Bizlerin temel yaratıcısı olan KADINLAR hakkında bu temel biyolojik gerçeği verdikten sonra geleneklerimize işlenmiş adaletsizliklerle ilgili bir yazıyı sunalım.

yasliProf. Dr. İsmet GEDİK

8 Mart Kadınlar günü

İnsan yaratıcısını arıyor, ama yanlış yerde ve yanlış yönde arıyor. Bir insanı yaratanlar anne ve babalarıdır. Anne ve babanın bir yavru oluşturulmasındaki payını ve katkısını incelersek, Annenin payının %90dan fazla olduğunu görürüz.


okuDöllenmiş yumurtanın hücre zarı ve sitoplazma denilen hücre içi dolgusunun tamamı anadan gelir. Bunlar hücrenin %90dan fazlasıdır. Çekirdek zarının tamamı ve çekirdek içindeki kromozom iplikçiklerinin yarısı da yine anadan gelir.

Dolayısıyla babaların katkısı yüzde 3-5 gibi çok küçük bir orandadır. Bu nedenle insanların oluşturucusu olarak anaları kabul edersek, pek hata yapmış olmayız.


Şimdi bizlerin temel yaratıcısı olan KADINLAR hakkında bu temel biyolojik gerçeği verdikten sonra geleneklerimize işlenmiş adaletsizliklerle ilgili bir yazıyı sunalım.


Aşağıdaki yazı, KADINLAR GÜNÜ vesilesiyle bir kutsal kitaplar konusu uzmanı Sayed Monem’in bir makalesidir. Değerlendirmeniz dileğimle.


Dişisine kötü davranan tek canlı insan mıdır? - KizlarSoruyor


Sayed Monem’den kadınlara…

“Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Hayatımızın yarısını yok etmiş Müslümanlar.

Ve bunu da insanlığa adalet, eşitlik, evrensellik diye yutturmuşlar.

Kültürel bir norm haline de getirmişler.

Bu normla vicdanımızı, adalet duygumuzu yok etmişler.

Utanmaz, ahlaksız, duyarsız insanlara dönüştürmüşler hepimizi.

Ve bazılarımız uyanmış bu adaletsizlikten, ilkelliği, vicdansızlığı sorgulamaya başlamış.

Sorguladıkça rahatsız olmuş ve itiraz etmeye başlamışlar.


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Derler ki kadınlar ve erkekler bir elmanın iki yarısıdır.

Yarısıyız da, biz erkekler çürük tarafıyız o elmanın.

Çürütmüşler, bozmuşlar insanlığımızı dinleriyle.

Halbuki gerçekler ne kadar farklı.

Zekanın cinsiyeti yok. Her şeyden önce bunu yazayım;

Kadın veya erkek daha zeki değil.

Daha zeki olmak sadece genetik bir faktör, kadında, erkekte aynı oranda zekaya sahip.

Bunu takip eden ise eğitim düzeyi, çok zeki de olsanız eğitim yoksa bir işe yaramıyor.

Zeka; olayları algılama, değerlendirme, hissetme, yorumlayabilme ve değerlendirdiklerini dışa aktarabilme gibi enstrümanları beraber kullanabilmektir.


DİŞİSİNE KÖTÜ DAVRANAN TEK HAYVAN İNSANOĞLUDUR. - Video İzle - İndir |  videoindirelim.com


Bu enstrümanlara baktığımızda kadının biraz daha ön planda olabileceğini görebiliriz.

Kadın olayları daha iyi algılar, yorumlar, daha iyi hisseder.

Yani kadınlar, erkekler ile aynı zekada ama kadın zekasının işlev açısından daha avantajlı olduğu bilimsel bir gerçek.

Hem kız hem de erkek çocukları olan ebeveynlerin iki cins arasındaki gelişim düzeyini daha iyi fark edebileceğini düşünüyorum.

Kız çocukların daha erken konuşması, daha iyi, daha çabuk algılaması ve gelişmesi gibi. Ancak din bunları ters çevirmiş.


Dünya Üzerinde Dişisine Kötü Davranan Bir Hayvan Gördünüz Mü? -  KizlarSoruyor


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Kadınlar asker oluyor ülkesinin savunmasında görev alıyor.

Kadınlar askeri pilot oluyor, savaş uçağı kullanıyor.

Kadınlar ticari pilot oluyor, yüzlerce kişinin bindiği uçakları kullanıyor.

Kadınlar astronot oluyor, uzaya çıkıp çalışıyor.

Kadınlar maden mühendisi oluyor, binlerce metre derinlikte madende çalışıyor.

Kadınlar doktor oluyor, yüzlerce insanı ameliyat ediyor hayatını kurtarıyor.

Kadınlar öğretmen oluyor, canımızdan değerli çocuklarımızı eğitiyor.


seymayıldız Dişisine kötü davranan tek hayvan, insanoğludur. - YouTube


Kadınlar iş kadını oluyor, ticaret yapıyor.

Kadınlar mühendis oluyor, endüstride imalat yapıyor, fabrikalar yapıyor.

Kadınlar avukat oluyor, dava üstlenip adaleti savunuyor.

Kadınlar hakim oluyor, dava sonuçlandırıp adaleti sağlıyor.

Kadınlar işçi oluyor, her şart altında evini geçindiriyor.

Kadınlar ev kadını oluyor, evini çekip çeviriyor.

Kadınlar hayatın her alanında erkeklerle beraber var oluyor, emek sarfediyor, çalışıyor.

En önemlisi bizleri doğurup hayatın devamlılığını sağlarken ana oluyor ve kadın, erkek hepimizi adam ediyor da adam olamayanlar bin sene önceki, ilkel kültürün yazdığı uyduruk metinleri aklamak adına, insanlığı erkek, köle ve kadın diyerek üç cinse ayırdığını görmüyor, kadınların fiziksel yapılarının narin olduğunu, çok duygusal olduklarından şaşırabileceklerini söylemekten çekinmiyor, utanmıyor.

Anasından emdiği sütün adamı olamıyor.


1,115 Beğenme, 25 Yorum - Instagram'da Ⓢ ⓔ Ⓢ ⓢ ⓘ ⓩ Ⓑ ⓘ ⓡ Ⓖ ⓔ ⓒ ⓔ ꪜ  (@sessizbirgece.34): "Dişisine Kötü Davranan Tek Hayvan.. İnsano… | Movie  posters, Movies, Poster


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

İman aklı aldığı gibi utanmayı da alıyor.

Kadınlar, duygusal oldukları için doğru karar alamazlarmış.

Bilimi kendi şaklabanlıkları için kullanan bu soytarılar utanmaz, ahlaksız da oluyorlar.

Ne olurmuş kadın duygusal olunca?

O zaman;

Açık kalp ameliyatı yapmasın kadınlar, çünkü hasta ölebilir. Duygusal ya!

Pilotluk yapmasın kadınlar, çünkü uçağı düşürebilir. Duygusal ya!

Hakimlik yapmasın kadınlar, çünkü doğru karar veremez. Duygusal ya!

Bütün işler için benzer gerekçe hazır, onlar duygusal, narin, şaşırabilir.

Bu çok duygusal yakıştırmaların arkasından aslında başka bir sahtekarlık var.

Ahmet Tiryaki - Dişisine kötü davranan tek "HAYVAN" İnsanoğludur.!!! |  Facebook

Bu şaklabanlıkların, soytarılıkların arkasında Ahzab Suresi 33. Ayet’i var elbette;

“Evlerinizde oturun.

Önceki cahiliye dönemi kadınları gibi süslerinizi açığa vurmayın.

Namazı kılın, zekatı verin.

Allah’a ve Resulüne itaat edin.

Ey ev halkı!

Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”

Bütün dertleri bu aslında, evde oturacaklar süslerini(!) kimse görmeyecek ve günah işlemeyecek kadınlar, böylelikle tertemiz olacaklar. İşte kadının konumu bu.

Dışarıda dolaşırsan günah işliyor ve kirleniyorsun. Tek dertleri kadını eve kapamak. Kadın onların malından başka bir şey değil.

İnsanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen evrensel kitabın kadına biçtiği toplumsal görev bu. Evde oturan süs malı olmak. Evi temizleyecek, yemeği yapacak, gece de erkeği yatakta memnun edecek.


Facebook

Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

İşte insanlığın aklını ayaklar altına alanların iman adıyla insanlığa sundukları rehberdir. Post modern Müslümanların bazıları şimdi, Bakara Suresi 282. Ayet’te bulunan;

“Ve erkeklerinizden iki kişiyi şahit tutun. Fakat eğer iki erkek bulunamıyorsa, o zaman şahitlerden razı olacağınız bir erkek ve iki kadını tutun ki, ikisinden biri unutursa o taktirde, diğeri ona hatırlatır.”

Emri sadece borçlar hukuku için vardır diyorlar. Bütün insanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen evrensel kitap, sadece borçlar hukukunda yapılacak şahitlik için bir erkek yerine iki kadın emrini veriyormuş!

Yahu muhteremler, insanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen kitapta borçlar hukukunun ne işi var? İnsanlığın borçlar hukukundan daha önemli hukuki meseleleri yok mu? Ben yüzlercesini sayarım. Bunlar Kur’an’da var mı? Yok.

Ayrıca evreni yaratan yüce güç verdiği örneğin sebep sonuç ilişkisini görememiş mi? Bu güç sizin tanımızla Kadir-i Mutlak değil mi? Gönderdiği emirlerin ne sonuç getireceğini bilmiyor mu? Bu kadar beceriksiz mi?

Kadına tanınan şahitlik modeli bir erkeğe karşı iki kadın. Haliyle Kur’an örnek alınmış ve bütün hukuki meselelerde bu örnek geçerli olmuş. Yani sizin borçlar hukuku örneğiniz sadece palavra. Çünkü Kur’an rehberse içerdiği her örnek emsal olacaktır.


Jack London Sözleri


Kur’an’da cinayet davaları için kadının yapacağı şahitlik için örnek var mı? Yok.

Ancak bir ayette;

“şahitler erkeklerden olur, erkek bulunamıyorsa(!) onun yerine iki kadın şahitlik yapar” denmiş, elbette bu ayet rehber alınarak iki kadının şahitliği kesinleşmiş. Borçlar hukukuymuş! Yani diyorsunuz ki bizim taptığımız Allah sebep sonuç ilişkisini kuramayacak kadar beceriksiz. Hani yaş, kuru her şey açıklanmıştı bu “apaçık” kitapta?

Gelenekçiler zaten kadını insan yerine bile koymuyor borçlar hukuku mu kalmış. Bırakın hukuku insan bile saymıyorlar. Ancak Kur’an’ı aklamak isteyen Post Modern Müslümanlar durumu kurtarmak için borçlar hukuku diye uydurmuşlar. Hadi diyelim borçlar hukuku için geçerli olsun. Bu nasıl kurtaracak Kur’an’ı?

Diyelim kadın hakimlik yapıyor. Mahkemelerde her türlü hukuki davaya bakıyor. Bir borç davasında da şahitlik yapması için çağrıldı. Ne yapacak şimdi bu kadın hakim? Mesela az önce kendi mahkemesinde bir idam cezasının hükmünü onayladı.

Şimdi ise basit bir alacak verecek davası için mahalleden bir kadın arkadaşını mı alacak yanına şahitlik yapmak için? Bu kadın hakimlik de yapamaz, o zaman aldığı her kararı erkek bir hakimin de onaylaması gerekir. Kur’an’dan çıkacak hukuk normu sadece bu kadar olabilir.

Ya da savaş uçağı kullanan bir kadın pilotu mahkemeye şahit olarak çağırırken ne yapacaksınız? Bu kadındır mahkemede şaşırabilir o yüzden yanında başka bir kadın daha mı getirsin diyeceksiniz? Bir savaş uçağını teslim ettiğiniz kadın ya şaşırıp füzenin düğmesine basarsa!? Kadın şaşırabilir duygusal ya! O zaman askeri pilot olmasın mı bu kadın diyeceksiniz?

Ya bu kadın yüzlerce insanı taşıyan bir uçağın pilotuysa duygusal olduğu için doğru karar veremez o yüzden pilot olmasın mı diyeceksiniz?

Ya da bu kadın bir doktor insanlara teşhis koyuyor, ilaç veriyor, ameliyat ediyor. Ya duygusal olduğu için yanlış karar alırsa yanlış ilaç verirse ameliyat esnasında hata yaparsa. En iyisi doktor da olmasın.

Fizikçi, mühendis, pilot, ev hanımı, sekreter, öğretmen, doktor, işçi yani bütün kadınlar borç hukuku davalarına iki kişi gitsinler mi diyeceksiniz!

Kadın evden çıkmasın ahlaksız zihniyetinin palavralarıdır bunlar.

Kadın olmak şaşırmak değildir ama sizin insanlığınız şaşmış.

Ayıptır, sizi doğuran ananızdan da mı utanmıyorsunuz?


i̇nsanoğludur hashtag on Twitter


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Bir kadınla sevgi dolu bir evlilik, hayat arkadaşlığı yetmiyor Müslümanlara. Sapıkça şehvetlerini tatmin etmek için, İnsanlığa rehber ve şifa niyetine sundukları ve evrensel dedikleri kitapta evlenmek için utanmadan dört kadın diyebiliyorlar, üstelik cariye dedikleri seks kölelerine istedikleri kadar tecavüz edebiliyorlar. Sınırı sayısı yok.

Kadını aşağılamaları bununla da bitmiyor. Nisa Suresi 11. Ayete göre Anne ve babaların mirasından da kadın oldukları için erkek kardeşe düşenin yarı hissesinde miras hakkı tanıyorlar.

Hem ahlaksız, hem hırsız olmuşlar kadınların haklarını gasp ediyorlar.


Nevşehir Haberleri - Üniversite Öğrencileri Kadına Yönelik Şiddete Dikkat  Çekti - Yerel Haberler


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Binlerce yıl inandıkları Allah’ın emri olan ayette kadın söz dinlemezse Nisa Suresi 34. Ayet’te;

“Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve dövün”

Demişler. Kadın erkeğin kölesi olduğu için, baş kaldırmasından endişe mi ediyorsun? Söz mü dinlemiyor? Ayete göre önce öğüt veriyorsun. Sonra seks yapmıyorsun. Nasıl olsa erkeğin bir çok kadını var. Erkek için sorun yok. Baktın hala yola gelmiyor o zaman dövüyorsun ve yola getiriyorsun.

İnsanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen evrensel kitabın kadına verdiği değer budur.. Şimdi birileri diyor ki o dövme değil uzaklaştırma, çıkartma! Ya Hu muhteremler bu yalanı söylerken hiç mi yüzünüz kızarmıyor hiç mi utanmıyorsunuz.

Ayetin Arapçası bile neyin ne olduğunu anlamak için yeterli DRB yani darp, darbe, vurmak, çarpmak. Hukukta da bir terim olmuş. Darp etmek, şiddet kullanmak.

Türk Ceza Hukukunda yanılmıyorsam 3 yıla kadar cezası vardır. Şimdi kalkmışlar, vurmak olan DRB fiilini uzaklaştırma, çıkartma diye yazıyorlar. Hiç utanmıyor, hiç yüzleri kızarmıyor yalancı, ahlaksız, palavracı bunlar.


kurban İtici güç Uyarmak disisine kotu davranan tek hay - atmosfermuzik.com


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

İnsanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen evrensel kitapta, Allah zinadan bahsediyor. Çok kızıyor zinaya! İki insan onaysız seks yaparsa yüz kamçı ile cezalandıracakmış! Sana ne kardeşim, sen git galaksiler, süper novalarını falan yaratsana! Biz senin işine karışıyor muyuz? Biz diyor muyuz sana bu yarattığın galaksinin şeklini beğenmedik yüz sopa atalım!

İnsanlar seks yapıyorsa bu sadece o insanları ilgilendirir. Evli veya değiller, evli iseler ve birbirlerini aldatıyorlarsa anlaşır, boşanır veya boşanmazlar tamamen onları ilgilendiren bir mesele. Sana ne ya Hu, milletin yatak odasından.


hasantok-3333 Tumblr blog with posts - Tumbral.com


Utanmazlıkları, ahlaksızlıkları burada da bitmiyor. İnsanlığa rehber ve şifa niyetine gönderilen evrensel kitabın Nur Suresi 2. Ayet’tinde geçen “celdetin” sözcüğünü allayıp pulluyorlar. Bu kelime “asa” gibi sopa demek değilmiş. Cilde hafifçe vurabilecek bir aletmiş! Derinin altına geçmeyecek şekilde vurma demekmiş. Can acıtmazmış. Önemli olan bunu teşhir etmekmiş. Utanmazlar, vicdansızlar yalandan hiç uslanmıyorlar. Ayette diyor ki;

“Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz kamçı vurun. Eğer Allah’a ve Ahiret Günü’ne gerçekten iman etmişseniz, Allah’ın hükmünü uygulama konusunda o ikisine acıyacağınız tutmasın. Cezanın tatbikine mü’minlerden bir grup da şahit olsun.”

“Celdetin” Cildi kamçılayın demek. Ancak kamçının iki şekli var. Biri etleri kemiklerinden sıyrılana kadar kamçılamak. Diğeri de daha hafif olan derisi etlerine kadar soyulmayacak kadar olanı. Ayette ikinci yöntem seçilmiş. Zina mı yaptın herkesin önünde sana yüz kamçı vuruyorlar. Ancak derini kemiklerine kadar soymuyorlar. Ne kadar şefkatli, ne kadar evrensel, ne kadar insancıl değil mi?

Bir de bazıları; “Bakın bizim Allah’ımız ne kadar şefkatli kamçılatırken bile bizi düşünüyor. Kemiklerimiz gözüksün istemiyor.”

Diye övünüyorlar reklamını yapıyorlar.

Biraz daha utanmasalar; “Cellatbaşı oh iyi geldi biraz da sırtımın sol tarafını kamçılar mısın?” diyecekler. O kadar hafif yani!

Utanmaz, terbiyesiz, ahlaksızlar, palavracılar, insanlık düşmanları.


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Kadın düşmanlıkları bitmiyor Müslümanların, Evreni yarattığını iddia eden Allah, İnsanlığa rehber ve şifa niyetine gönderdiği evrensel kitapta lezbiyen kadınları da istemiyor. Nisa Suresi 15. Ayet’te;

“Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin.”

Ölünceye kadar hapsediyor. Allah çıkış yolu verinceye dek, nedir bu çıkış yolu! Belki yüz kırbaç belki değil. Ne olduğu belli değil. Sana ne kardeşim eşcinsellik nasıl suç olabilir? Bugün bilimin geldiği noktada bunun doğuştan geldiğini biliyoruz. Öyle bile olmasa iki kadının tercihidir bu.

Canları sevişmek istemiş, sevişmişler tasası sana mı kaldı? Seni neden ilgilendiriyor sapık mısın sen? İddia ettiğin cennette her türlü sapıklığı, küçücük kızları, erkekleri seks için vaad eden sen değil misin? Yetişkin iki kadın, ama genetik ama keyiften sevişir ya Hu Sana ne? Size ne?, Bize ne?

Sorduğuma bakmayın sapık olduğunu biliyorum. Başkalarının seks hayatını takip eden, sorgulayan bir zihniyet ancak sapıklarda olur.


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Sapıklık bitmiyor nereye baksam insanlık dışı bir ayet, insanlık dışı uygulamalar var. Utanmadan bu kitabı bin sene boyunca rehber ve şifa niyetine gönderilmiş evrensel kitap diye pazarladılar. Bu kitaba uyan milletler ahlaksız, ilkel uygulamalara maruz kaldılar.


Kölelikten kurtulamadılar, adaleti bulamadılar, hastalıklı toplumlar oldular. İnsan ayrımcılığına maruz kaldılar. Böyle bir utanmazlık olur mu ya Hu! Okuyalım Ayeti;

Nur Suresi 3. Ayet; “Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez; zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.”

Yıllardır okuyorum aklım hafsalam almıyor olabilir mi böyle bir şey? Bunu okuyup da nasıl kabul ederler ve kendilerine insan diyerek ortalıkta utanmadan dolaşabilirler? Bir kadın veya erkekle seviştin mi İslam dininden biriyle evlenemiyorsun? Artık sadece Müşriklerle evlenebiliyorsun.

Bu nasıl bir aşağılamadır. Ya Hu karşındaki sadece insan, neye inandığı çok mu önemli? Böyle bir utanmazlık olur mu? Zina mı yaptın kadın veya erkek sadece Allah’a ortak koşan, Allah’ı tanımayanlarla evlenebiliyorsun. İnsanları ayrıştıran, bölen bir zihniyetten daha aşağılık bir zihniyet var mıdır?


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Kadını aşağılamaları bitmiyor Müslümanların rehber ve şifa niyetine gönderilmiş evrensel kitaptan okuyoruz; Nur Suresi 33. Ayet; “Evlenemeyenler, Allah kendilerini lütfü ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul edin.

Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilsin ki Allah hiç şüphesiz o kadınları bağışlar ve merhamet eder.”

Kur’an’ın insanlık dışı uygulamaları hiç bitmiyor. Evlenemiyorsan Allah seni zengin edene kadar bekle diyor. Zengin olmak için öneri de veriyor. Kölelerini sat para kazan diyor. Kölenle bir bedel karşılığı anlaş o sana parayı ödesin sende onu özgür bırak. Benim hatırım için de biraz indirim yap diyor. İlginç bir de isteği var insanlığa rehber ve şifa niyetine bu kitabı gönderen Allah Efendilerinin Müslümanlardan!

Cariyelerinizi fuhuşa zorlamayın diyor! Fuhuş yaparlarsa da ben onları bağışların merhamet ederim diyor. Ya Hu domuzu yemeyi kesin yasaklamışsın, Müslümanların neden kölelerini fuhuşa zorlamalarını kesin olarak yasaklamıyorsun? Basit bir “zorlamazsanız iyi olur” diye geçiştiriyor. Üstelik utanmazlığı, ahlaksızlığı tavan yapıyor ve fuhuş yapanları ben affederim diyor!

Ahlaksız, para karşılığı seks kölesi yapılan kadını bağışlayacağına kesin yasak koysana! Hani zina günahdı? Yüz kırbaç vardı. Ama onlar mü’minlere yasak değil mi? Cariye olursa sorun yok onlar nasıl olsa insan değil. Tecavüz de edebilirsin, fuhuş da yaptırabilirsin.

Okurken midem bulanıyor, ben utanıyorum insanlığımdan ama onlar utanmıyor. Bin yıldır kadınları seks kölesi olarak kullanmaktan.


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Müslümanların insanlığa rehber ve şifa niyetine gönderildiğini ve evrensel olduklarını iddia ettikleri kitaptan nasıl bir sosyal hayat oluşturmaya çabaladıklarını bu sosyal hayatın içinde kadını nasıl aşağıladıklarını okumaya devam ediyoruz. Ben bu ayeti yazmaktan bile ıstırap duyuyorum. İnsanlığa hala bu utancı yaşatanlar ıstırap duymuyor ve bu ahlaksızlıkları öve öve bitiremiyorlar.

Nisa Suresi 25. Ayet;

“Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin.

Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir”

Bunu okuyup hala “bu kitap evrenseldir ve insanlığa şifadır” diyen utanmazların, ahlaksızların arzuladığı insanlık bu mudur? İnsan ayırmak ve ırkçılıktan daha aşağılık ne vardır? Müslüman hür kadın alacak paran yoksa Müslüman köle kadınla evleniyorsun o kadın da fuhuş yaparsa Müslüman hür kadına verdiğin cezanın yarısı kadar ceza veriyorsun.

Bu nasıl bir aşağılamadır? Müslüman olmayan bir kadınla köle olsa bile evlenemiyorsun. Müslüman köleyle evlenme ruhsatın var ama o kadın sonuçta seks kölesi, yarım insan sonuçta. Fahişelik yaparsa cezası da yarım oluyor çünkü o kadını insan saymıyorlar.

İnsanlık düşmanları bunlar..


Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köle.

Ne diyor Müslümanlar; “bizim dinimiz cenneti anaların ayaklarına sermiştir!”

Ya anne olmayan kadınlar!

Onlara da cehennemi mi layık gördünüz!?

Neden sadece analara cennet var!?

Çünkü evinde oturacak ve çocuk doğuracak kadın!

Ancak ona da şart koşuyor. Son derece inançlı, Mü’min olacak ki cennete gidebilsin.

Yoksa cennet falan yok!

Aslında bilinçaltında kadın sadece evde oturup, çocuk doğurmaya yarar diye düşünüyorlar da bozuk dinlerini satarken slogan lazım, süslemek lazım.

Manavın hormonlu domatesi, tarla domatesi diye satması gibi. Dinlerini de sloganla hormonluyorlar ki satarız diye. Cennetten tek anladıkları; bu dünyada istedikleri kadar kadını yatağa atıp seks yapmak.

Bu da yetmiyor bir de öbür dünyada kendilerine cennet yaratmışlar orada da sayısız küçük kızları da seks kölesi yapmanın hayallerini kurmuşlar.

Daha yazmadığım onlarca ayet, yazmadığım binlerce hadis, gelenek, töre, uygulama var. Hepsi kadınları aşağılamak için Kur’an ile başlamış ve toplumda kültürel bir norm oluşmuş.


Balık baştan kokar misali ellerinde Kur’an ile yola çıkan ve İslamiyeti kabul etmiş toplumlarda kadınların durumu sefalet içinde. Eziliyorlar, tecavüze uğruyorlar, dövülüyorlar, öldürülüyorlar.

Bunları yazdığımız da, karşı çıktığımız da utanmadan hastalıklı zihniyetleriyle diyorlar ki;

“Onlar, kadının özgürlüğünü değil, kadına ulaşmanın özgürlüğünü istiyorlar”

Evet kadınlara ulaşmanın özgürlüğünü, yolunu arıyoruz doğrudur;

Binlerce yıldır evlere hapsettiğiniz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır, saçından, elinden, ayağından, yüzünden, gözlerinden, yürüyüşünden, konuşmasından, gülüşünden tahrik olduğunuz, sapıkça şehvet duyduğunuz kadınlara ulaşarak onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır sindirdiğiniz, özgürce düşünmesine engel olduğunuz, korktuğunuz kadınlara ulaşarak onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır dokuz yaşına geldi mi evlendirip gerdeğe soktuğunuz ve sapıkça şehvetinizi tatmin ettiğiniz küçücük kızlarımıza ulaşarak onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır, miras haklarını gasp ettiğiniz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır şahit olma hakkını gasp ettiğiniz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır sadece sevişti diye kırbaçladığınız, hapsettiğiniz, öldürdüğünüz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır seks kölesi olarak kullandığınız, sapıkça emellerinize alet ettiğiniz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Fıtrata aykırı diyerek uydurmalarla sindirdiğiniz, yok ettiğiniz, toplumsal hayattan dışladığınız, beynini bu hastalıkla yıkadığınız kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Binlerce yıldır uydurma dinlerinizle sömürdüğünüz kadınlara ulaşmanın ve onları özgür bırakmanın yollarını arıyoruz.

Bu sapıklıktan, hastalıklı zihniyetinizden onları kurtarmanın ve özgür kılmanın yollarını arıyoruz.

Dünyayı eşit şartlarda paylaşacağımız adaletle, sevgiyle, özgürce yaşamanın yollarını arıyoruz.

Yarım miras, yarım hukuk, yarım insan, yarım hayat, yarımlardan oluşan köleliği bitirecek ve kadına ulaşarak onları özgür bırakacağız.


Ve nefretinizle yok olacaksınız…

Fıtratınız kadar emin olabilirsiniz…

8 Mart Kadınlar günü

Sevgi ve saygılarımla…

Lombelico del Mondo


olumlu


kalp


dusunuyor_musun



Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: