Bu gidiş, iyi bir gidiş değil!

zulalZülal Kalkandelen

Salgın nedeniyle kafe, bar ve restoranlar uzun zamandır kapalıyken ve bu yüzden işsiz kalanlar intihar ederken, Cumhurbaşkanı kendi ifadesiyle AKP kongrelerinin “lebaleb dolu” olmasıyla övünüyorsa…

Son iki yıl içinde en az 213 bin esnaf sicilden ve meslekten terkini isterken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapanan dükkân yok” diyorsa…

Yaklaşık 20 yıl sonra “Avukatlık yemininde başımı açtığım için kafamı kaldıramadım” diye konuşan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Uşak Emniyet Müdürlüğü’ndeki çıplak arama iddiaları hakkında, “Bu kurgusal bir harekettir. Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez. Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder” diyorsa…


19 yıldır iktidarda olan AKP, terör örgütü PKK 5.5 yıldır aralarında asker ve polislerin de olduğu 13 vatandaşımızı rehin tutarken gerekeni yapmayıp sonunda düzenlediği operasyon başarısız olunca suçu muhalefete atmaya çalışıyorsa…

Böyle bir başarısızlık karşısında hiçbir görevli istifa etmiyor ya da daha doğrusu Reis’in izni olmadan istifa edemiyor ve görevden alınmıyorsa…

AKP’li Cumhurbaşkanı, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun Gara operasyonu hakkında yönelttiği haklı sorulara yanıt olarak “Terbiyesiz herif!” karşılığını veriyorsa…

Ülkücü mafya babası Çakıcı, sosyal medyadan mektup yayımlayıp ana muhalefet liderini tehdit edebiliyor ve siyasete ayar vermek için “derin devlet” güçlerine çağrı yapabiliyorsa…

İktidarın küçük ortağı MHP’nin lideri Bahçeli, mafya babasını açıkça koruyup destekliyorsa…

Ankara’da TİP (Türkiye İşçi Partisi) il yöneticisi ile Öğrenci Kolektifleri üyesi iki öğrenci, polisler tarafından kaçırılıp gözaltı işlemi yapılmadan darp edilerek kent dışındaki üç ayrı araziye bırakılıyorsa…

Beyaz Toroslar”ın yerini “beyaz Citroen”ler aldı deniyorsa…

Gazeteciler evlerinin önünde darp ediliyorsa…

Demokratik hak mücadelesi veren herkes “terörist”, “vatan haini” olarak damgalanıyorsa…

Türkiye rotayı nereye çevirdi” diye açıkça sormak gerekir!

***

Anayasanın ve taraf olunan uluslararası anlaşmaların çiğnendiği…

Yasaların değil, bir kişinin ağzından çıkacak emirlerin gözetildiği…

Gözaltında çıplak arama iddialarının olduğu…

Mafyanın siyasette rol kapmaya çalıştığı…

Farklı görüşte olanlara karşı kaba kuvvetin kullanıldığı…

Silahların konuştuğu…

Tarikat ve cemaatlerin devlet içinde cirit attığı…

Yeniden Kuruluş Anayasası” projesiyle yeni bir kavganın fitilinin yakıldığı…

Sürekli “biz” ve “onlar” söylemi ile halk arasındaki kutuplaşmanın körüklendiği…

İktidarın uygun bulmadığı yaşam tarzlarına yönelik baskının artırıldığı…

Devleti yönetenlerin saldırgan bir kabadayı ağzıyla muhaliflere tehditler savurduğu bir ortamda “Türkiye’nin rotası nedir” diye açıkça sormak gerekir!

***

Şimdilerde muhalif ama başbakan olduğu sırada “AK Parti iktidardan indirilirse buralarda beyaz Toroslar dolaşacak” diyen Ahmet Davutoğlu’nun sözlerini hatırlarsak, bu manzara karşısında AKP iktidardayken 90’lara mı dönülüyor, diye sormak gerekir.

Faşizmin dalga dalga yayılarak tüm topluma hızla nüfuz ettiği bir ortama sürüklenmemek için bu soruları yüksek sesle yinelemek gerekir.

Adalet istemenin…

Demokrasi talep etmenin…

Otoriter ve totaliter yönetimi reddetmenin…

Yargı bağımsızlığını ve laikliği şart koşmanın hak olduğunu haykırmak gerekir.

Türkiye’yi yöneten siyasal İslamcıların 2023 hedefiyle belirlediği rota tehlikelidir.

Bu hoyratlaşma, iktidar için çöküşün işaretleridir elbette.

Ancak AKP çökerken toplumun yapısını da dinamitleyecek tohumlar ekiyor.

atesBu gidiş, iyi bir gidiş değildir!

insanlik


zulal.kalkandelen@cumhuriyet.com.tr

cumhurhttps://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/zulal-kalkandelen/bu-gidis-iyi-bir-gidis-degil-1815285

Tüm Yazıları

Bir Yanıt

  1. İnternet ortamında okuduğu kitaplarını satan genç yaşlı hemen herkesin;
    Temiz tutulmuştur,
    korunmuştur,
    hiç yıpranmamıştır demesi gereken yerde;
    hiç kullanılmamıştır,
    temiz kullanılmıştır diyorsa!

    Tv ekranlarında;
    kadın erkek istisnasız okumuşu-cahili profesörü gazetecisi,
    köşe yazarı,
    program yapanı,
    ünilerde ders vereni,
    tekrar edelim hemen herkes utanmadan,
    sıkılmadan insan konu olduğunda TANE-TANESİ kesinlikle denmemesi gerekiyorken,
    ama konuşan kişi hiç umursamadan:
    O insanların arasından bir TANESİ,
    gelen çocukların içinden dört TANESİ,
    koşturan kadınlardan iki TANESİ diyor diyebiliyorsa,
    uyardığınızda da atom zerresi kadar umursamayıp aynı saçmalığı tekrar ediyorsa…

    Bu toplum zıvanadan çıkmış, etik-estetikten bihaber bir yerlere doğru son sürat koşturmaktadır ve de;
    EVET:
    Gittiğimiz yol yol değildir.
    Ve bu gidiş gidiş değildir ne yazıktır ki…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: