Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 8. Bölüm -/= Önce bir düzeltme yapmak gerekiyor.

İyaslismet GEDİK

O da şu: Anadolu’ya ilk yerleşen uygar davranışlı kavimlerin Alevi-kültürlü Türkmenler, Yörükler gibi aglütine dilli toplumlar olduğu yazılmıştı. Alevi kültürlü deyince de akla elbette günümüz alevileri gelmektedir.


Ama şu olgu dikkate alınmalıdır.Adsız.png

Atlantis ovasından ilk göçen kavimler doğal sisteme uygun, yani karşılıklı hizmet alış-verişlerine ve karşılıklı etkileşime dayalı bir toplumsal sistem anlayışındadırlar. Doğadaki herşeyin sahipliğinin kutsal soylu kişlere ait olduğu şeklinde TEPEDEN sahiplenilen bir toplum anlayışı ise Sümerlerin 6 bin yıl önceleri Basra yöresine çıkmalarından sonra dünyaya yayılmaya başlamıştır.


Ve artık toplum kavramı yerine DEVLET kavramı kullanılır olmuştur.

Devletlerin adları da, bu nedenle tepedeki EFENDİlerin adlarıyla anılmaya başlanmıştır.

Zaman geçtikçe insan bilinci de artmıştır.

halk kendilerinin KÖLE, tepedekinin kendisinin sahibi, yani EFENDİsi olduğu görüşüne karşı çıkmaya başlar.

Bu durum gelişip, insanlar haklarına sahip çıkmaya başlayınca, devleti shiplenip-yönetenler ikinci bir uyutma yolu bulurlar ve yaratıcının sevdikleri insanlara vahiyle kutsal mesajlar (kitaplar) gönderdiklerini, ve bu mesajlara uygun davrananların öldükten sonra cennet denilen mekanda ebedi bir hayat yaşayacakları inancını halka empoze etmeya başlarlar.

Doğal hayat görüşü, yaratıcılığın varlıkların içlerinde olduğu temeline dayanır.

“Bir ben vardır bende benden içeri” bunun en güzel delilidir.

Bu nedenle alevi inançlılar semavi dinli devletler tarafından temel düşman kabul edilmiş ve 2-3 bin yıldır sürekli kovalanmış, baskı altına alınmış, öldürülmüştür, vs.

İşte bu nedenlerle, 5-10 bin yıl öncelerinin ilk_alevilik  görüşü bu günkünden çok farklı olmalıdır. İnsanlarımızın bu gerçeği dikkate alarak, yazdıklarımı değerlendirmeleri gerekir.

Şimdi tekrar Atlantis ovalıların göçleri ve uygar toplumların dünyaya yayılması olayına geri dönelim.

Anadolu’yu yerleşime açan ilk-çiftçiler (Göbekli tepeliler, Çatalhöyüklüler, vd.) nereden geldiler?

Son arkeolojik bulgular en eski toplumsallaşma noktalarının 12 bin yıl önceleri Göbekli-Tepe, Hallan Çemi gibi Güneydoğu Anadolu yörelerinde olduğunu göstermiştir. Bu noktalarda toplumsal yaşamı başlatan insanlar henüz tarım ve hayvancılığı keşfetmemişlerdi, ama “yaşam ortaklığı” kavramına ulaşmışlardı. Ve bu yeteneğe de Basra-Hürmüz ovası üzerinde ulaşmışlardı.

Çünkü devasa ovanın her tarafında yaşayabilmek için, çevresindeki insanları rakip olarak değil, ovanın her tarafına su kanalları yapılmasını gerçekleştirecek ortaklar olarak görme ve kabullenme bilgisine ulaşmışlardı. İlk toplumsal davranış böyle başlamıştır ve ilk başladığı yer de Basra-Hürmüz ovası, diğer bir tanımıyla Atlantis Ovasıdır.

Buzul devrinin sona ermesiyle, Atlantis Ovası tekrar denizle kaplanmaya başlayınca da insanlar ovayı terk ederek, yeni yaşam ortamları aramaya başlarlar.

Yeni yaşam ortamlarının başında da Anadolu gelmektedir, çünkü buzul-devri süresince kar ve buz altında bulunan Anadolu, kar ve buzların ergimeye başlamasıyla, yeni yaşam ortamlarına dönüşmüştür. Atlantis ovasındaki insanlar da bundan haberdardır, çünkü Anadolu merkezli çakmaktaşı ticareti yapanlar bu bilgileri onlara iletmektedirler.

Bu nedenle dünyada ilk toplumsallaşma, sunulan haritada gösterildiği üzere, Güney-doğu Anadolu’nun merkez olduğu Bereketli-Hilal denilen bir kuşakta 12 bin yıl önceleri başlatılır.

Adsız.png
Yukarıdaki haritada, Atlantis ovasında ulaşılan uygar davranışın, yani toplumsal yaşamın, ne zaman Anadolu ve Avrupa’ya doğru yayıldığı gösterilmektedir.

1)- İlk durak Güney-Doğu-Anadolu’nun merkez olduğu Bereketli Hilal bölgesi olmuştur. Göbekli-Tepe bunun en güzel örneğidir ve sonraki bir bölümde daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Bu bölgede 12 bin yıl öncelerinde insanlar karşılıklı hizmet-alışverişlerine ve karşılıklı etkileşime dayalı toplum hayatını başlatmışlardır. Bunun delilini 4 bin yıldan eski yerleşim yerlerinin HÖYÜK denilen toplu yerleşimler oluşturur. Şöyle ki: HÖYÜK tipi yerleşimlerde bütün evler birbirlerine benzer, aralarında saray vs. gibi “Efendilere has” konutlar yoktur.

2)- Batı ve Kuzey Anadolu’da uygar yaşamlı yerleşimler yaklaşık 9 bin yıl önceleri başlar. Yani Bereketli hilalde 10-12 bin yıl önce başlayan uygarlık Anadolu’nun kuzey ve batı bölgelerine 1-2 bin yıl sonra ancak ulaşır.

3)- Trakya üzerinden Avrupa’ya uygarlığın ulaşması yaklaşık bin yıl daha sonra olur. Tuna nehri ve kolları boyunca uygarlık bilgisine sahip insanlar yerleşmeye başlarlar ve 8 bin ile 6 bin yılları arası süren Vinça kültürünü oluştururlar. (Vinça kültürü 5-6 bin yıl önceleri İndogerman dilli kültürü oluşturan Yamnaya-bozkır göçebe toplumları tarafından yok edilir ve bu bölgeler slavlaştırılır.)

4)- Ege adaları ve Yunanistan bölgesinde yaklaşık 6-7 bin yıl önceleri uygar yaşama geçiş başlamış ve Girit adasındaki Minos uygarlığı gibi gelişmiş toplumsal yaşamlar ortaya çıkmıştır. Minos uygarlığı da yaklaşık 3600 yıl önceleri Yamnaya-bozkır-göçebeleri tarafından oluşturulan indogerman dilli bir kavim (yunanlar) tarafından yok edilmiştir.

5)- Batı Avrupa’ya uygarlığın ulaşması da yine 6-7 bin yıl önceleri ancak olmuştur.

Görüldüğü üzere, Anadolu’da uygar yaşam 10-12 bin yıl önceleri başlamış ve Güney-Doğu Avrupa7-8 bin yıl önceleri uygarlığa kavuşmuş iken, Kuzey-Avrupa’da o zamanlarda hala yabani hayat sürüyordu.

Tüm Anadolu’nun yerleşime açılması 2-3 bin yıl sürmüştür.

Bu nedenle kuzey ve batı Anadolu’da ilk yerleşim noktaları yaklaşık 9 bin yıl önceleri oluşmaya başlar.

Tüm Anadolu bu nedenle Atlantis-Ovalı göçmenlerin ilk vatanlarıdır, çünkü daha önce yaşadıkları yerler (Atlantis-Ovası) denizle kaplanmıştır, onlar da göçe mecbur kalmışlar ve daha önceleri karlarla kaplı bu bölgenin ilk sakinleri olmuşlardır.

Anadolu toplumlarının çekirdeği böyle oluşmuştur.

Yani tarih kitaplarında Truva, Karya, Hatti, Luvia, Kapadokya, Pamfilya, Klikya gibi adlarla anılan yerel toplumların hepsi Atlantis-Ovası göçmenleridir ve hepsinin konuştukları dil, Atlantis-ovalıların dili gibi aglütine =bitişimli=eklenmelidir.  

Bunların bir kısmı, Trakya’ya geçip, Tuna nehri boyunca ilerleyip, Vinça kültürünü oluşturur.


Adsız.png

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: