Uygarlaşma hangi aşamalardan geçti? -/- Hangi aşamalardan geçerek uygarlaştık? Tam anlamıyla bir uygarlaşma nasıl olacak?

yasliİsmet GEDİK

İnsanlığın neyi zaman keşfettiği araştırılıp, bir zaman çizelgesi üzerinde gösterilirse, şekildeki grafik ortaya çıkar. Grafikte insanların 2.5 milyon yıl önceleri taş-yontmayı, 500 bin yıl önceleri ateş yakmayı öğrendikleri ve neolitik dönem başlangıcından (10-11 bin yıldan), maden devri ortalarına (yaklaşık 5bin yıl öncelerine, yani (K) noktasına) kadar patlamalı bir bilgi oluşturma evresine girdikleri görülmektedir.

10 bin yıl ile 5 bin yıl arası yapılan keşiflerin hemen hemen hepsinin Bereketli Hilal denilen bölgede ortaya çıktığını arkeolojik bulgular göstermektedir (Braidwood 1995).

HÖYÜK KÜLTÜRÜ


Anadolu’da 12 bin yıl öncelerinden beri insanlar köyler ve kasabalar şeklinde topluca yaşam sürüyorlardı ve krallık diye bir yöneticilik yoktu.

Höyük denilen birbirleriyle tamamen bitişik evlerde yaşanırdı. Evlerin duvarları ortaktı bu nedenle ısıtma daha ekonomikti. Bina yapımında kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine sıkıştırılmış kil topraktır. Evler tek katlı olup, eve giriş damda açılan bir delikten, merdivenle olmaktadır. Odaların içinde ocaklar bulunmaktadır.

Yaklaşık 70-80 yılda bir evler yıkılıp, düzleştirilir ve üzerine yeniden yeni ev yapılır. Bu şekilde gittikçe yükselen tümsek şekilli höyük görüntüleri oluşur. Ölüler evin altına açılan çukura gömülürler. Ölülerin gömülmesi için sonraki asırlarda özel yerler (sonraları da mezarlıklar) oluşturulmuştur.

Höyük yaşamında kral, sultan gibi özel statülü kişiler olmadığı anlaşılmaktadır, çünkü tüm evler birbirlerinin aynıdır. İnsanların çanakçısı, çömlekçisi, madencisi, camcısı, dokumacısı, değirmencisi, vs. ile hep birlikte karşılıklı ortaklık içinde yaşadıkları görülmektedir. Elbette kendi aralarında bilgi ve görgüsüne saygı duyulan kişiler de bulunmuş olmalıdır. Ama onlara özel bir ayrıcalık tanındığına dair bir işaret görülmemiştir.

İşte 4-5 bin yıl öncelerine kadar insanlık tarihinin en hızlı kültürel gelişim içinde olduğu yaşam tarzı, Anadolu’daki bu HÖYÜK kültürlü dönemde ortaya çıkmıştır. Bu tarz eski yaşam ortamları HÖYÜK olarak Anadolu’da yaklaşık 4 bin yıl öncelerine kadar binlerce kişinin ortak olarak yaşadıkları ortamlar olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Devlet denilen ve tepedeki bir kutsal kişilikçe sahiplenilen sistemin ortaya çıkışı

Devlet diye bir sistem ilk defa Sümerlerce 5 bin yıl önceleri Basra çevresinde oluşturulmuştur ve krallarca sahiplenip yönetilmektedirler. Bunu Sümerlerin bıraktıkları çivi yazılı tabletlerden anlıyoruz.

Sümerler Devletin gökten gönderilen kutsal soylu ve uzun ömürlü kişilerce sahiplenilip-yönetildiğine inanırlardı.

Krallar tüm bölgenin ve üzerinde yaşayan insanların sahibi ve efendisidir. İnsanlar krala ait arazide çalışırlar ve üretirler; ürettiklerinin çoğunu efendilerine verirler ve kalanıyla da kendileri geçinirler.

Devlet denilen ve tepedeki bir kutsal kişilikçe sahiplenilen sistemde tüm güç tepedeki kralda olunca, özel görevliler tutarak, tüm hayat sistemini (özellikle ticareti) kontrol etme olanağına kavuşurlar. Ve tepedekiler bu olanağı sonuna kadar kullanıp, halkı sömürmeye ve kendileri şatafat içinde yaşamaya başlarlar.

Höyük şeklinde yaşam süren toplumların bağımsız olarak yaşamları artık zorlaşır çünkü onlar karşılıklı hizmet alışverişine dayalı bir sistemde yaşamaktadırlar. Ganimetçilik gibi bir zihniyet yoktur. Sömürmeye dayalı bu tepeden yönetimli yaşam sistemi dünyada egemen olmaya başlar. Bu nedenle Anadolu’da yaklaşık 4-5 bin yıldan beri tepedeki bir kral (Efendi veya Beyin) konağı veya sarayı çevresinde yerleşilen bir hayat tarzına geçilmiştir.

Ve o zamandan beri babadan oğula aktarılan asil soylu olduklarına inanılan Efendiler yönetimli devletler devam ettirilmektedir. Son 2 asır içinde ise, babadan oğula aktarılan efendiler yerine, güya halkın seçtiği başka bir “efendiler” grubu insanlar devleti yönetmektedirler.

Bu farklı yönetim ve farklı hayat anlayış tarzlarının insanlığın gelişim tarihindeki etkisi kültürel gelişim grafiğinde çok net şekilde görülmektedir:

İnsanlık 5 bin yıl öncesine kadar çok hızlı bir kültürel gelişim hızı sergilemiştir, çünkü o zamana kadar toplum karşılıklı ortak yaşam sistemi olarak kabul edilmiş ve herkes kendi yaptığı işi en iyi şekilde yaparak, çevresindekilere en iyi hizmet verecek şekilde davranmıştır.

5 bin yıldan beri insanlığın kültürel gelişim hızında düşme görülmesinin nedeni ise şu olmuştur:

Toplum hayatı tepedeki birileri tarafından sahiplenilince,

-• Halk topluma sahip çıkmamış,

-• Kamu malları hor kullanılmaya başlanmış,

-• Tepedekilere yağcılık-yalakalık yaygınlaşmış,

-• Halk bilgisiz bırakıldığından verimli üretim olmamış,

-• İnsanlar arası dayanışma ve komşuluk ruhu kaybolmuş,

-• Hak ve hukuk sistemi tepedekiler lehine işlemiş, halk sisteme düşman edilmiş,

-• Yolsuzlukları ortaya çıkaran aydınlar sinsice öldürülmüş,

-• “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” sistemi oluşmuş,

-• Yani günümüz toplumlarında görülen tüm toplumsal hastalıkların ortaya çıkış nedeni, “Devlet” denilen tepeye bağımlı hayat görüşünün ortaya çıkarılması olmuştur.

-• Öyle ki: bilgiye hasret olana insanlığa şu tür bir inanç sistemi belletilmiştir: “tepedekinin isteği doğrultusunda yaşayanların öteki dünyada ebedi bir cennet hayatı sürdüreceği şeklinde” bir görüş gelenekselleştirilmiştir. Bu görüşün “tepedekilere itaat etmeyi teşvik etmek”ten başka ne amacı olabilir?

İnsanlığın kültürel gelişim eğirişinde “Reform” güzergahı olarak işaretlen bir hızlı gelişme görülür.

Bu hızlı gelişmenin nedeni, tepedekilerin halkı tam dışlamayıp, “özgür düşünme ve fikir üretme, eşit haklara sahip olma, toplumun insanların vergileriyle sürdürülebildiği, vs“ gibi yukarıda sıralanan olumsuz faktörlerin bir kısmının ortadan kaldırılmasıyla sağlanmıştır.

Ama tepeden sahiplenilen “devlet” anlayışı korunmuş olduğundan, kendi halkını değil de, komşu devlet halklarını sömürme işlemleri aynen devam etmektedir.


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: