Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 18. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Hint-Avrupa veya İndo-German dil grubunun ortaya çıkışı ve eski kültürleri istila etmeleri. Günümüzde hala devam eden sömürgeciliğin – emperyalistliğin Avrupalılarca başlatılması.


1.png

Dünyada iki dil grubu egemenliği vardır: Birincisi aglütine dil grubudur. İkincisi Hint-Avrupa dil grubudur.

Slaytta belirtildiği gibi, Avrupa toplumlarının dili 5-6 bin yıl önceleri Ukrayna-Kazakistan arası bozkırlarda yaşayan göçebe toplumlarca oluşturulmuştur.


 Hint-Avrupa dil grubunun 5-6 bin yıl önceleri Avrasya bozkırlarında oluşturulduğu, O dili oluşturanların dillerinin ise Anadolu’daki çiftçilerin konuştukları dilden kökenlendiği şu arkeolojik, linguistik ve genetik haplogrub analizleri araştırmalarıyla saptanmıştır:  Sahakyan, H. et al 2017, Shinde et al 2019, Narasimhan et al  2019,  Gray R.D.& Atkinson Q.D. 2003, Bouckaert et al. 2012.


1.png

Önceki bölümde dünyada yaygın bu iki dil grubunun farkları açıklanmıştı.

O farklara şu da eklenirse durum daha kolay anlaşılır.

Şimdi bu çok farklı iki dil grubunun ne kadar karşıt yapılı olduğunu bir tümcenin bu iki dil grubundaki ifadeleriyle gösterelim:

2.png“Otelimizin karşısındaki dükkanda gördüğüm bir elbiseyi denemek isterim”

Bu ifade Türkçede 8 sözcükten oluşur.

İndo-german dillerde bu ifade en az iki katı sözcük kullanır.

Üstelik bir dilde en başta yer alan sözcükler, diğer dilde en sondadır.

Halbuki aynı dil grubuna ait iki dilde (Fransızca ve İngilizce) bu tümce ifade edildiğinde, sözcüklerin birbirlerine ne kadar benzer konumda olduğu görülür.

 Kutsallık, Irkçılığa yol açar ve asil soylu olduğunu savunan Bozkır-Göçebeleri istilacılığa başlarlar 

Ticaret insanlar arası bilgi akışlarını geliştiren bir faktör olarak Mezopotamyalılar ile Hint kültürü arasında da çok etkili olmuş ve toplumlar birbirlerinden etkilenmişlerdir. En önemli ticaret unsuru en eski zamanlarda Lapis lazuli adlı gök-mavisi bir mineral olmuştur, çünkü hem süs taşı, hem de ruhsal güç ve enerji kayağı olduğu inancı antik çağlardan beri kabul görmüştür.

Bu mineral ise kuzey-doğu Afganistan’da bulunmaktadır. Daha sonra tunç yapımında gerekli olan Kalay gibi bir metalin ortaya çıkması Hindistan yolu ticaretinin çok daha gelişmesine yol açmıştır, çünkü kalay da Afganistan’dan gelmektedir. Dolayısıyla, ticaret dünya genelinde bilgi ve toplumsallaşma gelişmesinde en önemli faktör olmuştur.

Buzul devri sonrasında, Güney Hindistan-Seylan bölgesi ile İndus-vadisi boyunca da insan nüfusu artışı gelişmiş ve Harappa kültürü denilen yerel bir kültür İndus vadisi boyunca MÖ. 3binlerde ortaya çıkar ve MÖ. 1300lerde sona erer. Bu vadideki kültürel gelişmenin sona ermesinin nedenleri pek bilinmemektedir. Ama insanlık tarihinin yönlenmesinde çok büyük etkisi olmuştur.

Çünkü İndus vadisinde yaşayan insanların Batı-Afganistan üzerinden Orta-Asya’ya göçleri sonucu Orta-Asya steplerindeki toplumlarla karışmıştır. Hindistan kültürüyle Avrupa kültürü karışımı olan Hint-Avrupa dilli kavimlerin ortaklığı Yamnaya kültürü adı verilen yeni bir kültür oluşturulmasına yol açmıştır.

Harappa uygarlığı etkisi altındaki insanlar zamanla kuzey-batı yönünde (Afganistan-İran-Türkmenistan üzerinden) Orta-Asya ile etkileşmişlerdir. Bu şekilde Kuzeydeki steplerde yaşayan toplumlar hem Atlantis kökenli, hem de Hint kökenli kültürle tanışıp, bu kültürlerin harmanlanmasından oluşan karma bir kültür oluşturmuş olmalılar.

Hint-Avrupa veya İndo-german denilen dil grubu böyle bir karışımdan oluşmuştur. Bu konuda şimdiye dek Atlantis-Ovası diye bir temel kültür gelişim noktası dikkate alınmadığından, objektif bir değerlendirme yapılamamıştır.

Yamnaya Göçebelerinin Dünyayı İstila etmeleri

Tunç devri başında at gibi hızlı koşucu ve yük taşıyıcı hayvanın evcilleştirilmesi, toplumlar arası ilişkileri çok hızlandırır. At gibi hızlı bir hayvanın evcilleştirilmesi tunç gibi çok sert ve dayanıklı maddenin yaşama girmesiyle birleştirilince, fetih ve yağmacılık kolaylaşmış olur.

Bu kolaylaştırma özellikle askerlerin yiyecek-giyecek-yatacak gibi çok gerekli ve karşılanması zor konularda muazzam yeni olanak sağlamasıyla ilgilidir. Atın eti ve sütü yiyecek ihtiyacını, atın çektiği bir araba giyecek ve çadır gibi konaklama gereksinimini karşılamaktadır. Böyle olunca da at-kültürüne sahip olan toplumlar muazzam bir fark yaratırlar.

Mezopotamya, Anadolu gibi bölgelerde yaşayanlar genelde sürekli yerleşik bir toplum hayatı sürdürürken, Karadeniz kuzeyindeki ve Orta-Asya’daki steplere genelde göçebe hayatı daha yaygındır. Göçebe hayatında at en önemli unsurdur, çünkü yer değiştirmede çok kolaylık sağlar. Dolayısıyla kuzeyin steplerinde yaşayan toplumlar savaş tekniğinde daha avantajlıdırlar.

Tunç gibi sert ve dayanıklı maddenin keşfiyle zırh-mızrak gibi güçlü silahların ortaya çıkışı ve at gibi hızlı koşan ve ağır yük taşımaya uygun havanın evcilleştirilmesi dünyadaki dengeler hızla değişmeye başlar.

Yaklaşık 5 bin yıl öncelerine kadar Atlantis-Ovalıların kültürü Avrupa ve Batı Asya’da etkili ve egemen olmuştur. Ama 5300 yılından sonra bu bölgelerdeki dengeler değişmeye başlar.

Çünkü:

(1) Sümerler kutsallığa dayalı tepeden yönetilen Devlet sistemini ortaya çıkarırlar ve

(2) 5500 yıl önceler Kazakistan’da at evcilleştirilir ve ganimetçiliğe dayalı devlet oluşumlarının önü açılmış olur.


3.png

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: