İnsan kendini yaratıp-yönlendiren güç sistemi arayışındadır. Şimdi bedenlerin yönlendiricilerinin kimler olduğu çok net ve basitçe tekrar gösterilecektir.

yasliİsmet GEDİK

Davranışlarımızın hücrelerce ayarlanıp-yönlendirildiğini gösteren bir örnek.

Önceki bölümlerde gösterildiği üzere, insanların düşünce ve davranışları, kalıtsal devreler yanı sıra ana-babalardan (ve çevreden) aktarılan görsel ve sözel bilgilerle (hikayeler, gelenek ve görenekler, vs.) şekillenmektedir. Aktarılan bu bilgilerin çoğunluğu sözlü olarak aktarılmaktaysa da, yaklaşık 5 bin yıldan beri yazılı aktarımlar gittikçe ağırlık kazanmaktadır.

Beynimizin üç temel bölümü vardır. Bu üç bölüm ayrı adlandırılmalarına rağmen, hepsi birbirleriyle bağlantı içindedirler.


En içte en eski atalardan aktarılan bilgilere göre davranan kök beyin bulunur. Organların genel olarak hangi bilgilere göre işleyecekleri gibi çoğu hayvanla ortak olan solunum-sindirim-boşaltım sistemleri gibi organların işleri düzenlenir.

Örneğin kan dolaşımı sisteminde kirli kanın akciğere taşınması ve oksijen yüklenerek tekrar kalbe dönmesi, kalpten tüm diğer organlara pompalanması birçok hayvan grubunda aynıdır.

Kök-beyin üzerinde limbik beyin denilen orta beyin kısmı bulunur. Daha çok bilinç-altı ve diğer duygusal konuların işlendiği kısımdır.

En üstte ise korteks bulunur. Bu kesim güncel olayların değerlendirilip karara bağlandığı bölgedir. Bir örnek vererek nasıl işlediğini gösterelim.

Beyinde beden hareketini kontrol eden korteks kesimi şekilde Motor-korteks olarak işaretlenen bölgedir. Bu bölgenin el-kol-ayak-yüz-dil gibi farklı organları kontrol eden kesimleri de şekilde gösterilmiştir. Örneğin, beyinde bir kanama olduğunda, kanama olan yerin altındaki beyin hücrelerinin kontrol ettikleri organlar felç olurlar.


Beynimizin davranışımızı nasıl yönlendirdiğini bir oyun örneğinde açıklamak, hücrelerimizle ilişkimizi anlamamızı kolaylaştıracaktır. Elinize aldığınız bir taşla bir hedefi vurmaya çalıştığınız bir duruma bakalım.

Taşı hedefe isabet ettirmek için sürekli çabalarsınız. Birinci atışta taç sağa gittiyse, ikincisinde sola kaydırmaya çalışırsınız.

Beyinde her farklı işlev için farklı hücreler görevlendirilmiştir. Konum hücreleri çevredeki eşyalara göre sizin (veya bir şeyin) konumunu belirler; grid hücreleri farklı şeylerin birbirlerine göre kaç derecelik açılarda ve ne kadar uzakta bulunduklarını saptarlar, vs.

Her atışta hedef konumu, hedefin uzaklığı, rüzgar yönü ve hızı, kolunuzun ne kadar gerilerek atış yaptığı gibi binlerce veriyi değerlendirip, atış için kaslara emir verilir ve atış yapılır. Çok sağa gittiyse, gelecek denemede, grid hücrelerinde sola kayacak şekilde değişiklik yapılır. İkinci deney daha başarılı ise, ilk denemedeki akson bağlantısı iptal edilir.

Denemeler günlerce tekrarlanır ve elinizi-kolunuzu hareket ettiren hücrelerin sayıları ve diğer göz, kulak vs. gibi organ hücrelerinin kontrol eden beyin noktalarıyla ilişkileri hakkında gece-gündüz bir sürü işlem yapılır. Hedefe isabeti kolaylaştırmak için yeni kas hücreleri oluşturularak, hedefe yapılacak bağlantı için yeni dendrit noktaları oluşturulur, vs. İşe yaramayan bağlantılarda enerji kaybı olmaması için sürekli olarak sinaps budaması yapılarak, gereksizler kaldırılır.

Gece uykunuzda, işe yaramayan veriler silinir, işe yarayan bağlantılar miyelinleşme gibi destekleyici işlemlerle geliştirilir. Bu şekilde her defasında daha başarılı olan akson bağlantılarının çevresi daha kalın bir miyelin tabakası ile kaplanarak, işlemlerin o hat üzerinden yapılması sağlanır. Böylelikle hedefe isabetli atış yapma yeteneği gittikçe geliştirilir.

Hücreler değişim-dönüşümlü bir doğal sistem içinde ve hep karşılıklı etkileşimlere dayalı sinyal alışverişlerine göre oluşup-geliştiklerinden, yorumlamaya dayalı beyin bölgesi gelişimde de aynı taktiği uygulamaktadırlar. Çocuk doğduktan sonra oluşturulmaya başlanan neo-korteks denilen beyin kesimindeki hücrelerin örgütlenmeleri, tamamen bizlerin çevremiz hakkında hücrelerimize aktaracağımız verilere ve bilgilere göre düzenlenmektedir.

Bizler çocuklarımızı doğa ve dünyaya uyumlu, sorunlarını kendi aralarında konuşup-anlaşarak çözecek bir şekilde de yetiştirebiliriz, başkalarından gelecek emirlere uyarak ve bu emirler doğrultusunda başkalarıyla kavga edecek ve savaşacak şekilde de!

Çocuklarımıza vereceğimiz bilgilere ve göstereceğimiz hedeflere göre, onların beyinlerinde görevlendirilecek hücre sayıları da değişik oranlarda oluşmaktadırlar.

Çocukluk evresinde onlara hangi konu ile ilgili bilgiler aktarıyorsak ve onlara nasıl bir hedef gösteriyorsak, çocukların beyinlerinde görevlendirilecek hücre sayıları, o konularda daha fazla olacak şekilde ayarlanırlar ve çocuklarımız o konularda daha başarılı olurlar.(Elbette çocukların genetik olarak daha yetenekli oldukları alanlar vardır ve bizler çocuklarımızın o genetik yetenekli oldukları alanları keşfedip, onların o yönde kendilerini geliştirmelerini sağlarsak, o zaman çok daha yetenekli, hatta “dahi” denilecek elemanlar yetiştirebiliriz).

Ölüm diye bir kavram oluşturulması, atalarımızın hayatı tam anlayamamış olmalarının bir sonucudur. Ölüm bir “yok olma” anlamında kullanılmıştır. Halbuki doğada “yok olma” diye bir şey söz konusu değildir, değişim-dönüşüme uğrama olayı söz konusudur. Ölen bir beden atomlarına, moleküllerine ayrışır. Ama ölen bedenin ayrışmış olduğu atomların bilgi potansiyelleri diğer çevre atomlarınkinden farklıdır. Bu nedenle aralarında bir karışma-harmanlanma gerçekleşir.

Yani bizler öldüğümüzde atomlara kadar aktarılmış bilgilerimiz yok olamaz, doğal sistemle harmanlanır ve ether okyanusunda değişimler olur.

Atalarımız hayatın doğum-ölüm döngüsü (yani değişip-dönüşme) üzerine oturtulduğunu anlayamadıklarından, hayatın başka bir dünyada devam edeceğine ve o dünyada ebedi olarak yaşanacağına yönelik bir tasarım yapmışlardır.

Halbuki doğada ebedi olarak kalan, yani değişim-dönüşüme uğramayan hiçbir şey yoktur.

Ama hiçbir şey yoktur!

Bu nedenle geleneksel inanç sistemleri kökten hatalıdırlar


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: