Atlantis-Sümer – İlk- Alevi-TC- 11. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Neden 4 bin yıl öncesine kadar olan yerleşimler Höyük şeklinde iken, sonraları büyük saraylar ve onların çevresine dağılmış evler şeklindedir?


1.png

Bu sorunun yanıtı hayata bakış açısında yatar.

İnsanlar, Anadolu gibi bakir topraklarda karşılıklı hizmet alış-verişine dayalı olarak on-iki bin yıldan beri yaşamaktaydılar. Taa ki Sümerler denilen son Atlantisliler Basra çevresinde tepeden yönetilen devlet sistemini ortaya çıkarana kadar. Sümerler toplumların krallık denilen bir otoriter güç sistemince yönetimini öngörürler. Bu görüşe varmalarının nedeni şu olmuştur:


Eskiden yaşadıkları ortam gittikçe denize gömülmeye başlamıştır.

Bunun nedeni olarak insanların namus ve ahlaklarının bozulmuş olması nedeniyle, tanrıların onları cezalandırması olarak düşünülmektedir.

Adalarının gelecekte beklenen bir sel ve tufanla tamamen gömüleceği endişesi içindeki halkın içinden biri, rüyasında bir tanrının kendisine bir mesajda, bir “gemi” yaparak bu felaketten kurtulabileceği bilgisini verdiğini söyler, ve buna uyan halk son sel felaketinden kurtularak karaya çıkarlar (Basra çevresinde).   

İşte bu şekilde doğal felaketlerden korunmanın ilahi mesajlar alan kişilere (kral- sultan, lider, vs) uyarak yaşamakla mümkün olduğu görüşü insanlık aleminde yer almaya başlar ve tepeden yönetim şekli dünyaya yayılır.

Kral gücünü nerden alacaktır? Halkın ürettiklerinden. Halk ürettiğinin çoğunu efendisine verir. Efendisi bu şekilde çok zengin olur ve parayla yanına muhafızlar, askerler tutarak, hükmettiği bölgeyi daha da genişletmeye çalışır.

Ganimetçilik ve istila bu yönetim sisteminin temelini oluşturur. Devlet denilen tepeden yönetimli sistem o tarihten beri yaygınlaşmış ve günümüze kadar devam eden bir sömürü sistemi olarak hala sürdürülmektedir.

 Höyük kültürü

1.png

Anadolu’daki eski yerleşim yerleri genellikle höyük denilen tümsek yığışımlar şeklindedirler. Tümseğin yüksekliği 20-30 metreyi bulur. İlk yapılan evler yaklaşık 2 m yüksekliktedir. Evler birbirlerine yakın hatta bitişik olurlar. Bina yapımında kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine sıkıştırılmış kil topraktır. Evler tek katlı olup, eve giriş damda açılan bir delikten, merdivenle olmaktadır.

Odaların içinde ocaklar bulunmaktadır. Yaklaşık yüz yılda bir evler yıkılıp, düzleştirilir ve üzerine yeniden yeni ev yapılır. Bu şekilde gittikçe yükselen tümsek şekilli höyük görüntüleri oluşur. Ölüler evin altına açılan çukura gömülürler. Ölülerin gömülmesi için sonraki asırlarda özel yerler (sonraları da mezarlıklar) oluşturulmuştur.

2.png

 Şekil: T-Sütunlarında ve heykellerdeki, yaşam-enerjisini simgeleyen yılan figürleri = KUNDALİNİ.

Canlılık enerjisinin Gövdenin alt-kesiminde başlayıp, beyin kesimine kadar geliştiği düşünülmüştür.

Göbekli Tepeliler ile günümüz Hindistan halkı arasında Kundalini denilen bir canlılık enerjisi simgesinin ortak olduğu görülür.

Her iki toplumun kökenlendiği yerin Atalantis-Ovası olması bu ortak inanç sisteminin anlaşılır olmasını kolaylaştırır.

Her ikisi de yaklaşık 11 600 yıl önce Atlantis-Ovasından göçe mecbur kalan kavimlerdirler.

Biri kuzey-batıya (Anadolu’ya), diğeri Güney-doğuya göçmüştür. 

Bilgiye Övgü anlamına gelen (Rigveda)  İndus-Vadisi-kültürünün 3 500 yıl öncelerinden kalma hayat görüşlerini içerir.

Bunlar arasında o zaman insanlarının kozmolojik bilgileri ve yaratılış görüşleri ön sırada yer alır.

Bereketli-Hilal-kültürünün 11-12 bin yıl önceleri doğuya doğru İndus vadisi ve daha doğu yörelerine aktarıldığı genetik araştırmalarla ıspatlanmıştır, Sahakyan et al 2017.

Dolayısıyla Anadolu halkının da benzer bir görüşte oldukları anlaşılmaktadır. 

Gerek Göbekli Tepe, gerek diğer eski antik yerleşim yerleri kazıları, Anadolu’da yaşayan insanların karşılıklı etkileşimlerle toplumsal hayatlarını düzenlediklerini göstermektedir.

Yani doğadaki dinamik oluşum sistemine uygun bir yaşam söz konusudur.

Bir kral veya sultan gibi tepedeki birilerinin kulu-kölesi değildirler.

Bu nedenle yapılan evler veya yerleşim bölgeleri sadece halkın kendileri içindir.

Bu durum Anadolu’da yaklaşık 4 bin yıl öncelerine kadar devam eder ve ondan sonra insanlar kendileri için değil, tepedeki bir efendi için yaşamaya başlarlar.


2.png

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: