Doğada Bilgi neden sürekli artmaktadır -/= Dünyada ilk defa tavuk mu bir yumurtadan, yoksa yumurta mı bir tavuktan çıkmıştır?

yasliİsmet GEDİK

Doğada Bilgi neden sürekli artmaktadır Şimdi varlıklar arası etkileşimler sonucu bilginin nasıl artarak çoğaldığını bir örnekle gösterelim: İki insan (sen ve ben) arası etkileşimi ele alalım. Her birinin birer elması oldun.1.png

Sen bir elmanı bana, ben bir elmamı sana verirsem, sonuçta gene birer elmamız vardır. Ama sen bilgini bana, ben bilgimi sana veri verirsek, ikimizde de iki bilgi oluşmuş olur.


Dünyada ilk defa tavuk mu bir yumurtadan, yoksa yumurta mı bir tavuktan çıkmıştır?


Bu soruya verilen yanıtların çoğu “yumurta bir tavuktan çıkmıştır” şeklindedir. Yani “önce tavuk oluşmuş, sonra yumurta” şeklinde bir düşünce yaygındır.


1.png


Bu şekilde bir düşünce oluşturulmasının nedeni, “yaratıcı” kavramının, BÜYÜKlerde olması gerektiği şeklindeki hayat görüşüdür.

“Tavuk daha büyük olduğundan, yumurtayı tavuk oluşturacaktır” mantığı işlemektedir.

Büyükler küçükleri oluşturmaz.

Doğada tam tersi söz konusudur:

Küçük sistemler büyük sistemleri oluşturur.

Küçükten büyüklere doğru ilerlenmesinin nedeni, rahatlama dürtüsü diyebileceğimiz bir davranıştır.

Nedir bu rahatlama dürtüsü?

İnsanlar neden birlikte yaşamak isterler?

Çünkü, tek başlarına yaşadıklarında her şeyi kendileri yapmak zorundadırlar: tavuk yetiştirecek, buğday ekip-biçecek, buğdaydan un yapacak, sebze – meyve yetiştirecek; çanak çömlek, kap-kacak, kazan, tabak, kaşık, bıçak yapacak; bıçak yapmak için madencilik yapacak, bakır, demir gibi madenler üretecek, vs.

Tek başına yaşayıp, yukarıdaki işleri yapmaya çalışan bir insanı veya aileyi düşünün, yaban hayatından ileri gidemez; üstelik çevresindeki diğer insanlardan kendisini ve ürettiklerini koruması gerekir, çünkü normal doğa hayatında tüm canlılar arasında rekabet-kavga vardır. Dolayısıyla bireysel düzeyde yaşayan insanların kafalarını kaşıyacak, rahat uyku uyuyacak zamanları yoktur. Bu nedenle önce kabile, sonra kasaba-kent gibi ortak yaşam ortamlarında birlikte yaşamaya çalışılmıştır.

Tüm bu işlevler asla bir-iki kişi ile yapılacak işler değildir. Bu nedenle insanlar zaman geçtikçe, nüfus artıkça, taş-devri, cilalı-taş-devri = çamur-aletler-devri (çanak-çömlek), tunç-devri, demir-devri gibi gelişim evrelerinden geçerek günümüz kültür düzeyine ulaşabilmiştir.

Geçmiş bölümlerde belirtildiği üzere, doğa atom-altı-öğeleri denilen ve doğadaki tüm enerji sistemlerini oluşturan, kuantsal canlılardan oluşur. Kuantsal canlılar çok kısa ömürlü ve çok devingen varlıklardır. Bu nedenle tek bir amaç doğrultusunda davranırlar: daha-rahat ve daha uzun-ömürlü üst-sistemler içinde birleşerek daha rahat bir duruma, yapıya kavuşmak. Bunun için gerekli her şey onların ellerindedir: Enerji ve madde oluşturucu öğeler onların alemine aittir. İstedikleri maddeyi, istedikleri şekilde enerji aktarımı yaparak gerçekleştirebilirler. Yani yaratıcılık ve yönlendiricilik tamamen ve kelimenin her anlamıyla, onlara aittir.

Bilgi Oluşturma ve Rahatlama Dürtüsü

Zaman, doğal sistemin yaratılış öyküsüdür. Ve zaman kavramının yeryuvarı arşivlerinde kayıtlı verileri, doğadaki oluşum ve gelişimlerin, varlıkların en küçük öğeleriyle (atom-altı-öğelerle) başlatılıp, bu küçük öğelerin gittikçe büyüyen üst-sistemler içinde birleşerek, gittikçe daha ergonomik yapılar oluşturduklarını göstermektedir. Yani evren gittikçe gelişmektedir.

Peki neden bu atom-altı-öğeler zaman içinde, önce atomlar, sonra moleküller, sonra hücreler – bedenler gibi gittikçe büyüyen üst-sistemler içinde bir araya geldiler?

Atom-altı-öğelerin birleşerek atom oluşturmaları da aynı tür bir rahatlama dürtüsü sonucudur. Şöyle ki: proton, nötron, elektron gibi atom-altı öğeler yalnız olduklarında çok enerji harcarlar, birleşip bir atom oluşturduklarında ise, daha rahat bir duruma kavuşurlar. Birleşilen üst-sistemin kütlesi daha azdır, çünkü kütlenin bir kısmı E=mc2 formülü uyarınca birleşme enerjisine harcanmıştır.

2.png

(Bir protonun kütlesi 1.007 atomik kütle birimi (akb), bir nötronun kütlesi ise, 1.008 akb’dir. Bir C atomu, 6 proton ve 6 nötrondan oluşur ve kütlesi ise 12.01 akb’dir. Hâlbuki 6 proton + 6 nötron’un toplam kütleleri 12.09 akb’dir. Yani öğeler birleştiklerinde 0.08 akb’lik bir tasarruf ortaya çıkmıştır. Bu enerji, atomların parçalanması sırasında E=mc2 formülüne göre ortaya çıkan MUAZZAM atom enerjisidir. Işık hızının karesiyle çarpılarak artırılan bir miktar söz konusu!)

Atomlar da yalnız olduklarında hala çok hareketlidirler. Bu nedenle onlar da birleşerek moleküller oluştururlar. Sodyum klorla birleşip, tuz molekülünü; hidrojen oksijenle birleşip su molekülünü, vs. oluştururlar. Moleküller de çevredeki basınç-sıcaklık değerlerine uyarak, katı-sıvı-gaz gibi çeşitli şekillere geçerek, doğadaki taban’dan yönetilen sistemi sürdürürler.

Bu nedenle, doğadaki tüm varlıklar, daha rahat bir duruma ulaşabilmek için birleşme- birlikte yaşama- sistemleri oluşturma çabaları içindedirler. Bu ise “bilgi” oluşturularak yapılır. Bilgi oluşturma ise, varlıklar arası enerji-alış-verişi için gerekli karşılıklı rezonans durumunu oluşturmaktır. Bu nedenle doğada dur durak yoktur; sürekli DAHA RAHAT DURUMA ULAŞMA ÇABALARI vardır ve doğal sistemin sürekli bir değişim-dönüşüm içinde, yani DİNAMİK SİSTEMli olmasının temel nedeni budur.

Tek başına yaşaya bir insan, yabani hayattan ileri gidemez; üstelik çevresindeki diğer insanlardan kendisini ve ürettiklerini koruması gerektiğinden rahat uyku uyuyamaz. Onun için 10-11 bin yıl önceleri karşılıklı hizmet alış-verişine dayalı toplum hayatına geçilmiştir. Ama … Çalışılmıştır ama, ortaklığın kurallarının oluşturulmasında şimdiye dek pek başarılı olunamamıştır. Bu başarısızlığın tek nedeni ise, doğadaki oluşum-gelişimleri tetikleyen, yönlendiren faktörün ne olduğu konusundaki bilgisizlik gelmektedir.

Doğadaki kuantsal canlılık öğelerinin başlattıkları bu gelişme, hep birleşmeler şeklinde olmaktadır.

Atom-altı-öğeler birleşerek atomları;

Atomlar birleşerek molekülleri;

Molekülleri birleşerek hücreleri;

Hücreler birleşerek bedenleri;

Bedenler birleşerek de toplumları oluştururlar.

Doğadaki bu büyüyerek gelişmenin nasıl gerçekleştiği “Information & self-organisation” olarak özetlenen dinamik sistemler fiziği Haken (2000) ile aydınlatılmıştır:

Dinamik sistemler fiziği http://tanriyianlamak.blogspot.com/2012/02/dom-4-dinamik-sistemler-fizigi.html

Dinamik sistemler fiziğinin en önemli özellikler arasında şunlar vardır: .

1-Doğadaki her şey alt-sistem – üst-sistem şeklinde gerçekleşir.

2-Üst-sistemde geçerli olacak kurallar tüm katılımcıların karşılıklı etkileşimleriyle (rezonans oluşumlarıyla), ortaklaşa alınır.

3-Bir şey yapma bilgisi her zaman alt-sistemlerdedir. Varlıklar arası etkileşim-haberleşme arttıkça, bilgi de artar, bu nedenle doğada Maximum information principle geçerlidir.

Şimdi varlıklar arası etkileşimler sonucu bilginin nasıl artarak çoğaldığını bir örnekle gösterelim:

İki insan (sen ve ben) arası etkileşimi ele alalım. Her birinin birer elması oldun. Sen bir almanı bana, ben bir elmamı sana verirsem, sonuçta gene birer elmamız vardır. Ama sen bilgini bana, ben bilgimi sana veri verirsek, ikimizde de iki bilgi oluşmuş olur.

İşte doğadaki etkileşimlerle bilgi artışı tam bu şekilde gerçekleşir. Fizikte atom-altı-öğeler iki farklı gruba ayrılırlar: Madde oluşturcular (kütlesi olanlar = fermiyon’lar) ve bu madde oluşturucular arası haberleşmeyi sağlayan “boson”lar. Bosonlar (bozonlar) bilgi taşıyıcılardır. Maddeler arası bozon değiş-tokuşu sürdükçe, bilgi potansiyeli sürekli artar. Bu bilgilere göre de sürekli yeni ve daha ergonomik yapılar oluşturulmaktadır.

Bunun en basit örneği şudur:

2 – 3 asır önceleri 10 tonluk bir yükü, Ankara’dan İstanbul’a taşıyabilmek için onlarca at-arabası ve haftalarca zaman gerekirdi. Halbuki günümüzde bu işi bir kamyonla, 5-6 saatte yapabiliyoruz. Zaman içinde moleküller-maddeler, öyle bir kombinasyona sokuldular ki, o yeni kombinasyonlarla, enerji daha etkili şekilde kullanılır oldu. 2 – 3 asır önceleri de dünyamızda atomlar ve moleküller vardı, şimdi de var. Tek değişen şey ise, o moleküllerin at-arabası tarzında değil de, kamyon tarzında birleştirilmeleridir. Bu sayede insanlar daha kısa zamanda daha büyük işler yapabilmektedirler. Bu ise “bilgi” faktörü sayesinde gerçekleşmiştir.

2.png


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: