ABD’nin nükleer tehdidinin anlamı

gullerMehmet Ali Güller

Yeni yönetimlerin ilkleri; yani ilk hangi devletle temas kurduğu, ziyaret ettiği ya da davet ettiği gibi konular, o yönetimin esas hedefine, o hedefe ulaşmak için kimlerle ittifak yapacağına, hangi stratejiyi uygulayacağına işaret eder.


ABD Başkanı Joe Biden’ın, göreve geldikten sonraki ilk yüz yüze liderler görüşmesini Japonya Başbakanı Yoşihide Suga’yla yapması bu bakımdan önemlidir. Biden’ın Suga’yı Beyaz Saray’a davet etmesi, ABD’nin doğrudan Çin’i hedef almasının gereğiydi.

ABD’NİN HEDEFİ

ABD, Hindistan’dan Japonya’ya uzanan geniş yay içerisinde Çin’i çevreleyerek “uzun vadeli stratejik rekabet” yürüteceği rakibini boğmayı planlıyor.


Bu çevreleme ile Çin’i bölgesinde sıkıştırarak küresel bir deniz gücüne dönüşmesini önlemeyi, Asya’da bir kara gücü olarak tutmayı hesaplıyor.

Hint-Pasifik bölgesinde kuracağı ittifaklarla ve askeri varlık bulundurarak, olabildiğince Çin’in Kuşak ve Yol inisiyatifini belirlediği düğüm noktalarından kesmeyi istemektedir.

Kuşak ve Yol İnisiyatifi açısından kritik konumda bulunan Sincian’ı Uygur meselesi üzerinden karıştırmak, Tibet ve Hong Kong konularını kaşıyarak Çin’i rahatsız etmeye çalışmaktadır.

EMPERYALİST YÜZSÜZLÜK

İşte Japonya, ABD’nin bu hedefleri içinde önemli bir yere sahiptir. Biden bu nedenle Suga’yı davet etmiş ve Çin’e karşı ABD-Japonya ortaklığını vurgulamıştır.

Biden, yeni bir durum olarak, 1960 tarihli “Karşılıklı Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması”na atıf yaparak Japonya’yı nükleer silahlarla savunmaya hazır olduğunu belirtmiştir.

Japonya’yı nükleer bombalarıyla yerle bir eden ABD’nin, Japonya’yı nükleer bombalarıyla savunmaya hazır olduğunu söylemesi, elbette en hafifinden bir emperyalist yüzsüzlüktür!

ABD Başkanı Biden’ın bu yüzsüzlük sergilemesindeki esas hedefi elbette birini korumak değil, birini tehdit etmektir.

 Japonya’yı nükleer silahlarla koruma kararlılığı açıklamak, doğrudan Çin’i nükleer silahlarla tehdit etmek demektir.

TAYVAN KONUSU

ABD ile Japonya zirvesinde bir ilk daha yaşandı: En son ABD Başkanı Richard Nixon ile Japonya Başbakanı Eisaku Sato’nun 1969’daki görüşmesinden sonra yapılan ortak açıklamada doğrudan kullanılan Tayvan konusu, 52 yıl sonra Biden-Suga görüşmesinde yeniden ortak açıklamaya girdi.

Bu, emperyalist ABD’nin Pasifikteki müttefikleriyle birlikte her türlü kışkırtıcı faaliyete gireceklerinin de somut bir işareti…

ABD MÜTTEFİKLERİNİ HİZADA TUTMAYA ÇALIŞIYOR

ABD’nin Japonya’yı savunmak üzerinden Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne ve esas olarak Çin’e yönelttiği nükleer tehdit, aslında hegemonyasındaki zayıflamanın bir yansımasıdır: 

Zayıfladığını örtmek ve güç gösterisi yaparak bölgedeki müttefiklerini yörüngesinde tutmak istemektedir.

ABD ancak bu türden “güç gösterileri” ile Pasifik’teki ülkelerin çok cazip bir çekim merkezi olan Çin’e doğru kaymalarını önleyeceğini düşünmektedir. 

Son 10 yıldaki kimi gelişmeler, ABD ağırlığını koymadığı taktirde Japonya ve Güney Kore’nin dahi Çin’le ikili ilişkiler geliştirme eğilimine girdiklerini göstermektedir.

İşte ABD nükleer tehdit ile aslında kendi müttefiklerini hizada tutmaya çalışmaktadır.

ÇİN’İN DÖRT MESAJI

Çin’in ABD-Japonya ortak tavrına yanıtı, barışı gözeten ve saldırganlığa karşı uluslararası düzene işaret eden bir yaklaşım sergiledi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin’in çok önemli dört mesajı oldu:

.1) “Dünyanın tek sistemi, merkezinde BM’nin yer aldığı uluslararası sistemdir; dünyanın tek kuralı ise temelinde BM Tüzüğü’nün bulunduğu uluslararası ilişkiler ilkeleridir.”

.2) “ABD ve Japonya uluslararası toplumu temsil etmiyor. Dolayısıyla uluslararası düzeni yönetme ve kendi standartlarını başkalarına dayatma hakları yok.”

.3) “ABD ve Japonya’nın eylemleri uluslararası kurallara ve uluslararası düzene zarar veriyor. Çağın gelişim eğilimi, ayrışma yerine dayanışmayı, hegemonyacılık yerine eşitliği, zıtlaşma yerine iş birliğini gerektiriyor.”

.4) “Son yüzyıl, Japonya ile ABD’nin İnsan hakları konusunda Çin halkına ve dünya halklarına borçlu olduğunun tarihidir.”

ABD’NİN KİRLİ SİCİLİ

Çin’e ya da bir başka ülkeye insan hakkı dersi vermeye kalkabilecek en son iki devletir ABD ve Japonya. Zira son yüzyılda en çok insan hakkı ihlal eden beş emperyalist devletten ikisidir ABD ve Japonya…

ABD “insan hakkı savunuculuğu” adı altında işgal ettiği ülkelerde milyonları katletti.

ABD “özgürlük ve açıklık” adı altında son 20 yılda dört ülkede turuncu darbe yaptı, iki ülkede turuncu darbe yapmaya çalıştı.

ABD “demokrasi” adı altında son 10 yılda Venezuella’da üç, Türkiye’de bir darbe girişiminde bulundu. İranlı Kasım Süleymani başta olmak üzere pek çok isme suikast düzenledi. Daha yeni, Belarus Devlet Başkanı Lukoşenko’ya suikast planlaması içinde yakalandı!

Yani en çok insan katledenin, en çok insan hakkı diye propaganda yaptığı bir “karartma çağı”ndayız.

Neyse ki aydınlanma başladı!


Mehmet Ali Güller
CRI Türk
20 Nisan 2021

https://mehmetaliguller.com/2021/04/20/abdnin-nukleer-tehdidinin-anlami/

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: