Amaç ve Hedefimiz ne olmalı? -/- TOPLUM nasıl bir sistemdir ve Toplumsal kurallar nasıl oluşturulmalı?

yasliİsmet GEDİK

Ben yeryuvarının tarihi ve yeryuvarında hayat sisteminin gelişimi (paleontoloji) konularını araştıran ve öğreten bir öğretim üyesi olarak  1970’li yıllarda “Hocam, bize hayatın yeryüzünde nasıl oluşup-geliştiğini gösterdiniz.

Peki, hayat nedir? Niçin doğuyoruz ve niçin ölüyoruz?” sorusunun yanıtını araştırmış ve 1990lı yıllarda da çözmüş birisiyim.

O tarihten itibaren de doğa-bilimsel verilere dayanarak bulduğum çözüm formülünü duyurma gayretleri içindeyim. Bulunan çözüm formülü, sadece bireysel insan hayatı için değil, aynı zamanda toplum hayatı için de tam olarak geçerli ve tüm toplumsal sorunlarımızın nedenini ortaya koyuyor ve çözüm yolunu gösteriyor.


İşte bir özeti:

TOPLUM nasıl bir sistemdir ve Toplumsal kurallar nasıl oluşturulmalı?

Bir insanın davranışını, kafasındaki bilgiler belirler. Doğada da her şey bilgiye dayanılarak oluşturulduğu için dinamik sistemler fiziği “Information & self-organisation” olarak özetlenmiştir. Bu sistem ilkelerine göre, doğada her şey en tabandaki kuantsal öğelerle başlar, Onların rezonansa girip birleşmeleriyle atomlar oluşur. Atomların birleşmeleriyle moleküller, moleküllerden hücreler, hücrelerden bedenler oluşmaktadır. Bu şekilde alt-sistem – üst-sistem tipli bir gelişme ve evrimleşme ortaya çıkar.

İnsan bu sistem içinde yaklaşık 2.5 milyon yıl önceleri yer alır ve nüfusu bu süreç içinde gittikçe artarak yaklaşık 10-12 bin yıl önceleri dünya genelinde bir milyona ulaşır. İnsanın bilgi düzeyi de bu süreç içinde gittikçe artar ve taş-yontmayla başlayarak, ateş, mızrak, ok, iğne, çanak-çömlek, top-tüfek, radyo- tv derken günümüze gelinir.

Bilgi artışı sadece madde yapımında değil, soyut anlamda da gelişir ve insanlık dünya nasıl ne zaman oluştu, hayat nedir gibi konularda da bilgi üretmeye başlar. Bu konularda oluşturulan bilgiler, oluşturucu faktör konusunda iki farklı yön söz konusu olması nedeniyle, şimdiye dek bir uzlaşma sağlanamaz.

Oluşturucu veya yaratıcı faktör, varlıkların içsel bileşenlerinde mi, yoksa varlıkların dışındaki çok büyük bir sistemde mi şeklinde iki farklı yaklaşım söz konusudur.

Güncel doğa bilimsel veriler, oluşturucu gücün kuantum denilen doğadaki en küçük etkileşim öğesinde olduğunu, çünkü enerji denilen faktörün bu en temel öğeden kökenlendiğini ortaya koymuştur. Doğadaki her varlık, her güç ve kuvvet alanı (yani madde ve ruh) bu en temel canlılık unsuru ile başlatılmakta ve onun katlanarak çoğaltılması (quantization) ile doğa  ve evren oluşmaktadır.

Konumuz insan davranışı olduğuna göre ve insanın en önemli sorunu toplumsal davranışı olduğuna göre, insanların kafasına yerleştirilecek bilgi ne olmalı?

Toplum insanların oluşturacağı bir üst-sistemdir. Doğada üst-sistemlerin nasıl geçekleştiği konusunda dinamik sistemler fiziği kesin bir öngörüde bulunur:

Dinamik sistemler fiziği, doğadaki her şeyin alt-sistem – üst-sistem ilişkili olduğunu, üst-sistemde geçerli olacak kuralların tüm katılımcıların karşılıklı etkileşimleriyle, yani ortaklaşa alındığını ve böylelikle birbirlerine bağımlı olan entegre bir sistem ortaya çıktığını göstermektedir. Felsefi açıdan konuyu ele alan Feibleman: (1954) “Theory of Integrative Levels = Bütünleştirici Düzeylerinin Teorisi” başlığı altında “alt-sistem – üst-sistem” ilişkilerinde şunu vurgular: Her sistemde, üst düzey alt düzeye bağımlıdır; karar erki alt düzeydedir; üst düzey hedef göstermekle yükümlüdür.

Eskiden 10-15 meslek vardı, günümüzde binlerce farklı meslek var. Bu nedenle hücreler hiçbir insanı diğerinin kopyası olarak oluşturmuyor. Çünkü hücreler doğal sistemin sürekli bir değişim-dönüşüm içinde olduğunun bilincindeler. Bu nedenle çocukları özgür bırakıp, hangi yönlerde genetik olarak yetenekleri olduğunu ortaya koymalarına fırsat verilmeli. “Sen şunu öğreneceksin” demek, kişinin genetik yeteneklerine ters davranmak olur.

Doğal sistemde bilgiye önem verilmesi insanı oluşturan hücrelerde zirve yapar ve “Bilgi oluşturarak, bir şeyler yaratan insan oluşturulur”

İnsanlara şu temel hayat görüşü verilse, tüm sorunlar ortadan kalkmaz mı?

Toplum iş ve meslek mensuplarının bir ortaklığıdır. Her insan yeteneğine uygun bir işe soyunur o konuda bilgi edinir ve bir hizmet üretir, bu hizmet toplum havuzuna gider. Diğer insanların hizmetleri ve ürünleri de toplum havuzunda toplanır, insanlar da bu havuzdan neye ihtiyaç duyarlarsa alırlar. Öyleyse toplumsal sorunları ortadan kaldırmanın en basit yolu, toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisini insanlara vermektir. Toplumun kendilerine ait olduğu bilgisiyle yetişen insanlar topluma zarar verecek bir davranışta bulunurlar mı?

BU BİLGİLER İNSANLARA NEDEN VERİLMİYOR? KİMLER İNSANLARIN BU BİLGİLERLE YETİŞTİRİLMESİNİ ENGELLEMİŞ VE HALEN DE ENGELLEMEKTE?

Sonuç olarak sizlere demek istediğim konu şudur:

Ben hayatın ne olduğunun sırrını çözen biri olarak bu bilgileri otuz yıldan beri duyurmaya çalışmaktayım. “Özet” olarak sunulan yazının son cümlesinde belirtildiği üzere, günümüzde egemen olan sistem bu bilgilerin halka duyurulmasını istememektedir.

Çünkü:

Devlet tepedekilerce oluşturulup-sahiplenilen bir yaşam sistemidir. Halbuki doğada tepedekilerce oluşturulup-sahiplenilen hiçbir şey yoktur. Her şey tabana dayalıdır ve tabanı oluşturan kuant, atom, molekül, hücre gibi alt-sistemler daha rahat bir duruma ulaşabilmek için uzlaşarak bir üst-sistem içinde bir araya gelirler.

Toplum, iş-ve meslek sahibi insanların daha rahat bir yaşama ulaşmak için bir araya geldikleri sistemdir. Ve 4-5 bin yıl öncelerine kadar Anadolu merkezli dünyada sürdürülmüştür. Sonra ise Sümerlerin Devlet denilen tepedeki bir efendiler sınıfınca sahiplenilen yaşam sistemini ortaya çıkarmalarıyla zaman içinde yavaş-yavaş sonlandırılmışlardır.

  • İnsanlar 12 bin yıldan beri Anadolu’nun merkez olduğu “Bereketli Hilalde” toplumsal bir yaşam sürdürmektedirler. Bu insanların da bir inanç sistemleri vardır, ama tepedeki birilerine biat edilecek bir inanç değil, doğal sistemle iç-içe, tüm canlıların birbirleriyle ilişki ve bağlantı sistemi içinde olduğuna inanılan animizm denilebilecek bir inanç sistemi söz konusudur.
  • Ama Sümerlerin 5 küsur bin yıl önceleri oluşturdukları hayat görüşleri tamamen doğadaki oluşum ve gelişim sistemine ters bir tepeden yaratıcılık sistemidir.
  • Bu nedenle 4-5 bin yıldan beri dünyada hep devletler oluşturulmuştur. Halk ürettiğinin çoğunu efendi olarak gördüğü tepedekilere teslim ederek, tepedekileri güç – kuvvet merkezi haline getirmişlerdir.
  • Efendisi bu şekilde çok zengin olur ve parayla yanına muhafızlar, askerler tutarak, halkı sürekli baskı altında tutar ve kendi koyduğu yasalara ve kurallara uymaya zorlar. Tepedekilerin koyduğu kurallara uymayanlar devlet düşmanı sayılarak hapse atılırlar.
  • Tüm ülkenin denetimi-yönetimi tepedekilerdedir. Hazine ve hazine arazileri tepedekilerin tasarrufundadır. Yasa ve yönetmelikler “devletin, dolayısıyla efendilerin” çıkarlarını dikkate alarak hazırlanır.
  • Bu şekilde tepedekilerce sahiplenilen devlet ve o devletin sahibine ait mülkiyet sistemi, yani o devlet tebaasının yaşadığı ortam olan vatan kavramı ortaya çıkar. Ve o zamandan beri devlet sahipleri mülkiyetlerini artırıcı fetih politikaları peşinden koşmuşlardır.
  • İnsanlara doğa ve dünyanın sahipliğinin hariçteki-tepedeki bir sistemde olduğu bilgisi veriliyor.
  • Doğa tepedekilerce parsellenip sahipleniliyor ve sahiplenilen yerlerdeki tüm varlıklar efendinin mülkü olduğu görüşü halka empoze ediliyor. Halk efendilere ait topraklarda efendinin hizmetkarı-kölesi olarak çalışıp-üretir; ürettiğinin çoğunu kral alır, kalanıyla da halk yetinip-geçinmek zorunda kalır.
  • Tepedekilerin gücü, tabandaki halkın ürünleriyle oluşturulur ve kapitalist sistemin tohumu atılmış olunur. Halkı köleleştirecek olan “para” faktörü tepedekilere terk edilmiş ve halkın kulluk fermanını imzalanmıştır. Bu şekilde, parayı kontrolünde bulunduran tepedekilerin oluşturduğu bir güç sistemi ortaya çıkmış olur.
  • Bu hayat görüşünde, tepedeki efendiler (kral, vs) ilahi gücün dünyadaki temsilcisi olarak görülürler. Devlet sahibi olan bu kişilere kutsal mesajlar gönderildiğine inanılır. Bu kutsal mesajları yaymak uğruna savaşanlar ölürlerse şehit olarak ahiret hayatında ödüllendirileceklerine inandırılmışlardır. Bu onları birer ölüm makinesine dönüştürür ve dünyada gerçekleştirilen sayısız katliam oluşmasına yol açar.

SON SÖZ:

Ben insanlığın tüm sorunlarının nedenini fark eden ve çözen bir bilimsel formül ortaya koymuşum. Bu formülde bir veri veya mantık hatası bulunursa, belirtilsin ki, tartışılıp çözülsün. Ama bulunamıyorsa, dünyamızı cennete çevirecek böyle bir görüşün duyurulması için herkes elinden geleni yapsın. Çünkü hiçbir mevcut yönetici, bu bilgilerin duyurulması için çaba göstermez, çünkü onların çıkarlarına terstir.

Ben facebook sayfamda bu tür yazıları sürekli olarak duyurmaya ve mümkün olduğunca kalabalık gruplarda paylaşmaya çalışıyorum. Her grubun özel sayfasına girerek, sadece onlara özel paylaşımlar yapmak benim için çok yıpratıcı oluyor. Bu nedenle kendi grubum olan “DOM ve Toplum”da bile özel bir mesaj paylaşımında bulunmuyorum. Bu davranışımın anlayışla karşılanmasını rica ediyorum.

Önümüzdeki günlerde “BİLİNMESİ GEREKEN TEMEL BİLGİLER” başlığı altında yaklaşık iki ay sürecek yeni bir yazı dizinini sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

Hayat konusunda çok önemli olan bu bilgilerin en yaygın şekilde insanlarımıza duyurulmasında çaba gösterilmesi umuduyla,,

saygılarımla

İsmet Gedik


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: