İnsanın öğrenmesi gereken ilk şey “ZAMAN” olgusu olmalıdır, çünkü ömürler zamanın bir dilimidir. Nerelerden geçerek günümüze geldik? Zaman nasıl bir şey?

yasliİsmet GEDİK

Doğayı anlayabilmek için önce geçmişimizi tasarlayalım, nerelerden geçerek günümüze gelindiğini ortaya koyalım.

Günümüzde

►1- cep-telefonları, uçaklar, bilgisayarlar, at-arabaları, mızrak gibi İNSAN BİLGİSİ üretimi olan aletlerimiz var;

►2- bunların yanı sıra koyun, inek, fare gibi memeli hayvanlar, kuşlar, çiçekli bitkiler, çiçeksiz bitkiler, balıklar, böcekler, mercanlar, salyangozlar gibi farklı GENETİK BİLGİLERE göre oluşmuş çok hücreli canlılar var;


 

►3- bunların yanı sıra, amipler, terliksi hayvanı gibi çekirdekli tek-hücreli canlılar var;

►4- bunların yanı sıra, bakteriler gibi çekirdeksiz tek-hücreli canlılar var;

►5- bunların yanı sıra, kuvars, mika, feldspat gibi inorganik moleküller var;

►6- bunların yanı sıra, azot, oksijen, karbon, demir gibi kimyasal elementler var;

►7- bunların yanı sıra, hidrojen, helyum gibi kimyasal elementler var;

►8- bunların yanı sıra, proton, nötron, elektron gibi atom-altı-öğeler var.

Şimdi geçmişe doğru gidelim, bakalım neler değişecek:

►1- 100 yıl geriye gittiğimizde, “cep-telefonları, uçaklar, bilgisayarlar” yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►2- 10 bin yıl geriye gittiğimizde, “at-arabaları” da yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►3- 50 bin yıl geriye gittiğimizde, “mızrak” da yok oluyor, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►4- 50 milyon yıl geriye gittiğimizde, “koyun, inek” gibi hayvanlar yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►5- 200 milyon yıl geriye gittiğimizde, fare gibi hayvanlar, kuşlar, çiçekli bitkiler yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►6- 400 milyon yıl geriye gittiğimizde, “çiçeksiz bitkiler” de yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►7- 500 milyon yıl geriye gittiğimizde, “balıklar, böcekler” gibi hayvanlar yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►8- 552 milyon yıl geriye gittiğimizde, “mercan, salyangoz” gibi hayvanlar yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►9- 2,5 milyar yıl geriye gittiğimizde, “amip, terliksi hayvanı” gibi çekirdekli tek-hücreliler de yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►10- 4 milyar yıl geriye gittiğimizde, “bakteri” gibi çekirdeksiz tek-hücreli canlılar da yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►11- 5 milyar yıl geriye gittiğimizde, “kuvars, mika, feldspat gibi inorganik moleküller” de yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►12- 10 milyar yıl geriye gittiğimizde, “azot, oksijen, karbon, demir gibi kimyasal elementler” de yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►13- 14 milyar yıl geriye gittiğimizde, “hidrojen, helyum gibi kimyasal elementler” de yok oluyorlar, bunları oluşturacak BİLGİ henüz oluşmamış oluyor;

►14- Ve evrensel sistemimizin başına gittiğimizde, tüm yukarılardaki varlıklar, parçalarına ayrışmış oluyorlar.

Peki neye ayrışmışlar? Kuantsal enerji sistemine dönüşmüşlerdir. Yani evrensel sistemin başlangıcında doğada sadece kuant denilen enerji kümeleri vardır ve bu enerji öğeleri ölü-cansız varlıklar değil, tam tersine saniyenin katrilyonda biri gibi kısa bir sürede doğup-ölen çok kısa ömürlü ve çok hareketli varlıklardır.

Yukarıda kısaca özetlendiği üzere, evren ve doğa, gittikçe evrimleşip- gelişen, yani düzen oluşumuna doğru ilerleyen bir sistemde gelişmektedir. Bu sistemin oluşması ise, “bilgi” denilen bir faktörle olmaktadır. Bu nedenle dinamik sistemler fiziği “information & self-organisation = bilgi edin ve ona göre örgütlen” şeklinde özetlenmiştir.

Halbuki fizikçiler evrenimizde zaman içinde her şeyin düzensizliğe doğru gideceğini söylüyorlar ve bilgi denilen bir temel faktörü hiçbir formülasyonda kullanmıyorlar; çünkü:

  • Zaman, canlı ve ebedi bir varlığın ömrüne endeksli bir sonsuzluk; doğal sistem ise cansız- ölü kabul ediliyor; değişim-dönüşümlü bir sistemde yaşanıldığının farkında değiller;
  • Yapıcılık-yıkıcılık, yaratma-oluşturma yeteneğinin varlıkların içsel bileşenlerinde değil, dışlarında, üstlerinde, tepelerinde olan bir güç sisteminde olduğuna inanılıyor.
  •  
  • Böyle olunca, toplumların yönetimi kral, sultan, lider, vs. gibi otoriter yetkilerle donatılmış kişilere bırakılıyor. Halbuki doğada otorite, kral, sultan, peygamber vs. gibi bir şey yok ve her şey varlıklar arası etkileşimlere dayalı olarak gelişiyor. Yani hayat, Kervran’ın (1982) tanımladığı gibi “life is nothing but chemistry = hayat sadece kimya(sal değişimler)dır.”
  • “bilgi” diye bir faktörün doğal sistem oluşumlarında en temel faktör olduğunun farkında değiller;

Şimdi herkesin uzun uzun düşünüp, kafasındaki bilgileri tekrar bir gözden geçirmesini umut ediyorum. Bunu yapmak bir cesaret ister, bilgi gerektirir.

Geleceğimizin nereye doğru gideceği konusunda fikir yürütebilmek ve hayatımıza bir anlam verebilmek için bu konularda bilgilenmeye yönelik yeni bir girişime hazır mıyız?


 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: