Bilgisiz bir iş yapılamıyor. Peki bilgi nasıl oluşur, nasıl geliştirilir?

yasliİsmet GEDİK

Şimdi varlıklar arası etkileşimler sonucu bilginin nasıl artarak çoğaldığını bir örnekle gösterelim:1.png

İki insan (Ali ve Veli) arası etkileşimi ele alalım. Her birinin birer elması oldun. Ali bir elmasını Veli’ye, Veli bir elmasını Ali’ye verirse, sonuçta gene her ikisinin de birer elması vardır. Ama “bilgisini” Veli’ye, Veli “bilgisini Ali’ye verirse, her ikisinin de bilgisi artar.

İşte doğadaki dinamik oluşum mekanizması bu temel üzerinde gelişmektedir. Ama bu sistemin işlemesi için tarafların birbirlerinin ne dediklerini gerçekten anlamaya çalışmaları gerekir.


Günümüzde ise insanlar tartışırken birbirlerini anlamaya çalışmazlar, tersine karşısındakinin dediklerinden olumlu yönleri değil, olumsuz yönleri alarak, onu çökertmeye çalışırlar. Çünkü amaç toplumsal sorunların çözümü değil, inandığı bir görüşü (liderin, inancın, vs.) savunmaktır. Böyle olunca da, ortaya uzlaşma ve yeni bir fikir çıkmaz, kavga-savaş, vs. çıkar.

Halbuki, insanlar konuşup-tartışırken, ortak bir hedefleri olsa, ortak hedefe ulaşabilmek için davranırlar. Öyle olunca da birbirlerinin görüşlerindeki olumlu yönleri alıp, daha iyi bir ortak görüşte uzlaşırlar.

Ortak hedef “toplumsal sorunların nedeni ve çözümü” olursa, bu her insanın kabul edeceği bir hedef olmaz mı?

 Barika-i hakikat müsademe-i efkardan çıkar = gerçekler fikirlerin çarpışmasından çıkar. Bu görüş diyalektik mantıkta tez + antitez = sentez olarak ifade edilmiştir.

 Doğadaki etkileşimlerle bilgi artışı tam bu şekilde gerçekleşir. Fizikte atom-altı-öğeler iki farklı gruba ayrılırlar: Madde oluşturucular (kütlesi olanlar = fermiyon’lar) ve bu madde oluşturucular arası haberleşmeyi sağlayan “boson”lar. Bosonlar (bozonlar) bilgi taşıyıcılardır. Maddeler yani fermiyonlar iki zıt gruptadırlar: madde ve antimadde.

Bu iki zıt madde bozon denilen bilgi-aktarıcılarla etkileşerek doğadaki canlı ve cansız tüm oluşumları ortaya çıkarırlar. Bu fiziksel görüşe uygun felsefe anlayışı, doğu kültüründe “yin ve yang” olarak yer almıştır.

Maddeler arası bozon değiş-tokuşu sürdükçe, bilgi potansiyeli sürekli artmıştır. Bu bilgilere göre de sürekli yeni ve daha ergonomik yapılar oluşturulmaktadır.

Bunun en basit örneği şudur:

2 – 3 asır önceleri 10 tonluk bir yükü, Ankara’dan İstanbul’a taşıyabilmek için onlarca at-arabası ve haftalarca zaman gerekirdi. Halbuki günümüzde bu işi bir kamyonla, 5-6 saatte yapabiliyoruz. Zaman içinde moleküller-maddeler, öyle bir kombinasyona sokuldular ki, o yeni kombinasyonlarla, enerji daha etkili şekilde kullanılır oldu.

2 – 3 asır önceleri de dünyamızda atomlar ve moleküller vardı, şimdi de var. Tek değişen şey ise, o moleküllerin at-arabası tarzında değil de, kamyon tarzında birleştirilmeleridir. Bu sayede insanlar daha kısa zamanda daha büyük işler yapabilmektedirler. Bu ise “bilgi” faktörü sayesinde gerçekleşmiştir.

Sorunların ancak ve ancak karşılıklı ilişkiler ve etkileşimlerle çözebileceğine inanan ve bu amaçla bir araya gelen bizler, geleneksel düşünce ve davranışımızda gerekli düzeltmeleri yapmadıkça, asla hedefe ulaşacak olumlu bir tartışma ortaya koyamayız.

  1. .1. a)Doğada “information & self-organisation” ilkeleri geçerli; yani hangi bilgiye sahipseniz, ona göre davranıyorsunuz. Bu nedenle “her toplum layık olduğu sisteme göre yönetilir” denilmiştir.
  2. .2. b) Herkesin kafasında bir görüşü var, ama toplum oluşturma konusunda ortak bir görüş mevcut değil. İşte bu nedenle insanlık arılar, karıncalar gibi mükemmel işleyen birliktelikler oluşturamıyorlar. Üstelik bu bilgisizliklerini (yeteneksizliklerini) kendilerini insan, o toplum oluşturan canlıları ise “hayvan” gibi aşağılayıcı bir terimle ifade eden kendini beğenmişlik içine girerek katmerleştiriyorlar. Yani hem bilgisizler (ignorant) hem kendini beğenmişler (arrogant).

22 Şubat 2014’de şu mesajı yayınlamışım:

“Hayatı, neden yaşadığımızı, neden öldüğümüzü (ruhun ne olduğunu, vs.) anlamamız, bu konularda bir görüş, bir fikir sahibi olabilmemiz için belli konularda tam bir bilgi sahibi olmamız gerekir. Çünkü bir konuda bir fikir sahibi olabilmek için, önce o konu hakkında temel bir bilgiye sahip olunması gerekir.

1.png

“Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğar = gerçekler fikirlerin çarpışmasıyla ortaya çıkar” şeklinde bir özdeyiş. Doğrudur, gerçeklere ancak karşılıklı tartışmalar sonucu ulaşabiliriz. Ancak tartışmalarda ileri sürülecek fikirlerin “bilgiye dayalı” olması şarttır. Bilgi sahibi olunmadan ileri sürülen fikirler, çevre koşulları dikkate alınmadan ekilmiş tohumlar gibidirler, yeşerip-gelişmeleri olanaksızdır. Dolayısıyla, bilgi sahibi olunmadan ileri sürülen fikirlerin, toplumsal sorunlarımızın çözümüne hiçbir katkıları olamaz. Zararları ise çok olur, çünkü zaman kaybı oluşmasına yol açarlar.

Fikirlerin bir “bilgiye” bağlı olması, bilgilerin ise, doğadaki koşullara uygun olması şart ve gereklidir. Dinamik sistemlerde her şey karşılıklı etkileşimler sonucu oluşturulduğundan, ileri sürülen fikirlerin, objektif olması, yani kimsenin itiraz edeceği bir unsur içermemesi gerekir. Yani fikirlerin bilimsel bir temele dayalı olması da şart ve gereklidir. Bilimsel fikirler objektiftirler, örn. Fizik, kimya, jeoloji vs. bilgileri her ulus tarafından aynen kabul edilir ve uygulanılır. Ama dinsel bilgiler subjektiftirler, yani her peygamberliğin bilgileri farklıdır, kimse diğerinin dinsel bilgilerini kabul etmeye yanaşmaz. Bu nedenle toplum hayatında laiklik denilen bir uygulama oluşturulmuş ve din ile devlet (toplum) işleri ayrılmıştır.

Sorunların ancak ve ancak karşılıklı ilişkiler ve etkileşimlerle çözebileceğine inanan ve bu amaçla bir araya gelen bizler, geleneksel düşünce ve davranışımızda gerekli düzeltmeleri yapmadıkça, asla hedefe ulaşacak olumlu bir tartışma ortaya koyamayız.

2.png

Slayt bilgisine dikkat:

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: