Kutsallık-Kuantsallık-ahiret konuları- 2.Bölüm -/-  Atlantis-ovası 2 zıt hayat görüşlü toplum oluşumuna yataklık etmiştir:

yasliİsmet GEDİK

 -1-yaratıcılığı beden içi öğelerde arayan,

-2- yaratıcılığı beden dışında varsayan

Önce yaratıcılığı beden içi öğelerde arayan hayat görüşü sahipleri hakkında kısa bilgi:

Afrika’dan dünyaya yayılmak üzere 70 bin yıl önce yola çıkan insan, Asya ve Avrupa’ya gidecektir. Ama Avrupa ve Asya buzul devri nedeniyle kar ve buz örtüsü altındadır, çünkü hem çok kuzeyde, hem çok yüksek konumlu olduğundan, buzul örtüsü olmayan bölgelerinde bile yaşama uygun değildir.


Buzul devri günümüzün KARA-KIŞINA denk gelir. KARA-KIŞTA Anadolu’nun 200-300 metreden yüksek tüm bölgelerinde kar vardır.

Dolayısıyla oralarda yaşamak nerdeyse imkansızdır.

Buzul devri insanlarının çanak-çömlek gibi su taşıyacak şeyleri yoktu.

Ev-çadır gibi olanakları da olmadığından sadece su kaynakları yakınındaki mağaralarda   yaşayabiliyorlardı.

Bu nedenle yaşama en uygun alan şekilde gösterilen Basra-Hürmüz-Ovasıdır.

Basra-Hürmüz Ovası yaklaşık 200 km genişliğinde ve 700 km uzunluğunda bir ovadır. İçinden Dicle ve Fırat gibi iki büyük ırmak akar! Hürmüz boğazı yakınında içinde adalar bulunan bir göl vardır. Bu ortamda yaşayan insanlar 2 farklı kültür oluşumu geliştirmişlerdir:

Birincisi Ova düzlüğünde yaşayanlar tarafından geliştirilen kültür= Ova-kültürü

İkincisi göldeki adalar üzerinde yaşayanlarca geliştirilen kültür= Ada-Kültürü.

Toplum bir birleşme, ortak iş-yapma, dinamik sistemler fiziği terimiyle “sinerjetik” eylem işlevidir. Dinamik sistemler fiziği bölümünde açıklandığı üzere, birlikte işlem yapacak öğeler zorlayıcı bir durumla karşılaşmadıkları sürece, birleştirici bir kuvvet alanı ortaya çıkmaz.

Çevrelerinde bolca bulunan bu beslenme olanaklarından yararlanabilmenin tek çıkar yolu düz ovadan akan ırmakların sularını kanallar kazarak, istedikleri yere doğru uzatmak. Ama bu olay tek bir aile bireylerinin yapabileceği bir iş değil, kesinlikle ortak bir davranış gerektirir. Bu insanların ilk sınavı olmuştur ve insanların toplumsal bir davranış içine girmeleri için ilk büyük zorda kalma durumudur.

-•       Basra-Hürmüz ovası bir ırmak yatağıdır ve ırmak yatakları son derece verimli tarım alanlarıdır.

-•       Ova uzunluğu 600 km, genişliği 150-200 km olan devasa bir düzlüktür.

-•       Ovanın içinden Dicle ve Fırat ırmakları geçmektedir.

-•       Henüz çanak-çömlek gibi su taşıyıcı gereçlerden yoksun olan insanlar, bu ırmak kenarı boyunca yaşamaya mecburdur.

-•       Bu durumda 200 km eninde olan ovanın sadece 20 km genişliğindeki ırmak kenarı şeridi boyunca insan yaşayabilmektedir.

-•       Halbuki ovanın 180 kmlik genişliğindeki kalan bölümü bol hayvan ve bitki doludur ve insanlar oralarda da yaşayabilmek arzusuyla çırpınmaktadırlar.

-•       Bireyler çakmak taşlarından yapılmış el baltalarıyla, ırmak suyunu ovanın diğer bölgelerine doğru uzatma ve yeni yaşam ortamı oluşturma yarışına girmiş olmalılar.

-•       Bu yarış insanları çok zora sokmuştur.

-•       Zor durumdaki varlıkların sorunlarının çözüm yolunu “dinamik sistemler fiziği” vermektedir.

-•       Dinamik sistemler fiziği doğadaki tüm zorlukların karşılıklı anlaşıp-uzlaşmalarla sağlanacak bir ortaklık sistemiyle çözülebildiğini öngörmektedir.

-•       Ve Basra Hürmüz ovasındaki insanlar da bu doğa yasasına uygun davranıp, tüm ovayı su kanallarıyla döşeyip, ovanın her yerindeki bitki ve hayvan topluluklarından yararlanma olanağını sağlamış olmalılar.

-•       Buzul devrinin yaşanılmaz koşullarının egemen olduğu Avrupa ve Asya’nın tersine bu ova yaklaşık yüz bin yıllık bir süreyle insanlık için bir cennet ülke olmuştur.

Buzul devrinin sona ermesi nedeniyle ova 14 bin yıl öncelerinden başlayarak denizle kaplanmaya başlayınca, ovada yaşayanlar kaçmaya mecbur kalırlar.

Nereye kaçacaklar? Güneyde zaten deniz var, Güney-batı kurak bir çöl ortamı, Kuzey-doğu hala kar ve buz örtülü bir dağ-kuşağı (Zağros dağları). Kaçılacak tek bir yön kalıyor: Dicle-Fırat vadiler boyunca kuzey-batıya kaçmak.

İşte buzul devrince yaşadıkları bu cennet ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlar da, kuzey-batı yönünde kaçarak yeni yaşama açılan Urfa-ovası gibi yerlere yerleşmişlerdir. Göbekli-Tepe, Nevali-Çori, Karahan, Hamzan-tepe gibi yörelerde tonlarca ağırlıkta T-sütunları dikecek ortak davranış sergileyecek uygar davranış göstermişlerdir.Göbekli-Tepede ilk-toplumsal bir uygarlık merkezi kuran insanların nerden geldikleri şimdi anlaşılır oldu mu?

Daha önceleri sadece aile-bağlarıyla bir arada bulunup, diğer insanları rakip (hatta düşman) görürken, diğer insanları rakip-düşman görmeyerek, ailelerin birbirlerine bitişik, yani ortak-duvarlı evler içinde yaşayarak, evlerine çatıda açılan bir delikten merdivenle inecek tarzda HÖYÜK denilen toplu yaşam ortamları oluşturmaları tam anlamıyla bir toplumsallaşma göstergesidir.

-•       hem geceleri artık korku ve endişe içinde değil, güvenli ortamda bulunmanın rahatlığı-huzuru içinde yaşamak

-•       hem onlarla güç ve kuvvetini birleştirip, tek bir aile veya kabilenin başaramayacağı işleri başarabilmek,

-•       hem karşılıklı iş-bölümüne giderek, farklı alanlarda uzmanlaşıp, üretimi ve hizmeti artırabilmek uygarlığın temelleridir.

Şimdi herkesin şu soruyu cevaplaması gerek: Göbekli Tepeliler ve diğer Bereketli Hilal bölgesi sakinleri gökten mi buraya geldiler? Dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar hala yabani hayatı yaşarken, bu insanlar nereden böyle bir toplumsal yaşam kültürü edindiler?

Kuzeyden ve doğudan gelmiş olamazlar, çünkü oralar buzul devrinde kar ve buz örtüsü altında yaşama uygun olmayan yerlerdi.

Batıdan gelmiş olamazlar, çünkü sadece deniz var.

Güneyde ise yine yaşama uygun olmayan kurak ve susuz bir çöl ortamı.

Tek bir ortam kalıyor: İçinden iki büyük ırmağın geçtiği 800 km uzunluğunda ve 200 km genişliğindeki Basra-Hürmüz ovası.

Anadolu’da 4 bin yıl öncelerine kadar HÖYÜK kültürü vardır.

Tüm evler birbirinin aynıdır ve birbirleriyle iç-içe, yan-yanadır.

Kral gibi özel kişilere ait hiçbir iz yoktur.

Ama 4-5 bin yıl sonraları yerleşim alanlarında kral sarayları, mabet gibi özel mekanlar ortaya çıkmaya başlar.

Kültepe’de bu durum çok güzel görülür.

Toplum çeşitli iş-ve-meslek sahibi insanların oluşturmak zorunda oldukları bir ortak yaşam sistemidir. Bu nedenle elli, yüz-bin yıl önceleri yaşayan insanlarda uygar bir toplum hayatı kavramı yoktur. Çünkü o zamanlarda tüm insanlar avcı-toplayıcıydılar, herkes aynı işi yapıyordu. Göbekli-Tepe kazıları insanların yaklaşık 12 bin yıl önceleri ortaklık ruhlu bir yaşama geçmiş olduklarını gösteriyordu, çünkü tek bir kabile olarak değil, tüm orada yaşayanlar karşılıklı olarak birbirleriyle iş-birliği içine girmişlerdir.

20-30 tonluk kayaç blokları kesmişler, yüzlerce metre uzaklıktaki bir yere taşımışlar, kimileri bu taşlara çeşitli hayvan figürleri yapacak kadar ustalaşmış, kimileri zeminleri su geçirmeyecek şekilde bir  yapay maddeyle kaplayacak bir yetenek geliştirmiş. Kısacası, insanlar artık birbirlerini bir rakip olarak görmeyi bırakmışlar ve bu sayede ortak davranış içine girerek, daha rahat ve huzurlu bir sistem oluşturmuşlardır. Toplum işte bu şekilde oluşturulmaya başlanmıştır.

Bu temel görüşler çerçevesinde insanlık 12 bin yıl öncelerinden başlanarak Anadolu’nun merkez olduğu Bereketli Hilal bölgesinde toplumsal hayat başlatılır.

Çatalhöyük, Çayönü, Kültepe gibi bir çok yerde, her birinde binlerce-onbinlerce insanın yaşadığı, höyükler şeklinde yerleşim noktaları oluşturulur.

Bu tür toplumsal yaşamlar yaklaşık 4 binyıl öncelerine kadar sürer.

Anadolu’daki bu tür yaşam tarzının Anadolu’da hala sürdürülmeye çalışılan Alevilik-Bektaşilik gibi hayat görüşleriyle ilgili olmaları büyük bir olasılıktır ve araştırılması gerekir.

Ama 4-5 bin yıldan beri, bu sistem bozulmaya başlanır.

Çünkü yaklaşık 5 bin yıl önceleri Basra çevresinde kent devletleri denilen ve tepedeki kutsal soylu birilerince sahiplenilip-onun tarafından yönetilen yeni bir hayat görüşü ortaya atılır.

Devamı yarın


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Dağ Medya

Hayvan Medyası

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

SUSMA

Araştır, Soruştur, Konuş. SUSMA

%d blogcu bunu beğendi: