerinden üstün değildir.

Her insanın kendine has bir değeri vardır ve o değeri keşfedilirse, toplum o insanın enerjisinden yararlanır ve kalkınır.

O gizli değer ancak ve ancak çocuklar özgür bırakılıp, benim çocuğum “doktor, mühendis, vs olacak” türde yönlendirmelere maruz kalmazsa ve toplumda hiçbir meslek diğerinden üstün görülmezse ortaya çıkar. Bedenimizde yüzlerce farklı organda görevli hücre çalışır.

Bir beyin hücresi, bir popo hücresini hor görür mü? Hayır, çünkü onlar birbirlerine bağımlıdırlar. Toplumlarda da durum aynıdır, her bir meslek sahibi bir alanda bir hizmet üretir ve binlerce farklı hizmeti başkalarından alır.


Toplum iş ve meslek mensupları arası ortaklıktır. Eskiden 10-15 meslek vardı, günümüzde binlerce farklı meslek var. Bu nedenle hücreler hiç bir insanı diğerinin kopyası olarak oluşturmuyor. Çünkü hücreler doğal sistemin sürekli bir değişim-dönüşüm içinde olduğunun bilincindeler.

Bu nedenle çocukları özgür bırakıp, hangi yönlerde genetik olarak yetenekleri olduğunu ortaya koymalarına fırsat verilmeli. “Sen şunu öğreneceksin” demek, kişinin genetik yeteneklerine ters davranmak olur.

Ana-babaların, komşuların ve tüm diğer çevre koşullarının bilinç-altı dediğimiz ve biz gelişmiş insanların davranışlarını %95ten fazlasını etkileyip-yönlendiren bu faktöre dikkat etmesi çok ama çok önemlidir. Toplumların kalkınmış veya geri-kalmışlıkları tamamen bu ilk-6 yaş evresine bağlıdır. 

Çocuğunuza söylediğiniz «sen … olacaksın, sen aptalsın, vs.» gibi her şey bilinç-altına yerleşir ve çocuğunuzun kendi genetik yeteneklerine uygun olarak gelişmesine, kişiliğini bulmasına engel olur. Doğadaki dinamik sistemli oluşumu bilmeden, statik sistemli gelenek ve göreneklere göre yetiştirilen insanlar, asla kendi kişiliklerine sahip değillerdir; onlar başkalarının kişiliklerinin kopyalanmış halleriyle yaşayan zavallılardır. 

Geri kalmış toplumların geri kalmışlığının en temel nedeni çocuklarına kötü örnek olmalarıdır. Halk hep tepedeki EFENDİLER kesiminin yönlendirmeleriyle 4 bin yıldır tamamen yanlış bir hayat görüşü ile zombileşmiştir. Bu tür insanlar yanlış eğitim nedeniyle yetenekleri kısırlaştırılmış, bilgi üretemeyen zavallılara dönüşmüşlerdir; ve bunun da farkında değildirler.

Neden “4 bin yıldan beri” gibi konularda daha ayrıntılı bilgiler https://www.facebook.com/%C4%B0smet-Gedik-100698178504828

adresli blog sayfası makalelerinde bulunmaktadır.

Çocukların bilinç-altı sistemi özellikle annelerin hayat görüşüne göre oluşturulur. Ülkemizdeki anaların çoğunluğu ise sadece gelenek ve göreneklere, yani başkalarından kopyalanmış davranışlara göre davranmak zorundadırlar.

Böyle kötü bir eğitim sisteminin nedeni ise statik sistemli tepeden yönetimdir.

Bir işin nasıl yapılacağını, o işin ustaları bilir. Ben bir jeolog olarak konuyu ele aldığımda şu noktalara dikkat çekmek isterim.

 Jeolog’luğun nasıl yapılacağını jeologlar bilirler. Jeoloji Mühendisleri odaları, mesleklerine sahip çıkıp, o meslek eğitiminin en iyi şekilde verilmesi için gerekeni yapmak zorundadırlar.

Bunun iki adımı vardır.

Birinci adım şudur:

Meslek odaları, öğrencilere, temel mesleki bilgi ve becerileri verecek kurslar düzenler ve onları eğitirler. Bunun için, cumartesi-Pazar günleri gibi öğrencilerin dersleri olmadığı zamanlardan yararlanılır. Çevre jeolojisine hakim, deneyimli hocalar gözetiminde öğrencilere mesleki beceriler verilmeye ve öğrencilerin katmanlarla, taşlarla, topografya ile vs. haşır-neşir edilmesi sağlanır.

Bu şekilde, tepeden yanlış yönlendirilmiş sisteme rağmen, mesleki bilgi ve becerilerle kaynaşmış genç nesiller yetiştirilmesi devam ettirilmiş olunur.

Diğer iş ve meslek mensupları da, günümüzdeki tepedeki efendiler kesiminin baskılarına rağmen  meslek bilgilerinin yok olmaması için gerekli çabayı göstermek zorundalar.

İkinci adım ise, meslekler arası eşgüdüm konusudur, çünkü toplum, iş ve meslek mensuplarının ortaklık ürünüdür.

Toplum hayatında Sorulması ve cevaplanması gereke en önemli soru şudur:

BİZLER:

-• 1- dışımızdaki bir güç sistemi (STATİK SİSTEM) tarafından oluşturulduksa, bu güç-sisteminin amacı nedir? Neden böyle bir zahmete girsin?

-• 2- içimizdeki bir (kuantsal) güç sistemi (DİNAMİK SİSTEM) tarafından oluşturulduksa, bu içsel oluşturucunun amacı nedir? Neden sürekli değişip-dönüşen varlıklar oluşturuluyor?

Çünkü, bu görüşlerden biri bizim bilinç-altımızda baskındır ve biz ona göre davranmak zorunda kalırız.

Bunlardan 2.şık etkisi altındaysak, sürekli değişim-dönüşüm içindeki dinamik sistemli hayat içinde yaşandığına, toplum-hayatının bizlerin sahiplenme derecesine göre oluşturulacağına inanırız; sağlam bir toplum oluştururuz.


İlk şık etkisi altındaysak, tepedeki birilerince güdülecek bir sürü oluruz.

Yani, siz bilinçle sahiplenirseniz, toplum oluşur (DİNAMİK SİSTEM); yoksa güdülecek bir sürü olursunuz (STATİK SİSTEM).

Meslek odalarının hayat standardımıza etkisi böyle bir öneme sahip olduğuna göre, politikacılar-siyasetçiler bu konularda neler düşünürler?

Maalesef günümüzde durum böyledir. Politikacılar-siyasetçiler devlet ile toplum kavramı arasındaki farkı hala anlayamayan zavallı insanlardır.

-•       İnsanlığın temel sorunu devlet – toplum zıtlığını fark edememesidir.

-•       Devlet denilen sistemde “devlet” tepedeki EFENDİLERce sahiplenilir, tüm ülkenin denetimi-yönetimi tepedekilerdedir. Hazine ve hazine arazileri tepedekilerin tasarrufundadır. Halkın üretiminin çoğunu tepedeki efendiler alırlar ve çok zengin olurlar. Yasa ve yönetmelikler “devletin, dolayısıyla efendilerin” çıkarlarını dikkate alarak hazırlanır.

Tepedeki bu efendiler paralı asker ve muhafızlar tutarak, halkı sürekli baskı altında tutmaya başlarlar. Tepedekilerce oluşturulan yasalara ve kurallara uymayanlar “devlet düşmanı” olarak suçlanıp hapse atılırlar. Peki devlet kim? Tepedeki azınlık zümresi mi, yoksa tabandaki çoğunluk, yani halk mı? Bu şekilde 4-5 bin yıldır süren kulluk-kölelik-uşaklık dönemi başlatılır

Toplum, İş ve meslek sahiplerince, karşılıklı çıkar hesaplarına göre oluşturulur ve onlar tarafından sahiplenilir. 4 bin yıl öncelerine kadar insanlarca oluşturulmuş ve sürdürülmüştür. Anadolu’da 4 bin yıl öncesine kadar var olan HÖYÜK kültürü bunun delilidir.

Ahilik denilen mesleki dayanışma kültürü de bunun bir devamı olmalıdır. Ahilik kültürünün Horasan’dan geldiğini iddia edenler, Anadolu’nun 10-12 bin yıldan beri Alevi-Bektaşi kültürlü Yörükler ve Türkmenlerin ana vatanı olduğu gerçeğini bilmeyenlerdir. (Bak Atlantis neden gerçektir https://tanriyianlamak.blogspot.com/2019/08/atlantis-neden-gercektir.html )


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: